BEYN

2002'den 2009'a: Bir tablo...

Akşamüstü annem bana bir yazı yollamış, "7 yıl öncesi tablo ve 7 yıl sonrası dehşet bilanço" diye. Yeniçağ gazetesinden Sabahattin Önkibar, 30 Ağustos 2009 tarihinde yazmış yazıyı. Buradan okuyabilirsiniz.

Yazıyı okurken bilgilerin bazılarının doğru olduğunu biliyordum ama bazılarından emin değildim. Araştırayım dedim; daha sonra araştırmayı iyice genişletip birkaç saat internette dolandım ve TÜİK başta olmak üzere birçok kaynaktan yararlanarak şu tabloyu elde ettim:

2002'den 2009'a AKP

Sanıyorum tablo kendi kendini anlatıyor.

Ufak da bir not düşeyim: AKP'yi ilk iktidarına getiren ekonomik kriz sırasında, 2001 sonunda işsizlik oranı %10,3 idi. Şimdiki "teğet geçen kriz"de işsizlik oranı %13,0; üstelik bu yüzdenin içine "iş aramaktan vazgeçen umutsuz kitle" dahil değil. Onları da katınca işsizlik %19'a, işsiz sayısı da tablodaki 3.269.000'den 5.147.000 kişiye çıkıyor!

Kullandığım kaynaklar:

  • Türkiye İstatistik Kurumu: Birçok istatistiki bilgiyi buradaki sayfalarda yaptığım işlemlerle aldım. Veriler dinamik bir sistemde tutulduğu ve dinamik veriler dosyalar halinde sunulduğu için bilgilere direkt bağlantı veremiyorum.
  • HaberVitrini.com'dan bir haber: 2002 yılında nüfus sayımı olmadığından ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ne henüz geçilmediği için 2002 yılı nüfusunu bu haberden aldım. Bir haber de Hürriyet'te var.
  • Milli Gazete'den bir haber: ANKA'nın TÜİK raporundan (2009 Haziran Dönemi) yaptığı hesaplamayla gerçek işsiz sayısının bulunduğu haber.
  • Radikal'den bir haber: 2002 yılı kasım ayı açlık ve yoksulluk sınırları bilgilerini bu haberden edindim.
  • HaberAjans'tan bir haber: 2009 yılı ağustos ayı açlık ve yoksulluk sınırları bilgilerini de bu haberden edindim.
  • http://www.domatessuyu.com Onur

    Daha dur 2010 tablosu daha iç açıcı olacak eminim.

  • kadiras

    Akp olmasaydı daha kötü olmayacağı ne malum :) ( yanlış anlamayın Akp savunucusu felan değilim, demek istediğim bu istatistikler çok farklı şekilde yorumlanabilir )

  • dj.turkmaster

    Akp hakkında genel bir yorum değil de sadece ekonomik alanda bir yorum yapacağım. Türkiye hiç bir zaman sağlam ve istikrarlı bir ekonomiye sahip olmadı. Evet ak parti hükümeti de bunu sağlayamadı ama bundan önceki hükümetler de bunu yapamamıştı yani ak parti hükümeti ekonomik açıdan önceki hükümetler kadar kötü ve önceki kadar iyi :) Aslında daha doğru ve tarafsız eleştiriler için mesela 1995-2002 devrinin de bu şekilde bir tablosu çıkarılabilir 7 yıllık. O zaman neyin ne olduğu daha iyi anlaşılır bence.

  • Barış Ünver

    @kadiras; AKP olmasaydı ne olurdu bilemeyiz elbette. Ama bu tablodan AKP sorumludur ve bu tablo yüzünden AKP’den bal gibi hesap sorulur. CHP başta olsaydı CHP’den hesap sorardık; MHP başta olsa ondan hesap sorardık… Ama bu tabloyu AKP yarattı, o yüzden AKP’den hesap soracağız. Böyle bir tabloya “AKP olmasaydı daha kötü olabilir miydi?” gibi bir yorumda bulunmak büyük naiflik bence.

    Bu arada ilgini çeker mi bilemedim ama, şöyle bir yazım da var: http://beyn.org/akpli-degilim-ama-inadina-akp/

  • kadiras

    Ben kimseden hesap sormayın demedim sadece olaya farklı bir bakış açısı kazandırmak istedim.

    Yorumumun başka yerlere çekilmesini engellemek için Akp savunucusu değilim dedim ama malesef engelleyememişim, dediğim gibi maksadım olaya farklı bir bakış açısı kazandırmaktı.

