BEYN

09 Temmuz 2008 tarihli günümün özeti

  • 1 buçukta uyandım, güne b.k gibi başladım.
  • Berbere (Elegance Kuaför) gittim ama saç kestirmeye değil, yüz maskesi yaptırmaya. Uzun süredir yaptırmadığım için bu sefer daha bi' temizlendim :).
  • Kızılay'a geçip Dost Kitabevi'ne girdim, Yaşar Nuri Öztürk hocanın Allah ile Aldatmak adlı kitabını SONUNDA aldım.
  • Eve dönerken kitabı okudum. Okuduğum 5-6 sayfa bile günümüz din dolandırıcılarını o kadar ufak bir alanda özetler şekilde. Asıl hoca budur efendim, öyle bediüzzaman baş hoca efendi gibi abartılı sıfatlar yüklediğiniz sahte Müslümanlardan değildir.
  • Gün boyu b.k gibi olan ruh halinden birazcık daha iyiye gittim gibi oldu. Şimdi iyi gibiyim.
  • Eve döndükten ve internette biraz oyalandıktan sonra Wild Wild West'i izledim. İzlediğim ilk korsan film olduğu için (Sinema çekimi VCD olarak izlemiştim.) aklımda bayağı yer etmiş olmalı ki birçok sahnesini ezbere hatırlıyordum :). Üç kere izlediğim için de olabilir. Kısacası muhteşem bir film, 1999'da çekilmiş olmasına rağmen son derece... Neyse, sonra yorumlarım.
  • Akşam yemeğimi, uzun bir zaman sonra yine McDonald's'ta yedim. İşletmesi (Anadolu Grubu) ve kullanılan ürünlerin tamamına yakını Türk olduğu için biraz daha iyi gözle bakıyorum artık McDonald's'a.
  • Oradan çıktıktan hemen sonra, cadde ortasında burnum kanamaya başladığı için McDonald's'a geri dönüp tuvalette, lavabonun önünde bir on dakika falan geçirmek ve tuvalete giren adamları dehşete düşürmek zorunda kaldım.
  • Eve döndükten sonra The Office'ten birkaç bölüm daha izledim.
  • Sonra Çok Güzel Hareketler Bunlar'a geçtim.
  • Sonra yine The Office izledim.
  • Çok fazla yazı birikti taslaklarda, of!
  • İyi geceler.
  • http://www.deliname.com DeliName

    bediüzzaman’ı ismini duymusluğundan öte tanımam. Hiç bir kitabını okumadım gel gelelim yaşar nuriyi övdüğüne göre bediüzzamanı kötülediğine göre bedizüzaman kesinlikle iyi biri olmalı:)
    Yaşar nuri; HAydar dümenin sıradısı kardeşi desekte olur. Ona göre Dinin %70 ni cıkardınmı geriye cağdas bir olgu kalıyor.
    stephan hawking’i dabbetül arz ilan eden adam, hehe aklıma geliyorda hawking buna cevap vermedi diye tvlerde boy gösteriyordu bir aralar:)
    Şu dünyaya mutlaka alimler gelmiştir. Hiçbiri kur’an-ı değiştirme gibi bir işe kalkısmadı ama yüce insan yaşar nuri kalkıstı bir ilk olsa gerek…
    Kurban kesmek diye bir şey olmadığını dile getiren, namazın rekatlarını cok bulup azaltan, Ben din adamı değilim din bilimleriyle uğrasan biriyim diyen,Kendini dolaylı yollardan mehdi ilan eden adamdır. Yaşar nuri fanatiği amcamın dediği gibi cehennem burası hepimiz cennete gidecez.

  • Barış Ünver

    @Deliname; sığ yorumun için teşekkürler. “Yaşar Nuri kötüdür, Yaşar Nuri ‘bediüzzaman’ sıfatlı kişiye kötü demiştir, buna göre ‘bediüzzaman’ sıfatlı kişi iyidir.” gibi bir mantığa sahip olduğuna göre, zeka yaşını da tahmin etmek zor olmaz.

    “Bediüzzaman” denen kişinin ve onun Amerika’da güya sağlık sebepleriyle ense yapan takipçisinin sahte Müslümanlar olduğunu ve bu şekilde saf ve temiz Müslümanları kandırıp “Allah ile aldattıklarını” söylesem, kanıtlarını “Fethullah Müslüman Mı?” adlı kitapta bulabileceğini söylesem, “Eğer ‘bediüzzaman’ sıfatlı kişi iyiyse, Barış Ünver de bu kişinin kötü olduğunu iddia ediyorsa, buna göre Barış Ünver kötüdür.” gibi bir mantık daha kurar mısın? Kurarsın bence.

