28 Ağustos 2008 tarihli günümün özeti

  • Sabah 10'a çeyrek kala alarmım Lacrimosa'yla uyanıp kafamı yıkadım. Yüzümü yıkamak bu sıcaklarda hiçbir işe yaramadığı için tüm kafamı uyarmak daha iyi hazırlıyor beni güne.
  • Ama ne yazıktır ki tam olarak hazırlanamamış olacağım ki kahvaltı ettikten ve banyo yaptıktan sonra, 11'den 12 küsüre kadar bilgisayar başında uyukladım durdum. Uyukladım dediğim bildiğin uyudum ama sandalye üstünde.
  • Öğle yemeğinden sonra saat 2 gibi dışarı çıktım.
  • Günün Olayı: Bürokrasi canavarının yanında şanssızlık da vardı bugün tepemde. Bugün kırtasiyede iki belgenin çıktısını aldıktan sonra nüfus cüzdanımı yeniletme için oradan oraya dolanacaktım, bunu zaten biliyordum ama dolanmam biraz daha uzun sürdü ve sonucunda da kimliğimi yeniletemedim. Şöyle oldu:
    • Kırtasiyede belgeleri bastırdıktan ve eve dönüp, belgeleri bırakıp dışarı çıktıktan sonra muhtara giderken yarı yolda yanıma dün çektirdiğim vesikalıklardan hiç almadığımı fark ettim.
    • Eve dönüp 6 adet vesikalık aldıktan sonra muhtara gidip bir nüfus cüzdanı talep belgesi yazdırdım ve bunun onayıyla kimliğimi yeniletmek üzere Kızılay'daki Çankaya Nüfus İdaresi'ne geçtim.
    • Feyyaz amcamın anlattığına göre zaten çok fazla vezne olduğu için işler hızlıca halloluyormuş. Öyle değildi. Çok banko vardı ve çalışan vezneler de çoğunlukta olmasına rağmen bütün katı dolduran insan selini görünce çok bekleyeceğimi anladım. Sıra numarası aldım, üstünde 149 yazıyordu ama veznelerin üstlerindeki en yüksek sayı 21'di.
    • Dışarı çıkıp, Kurtuluş'a geçip Kredi Yurtlar Kurumu'nun ek binasından okul değiştirme prosedürleriyle ilgili bilgi aldım. Kredimin devam etmesi için Ankara Üniversitesi'nden çıktığımı söyleyen bir belgeyle Gazi Üniversitesi'ne kayıt olduğumu kanıtlayan bir başka belge (öğrenci belgesi) gerekiyormuş. "Peki." deyip çıktım.
    • 45 dakikalık EGO kartı aktarma süresinin dolmasına 1-2 dakika kaldığı için 100 metreyi Usain Bolt'unkine yakın bir hızda koşarak metroya bindim ve Kızılay'a geri döndüm.
    • Nüfus idaresinin bulunduğu 5. kata çıkarken 92 sıra numaralı bir kağıt gördüm. Tarihi ve saati eşleştirdim, benim serinin sıra numarasıydı! 57 kişiyi geçmenin mutluluğuyla 5. kata seke seke çıktım.
    • Sıra bana gelince de seke seke 7. kata çıkmak zorunda kaldım çünkü Ankara'ya nakil aldırırken muhtarın yaptığı ufak bir hata sebebiyle sisteme göre hala İzmit'te ikamet ediyor gözüküyormuşum. 7. katta da adres beyanı bölümü paydos mu ne etmiş (Saat daha 4'tü!), yapacak bir şeyin kalmadığını öğrenip eve dönmek zorunda kaldım.
    • Özetle, 2 saate yakın süreyi boşuna geçirdim. Yarın sabahtan gideceğim oraya.
  • Eve döndükten sonra uyuyup uyumama arasında kaldım çünkü çok yorulmuştum. Uyumamayı seçtim ve birkaç tane How I Met Your Mother bölümü seyrettim.
  • Akşam babaannemle bana akşam yemeği olacak 3 tane simit, 11 tane sakallı (bir poğaça çeşidi) ve 6 tane şekerli kurabiye aldım.
  • Akşam haberlerini dinlerken 3. Dünya Savaşı'nın çıkmak üzere olduğunu düşündüm, azıcık korktum.
  • Saat 10'a doğru Bana Bir Şeyhler Oluyor'u izlemeye başladım.
  • Bittikten sonra şu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Oyunu ikinci kez izledim bugün ama ilk seferkinden daha çok etkiledi.
  • Biraz yemek yedikten sonra yatacağım. İyi geceler.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Verilen Tepkiler

Sakallı çok fazla bilinmiyor sanıyorum kime söylesem bir tuhaf bakıyor :)) bana Bir Şeyhler Oluyor 1. de komedisi için 2. de mesajları anlamak 3. de tadını çıkarmak için en az 3 kez izlenmeli bir oyun bence. Ben henüz 1. izledim.

2. uğur demiş ki; 29 Ağustos 2008, 14:27

Devlet daireleri kesin olarak 5'e kadar açık olması gerekirken (hatta sözleşmeli olanlar 6'ya kadar durur) bazı uyanık çakal memurlar erkenden paydos edebiliyor. Bende bir kere nüfus cüzdanını yeniletmek için gitmiştim, saat 4.30 civarı gibi kapatmışlar. Sanki dükkan kapatıyorlar yahu! Özelleştireceksin hepsini, vereceksin bunları özel sektöre akşam 9'a kadar köpek gibi çalıştıracaklar tembelleri!!!

Bu arada merak ettim Gazi üniversitesinde hangi bölüme girdiniz?

Kaybettiğin zamana yazık olmuş. Ah şu devlet daireleri ah. Boşuna "sırtını devlete daya, sonra yan gel yat" dememişler.

uğur,

http://beyn.org/15-agustos-2008-tarihli-gunumun-ozeti/

Tepki Ver