30 Aralık 2009 tarihli günümün özeti
- Günün Olayı: Sabah saat 10'da kargo geldi diye uyandım. Ne geldi?
(Aşağıdan okuyabilirsiniz.)
- Yine de gün boyu evdeydim.
- Yine de sıkı çalışmayı başardım
.
- Yine de günüm boş geçti denebilir.
- Üstelik yine uyudum. Hem de 2 saat!
- Ve hatta uyandıktan sonra işe yarar bir etkinlik yapmak yerine oturdum Heroes III oynadım! Ama çok zevkliydi!
- Two and a Half Men'den bir-iki bölüm daha izledim.
- Bir ara dışarı çıkayım dedim ama onu da yapmadım.
- Bu arada 2010 yılı kararlarımı yayımladım
.
- Sonuç olarak, bugün boşa gitmedi ama günden zerre tat alamadım.
Günün Olayı: Binboa'dan hediye!
Uykulu uykulu, kargoyu getiren postacının elindeki kağıdı imzaladıktan sonra, bir hafta kadar önce gelen telefonu hatırladım ve gözlerim faltaşı gibi açıldı! Blog yazarlarına hediyeler göndermeyi seven şirketler arasına Binboa da katılmış ve bana da kocaman, 70'lik bir votka göndermiş
. Hoş bir kutuya koyup göndermiş olmaları da ayrı bir incelik.
Yeri gelmişken diğer markalara da -isim vermeden- çemkirivereyim: Ey diğer bazı markalar! Öyle iki gazoz, bir tişört gönderdiğinizde (Gerçekten de bir firmanın bana iki gazoz ve bir tişört yolladığını hatırlıyorum. Hangi firmaydı yav?) tanıtım veya ufak da olsa bir teşekkür etmememin sebebini Binboa çok güzel açıkladı. Sizce Binboa neden 10 santilitrelik bir "tadımlık şişe" veya 35'lik şişelerden göndermedi de kocaman, 70'lik şişelerden yolladı?
İlla "Ben blog yazarıyım, bana hediyeler gönderin!" diye çırpınmıyorum (ve ileride de çırpındığımı göremezsiniz) ama eğer nezaket örneği gösterip hediye gönderiyorsanız, bahsedilmeye değer bir hediye göndermeye dikkat edin.
07 Şubat 2012 tarihli günümün özeti