Ben küçükken bir kitap okumuştum. Kitapta tuz üreten bir el değirmeninden bahsediyordu. Kitabı tam olarak hatırlamıyorum (hiç hatırlamıyorum aslında), ama kitabın sonunda el değirmeni denize düşüyordu, yazar da kitabın sonunda "İşte bu el değirmeni suya düştüğünden deniz suyu böyle tuzludur." ...
Sabah 7 buçuk gibi trenden indik. Eve dönüp biraz bilgisayar başında durdum, sonra İngilizce'yi atlayıp (kafama sıçayım tekrar) Matematik'e girdim. Matematik dersinde uyudum ama sonrasında layığımı da buldum. Enseme buz gibi soğuk suyu döküp beni uyandıran Şeyhmus hoca karşısında doğal bir mahcubiyet ...
3'ü çeyrek geçe uyandık! Uyandık derken çoğumuz'u kastediyorum, benden erken uyananlar da var, benden sonra uyananlar da :D Daha yüzümüzü yıkamadan akşam oldu tabii. Gezdik tozduk. Hava kararırken, akşamüstü yani, Cihan, Songül ve Çiğdem'in kardeşi Melis'i İzmit'e yollamak üzere gara gittik, uğurladık ...
12 buçukta falan uyandık. Hatta ben, Berk eski tip bir çalar saati kafama sokmasa uyanmazdım daha. Çoooooooooook yürüdük. Gerçekten çok yürüdük ama. Erdem geldi öğlen. Begüm'le buluştuk, hasret giderdik. Begüm bana Eskişehir'i gezdirdi. Bildiğimiz Nesquik'i sıcak çikolata diye yutturan bir yere götürdü beni ...
Türk Dili vizesinden çıkıp doğruca eve gittim. Derslere girmedim (N'oluyo lan?). Palyaço olmak istedim. Bir ilan gördüm, telefonu cevap vermiyordu, ben de internetten adresini buldum. Adreste sadece Kocatepe Mahallesi yazıyordu, ben de kocaman Kocatepe Mahallesi'ni taramaya başladım. Başka bir organizasyon şirketi ...
Yoksa böyle olur.
Pazar gecesine veya pazartesi sabahına kadar yokum, Eskişehir'deyim. Görüşürüz :)
Sabah uykulu uykulu babaanneme ders olmadığı yalanını söylemişim, çok utandım. Doctus Download için çok güzel bir projenin hazırlık ayağına resmi olarak başladık. Hayırlı olsun efendim. Swssy'nin Nisan 2007 yarışması için hem Doctus Blog'u, hem de tekrardan Beyn'imi sokuyorum. Yetişirse (ki nisana kadar ...
6/6«123456