  • http://www.deliname.com DeliName

    Sana göre zaten her sey sığ görüş. Ben Yaşar nuri’yi bildiğimden dolayı, bediüzzamanı bilmediğimden ”6600 sayfa” yazılarını okuyacak kadar halen vakit bulamadığımdan dolayı tanımam. Senin de okuduğunu sanmıyorum. Bundan dolayı bir ironi yaptım yaşar nuri’yi övüşünden dolayı.
    Hem bu ne fanatiklikdir barış ünver’imi eleştirdim? okuduğun kitabımı eleştirdim? Asıl sen sığ görüşsün.
    Zeka seviyenede inebilirim.
    Yaşar nuri’ nin o kitabını mayıs ayında okudum merak etme senden önce okudum. Ben o kitabını değil! kendisini eleştiriyorum. Yaşar nuri’nin kendisini mehdi ilan ettiğinden ki bunu asla inkar etmiyor. Bir programında mehdinin rivayete göre 1940-1950 yıllarda doğacağını belirtti. Ne ilginçtir ki kendisi o yıllarda doğmuş konuyu oraya getirdi. Peki mehdi kim sorusuna da onuda siz bulun canımm dedi. kurban diye bir şey olmadığından bahsediyor! rekatları bugüne kadar hiç bir islam alemi değiştirmemişken ulu insan yaşar nuri değiştirdiğinden bahsettim. ileride kendisinden sunlarıda bekliyorum. Sünent diye bir yok, namaz diye bir şey yok, abdest diye bir sey yok, ee nede olsa bunlarda kuran da yazmıyor. O zaman neden uyuyoruz ki. Kurban kesmek diye bir şey yok diyen bir zatdır kendisinden her sey beklenir. Yakında mehdi hazretlerinden yeni yuzyılımıza uygun bir inanç bekliyorum.
    Buradaki konuyu zeka seviyene cekersem ne feto ne de bediüzzaman beni ilgilendirir. Bildiğim bir sey var oda yasar nuri ve senin gibi cemaatidir. Kafanıza göre din hesabı:D

  • Ups

    Ups ki ne ups !
    Sevgili Barış;
    “Bediüzzaman” denen kişinin ve onun Amerika’da güya sağlık sebepleriyle ense yapan takipçisinin sahte Müslümanlar olduğunu ve bu şekilde saf ve temiz Müslümanları kandırıp “Allah ile aldattıklarını” söylesem …” böyle bir cümleyi kurduğuna göre bilinçaltında baya yanlış düşünceler, gerçek yaşamında ise baya yanlış insanların taraftarısın (Ki zaten her zaman kendinin taraftarı olmalısın.).
    Senin mantığından gidersek, bir akımı/oluşumu getiren insanların arkasından gelen insanlar yanlış işler yapıyor diye o akımı/oluşumu getiren insanlara “kötü” gözüyle bakmamız gerekecek.
    Hemen örneklemek gerekirse: Ben sana desem ki, devlet adamları şöyle böyle o zaman Atatürk’de şöyle böyleydi, çünkü aynı ülkeye hizmet ediyorlar; uygun olur mu?
    Fettullah Gülen’i, Said Nursi’nin türevlerinden biri olarak görmen çok yanlış!

  • Barış Ünver

    Nurs’lu Sait’e “bediüzzaman” sıfatını “layık gören”(!) Fethullah’tır ve hatta Fethullah, kendisini Nurs’lu Sait’in ardılı olarak görür. Bunu Fethullahçılara, hatta bizzat Fethullah’a karşı bile söylesen onaylar.

    Ha, Fethullah’ı sevmeyip Sait’i seven Nurcular var mı, elbette var. Ben ikisine birden karşıyım. Sen değilsin gibi. Sait gibi bir şarlatanı sevip sevmemeyi de mantık dışı olarak algılamazsın sanırım.

  • Ups

    Ortak, peki ben sana bir şarlatalığını söyle, kanıtla desem?

  • Barış Ünver

    Valla söyleyebilirim ama kanıtlayamam, iki kitap da elimde yok: Fethullah Müslüman Mı? adlı kitapta iddia edilene göre Bahailerin Kitab-ı Nur adlı kitabının neredeyse tamamını kopyalayarak Risale-i Nur’u yazmış. Bir diğer iddia da İngiliz ajanlığı yaptığı.

