07 Kasım 2008 tarihli günümün özeti
- Normalde 9'da uyanmıştım ama şuurum yarı açıkken geri yattım, 12'ye on kala zor kalktım.
- Kahvaltı bile etmeden dışarı çıktım, metroya koştum. Bugün, geçen gün bahsettiğim bilgisayar işletmenliği kursunun ilk dersi vardı - daha doğrusu benim gireceğim ilk ders vardı. Önce Demetevler'de, sonra yanlış yerde indiğimi söyleyen biri sayesinde doğru durak olan Hastane'de inerek 12. Cadde'yi buldum ve Karşıyaka İş Merkezi içerisindeki Yenimahalle Meslek Eğitim Kursları'na 1'i 5 geçe falan varmış oldum.
- Günün Olayı: Ünlü olmuşum ben yav! Süper bir olay yaşadım bugün. Kursa giren öğretmen önce beni bir yerlerden tanıdığını söyledi, daha sonra bir konuşmamızda ben Doctus'tan bahsettiğimde tanıdı beni: Hayatımda ilk kez karşıma çıkan biri Beyn okuru çıktı :).
- Bu "bilgisayar işletmenliği" olayını ben bilgisayarla dükkan işletme gibi abuk bir şekilde anlamıştım, meğer kurs bilgisayarı çalıştırabilmeyi öğretiyormuş. Tabii bilgisayara yeni başlayan kişiler için uygun, iyi bir kurs ama yani siz matematikte türev falan çözebilecekken size dört işlemin gösterildiğini düşünün, öyle bir kıllığı. Benim amacım kursun yarısında belediyenin yurtdışına göndereceği kişiler arasında yer almak; bu yüzden dayanacağım.
- Eve döndüğümde saat 4 buçuktu. Az biraz uyuklayarak akşamı ettim.
- Akşam haberlerde gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi oldu: Şaban Dişli'den sonra Dengir Mir Mehmet Fırat da görevinden alınmış! Fırat bey canlı yayında Mehmet Ali Birand'ın konuğu oldu ve görevden alınmadığını, istifa ettiğini anlattı ama onun gerekçesi daha da acayipti: yorgunluk. Artık Kemal Kılıçdaroğlu mu bu kadar yordu adamcağızı, yoksa ülke gündemine mi dayanamadı bilmiyorum ama üç ihtimalde de AKP ya hatalı, ya utanmalı: Eğer yolsuzluk iddiaları yüzünden görevden alındıysa AKP'nin büyük adamları birer birer gidiyorsa AKP'ye olan güven daha da azalır; eğer D. Fırat istifa ettiyse ve "yorgunluk" şeklinde bildirdiği gerekçesine etki eden şey K. Kılıçdaroğlu ise, D. Fırat suçluluk duygusu içerisinde istifasını vermek zorunda kalmış demektir; yok eğer istifasının gerekçesine etki eden şey ülkenin geçirdiği hareketli dönemse (ki bu ihtimali öne sürmemin sebebi bizzat kendisinin kullandığı, bu anlama gelen cümleleridir) o zaman da ülkeyi yönetenlerin başında gelen adamlardan, "AKP'nin ikinci adamı" diye sıfatlandırılan D. Fırat, bu ülkeyi yönetemeyeceğini açıkça bildirmiştir. Benim umudum AKP'nin gerçekten biraz olsun değişmek istediği ve bu sebeple biraz arınmak adına kirli çamaşırlı üyelerini elemeye başlamış olması, çünkü ne kadar adamları sevmiyor da olsam bu ülkeyi onlar yönetiyorlar ve eğer ben ülkemin iyiliğini düşünüyorsam adamların da iyiye gitmesini ummak zorundayım.
- Ne uzun yazmışım beya?
- Üç küsur saatlik bir Heroes of Might and Magic III seansım daha oldu. Bu arada oyunu oynarken oyunu geçen sefer silme sebebimi hatırladım: Oyun çok zamanımı yiyor diye silmiştim!
Verilen Tepkiler
kILIÇDAROĞLU ÖNCE KENDİ OĞLUNA YAPTIĞI KIYAĞIN HESABINI VERSİN
Di' mi yav? Bıraksın bütün yolsuzlukları şerefsiz herif, asıl bütün yolsuzluklar onun başının altından çıkıyor! :D
Ulen adamın adını duyunca ne tırsar oldunuz ha.
tabi yav. deniz feneri bitti, tecavüzcüler bitti, eroin kaçakçıları bitti, gemicikler bitti nasıl olsa.
