12 Eylül 2010 tarihli günümün özeti

  • Yine rahatsız (yani sırt ağrılı) bir yolculuk sonrası Ankara'ya vardım.
  • Eve döndükten sonra bilgisayara şöyle bir göz attım. "Şöyle bir"den kastım da 2 saat falan işte.
  • 8 civarında seçmen kağıdımı alıp dışarı çıktım, oyumu kullanacağım ilköğretim okuluna gittim ve oyumu kullandım.
  • Sonra eve döndüm, yattım uyudum.
  • Uyandıktan sonra da, seçim yasakları bitene kadar bilgisayar başında oyalandım.
  • Günün Olayı: Referandum sonuçları 6 buçukta gelmeye başlarken ben çantamı hazırlıyordum. Yok, yurt dışına kaçmak için değil :D. Bodrum'a bilet almıştım ya, bugüne almıştım, onun için. Neyse, sonuç olarak "evet" çıktı. Ben üzüldüm, sevinen sevindi. Zafer turlarına başlamak isteyen arkadaşları buraya alalım :).
  • Şimdi de 1 saatten kısa sürede 5 gün özeti birden yazmış olmanın verdiği yorgunlukla çantamı hazırlamayı tamamlıyorum, çok istememe rağmen basketbol maçına bakmıyorum ve her şeyi tamamladıktan sonra Metro Turizm'in 10 buçuk otobüsüyle Bodrum'a, tatile gidiyorum :). Herkese hayırlı akşaml... Ha, pardon.

Not: Referandumdan "hayır" çıkmış olsaydı, inanın, "Oh be!" cümlesinden öte bir yorum yapmazdım.

İkinci Not: Canımın en sıkıldığı an, Kemal Kılıçdaroğlu'nun oy kullanamadığını öğrendiğim an oldu. Seçmen kaydına kaç haftadır niye bakmadın be adam?

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
Daha fazla Hayatımın Arşivi
11 Eylül 2010 tarihli günümün özeti

Tam 1'de uyandım. Ne güzel erken uyanıp duruyordum halbuki. (Aslında 1'de değil de 12 gibi uyandım ama 1'e kadar keyif yaptım.) Sıkıldım. Çok sıkıldım. Öyle böyle değil, acayip sıkıldım. Ama...

Kapat