    Dediğim gibi, bunları kanıtlayamam ama kanıtlayamamam bu iddiaları hükmen yanlış yapmaz. Yanlış olduğunu söyleyebilmen için senin de bunların yanlışlığını kanıtlaman gerekir. Bu arada bahsettiğim kitabı okumanı tavsiye ederim; biraz sinir bozucu bir anlatımı olsa da (Ben bile sevmedim.) içinde çok ilginç iddialar var – tüm Nurcular için.

    Bir de kanıtlasam, kanıtlamasam ne olacak ki? Sevmek zorunda mıyım Sait’i? Girdiği bütün okullardan atıldığı halde her b.ku bildiği iddia edilen, yok iki gecede onu, öbürünü ezberlediği söylenilen ama hiçbir şekilde kanıtlanamayan bir adam, nedir yani?

  • Ups

    Elbette sevmen gerekmiyor, ama yalan dolan müslümanlar demende gerekmiyor.
    Girdiği tüm okullardan atılmasının kendini benimsemiş olduğu bir yaşam tarzının olmasından kaynaklandığını düşünmekteyim ve saygı duyuyorum. Kimse okumak ya da okumamak zorunda değil, öyle değil mi.

    Tüm insanların, bilip bilmediği şeyler hakkında şahısları dolandırıcılık gibi bir sıfatla bir arada anmama gibi bir zorunluluğu vardır. En azından ahlâkilik ve etiklik açısından.

    Ayrıca, Atatürk’ünde ajan olduğunu yazan çizen, teorize eden adamlar var ve ciddi boyutlarda kanıtlarla. Ama bu kimin umrunda! Biz Ata’mızın ne olduğunu çok iyi biliyoruz ve yeterli.

    Umarım söylemek istediğimi anlamışsındır ortak ;)

  • Barış Ünver

    Öncelikle, çarpık düşüncelerin var oldukça asla “ortak” olamayacağımızı anlamanı istiyorum. Kişinin, düşüncelerine karşı olduğu insana ortak olması mümkün müdür?

    Sonralıkla, gittiği tüm okullardan atılan bir tipin nasıl böylesine büyük bir din lideri olarak addedildiğini anlayamıyorum. Toplum değerlerine böylesine karşı, marjinal bir ergen nasıl oluyor da yaşlı başlı amca kıvamına eriştiğinde her haltı bilecek ve her haltı yorumlayacak kadar “ermiş” birine dönüştüğünü ise kimsenin anlayabileceğini sanmıyorum. Anlatabilirsen anlat; sen de anlatamıyorsan, sana anlatılanlara körü körüne inanmış biri olduğun ortaya çıkacak çünkü.

    Atatürk konusuna gelince: Her aklı başında Türk insanı gibi bir Atatürk hayranıyım. Atatürk’ü sevmeyenleri sevmem ve sevdirmem, ama aynı zamanda Atatürk’ü putlaştıran, tabulaştıran tiplerden de aynı derecede tiksinirim ve tiksindiririm. Yine de bu, iki tür insanın da varlığını göz ardı etmeme sebebiyet vermez veya onların toplumda var olmasına karşı çıkmam.

  • Ups

    - Bahsettiğin şekilde çarpık düşüncelerimin olduğunu zannetmiyorum. Kanıtlamak gerekirse; biliyorsundur ki iki insanın aynı tabiatı paylaşması onları bir noktada ortak kılar ve bu, sana ortak demem için yeterli bir nedendir ;) .

    - Bana her adam istediğini anlatır, dinlerim. Ama senin vurgulamak istediğin şekilde asla kimsenin söylediklerine inanmam, bana doğru geliyorsa kabullenirim.

    - Said Nursi, sonradan ermiş pozisyonu almamıştır. Genç yaşında hafız olmuş, kendini adadığı düşünceler doğrultusunda ilerletmiş. Kendi inançları doğrultusunda bilgelenmiştir. Ancak biliyorsundur ki insanoğlu belli bir yaşa geldiğinde saygınlık kazanır. Sanıyorum bundan dolayı “amca” olarak tabir ettiğimiz yaşa geldiğinde dini konularda birçok şeyi bilirkişi olmuştur.

    - Atatürk konusunda vurgulamak istediğim şey gayet açıktı; tıpkı Said Nursi’de olduğu gibi Atatürk hakkında da ajan vb. şeklinde yazılan çizilen şeylerin olduğunu söyledim.
    Bu arada sakın bu iki insanı karşılaştırmaya çalıştığımı anlama. Sadece her yazılan çizilene inanmaman için örnekledim.