  • Barış Ünver

    Anladım da o kadar “farklı” bir bakış açısı ki; “Bu olayın sebebi AKP değildir kardeşim; kim gelse yine böyle olacaktı.” anlamına geliyor senin yorum :). O bağlantıyı da espri olsun diye verdim; gerçekten AKP’yi savunma gibi bir düşüncen yoksa üstüne alınmana gerek yok.

  • dj.turkmaster

    Mesela bende şöyle bir veri buldum 1995 yılında kişi başınca gsmh 2784$ iken 2002 de 2609$ 2005 yılında ise 4768$ Yani herşeye gözümüzü kapayıp akp şöyle kötü akp böyle kaka diyorsak iyi yanlarını da aynı açık yüreklilikle ortaya koymak gerekiyor. Burda Barış Akp’nin kötü ekonomik verilerini gösterdiği için bende iyi verileri gösterdim. Barış iyi olanları gösterse bende kötü olanları gösterirdim. Amacım Akp’yi savunmak değil olaya bir de öbür taraftan farklı bir bakış açısı ile bakabilmeyi sağlamak.

    Not: Akpli değilim =)))
    http://beyn.org/akpli-degilim-ama-inadina-akp/ =D

  • Hasan

    güzel bit tablo olmuş barış. hele işsizlik sayısında daha da eklenecek çok şey var kanımca. Başta sayıları kontrolsüzce çoğalan meslek yüksek okulları… liseden mezun olan işsiz olacağı yere 2-3 yıl daha öğrenci sıfatı gezdiği için bu tabloya alınmıyor. Ve son yıllarda modası artmış olan kontenjan artırma da başka bi mevzu. aslında işsiz sayısı bir hayli fazla…

  • kadiras

    @Baris Evet kim gelse böyle olacaktı, böyle olmayacak birileri ve bir grup biliyorsan söyle destekleyelim. Malesef işsizliği engelleyecek birilerini göremiyorum, ne bizim ülkemizde ne de başka bir ülkede.

  • Barış Ünver

    @kadiras; sen böyle düşünüyor olabilirsin ama kesin yargılarla, sabit fikirlerle bir yere varacağımız yok. “Kim gelirse gelsin böyle olacaktı.” kadar saçma bir cümle var mı Allah aşkına? Nereden bilebiliyorsun böyle bir şeyi, açıklar mısın? Ekonomist misin? Siyaset bilimcisi misin? Yoksa sıradan, sade bir vatandaş mısın? Ben sade bir vatandaş olarak “Başkası olsa ne olurdu acep?” diye düşünmek yerine var olan bu sorunun hesabını kimden soracaksam ona sormaya çalışıyorum. Sorunu gözardı edip sorumluyu savunmaya kalkmanın ne gibi bir mantığı var?

  • kadir

    @dj.turkmaster 14:00 de yaptığın yorumunda haklısın bu hükümet hiç mi iyi şeyler yapmadı barış a soruyorum
    eğitimden sağlığa çok şey değişti ama barış gibiler at gözlüklü olduğu için…..
    bugün işsizlik tek Türkiye’de mi var geçen aylarda İtalya mı Fransa’da mı işçiler fabrikaları yakmışlar işten çıkarıldı diye ama bizde insanlar şükürler olsun böyle yapmadılar.
    Krizin tek suçlusu varsa onuda AKP ye yüklemek yanlış olur.Bu suç hepimizin tüm işverenlerin ve özellikle Doğan ailesinin elinde olan TÜSİAD’ın….

    Not: Akpli değilim =)))
    http://beyn.org/akpli-degilim-ama-inadina-akp/

  • kadir

    benim yazdığım yorum neden silinmiş neden kalkmış anlamadım taraflımı yoksa bu blog

  • kadiras

    Anlaşılan sen beni kafanda Akpci diye yaftaladın bir kere. Ne yorum yazarsam yazayım sen hep benim anlatmak istediğimden farklı şeyler anlıyorsun, o yüzden bu yorum bu girdiye yazdığım son yorum olacak.

    Artık başka bir girdide ( siyaset olmayan ) sohbet ederiz :)

    Not: Ben siyaset tartışmalarından gerçekten nefret ederim çünkü insanları böldüğünü ve birbirinden uzaklaştırdığını düşünüyorum.

  • Barış Ünver

    @kadir; iftiraya lüzum yok, ben burada anama küfredenin yorumunu bile yayınlamış ve ona göre yanıt vermiş adamım. Bir hata olmuştur da gönderilememiştir yorumun; hemen “yazdım yayınlanmadı” diye çıkışmaya gerek yok.

