16 Kasım 2008 tarihli günümün özeti
- 9'da kalktım. Sınav için o kadar heyecanlıydım ki geri yattım.
- 11 civarında kalktım. 12'ye doğru öğle yemeği yedim, 12 buçuk gibi de çıktım.
- Günün Olayı: Saat 2'deki sınava gittim.
- Televizyonunu yeni açan seyirciler için neden bu sınava girdiğimi anlatayım: Kaydolduğum bilgisayar kursuna kaydolma sebebim, Yenimahalle Belediyesi'nin Avrupa Birliği'nden gelen bir hibe ile başlattığı "yurt dışında eğitim" projesiydi. Bu projeye dahil olabilmek için de bir sınavdan geçmek gerekiyordu ki o sınav da bu sınav.
- Sınav başlamadan, saat 1'i çeyrek geçe gibi oradaydım - sınav yerini (Yenimahalle Belediye Tiyatrosu) bulamam diye erken çıktım ama lak diye buldum. Belediye binasının bitişiğindeymiş.
- Tiyatro salonunda birkaç çocuk ve hocaları, mehter marşları falan çalıyorlardı. Bizler (sınavı bekleyenler) de en az çocuklar kadar güldük.
- Sınavın içeriğini, sınav başlamadan önce öğrendim :D. Ben bilgisayar, İngilizce falan beklerken havada uçuşan notlardan anladım ki sınavda bilgisayardan 10 soru varmış, İngilizce yokmuş, geriye kalan 30 soru da Avrupa Birliği ve Yenimahalle Belediyesi hakkındaymış. Bilen birinden hemen en önemli bilgileri edindim, sonra zaten saat 2 oldu.
- Saat 2 oldu ama sınav hemen başlamadı. İlk 40 dakikada bu projenin koordinatörü Mustafa Ali Belek projeyi anlattı ve önceki yıllarda bu proje dahilinde yurt dışına giden üç kişi konuştu. Mustafa beyin anlattıklarından anladım ki bu proje beklediğimden daha büyük, daha süper bir projeymiş:
- Öncelikle, aldığımız eğitim kağıtta yazdığı gibi "yönetici asistanlığı eğitimi" değil, "web tasarım eğitimi"ymiş. Bu beni haliyle deli gibi sevindirdi.
- Sonralıkla, örneğin Almanya'ya gidersek Almanca eğitimi verilecekmiş. Proje süresi kısa (25 gün) ama o sürede öğreneceğimiz dili konuşmak için yeterli dil eğitimini alabiliyormuşuz. Eh; öğrenilecek dili, o dilin ana dil olduğu bir ülkede öğrenmek tabii daha hızlı olacaktır :).
- Ve en güzeli, projede üstün başarı sergileyen kişilere AB ülkelerinde serbest dolaşım ve çalışma hakkı kazandıracak bir belge verilebiliyormuş. Bunu duyunca araba farlarına bakan tavşanlara döndüm.
- Sınav orta şeker geçti. Alnımdan soğuk terler boşanmadı ama çok zorlandığım sorular oldu. Örneğin 5. Geleneksel Aşıklar Festivali'nin nerede yapıldığını bilemedim.
- Sınavdan sonra eve döndüm. Feyyaz amcamla Belkıs yengem gelmiş, onlara merhaba dedim ve bir şeyler atıştırıp bilgisayar başına oturdum.
- Bilgisayar başına oturup Doctus'u açınca bugünün üçüncü Doctus buluşmasının yapılacağı gün olduğunu fark ettim ve buluşmaya yarım saat kaldığını görüp evden çıkmak üzere bilgisayarı kapattım.
- Akşam saat tam 5'te Pizzeria'daydım. Biraz aç olduğum için 6'ya kadar bekledim, 6'da -Doctus'tan bir arkadaşla- Aba Piknik'e gidip karnımı doyurdum.
- Buluşma genel olarak pek güzeldi de ders çalışmak için eve dönmek isteyince, haliyle Doctus'çuların aklına bilgisayar geldiği için (ehe), bilgisayar oynamak için eve dönmek istediğim düşünüldü, ne desem fayda etmedi. Ben de kaderime yenilip orada kaldım.
- 9 buçuk gibi dağıldık, eve döndüm.
- Biraz yemek yedim, sonra derse oturdum. Biraz tarih çalıştım. Biraz dediğim yarım saat. Yani iyi ki kalmışım Pizzeria'da :).
- Gecenin köründe yattım.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayımlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayımladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Şu an 1823 kişi Beyn'e abone. Yani Beyn'e bir yazı yazıldığında anında haberleri oluyor. Sen de abone olsana? (Tabii ki ücretsiz.)





