12 Ağustos 2011 tarihli günümün özeti

Bugün ne yaptım?

  • Sabah kalkıp, giyinip hemen evden çıktım ve Başkent Voleybol Salonu'na gittim.
  • Günün Olayı: Yıldız Bayanlar Dünya Voleybol Şampiyonası'nda görevliydim. Sabah 11'den akşam 9 buçuğa kadar orada görev yaptım.
  • Akşam 10 gibi eve döndüm.
  • Uyuyayım dedim, 12'ye çeyrek kala yatıp uyudum ama 1'de yine gözlerim açılıverdi.
  • Canım çekti diye The Pursuit of Happyness filmini izledim, sahurdan önce.
  • Sahurdan sonra da yatıp uyudum.

Günün Olayı: Voleybol şampiyonası (1. gün)

Yıldız Bayanlar Dünya Voleybol Şampiyonası

Ufak bir görev ama evde oturmaktan iyidir: 15'i ve 19'u hariç olmak üzere ayın 12'sinden 21'inin akşamına kadar Yıldız Bayanlar Dünya Voleybol Şampiyonası'nda görevliyim. Görevim, anlık olarak kaydedilen maç istatistiklerini belli aralıklarla (çoğunlukla set sonlarında, bazen sadece maç sonlarında) basına dağıtmak. Çok yorucu bir iş değil ama günde 10 saat kadar orada bulunmamı gerektiriyor.

Gün içerisinde göreve ve salona alıştım diyebilirim. Bugünlük maç sonlarında verilen P-2 belgelerini (ayrıntılı maç sonuçları diyelim) basın masalarına bir arkadaşla beraber dağıtıyoruz. Gelen ziyaretçi ve seyircileri "yönlendirme" görevindeki 4 arkadaşla daha muhabbeti kurduk; 6 arkadaş oradan oraya koşuşturuyoruz veya dinleniyoruz :).

Maçlar ise voleybolu bana biraz daha sevdirdi sanırım. Bugün 4 maç vardı:

  • Mısır ile Polonya arasında geçen maçı, Mısırlı arkadaşlar kusura bakmasın, Polonya takımı eze eze aldı. Bu maçta aynı zamanda görev arkadaşım Esin'den voleybolun bilmediğim bazı kurallarını da öğrendim.
  • ABD ile Porto Riko arasındaki maç da ABD'nin üstünlüğüyle sonuçlandı. (Tam da televizyondaki adamlar gibi konuştum.)
  • Sonrasında Türkiye ile Cezayir arasındaki maç vardı. Bu maçı da biz eze eze aldık.
  • Son olarak akşam 8'de başlayan Sırbistan - Çin maçı vardı. Bu maç çekişmeliydi ama üç seti de Çin aldı. Başta, yedeklerde bekleyen 18 numaralı oyuncu olmak üzere Çinli oyuncuların bilerek, rakibin moralini bozmak için kullandıkları "her türlü pozisyon sonrasında minimum 100 desibelle olabildiğince tiz çığlıklar atma" taktiği ise günün en gıcık detayıydı. Çinli dostlarıma buradan teşekkür etmek istiyorum.
  • Bu arada sadece son maç değil bütün maçlar, kazanan takımın 3-0'lık üstünlüğüyle bitti.

Güzel bir gündü. Yeni şeyler öğrendim, orucumu voleybol salonu binasının içerisindeki otelin şahane restoranında açtım, kulaklarım epey çınladı falan... Ama hem çalıştım, hem eğlendim.

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
Daha fazla Hayatımın Arşivi
11 Ağustos 2011 tarihli günümün özeti

Bugün ne yaptım? 1'de kalktım, kalkar kalkmaz evden çıktım. Sırf Kafe'ye gidip Yaşar hocamla buluştum. 1-2 saat kadar sohbet ettik. Sonra eve döndüm. Oray Eğin'in sitesini açtım, birkaç eski yazısını...

Kapat