06 Haziran 2008 tarihli günümün özeti
- Kaçta uyandığımı inanın hatırlamıyorum.
- Gün boyu öylesine boş ve boşluktaydım ki, yapmayacağım işlerden hangisini yapmayacağımı seçemeyip krize girdim.
- Şaka yapıyorum.
- Scrubs izledim. Boş zaman doldurgacım oldu bu Scrubs da.
- Banyo yaptım.
- Akşam yemeğini dışarıda yedim.
- Fethullah Müslüman Mı? kitabına başlamıştım ya, bugün onu okudum bol bol. Feto'nun, sözlerinin bir kısmında bariz bir biçimde Bahailik mezhebine atıfta bulunduğunu gördüm.
- İyi geceler.
Verilen Tepkiler
Bahailik hakkındaki görüş ve yazını da bekliyoruz.
O Herif Sadece Kendine Müslüman.Haaa bide bunun ipli Kuklaları vardır.Birisi Çankaya'da bulunur.Uzun lafın kısası AKP Denen Terörist Partiye Taaa ABD lerden Komutlar Verir.Falan Filan Bu Fettullah Müslümansa Bende Papa 4.Ferhat 'ım
Fethullah ve bahailik ilişkisi, ilginç geldi... Okunacak kitaplar listesine eklendi sayende :)
(bu arada areses marifeti pek hoşmuş)
iyi oldu hatırlattığın bende okuyayım şu kitabı merak ettim.
Güzel bir kitap.Bende öneririm:)
Bu arada Barış Bey hep Scrubs hep Scrubs size Coupling adlı İngilizler den çıkan en iyi komedi dizilerinden birini de tavsiye ederim.:D
İlişkiler üzerine bir dizi.Ama öyle böyle değil:D
bu adam müslümansa ben iyi ki müslüman değilim..."
bu gerzeklere ne demeli bilmiyorum...
fethullah ve müslümanlık ikisi arasında fener ve cimbom gibi bir bağ var bu adamı kim büyüttü anlamadım nasıl bir anda tanındı hiç oralarını bilmiyorum tek bildiğim yararlı biri olmadığı fbi tarafından aranması gerekdiği
Aklıma neler geliyorda.... Artık siyaset herkesi biryere almış götürmüş aynı düşünceden olmayan insanlar kesinlikle vatan haini, amerika yandaşı, onun kuklası, bunun kuklası, onun çocuğu bunun çocuğu. Üstadım boşa dememiş "Siyaset kardeşi kardeşe düşürür" diye. Bundan yıllar önce karşıt düşünceli insanlar birbirini keleşlerle vuruyordu şimdilerde silahlar değişti... Hepimiz bu milletin çocuğuyuz yanlış br şey varsa hepimiz düzelteceğiz. Ayrıca bir kişinin müslüman olup olmadığın karar vermek bize düşmez. Ona yalnız Allah karar verir. İyi yaşayalım iyi düşünelim efendim.
Yorumları okudum da ağlamak geldi içimden. Yapmayın kardeşlerim lütfen böyle yorumlar yapmayın. Bir kişinin müslüman olup olmadığını siz nereden bilebilirsiniz ki. Haşa Allah'mı oldunuz.
O kitaptaki bilgilerin doğru olmadığını şu adresten öğrenebilirsiniz.
http://tr.fgulen.com/content/view/15358/11/
"Bilirkişi raporunda Gülen'in Bahai olduğunu ispat için gösterilen verilerin ilmi izahtan uzak olduğu, kitabın Gülen'in kişilik haklarına saldırı sözcükleri ve ana fikrini içerdiği, basının haber verme, bilgilendirme, kamu yararı, güncellik kriterlerini aşan kişisel haklara tecavüz ağırlıklı olduğu belirtilmiş" denilen mahkeme kararına göre, Gülaltay ve kitabı basan İleri Yayıncılık Reklamcılık Ltd. Şti. 5 bin YTL manevi tazminata mahkûm edilmişti.
Arkadaşlar Allah Rızası için bakın Allah'ın adını anıyorum yanlış şeyler okuyup yanlış yorumlar yapmayın. Ya da en azından savunduğunuz görüşü destekleyici gerçekten ispatlanmış deliller gösterin veya başka başka kitaplar da okuyun.
Ben inanıyorum Hocaefendi hakkında yorum yapanların çoğu Hocaefendinin en azından bir kitabını dahi okumamıştır.
Yapmayın dostlarım. Yapmayın, yapmayın...
Beyn kardeşim lütfen yorumumu yayınla. Bu bir rica.