    Şimdi baktım; yorumuna bir bağlantı adresi eklediğin için yorumun onay kuyruğuna takılmış. Reklam yapan spam robotları böyle bir teknik kullanıyor diye yorumun içinde bir bağlantı olduğu zaman otomatik olarak onay kuyruğuna gidiyor yorumlar. Eğer birazcık utancın varsa iftiran için benden özür dilersin.

    @kadiras; hocam ben seni herhangi bir şeyle yaftalayacak değilim; sadece “var olan durumun hesabını sorumlularından sorma” olayını “var olan durumun sorumlularını göz ardı edip başka olası sorumluların varlığı olasılığını tartışma” olayından daha yukarıda tutuyorum, bunu söylemeye çalışıyorum.

    “Bu olay başka bir iktidar vaktinde olur muydu, olmaz mıydı?” sorusunu tartışacağımıza niye bu olayın sorumlusu olan iktidardan hesap sormuyoruz? Ekonomimiz tabloya göre fena yamulmuş; bunun hesabını mı soracağız yoksa boş boş “Bunu başkası da yapardı ama, di’ mi?” diye mi tartışacağız? Ben ilkini yapma taraftarıyım.

  • duygu

    Barış mantıklı konuşuyorsun ama sabit fikirli kişileri ikna etmek çok zor.Ben de ekonomiden,özelleştirmelerden söz edince hemen aynı tepkileri allıyorum: “başkası olsaydı farklı mı olacaktı?” peki bu partilerin birbirinden farkı yoksa seçimler niye yapılıyor veya insanlar neye göre oy veriyor?o zaman seçimler kaldırılsın ve tayyip hanedanı babadan oğula geçmek suretiyle hep iktidarda kalsın.ben bu mantığı anlamıyorum yani.
    bir de şu var: bunlar seçimlerde biz diğerlerinden farklıyız sloganıyla gelmediler mi?seçmenlerinin de onlardan hesap sorması lazım niye farklı olamadınız diye.ama bunun yerine tam tersini görüyoruz,FARKLI OLMADILAR DİYE ÖVÜLÜYORLAR.O zaman bu iktidarı niye seçtiniz?farklı olmaması için mi yoksa chp,mhp,anap,dp gibi bir parti olması için mi?farklı olamadılarsa onları diğer seçimlerde değiştirmeniz gerekmiyor muydu?farklı olabildilerse hangi alanlarda oldular?bunlara net ve mantıklı cevaplar bekliyorum!!!

  • Fatih H.

    @Baris

    Ailene kufredenlerin yorumlarini engellemiyor olman hickimseninkini engelledigini gostermez,bunu ikimizde cok iyi biliyoruz ;)

    Farkli dusuncede olanlari ‘AKP’ li veya ‘Yandas’ gibi algilayip,’Siz zaten akp ne yaparsa yapsin ovuyorsunuz” mantigi ile afaroz ediyor olman seninde elestiri konusunda nekadar tarafli oldugunu gosterir.
    Basit 7 yillik bir tablo ile bazi seyler yeteri kadar ifade edilemez.@Dj Turkmaster in sozunu ettigi 2002 oncesi hukumetlerin performansi ile karsilastirilmasi gerekir.
    Kaldiki bazen milletin cebine ne girdiginden cok devletin kasasinda ileriye donuk istihdam olanagi gibi yatirimlar icin ayrilan butce de onemlidir.’

    Iktidardan hesap sorulamaz veya sorulmamalidir diyen yok fakat hakkaniyetli davranip,olculu ve YAPICI elestiri yapmak gerektigini dusunuyorum…Yok derdiniz bir hukumeti indirip baskasini getirmek icin yikmaksa, bu konuda bugune kadar zarar eden yine hep devletimiz ve milletimiz oldu,o yuzden bir fayda saglamayacagi acik.

    Bu arada yukaridaki Tablo IMF nin hemen hemen hic olmadigi bir ortamda,borclanmanin asgari seviyede oldugu bir donemde ortaya ciktigi icin onuda hesaba katmak lazimki,IMF konusunda buna paralel bir yazi da yazmistin.

