27 Nisan 2010 tarihli günümün özeti
- 12'yi çeyrek geçe uyandım. Aslında sabah 9'dan sonra birkaç uyanma girişimim oldu ama uyku beni yendi. Kendi irademle uyuduğum durumlar haricinde en çok bu bilinçsizliğime sinir oluyorum.
- 2'ye kadar evdeydim. Öğle yemeğimi yiyip gri gömleğimi ütüledikten ve dişlerimi fırçaladıktan sonra ceketimi de giyip dışarı çıktım, 4. Cadde'nin tepesine kadar yürüdüm ve orada bulduğum 2 Bilkent öğrencisiyle taksiyi paylaşıp Bilkent Üniversitesi'ne gittim.
- Günün Olayı: Üniversitenin Cyberpark'ındaki Etohum konferansındaydım. İki büyük konuk vardı: M. Serdar Kuzuloğlu ve Ersan Özer. İkisi de harika konuşmalar yaptılar ve Serdar abinin konuşmasında dediklerinin aksine ufkumuz az-biraz açıldı. Ya ne olacaktı be Serdar abi?
- Birçok arkadaşım da oradaydı. Samsun'dan yeni dönen (ama bu sefer temelli dönen) Mücahit, Adobe Flash Builder'ı öğrenmem için beni gaza getiren Koray, sadece internetten tanıdığım Burçak Çubukçu falan... Hepsiyle görüştüm, acayip güzel vakit geçirdim.
- Sonra Mücahit'le Bilkent'in içindeki bir restoranda yemek yedik ve sohbet ettik. (Restoranın adını unuttum ama o muhteşem kıymalı makarnayı unutmam, unutamam.) Sonra Bahçelievler'e geçtik. Dolmuşta giderken taa 1 buçuk-2 sene önce yazdığım bir yazıda bahsettiğim caminin inşaatını gördük. (Bu arada: Hey gidi günler hey... O günlerde 166 yorum alabiliyormuş yazılarım.)
- Bahçelievler'de Lal Cafe'ye oturduk, sohbete devam ettik. 8'e doğru Fatih de aramıza katıldı. 9'a doğru da kalktım, eve döndüm.
- Heroes izlemeye başladım. Kendimi kaptırmışım, 3 bölüm birden izledim.
- Bugün uykum erken geldi, şimdi yatacağım. İyi geceler.
Bugün ne öğrendim?
Bilge insan M. Serdar Kuzuloğlu'ndan; çok korktuğumuzda altımıza etmemizin, "yük boşaltma" işlevini görmek için kullandığımız ilkel ve içgüdüsel bir mekanizma olduğunu öğrendim .
07 Şubat 2012 tarihli günümün özeti