  • http://www.deliname.com Deliname

    Kafayı dinle bozmussun :)yok yani dindar biri olsan dicem ki değmez. Gel gelelim şimdide değmez diyorum. Yaşar gibi tiplerin kendini kardinal sanıp dinde yapılanma adı altında 14 yuzyıldır bir tane allahın kulu cıkmazken sahte mehdi yaşar cıkıyor…
    Şunu acıklarmısın kuranda kurban sözü 3-4 ayette geçtiği halde nasıl oluyorda dinimizde böyle bir şey olmuyor? Senin bahsettiğin gercek müslümanın mantığını anlatabilirmisin bana merak ediyorum?
    yada haç görüşün onun gibi araplara toprak kaptırma gibimidir?
    Kuranda namazın tarifi anlatılmadığı halde su kadar rekattır denilmediği halde, peygamberimizin öğrettiği bir namazı nasıl oluyorda onlar onları kılmasanda olur kuranda böyle bir şey yok gafletinde bulunabiliyor? Yok yani kuranda zaten namazın kaç ayet olduğu yazmıyorki… evet merak ediyorum.

  • http://www.deliname.com Deliname

    Toprak kaptırma ”para kaptırma” gereksiz anlamında…

  • Barış Ünver

    @Deliname; dindarlığımı sorgulayan ve hatta “Dindar biri olsan…” gibi önyargılı bir cümle kuran birinin sorularına yanıt vermeye lüzum görmem. Allah ile benim aramdaki meseleyi sen dünyevi bir üstünlük aracı olarak görüyorsun, daha ne diyeyim?

    @Ups; tabii ki her yazılan-çizilene inanacak değilim. 7 numaralı yorumda ifade ettiğim gibi, ben bu söylediklerimi kanıtlayamam ama açıkça görebiliyorum ki senin de aksini kanıtlayabilecek belgen yok – benimse tek kaynağım elimdeki, kaynakçaları olan kitaplar. Yani ben yine kanıtlayamasam da elimdeki kitaplardan alıntılar yapıyorken senin yaptığın tek şey “Yok öyle bir şey.” demek oluyor.

    Anlayamadığım şeyleri tekrarlamak istiyorum, bir ihtimalle bu sefer sağlam delillerle bana karşı çıkabilirsin:

    Toplum değerlerine karşı, marjinal bir karakter nasıl oluyor da bazı kesimlerce İslam alimi ilan ediliyor? Benim bildiğim ermiş karakterler, İslam alimleri sade ve mütevazı bir yaşama sahiptir. Yani mesela Hacı Bektaş-ı Veli’nin okullardan atılıp iki günde evrendeki birçok şeyi kısa sürede zihnine kaydettiğini duymadım veya Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin bir İngiliz ajanı olduğunu iddia eden birinin olduğunu sanmıyorum. Sait nasıl bir insan ki okullarda ettiği onca kavga dolayısıyla okullardan atılıp iki günde onu bunu ezberleyecek bir zihne sahip olsun? Onu onca okuldan atan bütün öğretmenler mal mı ki bu kadar inanılmaz (daha ziyade inandırıcı olmayan) bir zekayı bertaraf ediyor?

    Bir de bu adamın bu kadar şeyi öğrendiğini nereden biliyoruz? Yani bu adam her şeyi bildiğini söylüyor, ona ilk inanan kişiler de buna inanıp, bunu kulaktan kulağa yayarak adamı insan üstü bir varlık haline getiriyor.

    Uri Geller diye bir adam var. Geçmiş yıllarda (yanlış bilmiyorsam 20-30 yıl önce) telekinezi (beyin gücüyle nesneleri hareket ettirebilme) yeteneği olduğunu iddia ediyor ve buna inanan birkaç kişi bu yeteneğini (adamın kendi hileli araçlarıyla) izleyip inanıyorlar ve herkese yayıyorlar. Adam yıllar boyu programlara çıkıp kendi aletleriyle şovlar yapıyor, sahte yeteneğini bütün dünyaya yayıyor ve birçok kişi bu adamın özel yeteneklerinin olduğunu düşünüyor. Daha sonra katıldığı bir başka programda kendisine kendi aletleri yerine başka aletler getiriliyor, adam da “Bu gece yeterince gücüm yok, lanet olsun.” şeklinde çamura yatıp yeteneklerini sergileyememişti. Daha sonra adamın numaraları başkaları tarafından açıklandı ve insan üstü bir varlık değil de, bir illüzyonist olduğu kanıtlandı ama adam bu yıl Türkiye’ye gelip Fenomen diye bir programa imza attı, yine yeteneklerini sergilediği.

