11 Eylül 2009 tarihli günümün özeti

  • 1 buçukta uyandım.
  • 2 buçuk gibi Erdem'lerle Anıtkabir'de buluştum; beraber Anıtkabir'i gezdik. Önceki gezişimden aklımda kalanları Erdem'lere anlattım.
  • Gezintimiz bittikten sonra AŞTİ'ye doğru yürüdük. Ben 15-20 dakikada varırız sanıyordum ama yanlış hesaplamışım; yarım saatte vardık AŞTİ'ye :). Bereket otobüslerinin kalkmasına daha yarım saat vardı.
  • Günün Olayı: 3 paket sigara imha ettim! Sigaraya başlayalı daha 3 ay olmuş dostum Ömer'in iyiliği için, AŞTİ'ye giderken aldığı sigarayı elinden alıp tüm sigaraları ortadan ikiye kırdım. Sonra bir paket daha aldı; onu da kırdım. Üçüncü paketi aldıktan sonra benden kaçmaya çalıştı ama yakalayıp, sigara paketini alıp onu da kırdım :). Elimden yaraladı ama olsun, ben de 60 sigaranın hayatına son verdim :D.
  • Erdem, Yuşa ve Ömer'i İzmit'e yolcu ettikten sonra ben de eve döndüm.
  • Yarım saat sonra da babaannemle beraber dışarı çıktık, Balıkçım'a gittik. Ne zamandır babaannemi Balıkçım'a götürmek istiyordum, bugüne nasipmiş :). İftarı orada ettik.
  • Harika bir iftar yemeğinin ardından 8 buçuk civarında eve döndük.
  • Fringe'in ilk sezonunun son iki bölümünü de izledim. Artık 17 Eylül 2009'da başlayacak 2. sezona hazırım :).
  • Biraz daha Braid oynadım. Siz oynamayın. Sakın oynamayın.
  • Sabah 7'de yattım.

Bugün ne öğrendim?

"Filistin askısı" neymiş, onu öğrendim. Bir de 12 Eylül zamanı uygulanan diğer işkenceleri. İzmir 78'liler Dayanışma ve Araştırma Derneği, "12 Eylül'ü Sergiliyoruz" adlı bir sergi açmış. Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi'nde sergileniyormuş. Maketlerle işkencelerin anlatıldığı serginin fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
Daha fazla Hayatımın Arşivi
10 Eylül 2009 tarihli günümün özeti

Bu sefer erken kalktım. Beşevler'de Arda'yla buluşup Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne gittik çünkü İzmit'ten gelen üç dostumuz Erdem, Ömer ve Yuşa bizi bekliyorlardı. Ömer (ki kendisi aslandır)...

Kapat