AKP kapatılmadı, demokrasi kazandı (mı?)
- AKP kapatılmadı, hazine yardımının yarısından yoksun bırakılma ve ihtar cezaları verildi.
- Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesinden 6'sı "Kapatılsın." dedi, 4'ü "Hazine yardımının yarısından yoksun bırakılsın." dedi, 1'i de "Kapatılmasın." dedi.
- Bir başka deyişle 6 kişi kapatılmasını, 5 kişi de kapatılmamasını istedi.
- Alınan karar doğrultusunda AKP'nin laiklik karşıtlığı tescillenmiş oldu.
- Oylar şu şekilde:
Haşim Kılıç - Red
Osman Paksüt - Evet
Fulya Kantarcıoğlu - Evet
Mehmet Erten - Evet
Necmi Özder - Evet
Şevket Apalak - Evet
Zehra Ayla Pektaş - Evet
Sacit Adalı - Hazine yardımından mahrum bırakılsın
Ahmet Akyalçın - Hazine yardımından mahrum bırakılsın
Serdar Özgüldür - Hazine yardımından mahrum bırakılsın
Ferruh Kaleli - Hazine yardımından mahrum bırakılsın
Fark ettiniz mi bilmem, 6 kişinin dediği değil de, 5 kişinin dediği oldu. Sinirlenip, bağırıp çağırmadan önce bir de bunun sebebini anlamak istedim ve Haşim Kılıç'ın açıklamasından şu cümlelerle karşılaştım:
Burada kapatma kararı çıkmamıştır Anayasa'daki bu sayıyı yani 7 sayısını tutturamamış olmasından dolayı kapatma kararı çıkmamıştır ama bu kararın sonucunda bu partiye bir ihtar kararı çıkmıştır, ciddi bir ihtar kararı çıkmıştır. Bu sonucun değerlendirileceğini ve gereğinin de yapılacağını umut ediyorum, tahmin ediyorum.
Neden 7 kişi gerektiği hakkında net bir bilgim yok ama yanlış bilmiyorsam nitelikli çoğunluk denen bir kavram, bu kararın oylanmasında üye sayısının (11) en az üçte ikisinin (7,333...'ten 7) aynı oyu vermesini gerektiriyor, aksi takdirde yeterli çoğunluk sağlanmamış kabul ediliyor... ve azınlığın dediği oluyor.
Benim anlayamadığım nokta bu son kısım işte: Nitelikli çoğunluk sağlanamadığı takdirde neden niteliksiz azınlığın dediği oluyor? Yalvarırım AKP'yi seven de, sevmeyen de düşünsün: Ülkenin kaderini değiştirecek bir karar alacaksınız ve 11 kişiden 6'sı aynı fikirdeyken, nitelikli çoğunluk kavramına uyulmuyor diye 4 kişinin hemfikir olduğu karar kabul ediliyor. Böyle saçma bir şey olur mu, bu mudur demokrasi? Benim düşünceme göre (Gerçi halkın düşüncesini önemsemeyen bir demokraside benim düşüncemin önemseneceğini sanmıyorum.) bir kararda nitelikli çoğunluk şartı varsa ve bu nitelikli çoğunluk sağlanamadıysa, direkt olarak "öbür karar"ı kabullenmek yerine kararı tartışmaya (Kötü anlamda "tartışmak" değil.) devam etmek daha mantıklı.
Demokrasi dedim de, birkaç tahmin geldi aklıma. Onları da yazayım, gerçekleşirse süper olur: Bu olayı demokrasi zaferi olarak ilan edecek olan AKP'liler ve AKP'ciler, yazının başında kırmızıyla belirttiğim gerçeği görmezden gelerek durmadan yola devam edecekler. Nitekim Recep Tayyip Erdoğan da bir saat kadar önce yaptığı konuşmada şöyle mesajlar vermiş:
- "Hiç bir zaman laiklik karşıtı hareketlerin odağı olmayan Ak Parti bundan sonra da Cumhuriyetimizin temellerini korumaya devam edecektir."
