14 Eylül 2009 tarihli günümün özeti

  • Bu sefer de 9'da uyandım! Bu kadar güzel bir teknik geliştirebildiğime inanamıyorum :D. (Yarın veya sonraki gün anlatacağım tekniği.)
  • Ne var ki 11 gibi tekrar uykum geldi. Uyumak istediğimden değil ama uykumu alamadığımdan emin olduğum için (Sabah 6'da yatmıştım.) biraz daha uyudum. 2'de uyandım.
  • 5 buçuğa kadar evdeydim, bilgisayar başındaydım. Sonra dışarı, alışverişe çıktım.
  • Günün Olayı: Alışverişten döndüğümde, hayatımda ilk kez çarpıldığımı anladım! Şerefsizin teki arka cebimdeki iki onluğu, ben yürürken almayı başarmış bir şekilde! (Paranın bir kısmı dışarıdaydı; parayı düzgün yerleştirmemem ve onu o şekilde unutmam da benim hatam, benim utancım oldu.) Nasıl küfürler saydığımı hatırlamıyorum.
  • Akşama kadar moralim bozuktu. Akşam daha da bozuldu: Kredi ve Yurtlar Kurumu, kredi borcumun ertelenmesi talebimi reddetmiş! Şu 2008'de mi ne çıkan Sosyal Güvenlik Yasası yüzünden bir haftalığına kendimi bir yerde çalışıp SSK'ya kaydolmam gerekiyordu. (18 yaşından büyük olduğum için yasadışı bir şey yok, sakin olun. Yine de mecburi bir kurnazlık var.) Onu yapınca bu sefer 1 haftalık SSK kaydı yüzünden şimdi 4000 küsur lirayı gelecek aydan itibaren ödemem bekleniyor! Daha okulum devam ederken, daha adam gibi para kazandığım düzenli bir işim yokken!
  • Bu sıkıntılarla geçti akşamım. Ha, bir de hayatımda ilk kez Selvi Boylum Al Yazmalım'ı izledim. Bana kızmayın, 21 yıllık hayatımda bir kez bile denk gelmedim televizyonda! Şimdi bir şekilde edindim de izledim ama pek beğenmedim. Ne var? Beğenmedim işte! :)
  • Şimdi biraz rahatlamak için How I Met Your Mother izleyeceğim, sonra da kitap okuyup, sahuru edip yatacağım. İyi geceler.

Bugün ne öğrendim?

Orta halli gibi yaşayan ama orta halli bir yaşantı sürecek paraya sahip olmayan biri olduğumu anladım. İş bulsam neyse, iş veren yok ki anasını satayım? Kendim kuracağım işimi lan!

Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayımlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayımladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Şu an 1855 kişi Beyn'e abone. Yani Beyn'e bir yazı yazıldığında anında haberleri oluyor. Sen de abone olsana? (Tabii ki ücretsiz.)
Verilen Tepkiler

Selvi Boylum Al Yazmalım filmini bende beğenemedim bir türlü nedendir, niyedir diye sormadım güzel değilmiş :)

Abi geçmiş olsun, bu insanlar neden buldugunu çalarlar anlamam olmayan kafalarının yerine zahiri bir kafa taktırmışlar ama herzamanki gibi beyin koymayı unutmuş aşağılık sefil şerefsizler.

Son olarakda sıkıntılarının geçmesini umarım

SaygılaR :)

Teşekkürler turklerklani!

2. Volkan demiş ki; 19 Eylül 2009, 15:42

Kokuşmuş Amerikan dizi ve filmlerinden, kendi kültüründeki filmleri beğenmez oldun.

Teşekkürler Volkan!

3. Barış Ünver demiş ki; 19 Eylül 2009, 16:19

Yok onlardan değil, Türk dizileri hakikaten berbat diye: http://beyn.org/turk-dizileri-kaybetmeye-mahkumdur/

Ayrıca Türk filmlerini yabancı filmlerden üstün tutarım genellikle. Bir filmi beğenmedim diye mi böyle bir genelleme yapıverdin?