    Yinede AKP nin ekonomi politikasi yanlissa veya begenmiyorsan daha iyi bir plan proje cikar,vatandas olarak gordugun eksikleri rapor olarak devletin yetkili organlarina sun.Sunamasanda blogunda yer ver,istifade edelim :)

    @Duygu

    Cumhuriyet tarihinde baba ogul hanedanligina gecis diye bir durum sozkonusu olmadi..Fakat bu turlu safsatalarla basbakan asildi,darbeler,ihtilaller yapildi.Hukumetler devrildi,askeri anayasalar yururluge girdi.Ve her defasinda devlet 10-20 yil geriye gitti.
    Hukumeti begenmiyorsan parti kur,plan proje uret basbakan adayi ol senide Tansudan sonra ikinci bayan basbakan olarak kayda gecelim,ne dersin ? :)

  • Barış Ünver

    @Fatih; bir iktidar yalakasının verebileceği tüm yanıtları aynı yorum içerisinde vermişsin, helal olsun valla.

    1. IMF’nin hemen hemen hiç olmadığı? Kardeş sen bu ülkenin gündemini takip ettiğinden emin misin? On yıllardır IMF kene gibi, sülük gibi üstümüzde kanımızı emiyor ve AKP’nin buna zerre karşı çıktığını görmedim (Tayyip’in “ümüğümüzü sıktırmayız” şovları hariç). 15 güne kadar 15 milyar dolar daha borç alacakmışız. Gündemi takip et biraz.

    2. Yapıcı eleştiriymiş, peh. Yasalar izin verse bu yazı çok daha farklı olurdu, emin ol. Ama sen asla anlayamazsın bunu; çünkü sende koşulsuz biat kültürü var. Dediğin gibi “yapıcı eleştirsek” bile bir kulp bulur, kendi düşünceni “hoşgörü” çerçevesine sokup benimkini elemeyi başarırsın. Sizin taktik buydu, di’ mi?

    3. “Beğenmiyorsan sen yap” diye yanıt olmaz diyeceğim ama hakikaten senin böyle bir şeyi anlamana imkân yok. Vallahi yok, billahi yok. O koşulsuz biat var ya, işte o senin gözlerini öylesine kör etmiş ki… Sana hükümetin yaptığı yanlışları eleştirmenin gerekliliğini, hükümetten hesap sorma ihtiyacını, hükümetin yaptığı yanlışın açıkça gösterilmeden demokrasinin sağlanamayacağını falan anlatmak isterdim ama gerçekten, GERÇEKTEN anlamayacaksın. İki gülücük işareti koyup şu sahte “hoşgörü” tekniklerini kullanarak laflarını sokacaksın, o kadar.

    Burası Hollanda’lardan ahkâm kesmeye benzemez Fatih’çiğim; gelip Türkiye’nin içinde yaşa da gör milletin halini. Eğer o biat kültürünün sömürüp yok ettiği vicdandan bir zerre kaldıysa, sen de hesap sormayı kendine görev edinirsin.

    Öte yandan ben, açık sözlülükle dediklerimi savunmaya devam edeceğim. Şimdi sen benim dediklerimin hepsini inkâr edecek; yılladır yaptığın yorumlarda defalarca iftihar ederek itiraf ettiğin AKP sevdası, Fetocan müritliği gibi kavramları “yok öyle bir şey” veya “var ama öyle değil, hocaefendi aslında süpersonik bir insandır” türü yanıtlarla geçiştireceksin.

    Deyin ki “Ben AKP’yi canımdan çok seviyorum; o yüzden internette AKP’ye yapılan her tür eleştiriye bir şekilde karşı çıkıyorum.” deyin, canımı yiyin. Ama çıkıp da “Ben AKP’li değilim ama AKP muhteşem bir parti yav” veya “AKP’yi eleştirmek lazım ama sen eleştirmeyiver” türü sahte yorumlarla gelmeyin bana.

    Not: Fatih; “Ailene kufredenlerin yorumlarini engellemiyor olman hickimseninkini engelledigini gostermez,bunu ikimizde cok iyi biliyoruz ;)” diye sahte gülücüklü bir cümle daha kurmuşsun. Evet, insanları kendi tarikatlarına çekmeye çalışan provokatif edepsizlerin yorumlarını engelliyorum; bunu ikimiz de çok iyi biliyoruz ;).

  • kadir

    @Barış benim yorumum neden yazılmadı diye yazdıktan sonra düzeltme yazısı yazdım ama senin blogun kabul etmedi 3 kere ard arda yorum yazılmıyor buda benim suçum değil…..

    Ayrıca benim yazdığım yorumda soruma cevap vermemişsin bu hükümet hiç mi iyi şeyler yapmadı?Sadece benim yanlışlıkla yazdığım yoruma atıfta bulunmuşsun…..

