21 Ağustos 2008 tarihli günümün özeti
- 1'e doğru kalktım. İzmit'te uyku düzenime bi' haller oluyor.
- Öğle yemeğim bir tavuk döner ve kola idi. 2 buçukta yedim.
- 3'e kadar Soydan İş Merkezi'nin önündeki ufak havuzda sakız çiğneyip (Sebebi sonraki madde.) müzik dinledim.
- 3'te dişçi randevum vardı. 4 tane dolguyla üç çürüğümü, bir de üst taraftaki merkezden ikinci soldaki dişimin (Çok acayip bir anlatım oldu.) garipliğini giderdi Metin amca.
- 3 buçukta oradan çıkıp eve döndüm, hazırlanıp çıktım ve 4 dolmuşuyla Şirinyalı'ya gittim.
- Gidince evdeki ufak şişme deniz yatağıyla denize girdim. Sırtıma iyi gelmesi umuduyla güneşlendim. Tek etkisi sırtımın kaşınması oldu sanırım.
- Akşam 10 buçuğa kadar oradaydık. Sonra babamla eve döndük.
- Günün Olayı: Allah ile Aldatmak'ı sonunda bitirdim. Kitap bana göre birazcık ağır olduğu için okuma hızım saatte 20 sayfaydı. Haliyle 379 sayfayı da tek seferde okuyamayacağım için, bir de çoğu zaman kitap okumayı unutacak kadar dalgın veya meşgul günler geçirdiğimden dolayı kitabı bitirmem 43 günümü aldı. Bunun yanında yazılarını okuduğum her insanın fikirlerinden bazılarını desteklemediğim halde Yaşar Nuri Öztürk'ün bu kitabında bulduğum tek mantıksızlık, sondan ikinci sayfada tüm dünyanın ülkemizin karşısında olduğu fikriydi. Tanıdığım ilk Atatürkçü, sosyal demokrat ve laikliği tam olarak anlamış ve yaşayan din bilgini Yaşar Nuri Öztürk, onu fark ettim. Babamın tavsiyesiyle kitaplarını okumaya başladığım bu adam, dinden korkmamayı öğretti bana. Özetle: Yaşar Nuri Öztürk'ten ölesiye nefret edenler benden de ölesiye nefret edebilirler; adamın düşüncelerini tasvip etmeyenler beni de defterlerinden silebilirler. Adam din bilgini diye adamdan uzak duranlara da korkularını yenmelerini tavsiye ederim. Allah ile aldatanlardan kurtulmanın yolu dini yok sayan bir laiklik anlayışından geçmez, bu dincilerin sahte ve çarpık İslam öğretilerini gerçek İslam ile yalanlamaktan geçer. Kitabın öğrettiği bu.
- İyi geceler.
Verilen Tepkiler
cuma ve cumartesi günü de dişçide olacaksın sanırım. Şimdiden geçmiş olsun. Sana da iyi geceler...
Evet bende geçen okudum çok güzel kitap hakkaten.Laik düzeni savunanlar bazı kesimler tarafından "kafir" olarak görüldükleri için Yaşar Nuri Öztürk'ün çok tepki alması normal.Halbuki adam doğruları yazmış.Kimsenin işine gelmiyor.En birinci ben oldum 100 puan bana
''islam nasıl yozlaştırıldı'' kitabıda gayet iyiydi
sen bir de hakkinda cikan dedikoudlari oku da, ondan sonra kim Allah ile aldatiyor o zaman karar ver.
