02 Aralık 2008 tarihli günümün özeti

  • 6 buçuk civarında uyandım.
  • Son hazırlıklarımı yaptım, ufak bir kahvaltı ettim ve bavulumla sırt çantamı alıp evden çıktım. 8 buçukta Yenimahalle Belediyesi binası önündeydim.
  • Oradan 9 buçuk gibi havaalanına gitmek üzere yola çıktık. Yaklaşık yarım saatte oraya vardık.
  • Bizim uçak saat 1'de kalkacağı için çok bekledik ama zaten zamanımızın bir kısmını da bilet almaya, pasaport onaylatmaya, bavul vermeye falan harcadık.
  • 10 dakika rötarla uçağa bindik. İstanbul'a gidene kadar (Aktarmalıymış uçuşumuz.) mal mal gülümsedim, süpermiş lan bu uçak olayı! :) Bi' kere manzara süper, bulut tarlası üstünde gidermiş gibi böyle. Kalkış ve iniş sırasında da miden bi' hoş oluyor, süper :).
  • İstanbul'da çok kalmadık, oradaki iki-üç işimizi de halledip uçağa bindik. Az daha kaçırıyorduk hatta uçağı :). Uçağa 4'ü 10 geçe falan bindik - normalde 4'e 20 kala binecektik ama yarım saat rötar yaptı.
  • Uçakta dumura uğradım, servis şahaneydi :). Fırında tavuk gibi bir şey, bir de kırmızı Fransız şarabı (Valla :).) aldım. Bir daha içki servisi yaptılar ama çok içmeyeyim diye su istedim. Dönüşte dolduruyorum bavulu şarapla :D.
  • Bu arada çok hoş bir hostes vardı, ona asıldım azıcık, ehehe.
  • Türkiye saatiyle 7'de, Avusturya saatiyle 6'da Viyana'ya vardık. 7 civarında "yurda" yerleştik.
  • Bol bol kitap okudum, hatta gün boyu okudum. Okumaya başladığım yeni kitabım, Kevin Hogan'ın 3 Saniyede Karşınızdaki İnsanı Nasıl Anlarsınız isimli bir beden dili kitabı. Burada Almancayı az biraz öğrenene kadar en azından insanların bana nasıl tepkiler verdiğini çözmek için dün almıştım ama onun da ötesinde, şahane bir şey çıktı kitap. Bu Kevin Hogan'ın daha önce bir kitabını daha okumuştum.
  • 11 civarında da yattım.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler
1. detoide demiş ki; 03 Aralık 2008, 22:44

Yetmez bu kadar Barış yetmez. Viyana'yı bize daha ayrıntılı anlatmalısın. Öyle Türkiye'deki geçirdiğin günler gibi değil. Ama pardon dönünce anlatırsın, şimdilik yüzeysel geç, daha doğru heralde. Maksimum fayda sağla, kendine de iyi bak, umarım üşütmezsin.(Ne var kardeşime de aynı şeyleri söylüyorum..)

2. efe demiş ki; 03 Aralık 2008, 23:51

merhaba uzun zamandır siteni takip ediyorum. pardon ama sen ne iş yapıyorsun?
öğrenci misin?
şöyle bir okuyorum hep kitap okudum,film aldım izledim,tgb ye gittim vs... hiç iş güç öğrencilik yok :S

orefoz@gmail.com

3. ersin demiş ki; 04 Aralık 2008, 03:34

kitap oku diye mi gittin oraya? gezsene la! :D

Usta, Viyana'ya gidip kitap mı okudun? :)

Adam bana msn'de "gelmişken Almanca da öğreneyim" diyor yahu..
Olum sen İngilizce'yi bir ayda mı öğrendin? Çık lan! Ek bütün dersleri, kızlara asıl.
Dağa git :)

Beyler, sıfır Almancam var diyorum :). Heyecanımı bi' üzerimden atayım, kitap okuma sıklığım azalacak elbette :).

@Tansu; senin dağına... :D

KİTZBÜHEL KİTZBÜHEL
Hadi...
Minibüs varmış merkezden.

Hayırlı olsun ya çok güzel birşey :)

9. sılhettin demiş ki; 05 Aralık 2008, 00:17

benide aldırsana yanına

10. ziya çetinkaya demiş ki; 05 Aralık 2008, 23:25

barış sıfır almancam var diyorsun öğreneceğim diyorsun ingilizce gibi kolay bir dil değil ki bu illet-i zillet :)

Neyin zor olduğu herkese göre değişir Ziya'cığım.

Tepki Ver