  • Barış Ünver

    Neden yorumunu yanıtlamadığını söyledim @kadir; sen paşa paşa özür dileyeceksin benden, ondan sonra ben seni muhatap alacağım. Sen bana hakaret ederken ben niye sana yanıt verme uğraşına gireyim?

    Ayrıca art arta yorum yazılmaması gerektiği kuralı, yorum yapma bölgesinde yazıyor. Otur, efendi gibi kuralları oku, ondan sonra yaz yorumunu sen de.

    Şerefli bir insan gibi özür dileyeceksen dile, dilemeyeceksen burayı daha fazla meşgul etme.

  • kadir

    Sen kimsin ki ben senden özür dileyeyim senin gibi aklı fikri sabit,düşünceleri monoton olanlarla uğraşmak harbiden zor….
    Şerefli olmayı senden mi öğreneceğim geri zekalı asıl sen şerefli olsan yazdığımın bir hata olduğunu anlardın ama sende o kabiliyet nerde….
    Sen anca ülkenin sorunlarını taraflı olarak yorumla başkada birşey yapma hep olumsuzlukları söyle
    Sence biz alice harikalar diyarında mı yaşıyoruz da herşey düzgün olsun bu ülkede….
    Neyse insan olmayanlara laf anlatmak zor hele sabit fikirlilere

  • Barış Ünver

    Senin gibi bir insandan terbiyeli bir yorum beklemek saflık olurdu zaten.

  • duygu

    Fatih bey sorduğum sorulara cevap vermeyip yine geçiştirmişsiniz ve başka sorular üretmişsiniz.tekrar soruyorum:AKP diğer partilerden farklı olma iddiasıyla iktidara gelmedi mi?eğer öyleyse hangi farklılığı yarattı,somut veriler istiyorum.eğer öyle değilse,yani diğer partilerden farklı olma sloganıyla gelmediyse insanların oy verme sebebi neydi?bu sorulara açık ve net yanıtlar almadan tartışmanın bir manası yok.çünkü barış devletin resmi kurumlarından aldığı istatistiki bilgilere dayanarak bazı görüşler ortaya koymuş.buna karşı çıkanların da en az bu kadar somut verilerle gelip tezlerini ispatlaması lazım.
    kendin parti kur söylemine gelince,iktidarı eleştiren herkesin parti mi kurması lazım?parti kurmak her şeyden önce bir ekonomik gücü gerektiriyor,bilmem farkında mısın?yüzlerce milyon doların olacak ki bazı yerlere gelebilesin.bunu ezbere söylemiyorum,daha önce siyasi parti deneyimi olan biri olarak söylüyorum.yani kağıt üzerinde parti kurmak çok kolay gibi görünse de gerisi yani örgütlenmek,adını duyurmak ve ayakta kalmak çok büyük ekonomik gücü gerektiriyor.benim böyle bir gücüm yok ne yazık ki.bu nedenle parti kurmak gibi bir planım da olamaz.
    bunu açıklığa kavuşturduktan sonra,barıştan ekonomi planı istemene gelelim.sence bu ne kadar mantıklı?bu ülkede bir dünya ekonomist varken hükümetin bunlardan profesyonel yardım ve destek alarak bir ekonomi programı oluşturması gerekir,bizim gibi sıradan vatandaşlar bu tür programları oluşturamaz.ama eldeki verilere göre ekonominin iyiye gitmediğini söyleyip eleştirebiliriz.yeni ekonomi programı hazırlayamayanlar ekonomik gidişatı eleştiremez mi?lütfen bu soruları yanıtla,sonra tekrar konuşalım.

  • http://www.trgy.org trgy

    Ne demek lazım; kriz bizi değet geçti :)

  • Fatih H.

    @Baris
    Sana bazi seyleri tekrar tekrar anlatmaya calismanin birsey ifade etmeyeceginin farkindayim,o yuzden seni zamana havale ediyorum.

    @Duygu

    Eger birazcik istatikstikten anliyorsaniz,verilerin cikardigi sonuclarin kac farkli acidan degerlendirilebilecegini bilirdiniz.Yukarida belirtilen veriler iddia edilen sonucu cikartmaniz icin yetersizdir.