O kitabı okuduktan sonra tavsiyem Hocaefendinin kitaplarını da okuyup öyle harmanla düşüncelerini. Tek bir kitap okuyarak bir karara varacağını sanmıyorum zaten. Şu ana kadar Hocaefendi hakkında tek bir olumsuz delil bulunamamıştır. Olsaydı elbette bulunurdu (Bir sürü istihbarat teşkilatı var). Her duruşmadan Hocaefendi beraat kararı almıştır.
Sağlıcakla ve esenlikle kal.
Her duruşmadan beraat etmesi veya açtığı davaları kazanması; iddiaları yalanlayabileceği gibi, Feto'nun "devletin her kademesine sızma" planlarının da tıkırında gittiğini gösterebilir. Babileri, Bahaileri okuyorum ve Feto'nun kendi kitaplarında geçen Babi methiyelerini, Bahai terimlerini görüyorum.
Miray; benden Feto'nun kitaplarını okumamı istemeden önce kendine bir sor: Sen Fethullah Müslüman Mı? adlı kitabı okudun mu? Veya şöyle ifade edeyim: Feto'yu eleştiren, kötüleyen, yerden yere vuran yayınları okuyup Feto'nun kitaplarıyla harmanladın mı? Bugüne kadar Beyn'e pek çok insan gelip, Fethullah Gülen'i öve öve bitiremeyip beni ve benim okuduklarımı, öğrendiklerimi kötülediler ama hiçbiri "Ben o yayınları okudum da bunları söylüyorum." diyemedi. Eğer bana bir insan gelir de o yayınlardaki hatalı kısımları, mahkeme kararlarına değil de (Kusura bakma da Feto'nun çarpık sisteminin icraatları konusunda, mahkeme kararlarından başka "delil" getirebilen olmadı şimdiye kadar.) mantığa dayandırdığı kanıtlarla tekzip edebilirse saygıyla karşılar ve öğrendiklerimin yanlışlığını kabul ederim. Ama Feto'nun öğretileriden başka bir şeyi okumayan, "günah sayan" kimseler bana gelip de Feto'nun kitaplarını okumamı tavsiye etmemeliler.
abicim ne yazık ki böyle bu feto sevdası okulda başlıyor yanımdaki çocuk açık açık fetocuyum diyor kitabını getireyim oku diyor ve bende aynen senin cevaplarını veriyorum bu feto sevdası taa bu yaşlar başlamış oluyor onlarda ne tesadüfkü sorduğum çocukda rte nin başkanlığından sonra fetoyu tanıdık diyor feto müslüman mı sorusu gerçek güzel bir soru.feto ve rte şeriat yapılanmasını kuracaklar neredeyse.bu gidişde gelid bize feto budur fetoyu tanımıyorsun diyen lise öğrencileri bu yaşlarınad bunu diyorsa eğer
Feth Kılab Hakkında Herkesin Okuması Gereken Bir Yazı(Bir Ortaokul Şakirti anlatıyor)
Gel hadi gel birlikte ders çalışırız abilerle halı saha maçı yapacağız sonra makrube yiyeceğiz.Sonra abiler hoş sohbet yapacak.Sanırım bir istiare taktiği de böyle bir şeydi.
Kitabını okumakmış!Okudum(hatta Nursi'ninde okudum kitaplarını)
Hiç bir halt yok o kitaplarda.Ama ne der abiler?
"İlk okuduğumda bende anlamamıştım zamanla alışacaksın"
Böylece sayısız kez okursun aynı kitabı.Oku ki iyice ele geçirsin seni düşünceler.O karmaşık dil yorsun beynini.Düşünmeden ilk anladığın fikri kabul et kitapta.
Yok öyle iş.
Beyninizi bu kadar küçümsemeyin!Düşünün!Miray Bey özellikle sizin yaşantınızı tekrar gözden geçirmenizi tüm kalbimle istiyorum.Bunun için sadece biraz araştırın biraz okuyun.
Ayrıca Barış Bey devlete sızdı ne demek.Tozunu attırdı resmen.Önümüzde ki yıllarda cezası kalkıp ülkeye geri dönmesi çok muhtemel.
O zamana kadar da gittikçe çoğalır müridleri.(Bir bakıma Stormtrooper gibi bunun müridleri,sessiz sakin,sorgulamaz ve sadece emirleri yerine getirir)
O gün geldiğinde bizzat yanına gidip şöyle diyeceğim:
-Çok Gülen Çok ağlar:D ehe:D
Beyn senin okuduğun kitabı kötülemedim, sadece başka kitaplar da okusan dedim. Diğer yorum yapanlara da bunu tavsiye ettim.
