20 Ağustos 2009 tarihli günümün özeti

  • 10'da uyandım.
  • ATİ Bilgisayar Kursu'na, dersime gittim. 12'de başlayıp 2'ye çeyrek kala bitirdik.
  • Günün Olayı: Dostum Çiğdem geldi Ankara'ya! Kendisi bu dönem ERASMUS ile 5 aylığına İspanya'ya gidecek, o yüzden Ankara'ya vize almaya mı ne gelmiş. Yanında da Büke diye bir arkadaş getirmiş :). Bunu tek maddede geçemem elbette:
    • Dost Kitabevi önünde buluştuk. Kendisin sıkıca sarılıp hafiften boğarak özlemimi fiziksel olarak betimlemiş oldum.
    • Dün gittiğim ama adını almayı unuttuğum kafeye oturduk. Bu sefer ismi aklıma kazıdım haliyle: Araf Kafe. O şahane limonatalardan birer tane tükettik. Bir de ben iki sandviç yedim.
    • Yalnız gündüz vakti oranın yaş ortalaması biraz düşüyormuş, onu fark ettik :). Yanımızdaki masada dört tane 18 yaş altı ergen kız 2 saat kadar "Ay ben aşık değilim sadece seviyorum.", "Aşk nedir ha, nedir?" gibi cümlelerle neredeyse can vermemize sebep oldu. Bir de "hoşlantı" diye yeni bir kelime duyduk. Fena bir tecrübeydi.
    • Tavla oynadık. Ben tavlayı pek sevmem, o yüzden Çiğdem'le bir el oynadım sadece. Çiğdem'le Büke de bir-iki el oynadılar ama onlar oynarken taşları çaldım durdum sıkıntıdan :D.
    • Bir ara duvardaki "I don't like reggae." yazısına takıldım, "reggae"nin "raggae" diye yazıldığını iddia ettim. Çiğdem iddiama ortak oldu ve sonra doğrusunun "reggae" olduğunu öğrendikten sonra Çiğdem'in bir birasını ben ödemek zorunda kaldım.
    • Neyse ki ilerideki bir tartışmada Çiğdem de "Etrüsk" kelimesinin "Etrüks" diye yazıldığını iddia etti ve bira ısmarlamaktan kurtuldum :D.
    • Oradan çıkıp Dost Kitabevi'ne geçtik tekrar. Bu sefer kitap bakmaya girdik. Kitabevlerinin insanları transa geçirdiğini 3 kitap (CIA'nın Muteber Adamı, CFR: Dış İlişkiler Konseyi, Erdoğan Operasyonu) alarak kanıtladım. Ne ara aldığımı bile hatırlamıyorum! :D
    • Sonra yemek yemeye gittik. O ara aramza Berk de katılmış oldu.
    • Akşam Büke'yi Bodrum'a yolcu ettikten sonra Araf Kafe'ye dönüp içmeye devam ettik. Bu saatlerde Berk'in hatırlatmasıyla bu gece oruç tutmaya niyetlenemeyeceğimi fark ettim. Salağım, ondan unutmuşum.
    • Üç arkadaş akşam boyu sohbet ettik. 11'e yirmi kala kalktık.
    • Berk evine döndü, ben de Çiğdem'i Eskişehir trenine bindirip eve döndüm.
  • Eve döndüğümde saat 12'yi geçiyordu. Bilgisayara geçtim.
  • Bugünün özetini yazmak biraz uzun sürdü :). İyi geceler.

Bugün ne öğrendim?

Çiğdem'i çoook uzun süredir görmediğimi ve onu ne kadar özlediğimi fark ettim. İspanya'ya gidince seni daha çok özleyeceğim kanka!

Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
Daha fazla Hayatımın Arşivi
19 Ağustos 2009 tarihli günümün özeti

Bu sefer 12 buçukta kalktım. Bugün dersim yoktu. Haziran ve temmuz aylarındaki sıkıcı günlere geri dönmüş gibiydim. 5'e kadar evde, bilgisayar başında pinekledim. 5'te çıkıp alışveriş yaptım. Sonra eve döndüm....

Kapat