04 Ağustos 2008 tarihli günümün özeti

  • Bu sefer 12'de uyandım.
  • Kahvaltımı 12 buçukta ettiğim için öğle yemeği yemedim.
  • Cumartesi günü bir gazete ilanında seslendirmen arandığını görmüştüm. O gün veya pazar günü (dün) ulaşamamıştım, bu yüzden bugün aradım. Randevu verdiler, akşamüstü 4 buçuğa doğru oraya gidip bir deneme kaydına girdim :). Günün olayı da buydu, aşağıda.
  • Günün Olayı: "4'ten sonra gelin." demişti telefondaki adam, o yüzden 4'te çıktım evden. 4 buçuğa doğru Kızılay'da, Karanfil Sokak'taki ofisteydim. 5 dakika kadar beklettikten sonra Mehmet bey, benimle konuşmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı drama eğitmenliği sertifikamdan, Ankara Bach Korosu üyeliğimden bahsedip kendimi iyi göstermeye çalıştım ama tişörtümün üstündeki ter karaltılarının da olumsuz bir görünüm yarattığını inkar edemezdim :D. Neyse, adam beni bir deneme kaydı almak için ufak bir stüdyoya yerleştirdi ve verdiği radyo reklam metnini okumamı istedi. Tam bir radyo reklamcısı sesiyle konuşmaya çalıştım ve tabii ki başarısız oldum :). Daha sonra biraz daha iyi yaptım sanırım, adam beğendiğini söyledi. Ses rengim çok iyiymiş ama diksiyonum zayıfmış (ki öyledir, evet). Bir hafta kadar televizyondaki ve/veya radyodaki reklamlarla çalışıp, bir hafta sonra tekrar deneme kaydına gelmemi söyledi. Çalışalım :D.
  • Oradan eve döndüm.
  • Akşam kayda değer bir şey yapmadım. Bu arada Beyn'deki gün özetlerime "kayda değer" deyimi de cuk oturuyormuş, onu fark ettim.
  • Gece Teke Tek vardı, onu izledim. AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün vardı konuk olarak, son haftaların gündemini ve AKP'nin kapatma davası sonrası tutumunu konuştular. Haliyle Fatih Altaylı'nın birçok sorusuna kaçamak yanıtlar verdi ama en çok güldüğüm şu oldu: Fatih Altaylı'nın "Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan'ın gizlice buluşmasına gerek yoktu, zaten dost değiller mi, kimse buluşmalarına ses çıkarmazdı. Peki neden araba, plaka değiştirecek kadar gizlenmenin sebebi nedir, neden bu buluşma gizli tutulmaya çalışıldı?" şeklindeki sorusuna karşılık olarak Nihat Ergün, elindeki kağıda buluşulan apartmanın civarının kuşbakışı krokisini çizip "Bakın şurada (Burada nereyi gösterdiğini de söylemişti, unuttum.) daha gizli bir yer var, orada da buluşup saatlerce konuşabilirlerdi. Demek ki bu buluşma gizli değildir." dedi. Süper mantık.
  • Şimdi de yatıyorum, iyi geceler.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler

03 Ağustos 2008 tarihli günümün özeti
yazmışsın 04 olmayacak mı :)

Doğru :). Düzelteyim.

Aman Barış Abi sen bize lazımsın uykuna falan dikkat et :P

o teke tek programını ben de izledim.Nihat Ergün kopardı beni bakın burası daha gizlidir burada konuşabilirlerdi demekki konuşma gizli değildir :D

Çok geç kalmıyosunuz

Yarışma var!
Tepki Ver