Hocaefendi hakkında sayısız kitap okudum. Bunu da belirteyim. O dediğiniz kitabı da okumadım ama içeriğini inceleme fırsatım oldu. Mesela kitapta Hocaefendinin Nebiler Sultanı derken Peygamber Efendimiz (sav)'den bahsetmediği söyleniyor. Allah'a yemin ederim ki Hocaefendi Nebiler Sultanı derken Peygamber Efendimiz'in ta kendisinden bahsediyor. Çünkü devamında onun hadislerinden bahsediyor. Bahailikle zerre kadar alakası yok. Lütfen azıcık sizler okuyun. Kör, sağır ve dilsiz olmayın.
Size mahkeme kararını gösterdim yine yorumlarınız değişmemiş. Demek ki Yüce Türk mahkemelerine güveniniz bu kadar!
Evet abiler. Siz kendi söylediklerinizle kalın, ben de kendi söylediklerimle. Belki de sizin söyledikleriniz doğrudur. Ben yanlışımdır. Bunu ancak ve ancak gerçeklerin gün yüzüne birer birer çıkacağı o gün gelince göreceğiz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yorum yapmakla hata yaptım (hala da yapıyorum, özürdilerim ama bu sondu). Maksadım ortalığı kzııştırmak değildi.
Kalın sağlıcakla ve Selametle...
Beyn benim üyeliğimi silmeni istiyorum. Kişisel bir problemim yok. Ama blogunu takip edenlerin çoğunun kişisel ve nefsi yorumlarını okudukça canım sıkılıyor. Diyeceksin bu bir kaçış oluyor ama kaçmak değil niyetim. Anlatsam da anlanacak bir ortam yok burada.
Yolun ve bahtın açık olsun. Blogunda başarılar.
Feto'ya olan bağlılığının Feto'yu eleştiren her yayından kafanı çevirme noktasına geldiğini, sondan ikinci paragrafında göstermişsin Miray. Feto'yu sevmiyorum diye "Beyn'deki üyeliğimi sil ama valla kişisel değil bak." anlamına gelen bir paragrafın başka türlü yorumlanamayacağını bildiğinden olsa gerek, "Kaçış değil bu." diye de eklemişsin. Kusura bakma ama, inkâr da etsen, kaçıştır bu. Ellerinle gözlerini kapamaktır. Sorgulamamaktır ki sorgulamak, Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetinde emredilir.
Oysa burada anlatsan anlanacak bir durum var, en azından kendi blog'unda anlatsan bile orayı da takip ettiğimden dolayı anlayabilirim. Senden o kitabı tekzip edip edemeyeceğini sordum ve sen kitaptan tek örnek verip, mahkeme kararlarına saygısızlığımızdan dem vurduğun diğer bir paragrafa geçmişsin. Kitaptaki onlarca yazım yanlışı, "Ben şöyle yaptım, şöyle ettim!" gibi megalomanca cümleler ve cinsiyetçi ifadeler yüzünden Semih Tufan Gülaltay'a karşı pek iyi şeyler hissetmiyorum ben de; ama bu, yalanlanamaz iddialarını es geçmemi gerektirmiyor.
Tüm kitaptan vazgeçtim, geldiğim yere kadar gördüğüm üç örneği açıklamanı isteyeyim. Buraya yazmak zorunda değilsin, yanıtlarını e-posta da atabilirsin istersen, bana ikisi de uyar. İddialar şunlar:
Anlaşılacağı gibi Fethullah Gülen, bundan sonra caminin önemli olmadığını söylüyor. Çünkü büyük ustası Kürt Sait de camiye girmezdi. Buradaki amaç ise İslam'ın birliktelik ve cemaat ruhunu yıkmaktır. Kurretü'l-Ayn'ın ve Bab'i şeyhlerinin vaaz verdiği yerler camiler değildi. Fethullah'ın tabiriyle nur evleriydi. Yine aynı Fethullah, Yeşeren Düşünceler isimli kitabının 164. sayfasında ev-mabet diye bu ışık evlerini tarif ediyor. Ev-mabet terimi Bahailik dininde mabede verilen addır.
Çılgın Babi militanlarına hitaben Fethullah, Buhranlar Anaforunda İnsan isimli kitabının 16. sayfasında nasıl methiyeler düzüyor; İslam'a savaş açmış, sapkın Babi militanlara anlamsız methiyeler düzerken sanki geçmişte din yolunda gaza yapmış Bedr mücahitlerine methiye düzermiş gibi... Aslında İslam'a hücum edenleri övüyor...