    Bu Sait’in de Uri Geller tipinde bir şarlatan olduğuna inanıyorum. Dahası, bahsettiğim Bahai kitabını kopyalayıp millete kendi Risale-i Nur’u olarak kabul ettirecek kadar da kurnaz bir kopyacı olduğunu düşünüyorum. Bu olayın belgesi de okuduğum, kaynakçası belli kitap: Fethullah Müslüman Mı? kitabı. Buyur bana aksini kanıtla şimdi bu dediğim iki şeyi.

  • Ups

    - Eski zamanlara (7. yüzyıldan sonra) bakıldığı zaman (Kuran-ı Kerim’de de geçen ve birçok Hadis ile de desteklenen) alimlere belirli nitelikler kazandırılmıştır.
    2 günde yahut 1 gecede bazı şeyler öğrenilebilir (Bu, her Müslümanım diyen insanın inanması gereken bir mucizedir, Allah’ın hikmetidir.). Ancak Said Nursi’nin böyle bir mucizeye nail olup olmadığını elbette bilemeyiz. Yıllarca aktarıla gelen şeyler doğrultusunda öyle olduğunu varsayıyoruz. Unutmamak gerekirse yeryüzünde de birçok şeyi varsayım ile kabulleniyoruz.
    Ama şunu biliyoruzki, Said Nursi 2 günde 1 günde bazı şeyleri öğrenerek bilgi birikimine ulaşmamıştır. Okuldan kovularak kendi istediği kitapları okumuş, kendi düşüncelerine uygun şekilde yaşam sürmeyi tercih etmiş, İslam büyüklerine yetişebilmek için gençliğinde bol bol kitaplar okumuş. Şehir şehir dolaşıp İslam ilimi aramış. Her gittiği yerin hocasından bir şeyler kapmış. Cemül-Cevâmî gibi anlaşılması zor olan kitaplar okumuş.
    Yani 1 – 2 gece bir şeyler kapıp ortaya çıkmamış !

    - Dönem dönem tüm bilim ve ilim zatları kendinden bir önceki kişilerden, toplumlardan etkilenirler. Yani Said Nursi elbette kendinden önce ki kişilerden, toplumlardan ve alimlerin yazdıklarından etkilenmiştir. Said Nursi yep yeni bir şey yazmamış varolan şeyi günün şartlarında yorumlamıştır.

    - Said Nursî’ye takılan uzunca sıfatlar konusuda günümüzde rahatsızlık uyandırmakta. Sonuçta ben bu duruma da şöyle bakıyorum, Jinekolog Profesör Doçent Doktor Barış Ünver gibi uzunca sıfatlar oluyorsa, (o günün şartlarında) din biliminde de bunlar mümkün. Bu kadar kasıntı yapmaya gerek yok bence (bu senin için değildi ortak).

    - Gelgelelim senin kafanı bu teori/saçmalık ile daha çok dolduran insana, Yaşar Nuri’ye. Bu adam kendini din adamı, siyaset adamı/milletvekili olarak tanıtmakta değil mi? Pekiii din ile devlet işleri bir arada olur mu? Yanılmıyorsam fırsat buldukca, zamanım bolca olduğunda gönlüğünü okuduğumda görmüştüm, Cumhuriyet Mitinglerine katılmıştın ( Ya bu arada cidden merak ettim, bu Tuncay Özkan yeni bir kanal açıyordu sanırım; Kanal Biz diye. O konuda bir gelişme var mı? Hani yakından takip ediyorsan ve Ankara’da yaşıyorsan biliyorsundur diye tahmin ediyorum. Bilgi sahibiysen e-posta ile bilgilendirirsen sevinirim.). Sen o mitinglere boş yere mi katıldın? “Türkiye lâiktir, lâik kalacak! ” diye bağıran sen değil miydin? Bu soruları değişik formatlarda önüne serebilirim. Ama asıl soruyu anladığını varsayıyorum.

    - Ben şimdi kendi kendime düşünüyorum, bir teori atıyorum; “Bu Barış işine gelen adamların sözlerini kayle alıyor, işine gelmeyince kayle almıyor! Belli bir kalıp içerisine girmiş ve o kalıbı kırmaya ya da yoketmeye çalışan olgulara şiddetle karşı çıkıyor. Hmm “. Sen böylesin demiyorum. Sadece bir teori oluşturuyorum kendi kendime.

    - Said Nursî hakkında bilgi sahibi olduğum bazı kitaplar mevcut. Bunları burada açık olarak paylaşmak istemiyorum. İstersen e-posta ile ulaşıp, sana iletirim.