Bu ne anlama geliyor, biliyor musunuz? Anayasa Mahkemesi'nin bu kararını da görmezden geldiklerini söylüyor Tayyip! 11 üyenin 10 tanesi AKP'nin laiklik karşıtı hareketlerinin odağı haline geldiğini açıkça bildiriyor ama başbakanımızın salladığı yok tabii. Konuşmanın sonunda da "Durmak yok, yola devam!" sloganını tekrarladı. Yola devam edeceğini zaten biliyoruz, engelleyemeyiz de. Ama AKP'nin yapması gereken durmadan değil, iki dakika durup düşünerek yola devam etmesidir. - Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı geldiği zaman kurumlarımız kararı değerlendirip gereğini yapacaktır. Bu karardan herkes üzerine düşen sonucu çıkarmalıdır.
Bu, ilk mesajıyla çelişiyor. Eğer bu verdiği mesajı uygulayacaksa çok güzel, ama ilk mesajı uygulayacaksa AKP, bir davayla daha karşılaşacağından emin olsun. - Türkiye'nin yolu bellidir. Bu yol Atatürk'ün sözünü ettiği çağdaş uygarlık yoludur. AB yolundan bizi kimse döndüremez.
"Demokrasi bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız." diyen bir adamın Atam'ı diline pelesenk etmesinin samimiyetsizliği bir yana, Atatürk'ün sözünü ettiği çağdaş uygarlık yolunu yanlış anlayıp AB yolu sanan bir adamın ülkemizde başbakan oluşunun acısıyla bir süre daha yaşayacağız. Benim bu mesajdan anladığım budur.
Gelelim, kararı açıkladığı metni okuduktan sonra aldığı ilk soruya göğsünü gere gere "Ben ret oyu verdim arkadaşlar." diyen Anayasa Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç'ın verdiği mesaja:
Ben bu sonucun çok iyi tahlil edileceğine, değerlendirileceğine, analiz edileceğine ve ilgili siyasi partinin buradan alması gereken mesajı alacağı temennisinde bulunmak istiyorum.
AKP yandaşı bir kişilik bile bunu diyebiliyorsa, ortada gerçekten dikkat edilmesi gereken bir şeyler var demektir. AKP "Biz dersimizi aldık, bundan sonra daha dikkatli davranacağız." derse, yerel seçimlerde de fark atar, diğer seçimlerde de. Ama "Biz laiklik karşıtı değiliz, yok öyle bir şey!" deyip kargaları bile kendine güldürmeye devam ederse inandırıcılığını kaybeder. Kaldı ki bir başka kapatma davasıyla karşılaşmaması gerekiyor çünkü nasıl bir lisede bir öğrenci, aldığı ihtar cezasından sonra hareketlerine devam ettiğinde okuldan atılırsa, AKP de benzer şekilde kapanacaktır.
Sonuç: Gönlümden geçen karar çıkmadı ama beynimden geçen çıktı, yani beklediğim karar zaten hazine yardımının kesilmesiydi - kesilen yardım da 22.3 milyon dolar bu arada; eminim yarınki grup toplantısında göbek atacaklardır böylesine ufak bir cezayla yırttıkları için. İyimser olarak bakarsak çıkaracakları yaygaraları çıkarıp ülkeyi daha da gereceklerine, savaş gazisi tripleri yaparak olayı bir demokrasi zaferi olarak nitelendirecekler. Temennim bunu haftalarca gündem malzemesi yapacaklarına, aldıkları ihtarın önemini fark ederler ve bir aydınlanma (gerçek bir aydınlanma) yaşayıp ülkeyi iyi bir noktaya getirmek için biraz olsun çaba sarf etmeye başlarlar.
Ek (31 Temmuz 2008, 17.41): Bir yanlış anlaşılma var gibi, gidereyim: AKP'nin kapatılmamasını hazmedemediğimden dolayı yazmadım bunu. Gönlümden geçen karar kapatılması yönündeydi, yukarıda da yazdım. Ama yukarıda yazdığım diğer şey aklımdan geçenin ise bu alınan karardı. Siyasi konularda siyasetçi olsun olmasın kimse duygularıyla konuşmamalı, yazmamalı. Eğer bu yazıyı duygularımla yazmış olsaydım emin olun AKP'ye binlerce kez küfretmiş, hazmedemediğimi tüm okuyanlara açıkça ilan etmiş olurdum. Ben bu yazıyı aklımla, aklımdan geçenlerle yazdım ve kurduğum mantığa göre de bu karar oldukça iyi ve yeterli. Lütfen sizler de yorumlarınızı kalbiniz doğrultusunda değil, mantığınız doğrultusunda yazın ki, ortak paydalarda buluşabilelim ve kısır döngü içerisinde kavga edip birbirimize hakaretler yağdıracağımıza, aynı fikirde olduğumuz konularda birbirimize hak verip "daha huzurlu" bir ortam yaratalım.
