11 Aralık 2009 tarihli günümün özeti
- 9'da uyandım.
- Monitörüm bozuldu! Daha doğrusu zaten bozuktu, arada sırada kapanıp tekrar açılıyordu ama bu sefer çok uzun süre kapanıp açılmaya başladı; ben de panikleyip monitörü bilgisayarcıya, tamire götürmeye karar verdim. Götürmez olaydım. Kollarım yorgunluktan bir süre tutmadı, zaten ağrıyan sırtım iyice dayanılmaz bir acı vermeye başladı, üstüne bir de bilgisayarcı, monitörün tamir olamayacağını söyledi! Süklüm püklüm eve döndüm.
- Yeni yeni sakinleşmiştim ki Avea'dan telefon geldi. Önceki gece bir tarife karışıklığından dolayı 26 kontörüm birden gitmişti; o konuda konuşmak için terbiyesiz mi terbiyesiz, saygısız mı saygısız bir müşteri temsilcisi (Meltem Aygül) çıktı karşıma. Durmadan sözümü kesti, ukala ukala imalarda bulundu ve daha fazla dayanamayıp sesimi olabildiğince yükselttim. Yalnız ilginçtir, ben hayatımda bu kadar terbiyeli bağırdığımı hatırlamıyorum :). Yan apartmanlardan duyulacak kadar yüksek sesle bağırırken "Siz benim sözümü kesmemelisiniz! Avea'nın adını kirletiyorsunuz! Müşteriye saygınız bu kadar mı?" cümlelerini kurabiliyordum. Neyse, konuşmanın sonunda kadının soyadını da aldım ve kapattıktan sonra tekrar Avea müşteri hizmetlerini arayıp kadını şikayet ettim. Kayıtlar falan her şey ortada zaten.
- S0nra öğle yemeğine oturdum. Tahmin edersiniz ki pek huzurlu bir öğle yemeği değildi. Babaannemi de o bağırış-çağırışa maruz bıraktığım için üzüldüm, ondan özür diledim.
- 4'te evden çıktım; Yıldız'a, HaberBeyi'nin ofisine gittim.
- Günün Olayı: Kısmetse pazartesi günü editörü olacağım haber sitesi HaberBeyi'nin
- DTP yüzünden 11'e 5 kala eve dönebildim :D. (Şaka tabii, acayip zevkliydi.) Döner dönmez, saat 11 olmadan hemen pide ısmarladım.
- Yerken bilgisayar başındaydım; bir elimle pide yerken diğer elimle de internette gezindim.
- Gece boyu ayaktaydım. Aslında 2 gibi yatmayı düşünüyordum ama tam bilgisayarı kapatacakken Fringe'in yeni yayımlanan bölümünü izlemediğimi fark ettim! Aceleyle yeni bölümü edinip izledim. Uyku düzenim tekrar bozulma tehlikesine girdi, biliyorum ama 2. sezonun en sağlam bölümünü izlemiş oldum.
- Sonra da yattım işte.
Günün Olayı: HaberBeyi!
DTP sayesinde görüşmeye gittiğim gün çok iyi bir izlenim vermiş oldum :) (Not düşeyim: Aslında DTP'nin kapatılmasını istemiyordum.) DTP kapatılır kapatılmaz Ahmet Türk'ün açıklamasını eşzamanlı olarak haber şeklinde girmeyi ve hatta siyasi yasak getirilen Taraf yazarı Orhan Miroğlu'yla röportaj yapmayı becerdim. (Hem DTP'yle, hem de Taraf denen yayınla görüşlerimin tamamen farklı olduğunu hatırlatmama gerek yok sanırım.) Harika bir deneyimdi.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayımlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayımladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Şu an 1500 küsur kişi Beyn'e abone. Yani Beyn'e bir yazı yazıldığında anında haberleri oluyor. Sen de abone olsana? (Tabii ki ücretsiz.)





