19 Ekim 2010 tarihli günümün özeti

  • Bir Tenor AranıyorYine 12 buçukta uyandım.
  • Two and a Half Men'in yeni bölümü çıkmış, onu izledim. Artık iyice sıktı bu dizi ama sırf 8 sezondur izliyorum diye izliyorum işte.
  • 3 civarında evden çıktım, Liderlik Okulu'nun ofisine gittim; Erkut'la sohbet ettik.
  • Oradan avukatımın ofisine geçtim, biraz da orada sohbet ettim :).
  • Sonra Ulus'a geçtim, Gülizar'la buluştum.
  • Günün Olayı: Çoook uzun bir aradan sonra "harbi" bir sanat etkinliğine katıldım - insanın sevgilisi sanatçı olunca böyle oluyor :). Resim ve Heykel Müzesi'nde, yanda ufak bir posterini gördüğünüz Bir Tenor Aranıyor adlı müzikali izledik. Konuşmaları ("Neler oluyor Tanrı aşkına, bu nasıl bir rezalettir kuzum?" gibi) önce yadırgadım ama müzikalin havasına girince geçti :). Tam arkamda, telefonumla fotoğraf çekmeye yeltendiğim için "A-aaa, ne kadar ayıp?" diye fısıldayan ama iki perde boyunca aynı fısıltıyla birbirleriyle konuşan teyzeler keyfimi biraz baltalasa da sevdim oyunu :).
  • Müzikalden sonra Kızılay'a yürüdük, orada bir kafede çay falan içtik. 11 civarında Gülizar'ı otobüse bindirdikten sonra ben de metroya binip eve döndüm.
  • How I Met Your Mother'ın da yeni bölümü çıkmış, onu da izledim.
  • Vaktim olsa Grown Ups filmini izlemek isterdim ama saat 4'e geliyor artık. Yatıyorum; iyi geceler.
Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
Daha fazla Hayatımın Arşivi
zaytung-metro-reklamlarinda1
18 Ekim 2010 tarihli günümün özeti

12 buçukta uyandım. Avukatımın yanına gittim. 3 buçuk gibi Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne geçtik. Orada ifade verdim. (Sanırım yasal olarak ayrıntı vermem mümkün değil, kusura bakmayın. İşler hallolunca, konuyla ilgili bir...

Kapat