05 Kasım 2008 tarihli günümün özeti
- 7'de yattım, 9'u çeyrek geçe kalktım. Eheh.
- Dün gece annem e-posta yoluyla bana çok güzel bir kursun haberini vermişti, onunla uğraştım bugün.
- Önce sabahtan Yenimahalle Belediyesi'ni arayıp Yenimahalle Meslek Eğitim Kursları'nın bilgisayar işletmenliği kursu hakkında bilgi almaya çalıştım. Öğleden sonra ancak alabildim çünkü aradığım yerde konu hakkında bilgi sahibi olan tek kişi de dışarıdaymış. Neyse, öğleden sonra bilgisi olan başka birini bulmayı başardım da bilgi aldım, sonra gerekli belgeleri toparlamak için dışarı çıktım.
- Kimlik fotokopisi zaten vardı evde, bir adet vesikalık da vardı, geriye bir tek öğrenci belgesi gerekiyordu ve ben de bu yüzden Gazi Üniversitesi'nin ana kampüsüne gittim.
- Oradan da metroyla Yenimahalle'ye geçtim, belediye binasını buldum. Bina tam bir labirent arkadaşlar, kaybolma korkusundan ağlayacak gibi olduğum anlar yaşadım. Bu arada bir de 50 liralık bir kayıt ücreti peydah oldu, o da canımı sıktı.
- Mesai bitiminden hemen önce işimi bitirip eve döndüm. Bu arada metronun en faydalı özelliğini tekrarlayayım: Kitap okumak için çok güzel bir zaman üretiyor. Telefonla, kıyafetinle falan oynayacağına, oraya buraya bakıp sonra milletin bakışlarından gözlerini kaçıracağına kitaba gömülüyorsun, durağı da kaçırmadan tam konsantrasyonla güzel güzel okuyorsun kitabı. Yanımda bir tuğla gezdirmemek için İslam Nasıl Yozlaştırıldı'yı değil de Cahillikler Kitabı'nı okuyorum metroda; hem okuması daha kolay, hem de daha zevkli. Metroda İslam Nasıl Yozlaştırıldı'yı okusam kafamı kaldırdığımda gördüğüm örümcek kafalılardan dolayı nefesim daralır diye korkuyorum ki yanlış anlaşılmasın, gerçekten böyle bir sağlık sorunum var.
- Akşam yemeğinden sonra uyku bastırdı ama savaş verdim, bir raddeye kadar da dayanmayı başardım. HaberTürk'te Olaylar ve Gerçekler'i izledim; orada uyumadım ama sonra Arsenal - Fenerbahçe maçını izlerken daha onuncu dakikada falan, bilgisayar koltuğumda sızmışım. Kalktığımda 75. dakikasındaydı maç.
- Biraz önce de Genç Bakış'ı bitirdim. Konu Mustafa filmiydi ve bir kez daha kafam karıştı. Bir yandan Can Dündar'ın iyi niyetine inanmak istiyorum, diğer yandan duyduğum iddiaları da kulak ardı edemiyorum. Bir yandan Can Dündar'ın anlatımlarıyla adamı haklı bulurken diğer yandan filmde geçen ve Can Dündar'ın da doğru dürüst savunamadığı sahneleri duyup irkiliyorum falan, çok acayip oldum. Kısa zamanda filme gitmem lazım.
- Ulan güya iki saat uykuyla akşam erkenden yatağa girecektim, maç sırasında uyuyakalınca b.k oldu her şey, yine geç yatmış oluyorum. İyi geceler.
Verilen Tepkiler
Fazla acıma Dündar'a, bak bi oku...
Yok acıdığımdan değil, ama ciddi ciddi kafam karıştı yav.
28 subat surecinin besleyip buyutmesiyle toplumda yer edinmeye gayret eden,cesitli kitap ve soylemleri ile carpik fikirlerini sunan birisinin kitabini okuyup,kitaptan yola cikarak kendi milletine 'orumcek kafali' diyebilmek kolay olmasa gerek...
Fakat hersey zitti(tersi) ile bilinir dusturundan yola cikarak dogrularinda birgun anlasilacagini umid ediyorum...
"Örümcek kafalı" dediğimi direkt olarak "kendi milleti" olarak algılıyorsan, zaten kimin örümcek kafalı olduğunu çok güzel anlatmışsın demektir Noname, teşekkürler bu harika örneğin için.
