23 Kasım 2008 tarihli günümün özeti

  • 11 civarında kalktım.
  • Kahvaltı edemeyip (stresten) evden çıktım. Çıktığımda saat 12'yi çeyrek geçiyordu galiba.
  • Bende zaman yönetimi sıfır ya, toplantı 2'de başlayacakken ben Yenimahalle'ye 1'e beş kala vardım. Mecburen belediye binasının karşısındaki bir kafeye oturup simit yedim, çay içtim. Öğle yemeğim de o oldu.
  • 1 buçukta toplantı salonuna geçtim.
  • Günün Olayı: Toplantı 2'de başladı:
    • Yapılan yoklamada bir asil talihlinin gelmediği anlaşıldı. İlk yedek çok sevindi tabii :).
    • Proje koordinatörü Mustafa Ali Belek, programın avantajlarıyla dezavantajlarını o kadar dengeli anlattı ki, milletin yüzündeki dehşet ve rahatlama ifadeleri değişimlerinde inanılmaz güzel bir senkron vardı :). Biz 9 yedek ise umutsuzca gülümsüyorduk sadece, ehe.
    • Asillere sözleşmeler dağıtıldı, biz 8 yedek ise umutsuzca gülümsemeye devam ettik, ehe. Sonra baktık, adamın teki sözleşmeyi Mustafa beye geri getirdi ve vazgeçtiğini söyledi. İlk yedeğin arkadaşı olan ikinci yedek de havalara uçtu haliyle :).
    • O dakikadan sonrası benim (ki ben üçüncü yedektim) için panik ataklardan, stres dolu dakikalardan oluşuyordu. Hep birinin daha vazgeçmesini bekledim ki iki kişi haricinde herkes geleceğini taahhüt etmişti, şansım çok azdı.
    • Ve sonra kararsızlardan ilki, sözleşmeyi imzalamaya karar verdi. Yıkıldım gibi oldu.
    • Ama sonra kararsızlardan ikincisi, gelmekten vazgeçti!!! Kızın yüzündeki bezmişlik ifadesinden dolayı (Muhtemelen son anda ailesinden izin alamamıştı.) ayıp olmasın diye gülümsememi tutmaya çalışsam bile "Ehehe!"lerim bile benden bağımsız hareket ediyorlardı.
    • İlginçtir, daha sonradan ilk kararsız da ilk kararından vazgeçip gelmemeye karar verdi. Benim gibi stres dolu dakikalar yaşayan dördüncü yedek de havalara uçtu :).
    • Sözleşmeyi bir çırpıda (sonra bir çırpıda daha, yani toplam iki kez) okudum ve imzaladım. Avrupa'ya gidiyorum!
  • Akşam 5 buçuğa doğru eve döndüm. O ana kadar kimseye haber vermemiştim tabii; annem de, babam da, babaannem de merakla yüz ifademi çözmeye çalışıyorlardı. Karşılarına ifadesiz çıktığım için de çok zorlandılar, ehehe. Neyse, sonra gideceğimi açıkladım da benden bile fazla sevindiler :).
  • Akşam yemeğinden sonra bilgisayar başına oturdum. Twitter'dan ve FriendFeed'den bu güzel haberi yaydıktan ve bir de Doctus'a yazdıktan sonra Serious Sam: The Second Encounter oynamaya başladım. Tabii zafer havasıyla :).
  • Boğaç abi geldi akşam. Beraber önce Çok Güzel Hareketler Bunlar'ı, sonra da Teke Tek'i izledik.
  • Teke Tek'i izlemeyenler çok çok şey kaçırdı. İlber Ortaylı, Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı'nın pek tatlı bir muhabbeti şeklinde geçti program. Hala devam ediyor aslında ama yatmak istiyorum.
  • İyi geceler.
Dikkat: Yorum yapanın yaptığı yorumdan yalnızca yorumu yapan sorumludur.
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
Daha fazla Hayatımın Arşivi
22 Kasım 2008 tarihli günümün özeti

Önce 7'de kalktım. Babam bize sürpriz yapmış, sabah uykulu uykulu babamı görünce "E, oley?" dediğimi hatırlıyorum :). Sonra 11'de kalktım. 11 buçukta evden çıktım, Ayrancı'daki The North Shield Pub'ı buldum....

Kapat