    Gelelim sorulariniza,

    Egitim,Saglik,Ulasim alanlarinda yapilan reformlari ya gormezden geliyorsunuz veya kabul etmiyorsunuz yada etmek istemiyorsunuz.Sayet Turkiyede yasayan biri olarak bunlardan haberiniz yoksa,arastirmanizi tavsiye ediyorum.Sadece bu yonuyle diger partilerden bariz farklari var.Bunun getirdigi bir diger sonuc olarak ekonomik yonuyle halkin bunu hissetmemeside dogaldir cunku elde yapilan is var.Bazi plan ve projeler anlik olur,gunu kurtarma adina cozum gibi gorulur bazilari ise zamana yayilir belki onun hissedilmesi uzun yillar alabilir.Avrupanin ekonomik istikrara ulasmasinin ardinda 50 belkide 100 yillik plan projeler yatmaktadir.Bugunun iktidarinin en buyuk farkida budur,7 yildir yapilanlarin hissedilmesi belki bir sonraki 10 yil icerisinde mumkun olacaktir.Yok siz felaket tellalligi yapmaya sartlandiysaniz bu dediklerim zaten onemsizdir,dikkate de almaniza gerek yok…

    Parti kurmak icin paradan cok guvenilir olmaya ve samimiyete ihtiyac var,bunlarin oldugu yerde para sorun teskil etmez…