4. Volkan demiş ki; 19 Eylül 2009, 16:38

Son zamanlarda arkadaş grubuyla toplanıp film izliyoruz. ABD gençlik dizisi, ABD FBI dizileri vs. derken ben Ferzan Özpeteğin "Mükemmel Bir Gün" filmini aldım. Avrupa filmiydi.İzlemeye başladığımızda herkes bir başlangıç arıyordu. Yüksek bütçeli çekilmiş bir sahne filan.. Öyle bir olay gerçekleşmeyince filmi yarıda kapadık, başka bir film açtık. Herkes ABD yapımları ya da ABD yapımı benzeri filmlerin dışında (Türk bile olsa) film beğenmemeye başladı.

Bende Banu Avarı takip etmeye başladıktan sonra bu ABD filmlerinin çoğunda ABD milliyetçiliği ve kültürü entegre edildiğini farkettim. Hatta bu filmlerin arkadaşlar üzerindeki etkisiyle, Banu Avarın haklı olduğunu gördüm. Özellikle "Bear Pong" filminden sonra bizde böyle bir oyun oynayalım dedikten sonra... Araştırsak kendi topraklarımız yöresel, kültürel oyunlar çıkacak.

İşte bu düşüncelerim yüzünden genelleme yapacağıma direk sana yazdım.

Bu kadar ciddiye alacağını bilsem en başta uzun uzun açıklama yapardım.

Neyse artık whoise den oturduğum adresimi de öğrendin. Çay içmeyede gelirsin artık :D

Teşekkürler Volkan!

5. Barış Ünver demiş ki; 19 Eylül 2009, 19:08

Çok değil de azıcık alındım çünkü seninle tamamen aynı fikirdeyken eleştiri alıyorum :). "Çok Pis Film Tanıtırım" diye kategori var Beyn'de, oradaki yazılara bi' göz atarsan göreceksin ki aynen senin gibi düşünüyorum.

6. Volkan demiş ki; 20 Eylül 2009, 15:26

İlla özür bekliyon yani :D
Film tanıtımlarına göz attım, son zamanlarda Türk yapımı filmi izlemişsin (tabi izleyipte tanıtmadıklarında olabilir).
İzlediğin Amerikan ve Avrupa dizilerinin listesini yapsana bir :) Merak ettim Süper Baba'yı, Ekmek Teknesi'ni, Deli Yürek'i, İkinci Bahar'ı, Tatlı Hayat'ı izledin mi :) (kesin izlemedin demiyorum, gerçekten merak ettim)

Aslında ayrı yazı yazmayı düşünüyordum, burada yazmış oldum.

Sağolsun ABD filmleri bizlere hristiyan kültürünü (cenaze törenlerinde ölüyü defnetmeden önce konuşma yapıyolar ya :S), FBI-CIA ülke ve dünya üzerinde yapabilecekleri (MİT de işler nasıl yürür bilmezken FBI-CIA konusunda fikir sahibi olduk),sade vatandaş için özgür bir ülke olduğunu (insan hakları bakımından) ama hukuksal olarak cezaların ağır olduğunu (Prison Break'te ilk bölümde havaya 2 el ateş ediyordu 3 yıl hapis yatıyordu) iyi entegre etti. ABD filmlerinde gördüğümüz ayakkabı, kıyafet bizim yaşantımıza da etki etti.
Bunlar bize eziklik duygusu katarak ülkemizin gözümüzde küçülmesine sebep oldu.

Geçmişteki gerçek yaşanmış Türk yiğitlikleri, büyüklükleri, hikyaleri unuttuk, ABD'nin çakma film kahramanlarını anlatıyor, özeniyoruz.

Neyse sayfa dolusu oldu. Uzatmama gerek yok.

Selametle.

Teşekkürler Volkan!

Tepki Ver


   ÖNEMLİ:
  • Art arda yorum yapmak yasaktır.
  • Türkçe kurallarına uymayan yorumlar silinecektir.

 
 
Yukarı Çık XHTML CSS WordPress Alastyr