Ne alaka :D Verdim tepkimi.
Barış sen harbiden boş bir adamsın.
Kaçta yatıp kaçta kalktığın belli değil!
Günlerin bomboş geçiyor!
Okuduğun üniversite(!) pardon önlisans programımıdır nedir 2 yıllık boş bişey.
Eziksin; hayattan alabileceğin tek zevk herhalde AKP'nin yaptığı birkaç hatayı bulmak.
"Gözlerin yuvalarından fırladığına" göre sen bu yolsuzlukların ortaya çıkması için değil olması evet olması için can atarsın
Neden? Çünkü AKP yolsuzluk yapsın da halk desteğini kaybetsin de vs. CHP denen lanetli parti gelsin de (Allah koru amin)
Masal Aleminde olabiliyor bu tip şeyler :
Yok yok aslında TVlerimizi kaplayan sihirli,büyülü, masalımsı dizilere bakarsan hep iyiler kazanıyor.
Yani CHP'nin masallarda veya sihirli alamde bile şansı yok ne yazıkki.
Bu arada eziksin derken sözlerine itibar etmiyorum değil. Sonuçta sen eziksen ben de seni okuyorak seni eziklikten kurtarıyorum. Bak ona göre :)
Evet, pek haklısın. Hemen hayatımı gözden geçiriyorum, veya salla direkt intihar edeyim. Adını bile vermekten utanan bir "KartelvcCeza"dan hayat dersi aldım, elveda dünya...
ÖZÜR DİLERİM AMA MOLOZLUĞUN BURDAN BELLİ ...
HERŞEYİ İSİMLERE VE ŞAHISLARA İNDİRGİYORSUN.
ADIMI VERSEM NE DEĞİŞECEK SONUÇTA GERÇEK BİR KİŞİ VAR BU NİCKİN ARKASINDA. HEM NİYE BEN ADIMDAN UTANAYIM, SENİN GİBİ YAŞANTISINDAN UTANMASI GEREKEN ŞAHISLAR VARKEN...
İnsanları eleştirmek ne kadar da kolay. Şu dünyaya 2 gram bilgi, 2 gram görüş bahşetmeden başka insanların üst üste elleriyle dizdiği tuğlaları yıkmak, elleriyle kazıdığı toprağın üstüne s.çmak ne kadar da kolay değil mi? Sen gelip bu adamın 1 gün içinde ne yaptığını ayrıntısıyla okuyup da sonra 2-3 şehir efsanesi sıktırdıktan sonra Türkiye'nin en kaliteli bloglarından birine laf edebiliyorsan, tahmin ettiğim kadarıyla elinde daha iyi bir site, zihninde daha kaliteli bilgiler olmalı KartelvsCeza.
Ben niye utanayım @KvC?
- Geç yatıyorum & geç kalkıyorum diye mi utanayım? (Bunu zaten düzeltmeye çalışıyorum ama utanılacak bir fenalık değil bu.)
- Mezunlarının havada kapıldığı iki yıllık bir bölümde okuyorum diye mi utanayım? (Dört yıllık bölüm de okuyordum canım, mühendislikten vazgeçip istediğim ve para getiren bir bölüm okumaya karar verdiğim için geçtim bu bölüme.)
- Hayatın tam anlamıyla kendisinden zevk aldığım için mi utanayım? (Cidden bak, harika bir hayatım var.)
- Sen beni CHP'li sandığın için mi utanayım? (Aslında bundan senin utanman gerekir.)
- Sen bana ezik dedin diye mi utanayım? (Ehehe.)
Bunların hiçbiri hayatımdan veya kendimden utanmam için geçerli sebepler değil. Ha, şimdi de utanmaz ilan edebilirsin beni, sorun değil. Tanımadığım insanların beni tanımadığı halde hayatım hakkında yorum yapmaya çalıştıklarını her gün görüyorum, yani bu tarz "Adamı tanımıyorum, adam da beni tanıyamaz çünkü rumuz kullanıyorum, o halde deşarj olmak için adama alabildiğine hakaret edeyim." zihniyetindeki insanlarla defalarca karşılaştım ve karşılaşmaya devam ediyorum. Bu yüzdendir ki, pek umursamıyorum.
@deliprofesor; çok teşekkürler :).
PROFESÖR KARDEŞ BEN BLOGA LAF ATMADIM DİKKATİNİ ÇEKEYİM. ZATEN BARIŞIN BAŞARDIĞI TEK ŞEY BU BLOG İŞİ.