  • duygu

    Eğitim konusunda yapılan reform demişsiniz ama ne olduğunu söylememişsiniz.Ama ben size somut gerçeklerden söz edeyim:şu anda yapılmak istenen, daha fazla kadrolu öğretmen almamak için sözleşmeli öğretmenlerle eğitim-öğretimi yürütmeye çalışmak,buna karşılık hem eğitim fakültelerinin sayısını ve kontenjanlarını hem de mezun ama işsiz branş öğretmenlerinin sayısını arttırmaktır.bu sayede hem sözleşmeli öğretmenler düşük maaşla ve sosyal güvencesiz çalıştırılmış olacak,hem de daha fazla fakülte açılarak halkın gözü boyanacaktır.milli eğitimdeki boş branş öğretmeni kadro sayısını ve tayin bekleyen branş öğretmeni sayısını karşılaştırırsanız sonucu göreceksiniz.ayrıca hükümetimiz açılım adı altında yürütülen dış güdümlü politikalara aslında eğitim hamlesi gerçekleştirildiği takdirde hiç gerek kalmayacağını gayet iyi bilmektedir.buna rağmen doğu ve güneydoğudaki okullara öğretmen gönderemiyoruz.tayin bekleyen ve doğuda çalışmaya hazır,hatta aslen doğu kökenlileri de aralarında çok sayıda bulunan öğretmenler neden ısrarla atanmamaktadır?türkiye doğu bölgelerine öğretmen gönderebildiği zaman,her eğitim yılı bAŞINDA bakanlıktan ödenek gelmediği için badanasını bile yaptıramayan okullardan zorunlu bağış haberleri almadığımız zaman eğitim reformu yapılmış sayılır.şu ana kadar eğitim reformu adı altında tek yapılan ilköğretim öğrencilerinin kitaplarının verilmesiydi.sizce bu, 7 senelik iktidar dönemi için yeterli bir atılım mıdır?ve nimet çubukçu gibi daha önce yetiştirme yurtlardaki skandallara köklü çözüm getirememiş bir bakanın milli eğitimin başına getirilmesinin anlamı nedir?ben şahsen anlam veremedim de..
    sağlığa geçelim.işin hukuki boyutunu bilen bir insan olarak her seferinde sosyal güvenlik reformu adı altında bizlere yutturulmaya çalışılan mevzuat değişikliğinin aslında sosyal haklardan bir geriye gidiş olduğuna üzülerek şahitlik ettim.hala da etmekteyiz.emeklilik yaşının 65 e çıkarılması döneminde sgk başkan yardımcısının hatta cumhurbaşkanının oğlunun bile sigortalı olarak gösterildiğini bütün medya yazdı.demek ki bunun hakkaniyet dışı ve insafsız bir uygulama olduğu,ülkemizdeki ortalama ömür verileriyle bağdaşmadığı ortadadır.en son sağlık alanında olan üç gelişmeye de değinip sosyal devletten ne kadar uzaklaştığımızı size bir kez daha hatırlatmak isterim:diş tedavileri için özel hastanelere sevk kaldırıldı, yeşil kartlıların (aslında hiç katkı payı ödememeleri gerekirken zaten ödedikleri ) katkı payının arttırılmasına karar verildi.ve 18 yaşından küçüklerin tüm tedavilerinin devletçe ücretsiz karşılanacağı söylendiği halde bu politikadan geri adım atıldığı için, en son 1-2 ay önce 8-10 yaşlarında bir çocuk 5 hastane kapısından geri gönderildi ve parmağı koptu. sosyal güvenlik alanında daha söylenecek çok şey var ve hepsinde de geri gidiş sosyal güvenlik mevzuatından örneklerle kanıtlanabilir.kusura bakmayın ama ben buna reform diyemeyeceğim.
    ulaşım alanına gelelim.ulaşım şu an nerdeyse tamamen özel sektöre bırakılmış durumda.mesela benim oturduğum yerde belediye otobüsü işlemiyor ve meydan halk otobüslerine bırakılmış durumda.işin kötüsü,belediye trafik dairesi bu halk otobüslerini kesinlikle denetlemiyor.insanlar sabah akşam sıkış tıkış otobüslerde gidip geliyor.otobüslerin geçiş sıklığını,ayakta yolcu alıp almayacağını sadece kendi keyifleri belirliyor.bunu belediyeye defalarca dile getirmemize rağmen hiç kaale alınmıyoruz,aksine başkan oy alma uğruna her zamanki gibi büyük sermayeyi destekliyor ve onlarla iftar yapıyor.yayaları umursayan yok.minibüsçülere bunu söylediğimiz zaman : “sizin de 150 milyarlık aracınız olsa boş gitmesini istemezsiniz” cevabını alıyoruz.atıl durumda olan belediye otobüsleri ise bilinmeyen amaçlarla kullanılıyor,arada yollarda görüyoruz.o yüzden kimse bana özel sektör rekabeti getirir, her şey daha iyi olur falan demesin,nasıl olduğunu görüyoruz.ayrıca belediye otobüslerinin yolcu taşımacılığından zarar etmesine imkan yoktu.bir kere kendi aralarında konuşurlarken duydum, minibüsçülerin ayda en az 4-5 milyar ellerine net para geçiyormuş.üstelik bu 2-3 sene önceki rakamlardı.işte böyle zarar etmesi mümkün olmayan alanlarda bile özelleştirme politikaları izlendi.önce toplu taşıma,sonra araç muayeneleri özelleşti.şimdi de sırada karayolları ve köprüler var.bunların zarar etmek şöyle dursun bal gibi para bastığını hepimiz biliyoruz.peki o zaman devletin bu hazır para kaynağı neden özelleştirilmek isteniyor?ulaşım alanındaki reform bu mu?reform diye milletin gözüne sokulan çift şeritli otoyollar şimdi birilerine peşkeş çekilecek,üstelik devletin elinde 5 sene bile kalmadan.bu mu ulaşım reformu?karadeniz sahil yolunda yapılan yolun çevreye vereceği zararı açtığı davalar ve aldığı yürütmeyi durdurma kararlarıyla kanıtlayan avukat dava sonuçlanamadan öldürüldü,peki bunu biliyor musunuz?bu reform mu yoksa ulaşım alanında yeni bir mafya yaratmak mıdır?
    lütfen bu verdiğim ayrıntılı örnekler üzerinde biraz,en azından 5 dk. olsun düşünün.türkiye’de yaşıyorum,okuyorum,araştırıyorum.ve kabul etmek istemediğim şey iyiye gidişimiz değil ne yazık ki,bütün bu kötü örneklere nasıl olup da sesimizin çıkmadığı.fransada pariste çalışan ticari taksilerin sayısı azaltılacak diye herkes sokağa döküldü,pariste trafik düğümlendi.ve geri adım atıldı.bizde ise insanlar kendilerini en çok ilgilendiren prim ödeme gün sayısı,emeklilik yaşı gibi alanlarda aleyhe köklü değişiklikler yapılırken gıklarını çıkarmadılar.
    parti kurmaya gelince,ben işin içindeydim 4 sene fatih bey.neyin ne olduğunu iyi biliyorum.para destekçileri,sponsorlar tabi ki bulabilirsiniz.ama bunlar sizi büyük sermaye gruplarına borçlu hale getirir ve bu borcu gün gelir ödemek zorunda kalırsınız.ne belediyecilikte ne de ülke yönetiminde bağımsız ve tarafsız karar alamazsınız.bu yüzden siyasette kendi öz kaynaklarından beslenmek, dürüst bir parti için zorunludur.

  • Fatih H.

