01 Aralık 2006 tarihli günümün özeti

  • Türk Dili vizesinden çıkıp doğruca eve gittim. Derslere girmedim (N'oluyo lan?).
  • Palyaço olmak istedim. Bir ilan gördüm, telefonu cevap vermiyordu, ben de internetten adresini buldum. Adreste sadece Kocatepe Mahallesi yazıyordu, ben de kocaman Kocatepe Mahallesi'ni taramaya başladım. Başka bir organizasyon şirketi buldum, onlarla anlaştım, n'apayım yani.
  • Kocatepe Mahallesi gezisi dönüşünde bir adama yol sormak için durdum. Dükkanın başında bekleyen adama nasıl Kızılay'a gideceğimi sorduğumda bana bakıp "Ölecek misin?" dedi. Ben şaşkın bakarken bir daha sordu "Ölecek misin?" diye. "Ben Kızılay'a gidecektim" dedim tekrar, sonrasında adam tekrarladı sözünü, ama zaten o da "Yürüyecek misin?" diyormuş, onu anladım :D Ama adam öyle bir söyledi ki, "Yürücek misin?" der gibi.
  • Akşam Berk ile trenle Eskişehir'e gittik. Yolda;
    • Erke dönergecini konuştuk, güzelce dalga geçtik (Berke dönergeci, çerkez dönergeci vesaire).
    • İki önümdeki kızı öldürmemek için zor tuttum kendimi. Elinde bi' oyuncak bebek var, ağzındaki biberonu çıkarınca ağlamaya başlıyor bebek. Manyak çocuk da bebeğin ağzından alıp alıp duruyor biberonu. Annesi daha manyak, umursamıyor bile.
  • Eskişehir'e vardık!
  • Donas denen bir yer vardı Eskişehir'de, hayran kaldık. İzmit'ten Songül'le gelen Cihan da, ben de, Berk de bu Donas denen tavuklu patatesli dürüm gibi şeyi o kadar çok sevdik ki, ertesi iki günde de Donas krizleri geçirdik, gittik yedik rahatladık.
  • Şarap aldık. Şarap denen içkiyi ilk kez tattım (tattım değil de tattıktan sonra içmeye karar verdim) (çünkü şarabın tadını hiç sevmem). Etki etmedi ama kimseye, ilginç. Ha, midemi çok yaktı benim ama.
  • Gecenin körüne kadar da uyumadık.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Yarışma var!
Tepki Ver