29 Mart 2009 tarihli günümün özeti
- Sabah biraz geç uyandım.
- Babaannem de saatlerin bu sabah değil, yarın sabah ileri alınacağını sanıyormuş, o yüzden sandıklara 11'e doğru gidebildik
.
- Oylarımızı kullandıktan sonra eve döndük. Dönmeden alışveriş yaptık.
- Uyuyayım dedim ama inanılmaz heyecanlı ve umutluydum
. Yes Man'i -ikinci kez- izledim, biraz rahatladım ve saat 5'e kadar uyudum.
- Sandıkların açılmaya başlamasına 15 dakika kala gelen telefon beni biraz telaşlandırdı: Yenimahalle İlçe Seçim Bürosu'nun olduğu Kızılay'daki Sarar İlköğretim Okulu'nda geçen gece, bugün değiştirilmek üzere sahte oylar tespit edilmiş! Oyumu kullandığım sandığa hızla gidip müşahit olmak için kart aldım, oturup oy sayımını izlemeye başladım.
- Sandıktan 149 oy Karayalçın'a, 42 oy Yavaş'a ve 18 oy da Gökçek'e çıktı. Arada Mansur Yavaş'a giden bir geçersiz oyu tespit ettim
. Tespit ettiğimde MHP'yi temsil eden arkadaş bana çok kötü baktı yalnız
.
- Heyecana daha fazla dayanamadım, bizim sandıkta bir yamuk olmayacağından emin olduktan sonra (Herkes yeterince profesyonel ve tarafsız görünüyordu.) eve döndüm. Seçimleri internette NTV ve Hürriyet'ten, televizyonda Star TV ve HaberTürk'ten izlemeye başladım. En baştaki %10'luk fark beni biraz endişelendirdi ama sonra o fark %6'lara kadar indi.
- 8 dolaylarında internetim şak diye kesiliverdi! Ben de Sola'çek ve Kent Bileşimi Bürosu'nun seçimleri beraber izlediği yere, Kızılay'a gittim. Giderken %5'lere, vardığımda %4'lere inen fark bir süre sonra %3.4'e kadar düştü!
- Ve macera bundan sonra başladı zaten: Birkaç yerde elektriklerin kesildiği haberlerini almaya başladık. Bu "birkaç", daha sonra "birçok" oldu. Sincan'da karanlığa bürünmüş bir sokakta bir sivil arabanın, belediyenin çöp arabalarından birine birkaç çuval oy atıldığını telefonla öğrendik. Elektriklerin kesilmeye başlamasından hemen sonra Gökçek'in oylarının hızla yükselmesi ise zerre şaşırtmadı bizi.
- Daha sonra Murat Karayalçın'ın verdiği basın açıklamasını izledik. Basın açıklamasından sonra Karayalçın'ın bulunduğu Çevre Sokak'a tekrar bağlanıldı ama görüntü karanlıktı ve ses gelmiyordu. Orada da elektrikler gitmiş!
- Yenimahalle ve Çankaya'da elektrikler kesilip dururken bir de Yüksek Seçim Kurulu'nun veritabanlarının donduğunu öğrendik, iyice sinirlendik!
- Bir de üstüne Mansur Yavaş'ın, bazı sandıkların çalındığı yönündeki açıklamasını izledikten sonra seçimi kimin kazanacağından aşağı yukarı emin olduk ama birbirimize çaktırmadık. Nasıl bir iblisliktir bu ya?
- Geceyarısını geçtiğinde bir şeyler yapmaya karar verdik ama yapacak bir şey bulamadık. Sonra duyduk ki MHP'li ve CHP'li seçmenler Sarar İlköğretim Okulu'na yürüyormuş. Onlara katılmak üzere dışarı çıktık, Necatibey Caddesi'ne doğru yürüdük.
- Yaklaşık 1 saat kadar oradaydık, YSK'yı protesto etmeye başladık. YSK'nın bizi tınmadığını öğrenince geri döndük. Kalabalığın geri kalanı da olaysız dağılmış zaten.
- Saat 2 buçukta 4. Cadde'ye bıraktılar beni, eve doğru yürüdüm. Eve dönmeden hemen önce saat 3'e kadar açık olan canımın içi Dedem Sandwich'ten iki tane salamlı-kaşarlı sandviç aldım, oradaki beylerle muhabbet ettim.
- Özetle; Melih Gökçek'in nelere kadir olduğunu bir kez daha hayretle fark ettim bugün. Ama bu iş burada bitmez Melih'çiğim.
22 Mayıs 2012 tarihli günümün özeti