Ne uğursuz gibi görünen gecelerin karanlığı, ne de üst üste yığılmış problemlerin çokluğu onları asla şaşırtmaz. Nuh tufanına uğrasalar, ihtimal ki, ayakları ıslanmadan geçer giderler. Ad'm ahkaflarını görseler, azim ve iradelerinden hiçbir şey kaybetmeden yine hedeflerine doğru ilerlerler. Ne Nemrud'un ateşi, ne de Firavun'un gururu, ne de Sezar'ın zulüm ve istibdadı onları korkutamaz ve sindiremez...
Fethullah, Yitirilmiş Cennet'e Doğru isimli kitabında Molla Muhammed Ali ve onun ölümünden sonra vefasız müridlerini nasıl anıyor:
Dostların vefasızlığına, düşmanların ardı arkası kesilmeyen istila ve ifsatlarına uğramasaydı, kim bilir daha neler yapacaktı? Keşke, bu mübarek dünya; duygu, düşünce, anlayış ve hayat felsefesiyle hiç değişmeseydi. Onun yiğitliği, sadeliği ve mertliği bu güne kadar dipdiri kalabilseydi. Keşke O muhteşem saray ve yüksek kasırların altın yaldızlı kubbeleri altında, baygın ve mahmur dolaşan hasım dünyanın, talihsiz insanlarının durumuna düşmeseydi.
(Yukarıdaki metinde anlatılan kasır ve saraylar, dönemin iran Şah'ının saraylarıdır. Çünkü Hz. Muhammed devrinde Arabistan'da ne kasır vardı ne saray. STG)
@miray Öncelikle cesaretinden ve açık düşüncenden dolayı tebrik ederim seni.Başkası Olsa Bu Konuda ki Fikrini Saçma Bir isimle veya Maille Belirtir Sonra Sırra Kadem Basar Ortadan Kaybolurdu Korkaklar Gibi. Bu Tür Konularda Çok Asabiyimdir Başkası Olsa Hakaret Ederdim Ama Seninde Yorumlarını Bu Sayfada Bir Çok Kez Okuyorum bay dinazor'un Önerisini Dinlemeni Bende Rica Ediyorum Bu Konuyu Ara Araştır sonra fikrinin değişeceğinden eminim
miray hadi fikrim değişmeyecek ama dediğin olsun şu yanımda oturan çocuktan okuldakinden fethullahın kitaplarını isteyeyim.İnan okuyacağım bakalım ne konuyla ilgili olursa olsun burada yorum atacağım.Yinede firkdim değişmeyecek ama yinede okuyayım yinede o fethullahın kitaplarında da bir açık bulunacaktır.Bahailiğe atıfta bulunduğu ispat edecek
Fethullah Gülenin müslümanlığı ile ilgili bir yorum yapamam. ama kesin olarak Bahai olup olmadığını söyleyebilirim. kesin oalrak kendisi bahai değil olsa bilirm çünkü 25 yıldır bahaiyim. bu tek bir kişinin iddia attığı bir iddiaydı. internette buna atıf yapılarak bir çok yazı yazılmış. ama bu yazılar bahailiği bilmeyenlerin araştırma yapmadan sormadan soruşturmadan yaptıkları yazılar. Bahailerden de bu konuda cumhuriyet gazetesine gönderilen bir tekzip metni var ama internette bu konu hakkında yorum yapan kimse bunu yayınlama gereği duymamış. maalesef internet ortamında cok fazla yanlış bilgi dolaşıyor o da bunlardan biri.
kitapta fethullahcılık ve bahailikle ilgili ortak seyler gösterilemye calısılmıs ama bunlar cok genel seyler. isterseniz siz de budizmle muslumanlık arasında bircok ortak konu bulabilirisniz onun gibi birsey.
ama bariz farklara ve Fethullah gülenin bahai olmasının imkansız yapan şeylere deyinilmemiş:
1- bahailikte kesinlikle ruhban sınıfı ve liderlik, hocalık yoktur
2- bahailieirn gizli emelleri ya da cemaatleri yoktur. hersey acik , net ve devletin ve halkın bilgisine acıktır.
3- bahailerin kimliklerini ve dinlerini gizlemeleri yasaktır. sorulduğunda söylemek zorundalar.
4- bahailer yaşadıkları ülkenin yasalarına ve kanunlarına saygılıdırlar.