Valla bende Yenimahallede oturuyorum.Bunaldım burdan. :)
fragmanları izleyip müthiş bir film sanmıştım ama alakası yokmuş
Barış, Akay Hastanesini unutma... Araya zaman girmesin, önümüzdek hafta bi uğra bence.
İstersen arayıp randevu da alırız. Ama ben hafta boyu yokum.
"Örümcek kafalı" dediğimi direkt olarak "kendi milleti" olarak algılıyorsan, zaten kimin örümcek kafalı olduğunu çok güzel anlatmışsın demektir Noname, teşekkürler bu harika örneğin için.
Evet guzel bir ayrintiyi yakalamissin.'Milletimiz' veya 'Turk Milleti' mi demem gerekiyordu?
Herneyse herkezin milliyeti kendine,devletimiz her millete fazlasiyla hak taniyor.Sozunu ettigin ''Bocek'' veya 'orumcek kafalilar' ulkemizin 90% ini olusturmakta,yoksa ne diye her kafani her kaldirdiginda karsinda onlari gormek korkusuyla hareket edesinki?? ;)
Pek inandırıcı istatistikî bilgilerin bir yana, sen kendi kafandaki örümcek ağlarından dolayı benim yazdıklarımı anlamakta bile güçlük çekiyorsun - zaten gündemle veya politikayla ilgili her eleştirime pusuda bekliyormuş gibi dakikasında yanıt vermenin altında da bu zayıf zeka belirtileri yatıyor.
Canım, benim orada "örümcek kafalı" diye nitelediğim tipler senin gibi tipler ve rica ediyorum kafandan (veya kafa olarak kullandığın etinden) istatistik uydurma, senin gibiler toplumda önemsenecek gibi bir yüzdeyle simgelenmiyor.
Nefes rahatsızlığımı da "korkmak"la özdeşleştirip dalga geçmen de, senin nasıl biri olduğunu bir kez daha ortaya koymuş, bir kez daha teşekkürler o zaman.
Tabi canim,belirli bir kesimi disladigindan oturu o kesimi gorme sonucunda ortaya cikan bir sorununun altinda 'Nefes rahatsizligi'' oldugunu savunman nekadar mantikli?
Bence bu psikolojik bir rahatsizlik,farkli dusunce ve gorusteki insanlari sindirememe,kabullenememe onlara bu ortamda hayat hakki tanimama...Sonuc olarakta gorunce ''nefes darligi'' gibi bir rahatsizliga donusmesi.
Ben rahatsizligina dalga gecmedim,dusunceni tasvip etmedigimi ifade ettim.
O tur bir rahatsizligin icinde gecmis olsun diyorum,acil sifalar...
Eheh, önce "Gördüğünde korkuyorsun." diye iddia edip, sonunda da göz kırpan bir gülücük bırakıp sonra acil şifalar demek de pek acayipmiş.
Evet canım, psikolojik rahatsızlık. Baskı hissettiğim anda nefes alamıyorum, derin derin nefes almak bile işe yaramıyor bazen. O yazardan yalnızca sen tiksinmiyorsun, biliyorsun. O tipler de elimdeki kitabı görünce öyle şeytanca bakıyorlar ki, anında topuklama ihtiyacı hissediyorum.
O değil de, çok daha garip bir şey var: Sen benim "örümcek kafalı" tabirimden ne anladın? Çünkü ben yalnızca ve yalnızca "örümcek kafalı" derken senin açıkça üstüne alınıp delicesine o "örümcek kafalı" dediğim ama daha fazla tanımlamadığım kişileri savunmanın arkasındaki niyet ya "Barış birine 'örümcek kafalı' dedi, kim olduğu umrumda bile değil, hemen Barış'a saldırayım." şeklinde olmalı, ya da "Barış 'örümcek kafalı' tabirini kullanırken kesinlikle beni ve benim görüşümdeki kişileri kastetti, hemen Barış'a saldırayım." şeklinde olmalı.
Muhtemelen lafı eveleyip geveleyeceksin, adam gibi bir yanıt veremeyeceksin ama uzatmadan söyle lütfen: "Örümcek kafalı" tabirini okuyunca gözünde nasıl birileri canlandı da bana saldırmaya karar verdin?