    - Üstelik ne malum adamın ülkeyi yıkmaya yönelik hiçbir oluşumunu görmüyorum (kendisinin bizzat oluşturduğu). Belki o da bizim gibi (çevremdeki bir kısım dostlarım) sosyalisttir. Doğu’da yaşıyor ve Sovyetlere yakın olmasıda bu teorimi kuvvetlendiriyor :) .

    - Şimdi oturmuş sabahın seherinde uykulu uykulu bir şeyler karalıyorum. Umarım yukarıda kalp kırıcı bir söz söylememişimdir.

    - Sonuç olarak; bu kadar kasıntı yapmamak, insanlara eşit miktarda yaklaşıp, anlamak, Celalettin Rumi Hazretleri gibi hoşgörülü yaklaşmak gerekmekte diye düşünüyorum ;) .

  • http://www.deliname.com DeliName

    Senin dindarlığını bir yana bırak, kimsenin dindarlığı hakkında sorgularım olmaz. ”Dindar birine de benzemiyorsun” derken sabah akşam, namaz kılıp, her 2 cümlede allah sözünü dile getiren, sohbetlere katılan biri yönünden dedim. Aksini düşünmedim. Bana göre bu dindar görüşüdür, senin anlayacağın dinci görüşüdür. Arasında aslında dağlar kadar fark vardır. Eğer tersini algıladıysan kusura bakma
    Saidi nursi, ya içinde müslümanlık hissi barınan biriyse yani sahte müslüman değilse nolacak şimdi? senin dediğin ”dindarlığımı sorgulayan ve hatta “Dindar biri olsan…” gibi önyargılı bir cümle kuran
    Yazıların da anlam karmaşası yasıyorum. Hem rahatsız oluyorsun, hem de alasını baskalarına yapıyorsun.
    mesala bir örnek de şöyle vereyim. İnsanların fikirleri seninle aynı değerde olmayınca ”sığ görüşsün” diyorsun ama sadece yaşar nuri okuyup o öle dedi diye, aklına yatıyor diye insanları karalıyorsun. Saidi nursinin 6 bin küsür yazısı var sanırım.Onları okudun mu? Eğer bunu okuyup aklına yatmadı diyebiliyorsan evet haklısındır. Aksi takdirde bir kesimin zihniyetini tasıyorsun diye asıl sığ görüşlüğün alasını sen yapıyorsun derim.

    Saidi nursiyi karalasanda, fettullahı karalasan da bir kelime bile yazma gereği duymam. Gel gelelim bu kadar yorum atmamın sebebi yaşarı savunup gercek müslümanlar demendir

    Gercek müslüman dedin. Çok merak ettim gercek müslüman nasıl olmalı? Son kresyon yasarın müridleri nasıl düşünüyor onu merak ettim.
    Kurban kesmek dinimizde yok
    kandiller abartılı, dinimizde yok
    haç görevi abartılı dinimizde yok
    namaz sadece farzlar kılınmalı, sünnetler kılınmamalı,
    sünnet bizde yok
    örtü bizde yok
    Stephan hawking dabbetül arz dır.
    Ezan türkçe okunmalı
    Ben 1945 yılında doğdum her yüzyılda mehdi gelir. Benim mehdi olup olmayacağımı sizler karar verin.
    yaşar nuri yasayan sözde mehdi olup, kardinal gibi canı sıkıldığında bu sacma diyip değiştiren ve sana göre gercek müslüman olan bir insandır.

  • Barış Ünver

    @Ups;

    - Valla bana Sait’i anlatan her “hayranı” onu anlatmaya onun öğrenme hızından başlıyor. Okuldan atılan bir haylazın din alimine dönüşme olayını da ısrarla anlatmıyorsun. Böylesine kötü bir insan nasıl olur da dinimizi yorumlayabilecek kadar şahane bir insana dönüşebilir?

    - Yani Sait’in Bahai olduğunu kabul ediyorsun. Güzel…

    - Profesör Doktor gibi sıfatlar resmi sıfatlardır, Bediüzzaman resmi, en azından herkesçe kabul edilebilir bir sıfat değildir. Ben Sait’e, “zamanın eşsiz varlığı” gibi bir sıfat vermektense “zamanın en büyük şarlatanı” gibi bir sıfat yakıştırmayı tercih ederim. Bu durumda Fethullah’ın “layık gördüğü” sıfatla benim “layık gördüğüm” sıfat aynı mertebededir. Bir adamın karar verip üstadına koyduğu bir sıfatı profesör doktorlukla karşılaştıramazsın.

