18 Ağustos 2008 tarihli günümün özeti

  • Önce 11 gibi, geri yattıktan sonra da 1 gibi uyandım.
  • Kahvaltımı, ne zamandır gitmediğim Kayseri Sofrası'nda ettim, ne zamandır yemediğim yağlamadan yedim. Arada parmaklarımı da yedim maalesef, bu günümün özetini yazmak için adam tuttum bu yüzden.
  • Oradan NCity'ye geçip annemle buluştum. O bana LCW'dan iki tişört aldı, ben de ona (artık para kazanıyorum ya) Mavi Bilgisayar'dan 2GB'lık parmak bellek aldım.
  • Oradan eve geçtim ben. Bir süre evde vakit öldürdükten sonra tekrar dışarı çıkıp Buket'le buluştum.
  • Sanıyorum aylardır görüşmüyorduk Buket'le, buluşmamız çok iyi oldu çünkü ne zamandır dertleşmemiştim fahri kardeşimle :D. 45 dakika kadar vaktimiz vardı, hızlı dertleştik bu sefer. Onun derdi yoktu gerçi. Ben de pek dertli sayılmam artık, derdimde usanma evresindeyim ve zaten o evre de tamamlanmak üzere.
  • 6 buçukta ayrıldık, Özgür'le buluşup bizim eve gittik. Babam da eve gelmişti, Şirinyalı'ya gidecektik. Önce alışveriş yapmamız gerektiğinden dolayı Outlet Center'daki Migros'a gittik - oraya kadar gittik çünkü elimizde 10 liralık hediye çeki vardı :).
  • Alışverişten sonra Şirinyalı'ya gittik.
  • Günün Olayı: Bir süre sonra da yine kuzenim, Özgür'ün kardeşi Özge Kavurmacıoğlu (şu haberde en alt fotoğraftaki süpersonik cengâver), basketbolda bir Avrupa şampiyonası için ülkemizi temsil ettiği Polonya'dan döndü! Yaşına göre manyak gibi oynayan sülalemizin spordaki gurur kaynağını ilerleyen aylarda ve/veya yıllarda daha fazla duyacağımızdan öylesine eminim ki, bu yazıdan itibaren onun ismini yazının etiketleri kısmına ekliyorum. İnsan isimlerinden yalnızca ünlü isimlerini yazılarıma etiket olarak eklediğimi unutmayın.
  • Akşam yemeğinden ve akşam muhabbetinden sonra uyuyayım dedim, bir-iki saat uyudum.
  • 11 civarı kalktım, bizimkiler kağıt oynuyorlardı. Bitirdikten sonra babam, Özgür ve ben İzmit'e döndük.
  • Teke Tek'i izledim. Konuklardan biri Nuray Mert adlı bir yazar (ve öğretim görevlisi) idi. Kadın öylesine mantıklı konuştu ki, daha izlemeye başlayalı 10 dakika falan olmadan kadını kafamdaki okunacaklar listesine ekledim. Henüz emin olmamakla birlikte size de tavsiye ederim.
  • Sonra da yine Kanal 1'de My Boss's Daughter diye eğlenceli(k) bir film vardı, onu izledim.
  • Şimdi de yatıyorum, iyi geceler.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler

Yağlama diyince ben de coştum burda vallaha. 2 gün önce de ben yemiştim, söylemesi ayıp annem süper yapar da, gobeeem çatlayana kadar yerim. Yağlamayı tatmayanlar çok şey kaçırıyor hayatında. Bi de Kayseri sofrasında Ananın Yeri'nin muhteşem ketesini öneririm (İsim biraz garip ama mamulleri süperdir :D)

2. onurr demiş ki; 19 Ağustos 2008, 17:06

Seninkisi torpil :D.

parmak bellek ne be Barış, usb, flash,çubuk bellekten sonra şimdide parmak bellek mi oldu.bu cihazlara bi düzgün isim bulamadılar yaw :)

Bu kullanılan bir terim yav, en Türkçesi diye bunu kullanırım ben hep :).

Tepki Ver