14 Kasım 2008 tarihli günümün özeti
- 9'da kalktım ama o kadar uykum vardı ki, alarmı kapatıp geri uyudum.
- Sonra babaannem uyandırdı, ondan uykumu açması için bir tane elma rica ettim. Getirdi ve ben onu uyurken yedim. Evet, aynen böyle oldu.
- Neyse, sonunda bir şekilde 12'de kalktım.
- Öğle yemeğinden sonra normalde kursa gitmem gerekiyordu ama Gazi Üniversitesi'nden öğrenci kimliği çıkartmam gereken gün de bugündü. Mecburen Gazi Üniversitesi'ne gittim.
- Yaklaşık 1 buçuk saatlik bir uğraştan sonra kartımı almayı başardım. İlk denememi yapmak üzere heyecanla üniversitenin girişlerindeki turnikeden kartımla çıkayım dedim, çıkamadım. Bozuk çıktı kart.
- Hüsranla eve döndüm. Sonradan tekrar çıkacağım için ve bu ay çok az param olduğundan ötürü işlerimi çok hızlı halledip (örneğin The Office'in yeni bölümünü çişi gelmiş çocuk gibi tedirginlikle izleyerek) evden hemen çıktım ve 45 dakikalık aktarma süresi dolmadan metroya yetişmeyi başardım - birkaç saniyeyle başardım diyebilirim, cidden. Yalnız metroya koşarken attığım depardan dolayı önce kusacak gibi oldum, sonra göğsüme kaçan (evet, göğsüme kaçan, ciğerlerime) tükürükleri çıkartmak için defalarca öksürdüm, bir de fena halde uykum geldi.
- Peki metroyla nereye gittim? Dün gittiğim berbere. Bu sefer saçlarımı kestirmeyi başardım. Gerçi ben adama düzeltmesini söylemiştim ama uyandığımda adam saçları yarı yarıya kısaltmıştı. Bu arada ilk kez bir berberde uyumuş oldum.
- Param az demiştim, bu yüzden sonraki durağım olan Kızılay'a metroyla değil, yürüyerek gittim. Orada Ömer Karapınar'la buluştum, Meşrutiyet Caddesi üzerindeki Aba Piknik'e gittik. Daha sonra Fatih Aktürk de geldi. Orada yemek yedikten sonra özlemle beklediğim süpersonik bir toplantıya, yeri yüzünden ayaklarımı sürüye sürüye gittim.
- Günün Olayı: Likemind Ankara buluşmasının Kasım 2008 buluşmasını yaptık, Starbucks'ta. Yaklaşık 20 kişiydik. Web 2.0, Web 3.0, inovasyon, internet girişimciliği, yatırım olanakları vb. hakkında, sanırım 2 buçuk saat boyunca hiç durmadan lak lak konuştuk :). Bu günün olayı benim açımdan üçe ayrılabilir:
- Likemind'ın kendisi :)
- Bir iş olanağının karşıma çıkmış olması (web tasarım hocalığı)
- Starbucks'a olan nefretimin azalışı
Üçüncü maddeyi okuyunca beni tanıyanlar şok oldular, itiraf etsinler :). Açıklayayım: En büyük boy kahve çeşitlerinden birini (günün kahvesi) 4 buçuk liraya aldım. Şimdi Starbucks'tan nefret etme sebebim, adamların 10 bin dükkanında uyguladıkları "akar su politikası". Borularda, su tuttukları tabaklarda bakteri kalmasın diye hiç durmadan akıttıkları suyla günde 23.4 milyon litre su harcıyorlarmış. (Kaynak: İngiliz The Sun gazetesi)
- Oradan çıktıktan sonra, YKM'nin önünde Berk, Miray ve Arda ile buluştum, beraber Maltepe'ye, tren garına yürüdük. Orada da Buket'le buluştuk ve...
- ...Eskişehir'den Ankara'yı ziyaret eden lise arkadaşımız Çiğdem'i karşıladık! :). Ve fakat maalesef Beyn'in taşınmasıyla uğraşmak üzere eve dönmem gerekti.
- Sonra eve döndüm. Dreamhost'un manyaklıklarıyla uğraşmaya devam ettim, Beyn'i taşımak için biraz daha uğraştım. Beyn'in bir-iki günlüğüne kapanacağını bildiren bir yazı yazdım. Şimdi mutluyum çünkü Beyn hiç kapalı kalmadı, yalnızca bir-iki saatliğine bozuk karakterlerle çıktı :).
- 2 gibi de yattım.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler
1. dj.turkmaster demiş ki;
17 Kasım 2008, 19:18
3.madde süpermiş :D Bundan sonra doctus buluşmaları starbucksta. Ben sana o kadar starbucks sevgisini aşılamaya çalıştım =) Demek kısmet bugünemiş :)
2. aykut(networkgenci) demiş ki;
17 Kasım 2008, 21:24
bencede guzel bir bulusmaydi, aralik ayinda bekliyoruz seni baris yeniden:)