    - Ben Yaşar Nuri Öztürk hocayı yalnızca din bilgini olarak tanıdım, sen nerede kendisini hem din, hem siyaset adamı olarak tanıttı, onu bi’ söyle. Ayrıca imam hatip liseli biri ülkemizde başbakan olabiliyorsa, pekala bir din adamı da milletvekili olabilir. Biri laikliğe aykırı değilse (ki teoride değildir ama uygulamada RTE laikliğe aykırı eylemleriyle partisini kapattırma noktasına getirmiştir) öbürü de değildir.

    - İyi de bu şekilde binlerce teori oluşturulabilir! Ben de “Sait’in annesi de babası da hayvandı, bir katır ve bir orangutanın çiftleşmesi sonucu doğdu.” gibi bir teori ortaya atabilirim. Senin için de teoriler düşüneyim mi? Bir düşüncen varsa bunu “Ortaya teori atıyorum ben, sadece düşünüyorum.” gibi çocukça kalıplar ardına saklama, erkek gibi direkt söyle.

    - Ulaş bölümünden adresimi istersen veririm, yollarsın, mutlu olurum. Ama asla ve asla o tarz kitaplara para vermem, bilesin. Hayrına yollayacaksan sevgiyle karşılarım.

    - Valla Soyvetçi birinin İngiliz ajanı olması biraz abes kaçar bence. İngiliz ajanı olduğu da kesin değil gerçi. Yine de Rus ajanı olsa da kötü be, o yıllarda -Avrupa kadar hırslı olmasa da- Ruslar da bizden toprak kapmak isterdi.

    - Teorilerinle şu güzelim tartışma ortamını fena bozdun, seviyeyi düşürdün. Onu diyeyim.

    - Elbette öyle yapmalıyız. Yine de İblis’in oğlu falan dünyaya indiğinde ve dünyayı yok etmeye başladığında hoşgörü de pek işe yaramayacaktır, değil mi? Yok yav, teori ortaya atıyorum sadece.

  • Ups

    - Okuldan atılan tüm haylaz adamların ileride ilgi duydukları alanlarda usta olabileceklerini kabullenmiyor musun sen şimdi? İstersen binlerce örnekle kanıtlarım.

    - Sait Nursi’nin bir Bahai olduğunu kabul etmedim. Bahai’de olabilir. Bilmiyorum. Ama Bahai olan bir insan zannediyorumki, Bahai Dininde eserler verirdi. Neyse. Ben sadece tüm bilim alanlarında olduğu gibi din alanında da şahıslar, kurumlar ilgili oldukları alanlarda kendilerinden önceki yapıtlara, şahıslara bakarlar ve etkilenirler. Said Nursi’ninde Bahailerden etkilenmiş olabileceğini vurguladım.

    - Prof., Dr. gibi sıfatlar resmi sıfatlardır. Resmi kurumlarca verilir. Ancak Din resmi bir kurum değildir. Diyanet İşleri’nin bir din kurumu olduğunu söyleyebilirsin. Evet doğru. Ama bu kurumda, Dini terimler yerine bilimsel terimler kullanılmaktadır (doğru ya da yanlış bu şimdilik bizi ilgilendirmiyor).
    Ancak Dinde bu böyledir. Yani din alanında olan sıfatlar kullanılır. “Bediüzzaman” sıfatını ben yakıştırmam, sen yakıştırman. Ama şahısların tarafları ve dönemin din adamları, hocaları bunu kabullenmişlerdir.

    - Yaşar Nuri’yi takip etmediğin belli. İleride fikirlerini değiştirmezse bir konuşmasında siyaset adamı olduğunu vurgularken rastlarsın. Ayrıca milletvekili olması onun siyaset adamı olduğunu göstermez mi?
    Hı, diyorsanki göstermez. O zaman bende derimki bu adam ülkeyi bölmeye çalışan, din üzerinden kullanılmaya çalışılan bir ajan. Ve ajan olan bir insanın kitaplarında yazılanları -bu denli- kayle alacak biriysen yorum yapamayacam.

    - RTE’nin lâikliğe haykırı olmadığını, söylediğimi hatırlamıyorum. Senin sorunun zaten onunla ve onun hocası ile. Ancak senden ricam, Said Nursî hakkında objektif yaklaşmadan konuşmaman.

    - “O kitaplara para kazandırmam” düşüncesine sahip bir insana, zaten ben kitap yollamam. Nitekim bende “her adamın yazdığı kitaba para kazandırtmam” düşüncesi taşıyorum. Ama pratikte bunu uygulamıyorum. İyikide uygulamıyorum.
    Seninse; okumayı, böyle bir anlayışla bağdaştırmış olman beni üzdü.