"Allah ile aldatmak" şu an müdürümün elinde bitirmesini bekliyorum :) (O da pek yavaş canım :) Bu arada "olasılıksız"ı bitiririm sanırım. Bana göre din yaratan/can veren'in o emaneti muhafaza etme yolunda girilmesi/girilmemesi gereken yollarının haritasıdır. Girilirse zarar gelir yada gelmez çizgilerini birbirine yaklaştırmaya çalışmanın, esneklikler yaratmanın yada kişiselliştirmeye çalışmanın mantıklı olmadığı düşüncesindeyim. Ama DİN birtakım kişilerin kendi çıkarları doğrultusunda şekil veremeyecekleri kadar da kolaylaştırılmış ve uygulanası kılınmıştır. Bu nedenle günümüzde yaşanan "ılımlı islam" "güne uyarlanmış islamiyet" yada "şeriat kanunları", "gerçek-asıl din" gibi saçmalıklar beni çok da bağlamamakta. İslam dininin bir klavuzu vardır ve fazlasıyla net'tir. Farklı bir dilde yazılmış yazıları okumak için nasıl o dil'i öğrenmek istiyor o çok sevdiğimiz kitaplarda yazılanları çeviri yapanın yorumu ile değil de kendi düşüncelerimizle yorumlamak istiyorsak Kuran-ı kerimi de kendi dilinde kabul edip, okuyup kendi mantığımızla çözümlemeliyiz diye düşünüyorum. Bu nedenle Yaşar Hoca'nın kitabını yanlışları yıkıyor- doğruları gösteriyor düşüncesi ile değil de bir de bu kişinin düşüncelerine bakalım yaklaşımı ile okumayı gerçekten istiyorum. Bakalım :S
Allah ile Aldatmak, zaten Allah ile nasıl aldatıldığını görenler için, bir de Allah ile aldananlar açısından durum nasıl değerlendirmesi oluyor. Ama Allah ile aldatmaktan bihaberseniz, yani "ne aldatması kardeşim, müslüman adamız" diyorsanız okumalsınız.
Yaşar Hoca'nın dedikodularına gelince, Ergenekon ile önü kesilemeyen AaKaPe eleştirmenlerine de bu yapılıyor işte. Adam bir trilyon ÇALMIŞ, cumhurbaşkanı yapmışsın, suç ortağını affetmiş, yok Yaşar Hoca karısı aldatıyomuş. Afiyet ola beri gele.
'laikliği yaşamak' nedir? Laiklik yaşanan bir şey midir? Bir dünya görüşü müdür?
Güzel bir alim, iyi bir düşünür.
Dini en güzel şekliyle yaşamak isteyenler için iyi bir eğitmen.
Fakat gel görki, açıkladığı gerçekler islam dinini kendine rant sahası yapmış kişilerin işine gelmiyorki, bu kişiler tek bir kelimesi ile bir topluluğu derinden etkileyebilecek kişiler.
Kitabın adını duymuştum ama okuma fırsatım olamamıştı. Bu yorumundan sonra okumaya niyetlendim sanırım :) Bu arada Tekrar geçmiş olsun...
@ucanbalik laikliği biz yaşamıyoruz ki devletin yapısıdır o.Biz müslüman insanlarız.İbadetimizin özgürlüğümüzün güvencesi de devletin laik düzenidir
Allah ile aldatanlardan kurtulmanın yolu dini yok sayan bir laiklik anlayışından geçmez, bu dincilerin sahte ve çarpık İslam öğretilerini gerçek İslam ile yalanlamaktan geçer.
Yani, Allah'tan kaçmanın sebebi bizi "Allah ile aldatanlar" olmamalıdır.
Evet, kitabın sonlarına doğru anlatılanlar bu cümleyle de özetlenebilir.
O zaman ne yapmamız lazım!
Herkes kendine müslüman olması lazım. Alman hesabı gibi... Kimsenin kimseden üstün olduğuna inanmıyorum. Akıl hepimizde var.
yaşara nuriye gelirsem;
Ben Yaşar Nuri Öztürk' ü 17 yasımda da sevmezdim, şimdide sevmiyorum. Bana yapmacık geliyor hareketleri. Tabi bu fikirlerim beni ilgilendirir. Bir başkası sever niye seviyorsun diye muhabete girmekten cekinirim zaten yanlıs olur kanımca.
Sevmemin en büyük sebebi eski halini iyi bildiğimdir. Eğer arastırırsanız kendini mesih ilan ettiğini okuyabilirsiniz ki kendi gözlerim le görüp, kulaklarımla duydum fi tarihinde ceviz kabuğunda. Mesih olma ihtimali var mı? İşte orası muamma...
Bana göre magazin ilahiyatcısı. baskasına göre alim olabilir. Bir gercek var cok zeki olduğuna inandığım kişilik...Su an dedikodusu cıkmıs durumda gerci insanlar neden sasırıyor onu anlamıyorum. Su anki resmi karısıyla önceki karısını aldatmıstı. İlk karısını aldattığı su anki karısınıda baska bir kadınla aldattı ( : O değilde yasar hocanın bir lafı hosuma gitti. Ben yapacağımı biliyorum. Yani sunu yapacak. Şimdki karısını boşayıp sekteteri ile evlenecek ( : ee su anki resmi nikahla karısını övmeyi bırakıp sekteri korumakla mesgul kendileri... Dediği bir lafa inanıyorum Aşk güzel bir şey...Birde su ALDATMA olayını yapmasa.
gerci kendisinin siyasete atılırken ki vaadleri hosuma gitti. AB durduracam. Gümriük birliğini donduracam. Ah ah keske böyle bir şey olsa ama biraz düşününce bu biraz zor gibi...
Mitingler günahtır derkenki demecine kopmustum bir aralar. Efendim kendisi zekidir. Cünkü biliyorki miting yapacak ne parası var nede onu dinleyecek yüzbinlerce insanı. Gerci o bir zamanlar türkiyenin en büyük 3. partisiyiz desede kendini ALDATTIĞINA kanaat getirebilirim.
dinden korkmamayı öğretti bana.
Neden dinden korkacazki? Hani bir tek sünnet olduk bir zamanlar evet tırsdık o dakkalar. Korktuğum bir an budur. Aksi takdirde hepimiz biliyoruzki cennet ce cehennem diye bir şey var. tabi inançlarımıza göre.
Düz bir mantıkla bakarsak ya yanacaz yada dendiği gibi altımızdan ırmaklar gecen yerde buluncaz.
Cami imamlarını pek sevmem genelde cünkü hep cehennemden bahsediyor. Cenetten bahsetmiyor. Hep korkutuyor. Güzelliklerinden bahsetmiyor. Gel gelelim dinimden korkmadım. Şimdi ben 5 vakit namaz kılsam diyelim cennete gidecem diye bir şey varmı? bence yok. hiç kılmayan biri cehenneme gidecek diye bir şey varmı? bence oda yok. Allah bilir dimi...
Dinimizin korkutucu bir tarafı olduğuna inanmıyorum. ha korkutan ve allah'ı gaddar ve öcü gibi tanıtanlarıda pek takmıyorum. kitabı okumussunuzdur. evet bir cok yerde gazaptan, tehditlerden bahsediyor. İnsanları odun gibi kullancaz onu bile diyor. Gel gelelim hep sonunda aftan bahsedip, O nun 2 güzel sözde affetiğini söylüyor. Hem seviyor hem dövüyor hesabı...
Benim allahım var gerisi tıraj demek gerek bence...
Birde her boku siyasete ceken insanlığından yoksun kümeleşmiş zombi hesabı etrafta gezinen insanlara sunu demek istiyorum.
Devletimi, milletimi, bayrağmı sevmek için MHP ye ihtiyacım yok,
Dinimi, kitabı mı, imanımı, peygamberimi sevmek içinde AKP ye ihtiyacım yok,
Atatürk' ü, cumhuriyeti sevmek içinde CHP ye ihtiyacım yok...
O değil de. İleri tarihin en büyük polemiğini acıyorum :)
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/9721514.asp?top=1
acaba AKP YTL den Atatürk resimlerini kaldırmayamı calısıyor? Eskiden önde Atatürk arkada baska bir resim olurdu. Yanlıs anlamıyorsam Atatürk bu habere göre tamamen paradan kaldırılıyor mu?
Yunus emre' nin fotoğrafı eklenirse şimdiden söylim ortalık karısır. Aha ülkemize yeni bir polemik daha geliyor :)
Din ile ilgilenenler için en güzel link: http://www.dinimizislam.com
Laiklik ile ilgilenenler için en güzel link: http://tr.wikipedia.org/wiki/Laiklik
İkisini birbirine karıştırıp ikisi ile aynı anda ilgilenmek isteyenler için en güzel link: http://www.kraloyun.com
Yaşar Nuri’den nefret eden benden de nefret etsin demişsin. Bu sözlerinle kendini sınırlamışsın. Katı bir tutum. Tam cemaatçilikte bazı kişilerin içine düştükleri büyük hataların aynısı. Hatta bazı tarikat kültürlerinde olan bir tutum. “Şeyhime laf söyletmem” tutumu. Bilgi alışverişinde iletişimi koparmamak ve insanlar arası sevgi bağlarını kullanarak insanları aydınlatabilmek için böylesi tutumlara hiç girmemek gerekiyor. İfrat ve tefrit (aşırıya kaçma ve gerekenin gerisinde kalma) hallerine girmemekte her zaman büyük güzellik vardır.
Benim rahmetli babam Kuran-ı Kerim’in içindeki ayetlerin çoğunun değiştirilmiş olduğunu iddia eder dururdu. Ölümünden birkaç yıl önce Yaşar Nuri’nin yazıları ve sözleri sayesinde o iddialarından vazgeçti, yanlış inancını terk etti. Bu din bilgini kişinin sayesinde babam gibi çok insan, hakkında hiçbir bilgisi olmayan iddialarından vazgeçmiştir. Böylesi yararları çok. Hiç namaz kılmayacak insanların namaz kılmalarına, Kuranı okuyup düşünmelerine vesile oluyor. Bunlar hiç de küçük şeyler değil elbette.
Bana gelince, benim onun bazı görüşlerini kabul etmemem için nedenlerim çok. Ama öyle bir zamanda yaşıyoruz ki pek çok din âlimleri ya yanlış anlaşılıyor, ya da kendileri birtakım doğru buldukları gerekçelerle hepimizin yanlış bulduğu bazı şeylere bilerek veya çok farklı bir açıdan bakarak alet oluyorlar. Onun için Allahtan korkarım, Yaşar Nuri efendinin fazla üstüne gitmişsem “görünen” hataları niyetiyle yapmışımdır (zaten gerçek bu) diye Allah’tan af dilerim.
Bir örnek: Vaktiyle vaazlarında o zamanın Refah partisine apaçık değil de yarı kapalı ve hafiften destek veren ilmi yüksek, dürüst, temiz bir hoca vardı. Onun siyasileri destekleme hatası yüzünden kendisinden soğumuştum. Çok sonra öğrendim ki o “sözlü desteklerinden” amaç, R partisi taraftarlarını vaazlerine çekerek onların bir şeyler öğrenmelerini sağlamakmış. Evet, haktan, doğruluktan, Allah rızasına uygun yaşamak gerektiğinden çok bahsederdi. Ama siyasetçi kafalılar ne derecede o vaazlerden etkilendi orasını bilemem. Herneyse.. Dediğim gibi bazı hocaefendiler dünya hayatına çok farklı açıdan bakarak bize göre hiç de doğru olmayan bazı kişilerin destekçisi durumuna düşebilirler. Onların beğenmediğimiz sevmediğimiz yönlerinin kendi iyi niyetleri itibarıyle Allah katındaki durumu nedir bunu bilemeyiz. Bize düşen her âlim kişiden bir şeyler alabilmektir. Hatta can düşmanlarımızdan bile..
Nitekim bir hadiste peygamber efendimiz “Hikmet müminin kayıp malıdır, onu nerede bulursa alsın” diye buyurmuştur.
İnsan Allaha ve ahiret gününe inanıyorsa, kendi öz vicdanı ve şuuruyla şunları iyice sorgulamalı ve denetlemeli:
- Allahın rızasına karşı duyarlılığı
- İrtibatta olduğu yakın çevresinin rızası yönündeki duyarlılığı
- Kendi keyfine olan duyarlılığı
Hangisi ağır basıyor? Kişi kendi imanını bu şekilde sorgulamalı. İmanlı insanın bütün duyarlılığı en başta ve çok büyük bir ağırlıkta olarak Allah rızası yönünde olmalıdır. Şuna yaranayım filanların gözünde değerli olayım diye diye kendi imanını kat kat karanlıklar içinde bırakma tehlikesinden ve her türlü kompleksten kaçmalıdır.
Dinden korkmak sözünü kullanmışsın. Boş veya yersiz bir söz değil. Çünkü korkutanlar var. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz sözü boşuna söylenmemiş. İnsanları korkutuyorlar ki sen ve birçok insan İslam dininden uzak durmak zorunda kalıyor. Bazen beni de kaplayan bir duygu. Ama bu kaçış “insanların gösterebildikleri” dinden kaçıştır. Bu kaçışta kendi yanlış algılamalarımızın katkısı belki daha da fazla olabilir. Ne yazık ki Allahın dinini direkt Allahtan öğrenemiyoruz. Kuranda yazılanların üstünde hiç düşünmüyoruz. Vicdanıyla, Allaha büyük bir saygı ile, O’ndan yardım isteyerek Kuranı okuyup düşünenler çok güvendikleri nice dinbilimcilerin bile yanlışlarını göreceklerdir. O zaman tefsirlerden konuyu araştırmalı, yine olmazsa o hocalara bizzat başvurup hatalı gördüğü yönlerini onlara anlatması gerekir. Onlar da gerekli aydınlatmayı yapmak zorundalar elbette. Yaşar Nuri hocayı yeren kişiler (bazen ben de dahil) onda gördükleri yanlışları burada yazdığım gibi kendisine anlatmalı, açıklama beklemeli, sonra hakkında ne söyleyeceklerse söyleme hakları olur.
Âlimlerin çevrelerindeki cemaat ise çoğunlukla bilmeden istemeden hocaefendilerini yanlış tanıtıyor. Çok basit bir örnek vereyim: geçenlerde birisi bir mesele hakkında beni ikna edebilmek için bağlı olduğu cemaatin baş hocasının bir konuşmasını bana gönderdi. Dikkatle dinledim. Meseleyi o hocaefendi hiç de o arkadaşın iddia ettiği gibi anlatmıyordu. Ben haklıydım ama o kişiye hoca efendinin ne demek istediğini de anlatamadım.
“Neremizle Dinliyoruz” başlıklı yazımı okumuşsundur. Orada dediğim gibi insanlar kafalarındaki şablonlara göre dinliyor. Gerçek şuurlu halde olamıyorlar. Analiz edebilme, inceden inceye algılama ve anlama kanalları çoğu insanda hiç açılmamış bile. Bu kanalların körlüğü konusunda toplum geneli olarak biz, İngiliz toplumunun genelinden çok ama çok geri kalmışız. Bu durum ise en aydın en laik olduklarını öne süren insanlarımızda da var. Toplum olarak hangi kesimden olursak olalım genelde hepimiz kör kütük algılama- anlama özürlüyüz. Çoğunlukla dindar kişilerin adı kötüye çıkarılmış. Sanılıyor ki her cemaat mensubu dindar kişi dincidir, kötüdür. Çok çok derinden düşünürsek incelersek nice koyu laiklik yanlısı ve koyu dini yönetim yanlısı kişilerin aralarında zerre kadar fark yoktur. Zihniyet aynı zihniyet, kafa aynı kafa.






