22 Mayıs 2008 tarihli günümün özeti
- 9 buçukta güç bela uyandım.
- Dün aldığım muayene randevusuna, Magnet Tıp Merkezi'ne gittim. "Böyle nefes alıyorum ama ciğerlerime oksijen gitmiyormuş gibi oluyor." dedim. "Küçüklüğümden beri oluyor. Bu yıl yeni bir yöntem geliştirdim: Esneyince daha rahatça nefes alabiliyorum. Esneyince bronşlar falan açılıyor ya, ondan herhalde." dedim, kendi kendime teşhis etmeye çalıştım hastalığımı. Anksiyete bozukluğu (iç sıkıntısı) teşhisini koydu doktor hanım. "Ama yağmur yağdığında olmaya başladı bu sene." diyerek sorunumun ruhsal olmadığına ikna etmeye çalıştım doktoru (ve kendimi bittabi), sağolsun beni kırmayıp nefesimi dinledi steteskobuyla. Yetmedi, ayın 30'una üç test yaptırmak üzere bir randevu daha aldım.
- 10 buçuğu birkaç geçe oradan çıkıp zaten yakınımda olan okuluma gittim. İnan ve Nermin oradaydı. İnan sonra gitti.
- Hayatım boyunca ettiğim en uzun muhabbet rekorunu kırdım. 4 saat 45 dakikayla bu rekoru paylaştığım Nermin'e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum :). Evet efendim, saçma da olsa çok severim ben böyle acayip rekorları kırdığımı hissetmeyi. İç sıkıntısı var bende, bulaşmayın. Ehehe.
- O devasa muhabbetten sonra, geçen gün olduğu gibi, İstatistik dersine girdik. Geçen sefer derste SOS oynamıştık da ciddi ciddi ezmişti, bu sefer iki kere art arda ben ezdim kızcağızı. Nıhaha.
- Dersten sonra Kızılay'a doğru yürüdük. Önce Necatibey Caddesi'ne gittik, orada hem iki ay önce başvurduğumuz 10. Bölge Reklam Ajansı'na hesap sormaya gittik "Niye iş vermiyorsunuz ulan?" diye (Kapıyı açan olmadı. Çok korktular sanırım bizden.), hem de Çağdaş Market'in Necatibey şubesine iş başvurusunda bulunduk yaz için.
- Oradan Kızılay'a geçtik, evlerimize döndük.
- Eve döndükten hemen sonra evden çıktım. Evet. Simit almaya gittim.
- Çıtır Simit'ten 5 simit, 2 tane sosisli sandviçimsi poğaça (Varmış böyle bir şey. Güzel bi' de.), 1 tane de küçük tahinli ekmek aldım, döndüm.
- Akşam yemeğinden sonra bilgisayar başına geçip haberleri tükettim, bir de Nermin'e telefonda WLM yüklettim. Yaklaşık 45 dakika sürdü, canım çıktı. Ehehe.
- Saat 10 buçuk gibi babaannemin yanına gidip Eurovision yarı finallerini izlemeye başladım.
- 11'e çeyrek kala uykuya yenik düştüm, yarım saat kadar uyudum.
- Sonra kalktım, bilgisayar başına geri oturdum.
- Yorum bölgesinin yeni halinin taslağını oluşturdum.
- İyi geceler.
Verilen Tepkiler
geçmiş olmak.
çocukken bende de öyle bir sorun vardı. derin derin nefes alma ihtiyacı hissederdim. doymazdım nefes almaya.
sonuç;
üfürüm: kalp kapakçığı gevşekliği
ama önemli bir rahatsızlık değilmiş. geçmişti sonradan zaten. (sonradan dediğim yıllar sonra:))
Yeni halini bekliyorum yorum kısmının. Bende blogumda iki şey düşündüm. Günümün özetlerinde o gün kim günün özetini yazmışsa, yazının en altına link vereceğim. Yazıda kullandığım yabancı kelimelerin anlamlarını en altta yazacağım. Bu şekilde eylem yapmış oluruz Türkçe kullanmayanlara. Yada kelimenin yanında Parantez içinde göstereceğim :)
Ayrıca bende de oluyor o nefes almıyoruş gibi olmak. Dayanamıyorum. Çok kötü oluyorum
#Gürkan , ''yada'' değil ''ya da'' . Ben sana eylem olacağım
:)
Evet evet Türkçe'yi korumalıyız... Nasıl koruyacaksak? Biz daha kendimiz bilmiyoruz ki Türkçe'yi!
Kubilay abi eylem olduğun için sağol :) Acele yorum yazdığımdan yani yorumlar pek vakit ayramadığımdan hatalar oluyor. Benim eylem olduklarım şu şekilde;
''yok'' yerine ''yoq'' kullananlar.
Şirket isimleri, blog isimlerini Türkçe kullanmayıpta İngilizce kullananlar.
Ayrıca Erhan arkadaşım çok güzel bir cümle kurmuşsun. Biz bile doğru kullanamıyoruz.
Başkalarının bulduğu bilime ve sanata Türkçe isim uydurmaktansa, kendi dilimizi yaratmak için kendi kültürümüze yatırım yapalım.Üretelim... Farklı beyincikler olalım :)
inşallah sorun çıkmaz, ciddi bir şey değildir rahatsızlığın. sonuç iyi çıkarsa kendine söz verip spora başla.
bu arada sen deyince farkettim, geçen gün msn de arkadaşla 7 saati aşan bir süre muhabbet ettik. sabahladık yani. konuşma log boyutu 350 kb mış. öeh dedim kendime
Açıkçası o onuncu bölge denen şerefsizlere güvenme derim. Daha önce gitmiştim oraya, templatemonster tasarımlarını yeniden dizayn edecek adam arıyorlardı. Günde bir tane iş göndeririz, iş başı 20 YTL alırsın demişlerdi. Bir hafta maili kontrol ettim iş gönderecekler diye. Bir halt gelmedi.






