20 Eylül 2009 tarihli günümün özeti
- 9 buçuk gibi uyandım. 5'te yatmıştım ama ayılık etmeyeyim, bayramdı be!
- Aslında bayramın ilk gününe göre son derece sakin bir gün geçirdim. Daha doğrusu geçirdik. Akşam yemeği bitene kadar evden çıkmadık mesela. Hatta ben uyuyacak zaman bile buldum. (Uykucu olduğum gelmesin aklınıza; Ramazan ayı boyunca sahurdan sonra yattığım için 9 buçukta kalkıp gün boyu ayakta duramazdım daha ilk günden. Geçiş dönemine girdim sadece.) Bizim aile, amcamlar ve babaannem günü çoğunlukla evde geçirdik; akşam yemeğini de evde yedik.
- Akşam yemeğinden sonra da ailecek Nazire teyzemlere gittik. Arkalarından konuşmak pek hoş olmayacak ama Nazire teyzenin çok acayip arkadaşları vardı evde. 1 buçuk saat kadar onlar kağıt oynarken sürekli birbirleriyle "daha iyi İngilizce konuşma" yarışı yapmalarını nefes almadan izledim. Daha doğrusu nefes alamadım, ciddi ciddi nefes darlığı çektim. Hele bir tanesi bir anda Jingle Bells'i başından sonuna kadar berbat bir telaffuzla söylemeye başlayınca öleceğimi sandım. İngilizce özentiliği çok çok fena bir şey.
- Bereket daha sonra Kemal dayımlar da geldi, sürpriz yapıp. Yoksa eve dönecektik. Kalıp hem dayımlarla sohbet ettik, hem basket maçını seyrettik, hem de evdeki kediyle (Garfi) oynadık.
- Sonra eve döndük.
- Gece herkes yattı, sonra ben de yattım.
22 Mayıs 2012 tarihli günümün özeti