    @Duygu

    Evet benimde demek istedigim buydu.Eksiklerin oldugunu kabul ediyorum,uygulamada da cok hatalar var.Saglik alaninda tanidigim insanlardan aldigim tepkilerde bu ve buna benzer durumdalar.Yinede uygulamada dahi olsa bu reformun getirdigi olumlu orneklerde mevcut.Benim anneannem izmir’de ikamet ediyor kendisi SSK li onceden yazilan ilaclari istedigi yerden alamiyordu simdi bedava olarak istedigi eczaneden alabiliyor.
    Egitimde ilkogretim kitaplarinin bedava dagitilmasi da bana gore cok onemlidir.O ilkokuldan yetisen bir cocuk herseyden once devlete vefa hisleri ile buyur,kendisini devlete borclu bilir.Bu dusunceyi gelistirmek adina atilan adimlarida belirtmek lazim.Ogretmenler konusunda hukumet kendine gore belli bir politika belirlemis ve yola cikmis,bu konuda fazla bilgim olmamakla birlikte gectigimiz ay cok sayida ogretmen atandigini okumustum,bildigim kadari ile tayin le atandilar.

    Egitimle cok sey cozulebilir fakat bugune kadar dogu probleminin cozulememesinin tek nedeni Egitim degil.O yuzden sadece egitimle bunun cozulmesi dusunulemez,her kesimden insanimizin gereken fedakarligi yapmasi ve devletinde buna onayak olmasi gerekir.Acilimin amaci da bu.

    Ulasim konsunda sadece sizin evinize yakin olan otobusleri degilde Hizli Tren hatti,Metrobus,Karayollarinin duzenlenmesi(ozellikle karadeniz hatti)gibi ornekleride gormek gerekir.Bana gore bunlar avrupada bile her ulkenin faydalanabildigi hizmetler degiller.

    Tamam parti kurma konusundaki dusuncemi geri aliyorum,vazgectim.Parti kurma mesela CHP ye aday ol.Bence Baykal dan daha duzgun muhalefet ederserin.(CHP li oldugunu dusundugum icin degil AKP den aday olmayacagini dusundugum icin bu ornegi verdim)

    Birde ustteki paragraftan yola cikarak muhalefetin rolununde hukumetin olumlu isler yapmasinda etkin oldugunu dusundugumu belirtmek istiyorum.Bugun muhalefet partilerinin hicbiri hukumeti zorlayabilecek kapasitede ve kalitede degiller,bu da hukumeti ister istemez rahatlatiyor.Malesef…

  • duygu

    Uzun uzun fikirlerimi paylaştığım için bazı şeyleri tekrarlama gereği duymuyorum.ama bazı konularda daha söylenecek eksik çok şey var.özellikle sağlık ve açılım konularında,ulaşımda da tabi.ama bunlar uzun tartışma konuları ve bu platforma da sığmıyor.ayrıca bu sitenin 2000 civarında abonesi ve ondan daha da fazla okuyucusu olduğunu biliyorum,niye kimse bu konularda yorum yapmıyor,tartışmalara katkıda bulunmuyor?belki bazı konularda bizden daha bilgili kişiler olabilir,bilgi paylaşıldıkça değer kazanır.o yüzden onlara da burdan bir çağrıda bulunmak isterim.türkiye’nin genel problemi bu aslında,birileri tartışırken çoğunluk sessiz kalıyor ve sorunların çözümünde söz sahibi olmuyor.
    siyaset konusunda ise şu anda siyaset dışındayım ama bir gün tekrar geri dönerim belki de,hiç belli olmaz.muhalefet konusunda ise şunu söyleyeyim,yeterli olduklarını söyleyemeyiz.ama yeterli oldukları konularda bile halktan gerekli desteği göremediler ne yazık ki..

Program

  • Dictionary .NET - Windows: Dictionary .NET, Google Translate'i masaüstünüze taşıyacak basit ve ücretsiz bir yazılım...
  • PhpStorm - Windows: Yenilikçi yapısı ve etkili araçlarıyla PhpStorm, gelişmiş bir Php editör arayan web programcılarının memnun kalacağı güçlü bir seçenek...
  • Online Armor Free - Windows: Ücretsiz kişisel güvenlik duvarı Online Armor spyware, hacker, keylogger ve virüslere karşı koruma sağlayarak internette gezmeyi çok daha güvenli hale..
  • 360Amigo System Speedup - Windows: 360Amigo System Speedup, sisteminizi hızlandıracak birçok uygulamayı tek bir platformda kullanıcıya sunan bir program...
  • DiskDigger - Windows: DiskDigger ile yanlışlıkla sildiğiniz resim, video, müzik, doküman gibi dosyalarınızı geri getirmenize olanak tanıyan ücretsiz bir yazılım...
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT