22 Temmuz 2008 tarihli günümün özeti

  • 1 buçuğa doğru uyandım! Ama dert etmiyorum, sonuçta bir nevi tatil yapıyorum burada.
  • Öğle yemeğinden sonra Özgür'lere gittim. Giderken annemin yazıcısının kartuşunu doldurmak üzere bir bilgisayarcıya uğradım, kartuşu bıraktım.
  • Bir süre evde sıkıldıktan sonra ortam değiştirdik, Acısu'ya, Nargile Cafe'ye gidip orada sıkıldık.
  • Oradan Özgür'ler eve geri döndü, bense kartuşu almaya gittim, oradan da eve.
  • Akşam 5 gibi evden çıkıp tekrar Özgür'lere gittim. MovieMax'te El Laberinto del Fauno (veya Pan's Labyrinth veya Pan'ın Labirenti) varmış, onun kalan 15 dakikasını izledim. Acayip (garip anlamında) bir filme benziyor.
  • Sonra hep beraber evden çıkıp Halkevi'ne indik, babamlar bizi aldı ve Şirinyalı'ya gittik.
  • Akşam da boş geçti sayılır.
  • Gece 12 buçukta annem ve babamla İzmit'e döndük.
  • Oyungezer okudum biraz.
  • 3'ye yattım.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler
1. sevil demiş ki; 23 Temmuz 2008, 23:49

"Akşam da boş geçti sayılır. " bu cümle dikkatimi çekti, yahu senin hayatın boşa geçiyor, farkında değil misin :)
seni kendinle başbaşa bırakıyorum

"Ama dert etmiyorum, sonuçta bir nevi tatil yapıyorum burada." dedim ama en başta :). Başka zaman olsa cidden vicdan azabı çekerdim; kaldı ki yarından itibaren çekeceğim çünkü Ankara'ya dönüyorum - iş aramaya.

1 buçukmu o saatte kalmak insanı sarhoştan beter yapıyor :)

4. sevil demiş ki; 24 Temmuz 2008, 13:00

Aslında ben başka zamanlarını da kastederek söylemiştim :) Kimsenin hayatına karışma niyetim yok ama hayır, kimse bu zamana kadar karşı çıkmadı mı? Ne biliim, "sabah kalktım, çişimi yaptım, yüzümü yıkadıktan sonra doğru bakkala koştum, 2 ekmek bir süt bir de gazete aldım, eve döndüm kahvaltı mı yaptım" türünden günlük ileride okuduğunda ne gibi bir haz verir anlamıyorum. Veya niyetin o olmayıp kendini çok ünlü mü sanıyorsun, ki olmadığın açık o halde "biz çok meraklı milletiz, ünlü olmasına gerek yok, başkalarının hayatını gözlemeye bayılırız"ı mı ispat etmeye çalışıyorsun. Ya da gerçekçi olalım seni böyle yapan çevrendekiler mi? Belki daha önce buna benzer sorulara yanıt vermişsindir başka yazılarda, neyse garip geldi o yüzden şeyettim, koyver gitsin...

Anladım, amacın ufaktan hakaret etmek :). Merak etme, kendimi ünlü sandığım falan yok, bu arşivi halka açık tutmamın sebebi yalnızca bunun özgün ve iyi bir fikir oluşu. Ayrıca "biz çok meraklı milletiz, ünlü olmasına gerek yok, başkalarının hayatını gözlemeye bayılırız"ı kanıtlamama gerek yok, Beyn'i anlatan yerlere baktığında zaten bunun varlığını görebilirsin (bir örnek).

Hayatımın boş geçmesine gelince: Elbette karşı çıkanlar oldu, hatta senin gibi satır aralarında değil de doğrudan hakaret eden, aşağılayan daha dürüst insanlar gelip eğlendi burada. Günümün gerçekten boş geçtiği de oluyor elbet ama bazen buraya yazmamam gereken olayları (örn. ailevi meseleler) "Akşamım boş geçti." gibi maddelerle saklamam gerekebiliyor.

Başkalarının hayatlarını kötü niyetle sorgulamaktansa kendi hayatına devam etmeni tercih etmelisin Sevil. Günü kötü geçen biriyle alay etmektense kendi dolu günlerini böyle gereksiz aktivitelerle harcaman abes kaçıyor.

6. sevil demiş ki; 24 Temmuz 2008, 16:43

Anlayışın için teşekkür ederim, düşünüp cevap vermen bile büyük incelik, ama inan bunu eğlence niyetiyle yapmadım, dediğin gibi özgün bir anlayış olduğu için garipsedim sadece, nasıl yaşarsak yaşayalım mutluysak problem yok ;)

Tepki Ver