13 Nisan 2008 tarihli günümün özeti -
- Bu sefer 9'da değil, 10'da kalktım.
- Kahvaltıda yarım kete (Özlemişim kete denen muhteşem ekmeği.) ve yarım simit yedim.
- Hazırlanıp Nazire teyzemin pastanesine, Best Cafe & Patisserie'ye gittik.
- Orada birkaç saat oturduk, yemek yedik (brunch tipi) (Çok sosyeteyiz biz, ehe.), gazete okuduk, muhabbet ettik falan.
- Oradan eve döndük.
- 4'te tekrar evden çıkıp, aylardır ziyaret etmediğim Bircan teyzelere gittik. Yine aylardır ziyaret etmediğim Kemal dayılar da oradaydı. Güzel ve haklı bir fırça yedim.
- Bi' ara uyumaya karar verdim, iki saat mi ne uyuyuverdim.
- Uyandıktan sonra Kemal dayılara geçtik.
- Ankaraspor ile Fenerbahçe'nin maçını seyrettik. Tuttuğum takımın oynamadığı maçları çok seviyorum: İki tarafa da küfredebiliyor, hele bir de oynayan takımlardan biri Fenerbahçe'yse diğer takıma sempatiyle yaklaşabiliyorum. Nitekim bu maçta sempatiyi de aşan olumlu hisler besledim Ankaraspor'a. Şöyle ki; son atakta atılan golle Kemal dayım, ben ve kuzen Feyzi bağıra çağıra, hoplaya zıplaya Fenerbahçe'nin beraberliğini kutladık
. - Sonra eve döndüm.
- Yeni Beyn temasının son rötuşlarını da bitirdim (Aslında bir-iki tane kaldı.) ama tema hakkında yazacağım yazı da beni biraz uğraştıracak, bu yüzden yarına bıraktım. Aynı şekilde The Matrix üçlemesiyle The Animatrix'in tanıtımlarını da yarın yazacağım.
- İyi geceler.
1
aysema demiş ki:
"Kete" sözcüğü beni çocukluğuma götürdü. İnsan tek başına yer mi ? Birazını da davetsiz konukları için ayırmaz mı ?
Ankara buluşmanızı okudum. Çok keyifli anlaşılan. Kolay gelsin...
Teşekkürler aysema!
(14 Nisan 2008, 17:34)
2
Proofhead demiş ki:
Ah ah, uzun zamandır yemiyorum bende. Cidden bazı şeyleri bana da hatırlattı. Anneannem yapar çok güzel 
Teşekkürler Proofhead!
(14 Nisan 2008, 22:07)











