16 Mart 2008 tarihli günümün özeti -

Günümün özetinden önce dün gecemin özetini anlatmak istiyorum:

  • Bir-iki kere daha uyanmıştım ama hafif bir mide bulantısı ve dayanılmaz bir titremeyle (zangır zangır) uyandığımda saat 5 buçuktu.
  • Tuvalete gittim. Affedersiniz tuvaletimi yaparken bile zangır zangır titrediğimden dolayı alaturka tuvalette hedefi tutturmam biraz zor oldu gulucuk.
  • Hayatımda daha önce hiç bu şekilde bir hastalıkla karşılaşmadığım için tuvaletten sonra babaannemin yanına gittim, uyandırdım. Üşütmenin bir başka çeşidiymiş.
  • Babaannem nane-limon kaynatmak üzere mutfağa geçerken ben de odama geçip üstüme kat kat giysi giymeye başladım. Daha önce karşılaşmadığım ikinci bir gariplik vardı: Kolumu bile kaldıramayacak kadar halsizdim! Yok, deyim anlamında değil, gerçekten kolumu kaldırmaya çalışınca üç saniye kadar havada tutabiliyordum kolumu, sonra düşüyordu! Bir şekilde giyinmeyi başardım - en zoru çorapları giymekti.
  • Babaannem elinde nane-limonla geldikten sonra nedense mide bulantımın şiddeti arttı. Derhal kusmam gerektiğini anlayıp diyaframdan nefes almaya, vücudumu farklı pozisyonlara getirip mide bulantımı doruk noktasına ulaştırmaya çalıştım. Başardım ve kustum. Ardından temizlenip (burun ve boğaz) nane-limonumu içtim. Sonra da yorganıma sıkı sıkı sarılarak yattım.

Ve günümün özeti:

  • Dokuz buçukta kalktım, saat 10'da başlayacak olan TGB Ankara Şubesi 1. Kurultayı'na gitmek istedim ama giyinirken hala halsiz olduğumu ve başımın fena halde ağrıdığını fark ettim. Arkadaşım Fatih'e hastalığımı haber verip gelemeyeceğim için özür diledim. Sonra da bir dilim kızarmış ekmek yedim ve geri yattım.
  • 2 buçukta -baş ve kol ağrıları haricinde- tamamen iyileşmiş olarak uyandım. Hayatımda gördüğüm en acayip rüyaları gördüm ama ya hatırlamadığım, ya da bölük pörçük hatırladığım için Rüyalarım kategorisine yeni bir yazı giremedim.
  • Bir süre bilgisayarı açmadım, başımın ağrısını artıracağını düşündüm. Fethullah Gülen ve 40 Yıllık Serüveni kitabını okumaya başladım. Yazım hatalarıyla dolu olsa da içerik yönünden güven veren bir kitap.
  • Gün boyu evde oturmaktan sıkılan bir hasta tipine yakışır bir biçimde babaannemden bana bir şeyler aldırmasını istedim. Akşam gazetesini her ihtimalde alacaktım, bir de yoğurt istedi babaannem. Bir de kutu kola, ishalime iyi gelsin diye.
  • Dışarıda Güngör marka yoğurt arayıp (babaannemle benim en sevdiğimiz yoğurt markası) uzun süre oyalandım. Ne yazık ki bulamadım, onun yerine Pınar yoğurt alıp kola ve Akşam ile eve döndüm.
  • Eve döndükten sonra akşam yemeğine kadar ve akşam yemeğinden sonra gecenin bu saatine kadar bilgisayar başından kalkmadım. Götüm de bu duruma bağışıklık kazanmış olmalı ki büyümeyi, yayılmayı bıraktı.
  • Caesar 3'te bir bölüm daha atladım. Yeni geçtiğim bölümde yerlilerin toprakları üzerine şehir kuracakmışım. Hayırlısı.
  • 2 buçukta uyandığım için bugün biraz daha geç yatıyorum. İyi geceler.
1 hacer demiş ki:

hergün düzenli olarak beyn okuyunca yazma ihtiyacı duydum hemde içimden geldi.geçmiş olsun beyn yazarıgulucuk))

Teşekkürler hacer! (17 Mart 2008, 21:07)
2 Barış Ünver demiş ki:

Teşekkürler Hacer gulucuk.

Teşekk... Dur lan, benim bu? (17 Mart 2008, 21:08)
3 zeynepp demiş ki:

yaw su hedefı tuttrma olayına cok guldum barıs ben de gecnlerde zum oldum alaturkada hedefı sasırmdm resmen ıcıne dustumgulucuk

Teşekkürler zeynepp! (17 Mart 2008, 23:47)
Yorum Yap