    - Teorik olarak bakarsak zaten herkes ajan ;) .

    - Sözlerim sana neden çocukca geldi, anlamış değilim. Burası er meydanı değil. Onlarca insanın gördüğü, okuduğu bir sayfa. Bundan dolayı iki medeni insan gibi sözlü münakaşa yapmaya çalışıyorum. Her şeyin belli bir edep ve ahlâki zorunlulukları vardır (ben böyle düşünür ve yaşarım). Şimdi anladım. Sanırım bundan dolayı sözlerim çocukca geliyor.

    - İblis geldiği an, zaten ne sen Yaşar’ı tanırsın, ne de ben Said Nursî’yi ;) .

  • Barış Ünver

    Şu maddeleme şeklindeki tartışma şekli beni biraz rahatsız ediyor ama normale de dönemeyeceğiz gibi. Neyse:

    - Yok canım, elbette var örnekleri. Okuldan atılan marjinal bir ergenden bir bilim adamı çıkabilir tabii ki. Benim anlamadığım olay okullarda kavgalar falan çıkaran bir tip nasıl bir din alimi oluyor? Tezat değilse nedir bu?

    - Kitab-ı Nur bir Bahai eseridir. Risale-i Nur bir Kitab-ı Nur kopyasıdır. Esinlenme mi, yoksa direkt fotokopi mi bilemeyeceğim ama iki ihtimalde de çarpık bir dinden etkilenen bir Sait görüyoruz. Daha ne diyeyim?

    - “Ama şahısların tarafları ve dönemin din adamları, hocaları bunu kabullenmişlerdir.” demişsin. Tabii ki adamın tarafları adamı yere göğe sığdıramayacak yav? Bu, onun sıfatını geçerli hale mi getirir? Bazı blog yazarları da beni “ünlü blog yazarı” olarak sıfatlandırıyor, bu beni ünlü yapar mı?

    - Objektif bakabilmem için bana onun kitaplarını yollaman lazım :).

    - …veya gerçekten almak istediğimi görünce caydın :D. Ben Nurcuları böyle işlere takılıp kalmayan, kalbi temiz insanlar olarak bilirdim. Ehehe, şaka yapıyorum, hiç de öyle bilmem. Iyy…

    - Evet, Fethullahçının teki bana Ergenekoncu muamelesi yapmıştı bi’ ara :D.

    - Direkt olarak söylemek istemediğin lafları “teori yapıyorum ben” lafları arkasına saklamak senin nezaket kuralınsa, çok acayip bir nezaket anlayışın varmış, onu diyeyim. Ben sana hakaretler etsem, küfürler sıralasam ama bu cümlelere “Teori ortaya atacak olursam…” diye başlasam nazik mi olmuş olurum?

    —————————————————

    Bu tartışma biraz uzayacak gibi. 09 Temmuz 2008 tarihli günümün özeti gibi bir yazının altında da biraz ilgisiz duruyor. Eğer senin için de sakıncası yoksa yanıtını e-posta ile almak isterim, şuradan ulaşabilirsin. Buradan devam etmek istersen ederim ama hayatımın arşivi altında konuşulması gereken bir şey değil gibime geliyor bunlar.

    Not: Yorumunda istediğin düzenlemeyi yaptım. Olur böyle şeyler, söylemende sakınca yok.

  • Bilmeden Konuşur

    Bilmeden konuşuyorsunuz.

Program

  • Google Chrome - Windows: İnternet gezintilerinizi daha hızlı ve güvenli bir şekilde yapabilmeniz için geliştirilen pratik web tarayıcısı Google Chrome, sizlere kolay gezinti s..
  • Nokia Suite - Windows: Nokia cep telefonu kullanıcılarının telefondaki verilerini bilgisayarda yedekleyip senkronize edebilmeleri için hazırlanmış bir uygulama...
  • Freemake Video Downloader - Windows: YouTube, Google, Facebook, Vimeo gibi pek çok siteden video indirmenizi sağlayan Freemake Video Downloader HD desteği ve format dönüştürme seçenekler..
  • Freemake Video Converter - Windows: Freemake Video Converter ücretsiz bir video dönüştürücü olmanın yanında basit işlemler yapabileceğiniz bir editör...
  • Freemake Free Audio Converter - Windows: MP3, WMA, WAV, FLAC, AAC, M4A, OGG gibi tüm popüler ses formatlarını destekleyen yepyeni ve ücretsiz bir format dönüştürücü...
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT