18 Ocak 2009 tarihli günümün özeti
- Günün Olayı: Zehirlendim! Dün gece yediğim tantuniler -tahmin ediyorum yağından dolayı- beni zehirledi
. Sabah saat 6'da inleyerek uyandığımda anladım bunu
. Ufak bir hesap yapıp zaten boğazıma yaklaşmakta olduğunu hissettiğim bol asitli tantuni parçalarını (İğrencim, ne var?) hızlıca kalkarsam yakınımdaki çöp kutusuna boşaltabileceğimi düşündüm. Nitekim öyle oldu. Her şey bittikten sonra gargara yaptım, canımın içi babaannemin uyanıp yaptığı nane-limonu içtim, dişlerimi fırçaladım ve geri yattım.
- 8 buçukta tekrar kalktım. Tekrar dişlerimi fırçalama ihtiyacı hissettim.
- Kahvaltıdan sonra bir kez daha fırçaladım dişlerimi. Dişlerim hala gıcırdıyordu.
- Neyse, 9 buçuğa doğru ATİ Bilgisayar Kursu'na gitmek üzere yola çıktım. İlk kez öğretmenlik yapacak, İngilizce dersi verecek olduğum için hafif bir heyecan vardı
.
- Günün olayı ilk kez öğretmenlik yapmam olamadı çünkü öğrenci gelmedi
. Önceki öğretmeninin kayboluşundan haberdarmış ama onun yerine beni bulduklarından haberdar değilmiş, o yüzden gelmemiş. "Sağlık olsun." deyip eve döndüm. Heyecanım da bir günlüğüne geçti
.
- Eve dönünce, öğle yemeğinden önce biraz uyudum.
- Öğle yemeğinden sonra saat 2 buçuğa kadar Left 4 Dead oynadım. Günlerdir oynamıyordum, özlemişim
.
- Sonra da dışarı çıkıp 3E Restaurant & Cafe'de Ömer'le buluştum. WordPress hakkında birkaç sorunu varmış, onları konuştuk.
- Daha sonra ATİ Bilgisayar Kursu'na gittik. Zafer abi bana bugün veremediğim dersi yarın vereceğimi söyledi, Erkut da Ömer'le bana dün bahsettiğim sertifika programı konusunun ayrıntılarını anlattı.
- Oradan Starbucks'a geçtik. Ben -özellikle İsrail'in son hayvanlığından sonra- istemeye istemeye gittim, sonra da orada buluştuğumuz Aykut'la arkadaşını (Hamdi Kavak) "Açım ben." yalanıyla kandırıp (Ömer de yardım etti, sağ olsun
.) dışarı çıktık. Ben eve döndüm, Ömer'ler yemeğe gittiler
.
- Eve döndükten sonra beş-on dakika evde durup dışarı çıktım, ASEM'den -ne zamandır buluşmadığım, pek özlediğim- arkadaşım Dilber'le buluştum.
- Dünkü planımıza sadık kalarak önce yemek yedik, sonra da Büyülü Fener'e geçip hayranı olduğumuz Jim Carrey'nin Yes Man adlı yeni filmine girdik.
- Uzun bir aradan sonra nihayet Beyn'de tanıtacağım bir başka film izlemiş oldum
. Şimdiden özetleyeyim: Süperdi lan!
- Eve dönmeden bir de Best Kitabevi'ne girdik. Kitabevlerine dayanıksızım ya, cebimde az para olduğu halde Bursa Nutku'yla ilgili bir kitap aldım. (Tam adı: Atatürk'ün Gizlenen Bursa Nutku) Bu konuda en ayrıntılı incelemeyi yaptığını iddia eden Reşit Ülker kitapta bu nutkun gerçekliğiyle ilgili tüm tez ve antitezlere yer verip nutkun gerçekliğini ve kendisini de incelemiş. Bu özeti yazdıktan sonra okumaya başlayacağım, zaten büyük bir kitap değil: 160 sayfa.
- Eve döndükten sonra biraz internette gezinip, daha sonra o anda başladığını -içeriden- duyup Anında Görüntü Show'u açtım. Sonra sıkılıp kapattım.
- Biraz daha Left 4 Dead oynadım. Çok özlemişim
.
- Birazdan dişlerimi fırçalayıp yatacağım. (Dişlerim hala gıcırdıyor, çıkan asit çok sertmiş sanırım.) İyi geceler.
(Uzun süredir bu kadar dolu bir gün geçirmiyordum, özetin uzunluğuna bakarak da görebiliyorum bunu. Hehey, yaşasın.)
07 Şubat 2012 tarihli günümün özeti