04 Mart 2009 tarihli günümün özeti
- Sabah 8 buçukta kalktım. Kalktığımda baktım ki yarım saattir ağır metal müzik çalıyormuş
.
- Öğlene kadar bilgisayar başındaydım. Yeni cici oyunum, zaman geçirgecim, hayat öldürgecim GTA IV'ü oynadım. Sonra da niye dünyanın en iyi oyunu seçildiğini anladım.
- 2'ye çeyrek kala dışarı çıkıp Gazi Üniversitesi'nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne gittim. PDA Danışmanlık'ın hazırladığı, hafıza teknikleriyle ilgili bir-iki saatlik bir etkinlik vardı, ona katıldım.
- Etkinlik 1 buçuk saati aştıktan sonra -haftasonu katılacağım Gelişim Günleri'nde de aynı konferansın olduğunu düşünüp- konferanstan ayrıldım çünkü ODTÜ'ye gitmem gerekiyordu.
- Günün Olayı: Girişte her zamanki gibi elli saat beklettiler, kavga ettirdiler ama içeri girdim, üçlü fizik amfisi midir nedir oradaki Murat Karayalçın ve Bülent Tanık söyleşisine katıldım. Murat Karayalçın'ı kanlı canlı ilk kez bugün gördüm, o yüzden özel bir anı olarak hafızamda yer edindi bugün
.
- Toplantı genel anlamda güzeldi. Karayalçın'ın bölümünde ODTÜ'lülerin Karayalçın'a ne kadar olumlu yaklaştıklarını gördüm. Tabii Karayalçın'ın bölümünün sonlarına doğru provokatif bir tip bağıra çağıra "Ankara'ya fakirliği siz getirdiniz!" tarzı desteksiz atışlarda bulunup neredeyse bütün salonun tepkisini topladı ama genel anlamda huzur vericiydi. Bülent Tanık ise idealist ama derdini anlatamayan bir insan, pek ilgi çekici değildi onun konuşması.
- Söyleşinin sonlarına doğru Berk gelmişti yanıma, söyleşi bittikten sonra çarşıya geçip yemek yedik. Yemek yemeden önce Erol'u da çağırdık hatta.
- Oradan bir başka yere geçip (Adını unuttum.) pasta yedik, çay içtik. Bol bol politika konuştuk. Berk ve Erol'a Karayalçın'ı anlatırken ilk kez politika konusunda saatlerce konuşabileceğimi hissettim, daha da mutlu oldum
. Daha önce sürekli tökezlerdim, bir yerde tıkanırdım ama değişmişim
.
- Saat 9'a çeyrek kala eve dönmek üzere dolmuşa bindim. Eve döndüğümde saat buçuğa geliyordu sanırım.
- 11 buçuğa kadar pek bir şey yapmadım.
- 11 buçukta ise yine Karayalçın'ı dinlemeye başladım
. Bu sefer FOX TV'yi açtım, adamı bir de gazetecilerin karşısındayken izledim. Beni tanıyorsanız hayatta inanmayacaksınız ama hiç sevmediğim gazeteci, Takvim yazarı Fikri Akyüz'ü (Karayalçın'dan sonra) programdaki en sağlam adam seçtim. Normalde adamı hiç sevmem ama bu sefer iyi hazırlanmış da gelmiş. Bi' ara Karayalçın'a bir iddia yöneltti, Karayalçın zor toparladı - ama çok iyi toparladı ve kendisine yöneltilen yolsuzluk iddiasının gerçekdışılığını öyle güzel anlattı ki, Fikri Akyüz bir anda Sweeney Todd karizmasından normal, yağlı saçlı gazeteci haline dönüverdi
. (Bilmeyenler için: Fikri Akyüz, şu Johnny Depp'in canlandırdığı Sweeney Todd karakterine inanılmaz derecede benzer ama sadece iddiasını dile getirirken, birkaç dakikalığına benzer.)
- Gece 2'yi çeyrek geçe biten program sonrasında ben de bittim mi? Asla! Oy kullanmamanın saçmalığıyla ilgili yeni bir yazı hazırlayacağım da, onun için hesap yaptım durdum.
- Ama şimdi bittim
. İyi geceler.
Bu yazılar da ilginizi çekebilir:

- Adobe Muse - Windows: Adobe'un geliştirdiği ve Muse kod adıyla tanıttığı yazılım, kodlama gerektirmeden web siteleri tasarlamanızı sağlıyor...
- BluetoothView - Windows: Çevrenizdeki Bluetooth aygıtlarıyla kolayca iletişim kurmanızı sağlayan ve aygıt hakkındaki bilgilere ulaşabileceğiniz ücretsiz küçük bir yazılım...
- Ashampoo Photo Commander - Windows: Ashampoo Photo Commander ile fotoğraflar başta olmak üzere video ve ses dosyalarınızı çalıştırabilecek, düzenleyebileceksiniz...
- XYplorer - Windows: XYplorer Windows için sekmeli bir dosya yöneticisidir...
- System Monitor 2 - Windows: İşlemciniz ve RAM'leriniz üzerinde ne kadar yük olduğunu System Monitor 2'yle kolayca takip edebilirsiniz...