5. bahailik herhangi bir etnik kökenle ilgisi yoktur. bahaler çeşitli milletlerden oluşur ( türk, hindu, papua yeni gine, alman, rus, eskimo,, aklınıza gelen her çeşit etnik köken)
4- bahailikle ilgili daha birçok konu var
bahailikle ilgili kitaplar yazılar herkese aciktir ve 1863 yılından beri insanları etkilemesi ilham vermesi doğaldır.
bu konuda merak ettiğiniz ve sormak istediğiniz birşey sorabilirisniz. ya da google da araştırabilirsiniz
duygu
Teşekkürler @duygu; büyük ihtimalle hiçbirimizin bakamayacağı bir açıdan bakmışsın olaya. Kitabı okuduktan sonra Bahailik dinini de araştırmayı düşünüyordum, ileride seni tekrar rahatsız etsem olur mu acaba?
O kitaptaki Fethullah Gülen’e ait olduğu iddia edilen sözler orada oldukları haliyle beni bağlamaz. Kaynak göstermişler o kaynakları bulup araştırmam lazım. Körü körüne hareket edilmez. Kaynakları bulmalı, o kaynaktan bakmalıyım. Ancak bunu yaptıktan sonra kitap hakkında hüküm verebilirim. Şu an kitap hakkında ben hüküm veremiyorum.
Hocaefendinin müslümanlıkla ilgili olmayan eski zamana ait kişilere olan övgüsü hakkında:
Bunu ne niyetle yapmış, kitabı yazan kişi nasıl anlatmış.. Bunlar bilinmeli.
F. Gülen’in niyeti aşağıdaki örnekteki gibi apaçık belli ise ve yazar kişi çarpıttıysa.. Olamaz mı?
Örnek: Kurana ve sünnete çok bağlı bazı kişiler tanımışımdır. Ebu Cehil'i övüyorlardı.
Ama niçin? İslam dinini reddettiğini, müslümanlara olan düşmanlığını açıkça ifade ettiği için. Münafık olmadığı için. Kendi davasında ya da inançsızlığında tam mertçe davrandığı için. Bunları anlatarak mertliğin önemini dile getiriyorlardı.
Ama birileri onları bilse onları çürütmek için "bu kişiler müslüman değil çünkü ebu cehili övüyor" diyebilirler.
İslam hakkında: Çok geniş ilimleri içinde toplayan bir dindir. Ne yazık ki hiç kimse bilmiyor herkes kulaktan dolma bir şeyler diyor. İslami ve İslam davasını meşhur bir ilmihal bilgisi kitabından ibaret sanan eski büyük aydınlarımız sanatçılarımız vardı. Şimdi nasıl onların sözleriyle İslami yargılayabiliriz? İslam dini gerçekten çok yüksek ilimlere sahiptir. Basit bir iki ritüelden ibaret değildir. Bazı âlimlerin değindikleri konuları hiç bilmediğimiz için yadırgayabiliyoruz. Bu yadırgama normal. İşte burada iyi düşünelim. Bilmiyoruz. O halde bir âlim kişiden bizim İslami bilgimiz dışında sözler çıkıyorsa onu hemen dışlamamalıyız.
Şu ise gereklidir: Siyasi açıdan hataları varsa bunlar biraz dikkatle ve hasaslıkla araştırılarak ispat edilip insanlara anlatılabilir. En başta kendilerine tabi. Çünkü siyasi meseleler bizim ayağımızı bastığımız zemin gibidir. Ordan kayarsak düşer kafamızı kırarız.
İslamda sandığımız gibi son derece katı kurallar yoktur. Bazı kişiler bize bambaşka açıdan bazı gerçekleri öğretmeye çalışabilir. İslam dini o kadar da her şeyi sınırlamış bir din değildir.
Bir rivayetle bitiriyorum:
Muhyidi-i Arabi ve birkaç müridi bir yolculuktalar.
Bir ağaçta görüyorlar ki bir adam idam edilmiş.
Çevredekiler onlara bilgi veriyor. Anlattıklarına göre idam edilen adam hayatı boyunca elinden gelen her türlü kötülüğü şiddetle uygulamış. Adamın kötülüklerini anlata anlata bitiremiyorlar… o kadar çok ki..
Derken Muhyiddin-i Arabi o caninin cesedinin yanına gidiyor, ayaklarını öpüp tebrik ediyor.
Müridler şaşkın şaşkın bakarken onlara şu dersi veriyor:
Bakın bu adam var ya, Allah ona ne imkân verdiyse, ne kudret verdiyse, hepsini kendi istediği doğrultuda sonuna kadar harcamış. Bir dirhemini ihmal etmemiş. Peki ya biz kendi davamızda kaç paralık adamız?
cevap: olur