Barış sen CHPli değilsin onlardan daha betersin.
Örneğin, AK Parti'nin ismine "Amına Koduğumun Partisi" (etiketiyle) diyerek nereye varıyorsun merak ediyorum.
Ayrıca dedim ya herşeyi kişilere indirgiyorsun diye: AK Partiyi Dengir'e CHP denen Cesur Hırsızlar Partisini de Kılıçdaroğluna indirgedin.
Hani hiç yazdın mı Çankaya Bld. hakkında çıkan rüşvet iddaları ve ses kaydını?
İzmir'e arsenikli su götürene ne demeli?
Ya da 367 kararı?
Önder Sav Hz. Muhammed'e saygısızlığı?
Ama canım onlar CHPli onları görmezden gelinebilir.
Sadece AKPnin yaptığı bir veya iki yanlış varsa onları yazalım b.kunu çıkaralım...
ha bak bu CHPnin falsolarını da yaz biz de sana "güzide" bir blog yazarı di-ye-bi-le-lim
Blog'u, hakkını vererek okusan bırak CHP'yi, askeri bile eleştirebildiğimi görürdün.
Evet sayın seyirciler, bu örneğimizde de bir başka AKP'cinin saldırganlık çeşitlerini görüyoruz. Kullanılan en önemli üç yöntem:
1. Direkt ve ağır hakaret yöntemi
2. "Niye ona saldırmıyorsun da yalnızca AKP'ye saldırıyorsun?" yöntemi
3. İftira yöntemi
Bizi izlemeye devam edin, bu adamın duracağı yok gibi :).
Yahu bu çılgın AKP sempatizanlığı nedir anlamıyorum. KartelvsCeza, birader sen son 10 yıldır nerelerde yaşıyorsun?
Potansiyel CHP'li olarak görüp görebileceğin her insan bugün ve yaklaşık son 10 yıldır CHP'nin halini, tutumunu, politikalarını ve özellikle Deniz Baykal'ı yani CHP'nin tamamını eleştirip duruyor. (işte kanıt)
Yazıktır ki siz çılgın AKP destekçileri, AKP'ye gelen karşı bir eleştiriyi anında "CHP'li" olarak yorumluyorsunuz ve üste çıkma çabalarına geçiyorsunuz.
Hiç bir şeye körü körüne bağlanmadan, rasyonel (akla, mantığa uygun) olabilmek mühimdir. Gelmiş ilk yorumdan *idik yarışı misali Kılıçdaroğlu şunun hesabını versin diyorsun. Nedir o kıyak? Hangi kıyak? Açıklarsan öğreniriz.
Ayrıca düşünmek gerekir ki, senin bile bildiğin kıyak, çok koruduğun ve desteklediğin AKP ve kadrosu tarafından bilinseydi de, gerek Kılıçdaroğlu - Fırat platformunda, gerekse de başka süreçlerde defalarca Kılıçdaroğlu'nun yüzüne vurulurdu. Böyle boş atmak gereksiz.
Ben burada taraf falan değilim. Barış'ın AKP açılımını küfür ile etiketlemesini ben de eleştiririm örneğin. Çünkü küfür, güzel ve tasvip edilecek birşey değildir ve herkese açık bir ortam olan İnternet'te hoş durmamaktadır.
Ama bununla beraber, insanlara "sen boş bir adamsın" demeden, siz kendi doluluğunuzu kaliteli ve bilgi dolu cümlelerle gösterseniz de karşınızdaki insanlar bunu anlayıp, farklı düşünceler de olsanız dahi, size saygı duysa. Böylesi daha doğru olmaz mı?
Üstteki yorumumda, "Yazıktır ki siz çılgın AKP destekçileri, AKP'ye gelen karşı bir eleştiriyi anında "CHP'li" olarak yorumluyorsunuz ve üste çıkma çabalarına geçiyorsunuz." cümlesinde çoğul ek kullanıp, genelleme yapmışım; bu da benim hatam olmuş, evet.
Aşkolsun ama ben de seni görmek için taa Cebitlere gelmiştim unuttun mu :)
Ehehe, sen Yenimahallede mi oturuyorsun?
Pardon, yukardaki yorumum;
"Hayatımda ilk kez karşıma çıkan biri Beyn okuru çıktı :).
"
cümlesine verilmiş bir tepkidir, belirtirim :)
Ama sen bana haber vermeden fotoğraflarımı çektiğinde seninle karşılaşmış olmuyorum ki? :D
Ama n'apim ben utangaç bi kızım :))





