18 Aralık 2008 tarihli günümün özeti
- Sabah biraz geç kalktık, ama kahvaltı etmeden çıkıp Almanca dersine geç kalmamayı başardık.
- Ders her zamanki gibi güzeldi, kolaydı
. "En sevdiğim..." kalıbını öğrendik. Örneğin: Mein Lieblingsauto ist Audi. (En sevdiğim araba Audi.)
- Dersten sonra dünkü gibi börek yemeye gittik. Bu sefer daha bir iştahla yedim böreği. Kahvaltı etmeyince öyle oluyor
.
- Bugün hastaydım, hastalıkla uğraştım. Eve dönünce arkadaşım Gürkan'dan bir antibiyotik aldım, bir de kendi getirdiğim ilaçtan (Oledro) içtim. Akşama doğru düzeldim gibi.
- Akşam yemeğinden önce biraz uyudum. İlk uyandığımda karnım da ağrıyordu, daha çok hasta olacağımı düşünüp korktum, biraz daha uyudum.
- Akşam yemeğinden sonra hızla eve döndüm çünkü Türkiye saatine göre sekizde, buranın saatine göre yedide Teke Tek başlamıştı ve Melih Gökçek konuktu! Bu sefer aklıma kazınanlar az:
- Melih Gökçek, doğalgaz abonelerinden 150'şer dolar yüksek ücret aldığını kabul etti.
- Melih Gökçek, bir kez daha kumpasa getirildiğini, Uğur Dündar'la Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine oyun oynadığını iddia etti.
- Melih Gökçek, Uğur Dündar'ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığına adaylığını koycağını iddia etti
.
- Melih Gökçek, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir iddiasını haklı ve doğru bir şekilde yalanlamayı (fakat aynı zamanda doğrulamayı) başarırken arada kendi iddiasını da yalanladı (fakat aynı zamanda doğruladı). Şu 224 dolar (veya 163 avro) olayı. Melih Gökçek bu sayaçları 224 dolara değil, 63 avroya aldığını söylemişti ya, Fatih Altaylı biraz sıkıştırınca anlaşıldı ki sayaçlar ilk alınırken (1994) ilk partiyi 224 dolara, son alınışında da (2008) son partiyi 63 avroya satın almış. (Buradan programı ve programın özet yazısını ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.) Yani iki taraf da hem haklı, hem haksız çünkü iki taraf da bütün satın alınan sayaçların kendi iddia ettikleri fiyattan aldıklarını söylemişti.
- Programdan sonra biraz daha bilgisayar başında oyalandım, sonra bilgisayarı kapatıp kitap okumaya (Derin PKK) başladım. Kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim; hem okunması kolay bir kitap, hem de -daha önce de belirttiğim gibi- meseleye çok çok farklı bir açıdan yaklaşıyor.
- Kitabı okumamın amacı uykumun bir türlü gelmemesiydi. Geldikten sonra yattım. Yattığımda saat 1 buçuk civarıydı sanırım.
Bu adresten aralık ayı boyunca Viyana'da çektiğim fotoğraflarımı takip edebilirsiniz .
07 Şubat 2012 tarihli günümün özeti