12 Mart 2010 tarihli günümün özeti
Pek hatırlamak istemeyeceğim bir gün oldu bu.
- 12'ye 5 kala kalktım ve hemen üstümü değiştirip Kızılay'a, hep gittiğim kursa gittim.
- Öğrencimle başladığım ders, dershanenin ortağının (Adını-soyadını vermeye lüzum görmüyorum ama daha önceleri "abi" diye hitap ederdim. Şimdi sorsanız, çok daha farklı bir şekle dönüştü hitabım.) bana daha önceden duyduğunu düşündüğüm kininden ötürü önce öğrencimi, sonra beni kovması dolayısıyla yarım kaldı. (N'oldu peki? Adamın sorumsuz ve kindar davranışı yüzünden kursun adı kirlendi.) Neyse ki oradan ATİ Bilgisayar Kursu'na geçip dersi tamamlama fırsatımız oldu.
- Dersten sonra kendimi sokağa attım. Öfkem geçsin, yaşadığım şoku atlatayım diye epey yürüdüm. Öylesine yürüdüm yani. Kurtuluş'a, Kredi ve Yurtlar Kurumu'na gittim mesela; üniversite kredisi borcumu tekrar sorgulattım. 4 haneli sonucu öğrenince keyfim biraz daha kaçtı.
- Kurtuluş Parkı'na girip çekirdek aldım ve bir banka oturdum, uslu uslu müzik dinledim. Sakinleştim.
- ATİ'ye dönüp, orada unuttuğum çantamı aldım ve eve döndüm.
- Günüm kötü geçtiği için maalesef bir tek ben etkilenmedim. Babaanneme de, Ece'me de yersiz yere çıkıştım birer kere. Sonra özür diledim.
- Kurtuluş Parkı kısmı hariç, kötü bir gündü.
Bugün ne öğrendim?
- Kindarlığın nasıl fena sonuçlar doğurabileceğini gördüm. Gün bitti, sinirim geçti ve şimdi sadece "Yazıklar olsun." diyebiliyorum. Bir zamanlar çok saygı duyduğum bir insanın böyle çocukça bir davranışta bulunması... Yazıklar olsun.
- Üniversite kredisi borcumu da öğrendim. O daha fena koydu aslında.
Yarının eylem planı
- Beyn'e gün özeti haricinde bir yazı yazacağım.
- Yeni bir site açacağım. Belki buradan da duyururum
.