Verilen Tepkiler
Sayfalar: [1] 2 3 4 5 6 » Tümünü Göster
Yanlış bir değerlendirmen söz konusu. Burada kapatmama kararı o "4" kişinin isteği doğrultusunda verilmiş bir karar değil. O 4 kişi kapatmanın karşısındaydı. Yani teorik olarak kapatılmasın da demiyordu. Yani şöyle bir örnek vereyim. Bir ülkede mevcut bir yasanın değişikliği için referanduma gidiyorsunuz. Referandumda oy kullananların % 80'i değişsin derse o yasa değişecek. Yani nitelikli çoğunluk dediğimiz şey. Ancak bu oylamada % 79 çıkarsa yasa değişmeyecek. İşte bu % 21'in isteğinden dolayı böyle olduğu anlamına gelmez. Yani ince bir mantık ayrıntısı var burada. Var olan şey üzerinde değişiklik yaptığınız için durum böyle. Şimdi birisi çıkıp da AKP kapatılmasın diye dava açsa ve aynı oy oranı ile kapatılsaydı yine aynı şey olacaktı. Yine teorik olarak nitelikli azınlık dediğin kısmın istediği olacaktı.
Açık konuşmak gerekirse ben AKP'nin kapatılması yönünde karar çıkar diye düşünüyordum. Ancak çok şaşırdım böyle bir karar çıkmasına doğrusu. Çünkü bunüne kadar CHP'nin çıkarlarına hizmet eden bir kurum nasıl olur da böyle bir karar verir. Beni kıllandırmadı değil. Üstelik orada kapatılmasın ama hazineden de para almasın diyen 4 kişi var. Yani bu bir tesadüf olamaz bence. AKP'nin hazineden alacağı paraya ihtiyacı yok ki. Onlar zaten bu şekilde götüreceklerini götürüyorlardır. Önce Ergenekon, sonra bu olay. Gerçekten ülkede önemli değişiklikler oluyor ancak iyi mi kötü mü kestirmek zor. Ne diyelim Allah hayırlısını versin.
Açıkçası karar beni şaşırttı. Ben partinin kapatılacağını bekliyordum. Ama siz de yazınızda çok basit bir tuzağa düşmüşsünüz. Neden çoğunluğun dediği olmuyor diye. Bu ülkenin demokrasisi böyle işte. Nasıl ki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 şartı getirilmişse burada da böyle bir şart getirilmiş. Aslında çok da yanlış olmayan bir şart olmuş bence. Çünkü parti kapatmak gibi milyonlarca kişiyi, ekonomiyi, güvenliği ve diğer birçok konuyu ilgilendiren bir kapatmanın daha da büyük bir çoğunlukla alınması bence daha doğru olur. Olaylara her zaman kendi cephemizden bakmayıp o partiye ya da partilere oy veren insanlar açısından da bakmalıyız. Parti kapatmak yerine suç işleyenler varsa onların cezalandırılması daha mantıklı olur.
Laik lik benim karnımı doyurmuyor arkadaş...
kapatılsa ne yazar kapatılmasa ne yazar. El ele ülkenin içine ettiler. n Korku cumhuriyeti kurdunuz. Ne oldu şimdi yarın şeriat mı gelecek.
Bu adamlar secimle geldi. Secimle gidecek...
Seçim nedir bilirmisiniz ?
korku cumhuriyeti demişken;
Telefonumun dinlenmesinden korkmuyorum. Keneden korkmuyorum.
Ergenekon’dan korkmuyorum.
Dincilerden korkmuyorum.
Ateistlerden korkmuyorum.
Askerlerden korkmuyorum.
AKP’nin gizli bir gündemi olma olasılığından korkmuyorum.
Anayasa Mahkemesi’nin AKP’yi kapatmasından korkmuyorum.
Anayasa Mahkemesi’nin AKP’yi kapatmamasından korkmuyorum.
Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönmesinden korkmuyorum.
Baykal’ın daha yüz sene CHP’nin başında kalması olasılığından korkmuyorum.
Yeşil sermayeden korkmuyorum.
Tarikatlardan korkmuyorum.
Bölücülükten korkmuyorum.
Sevr’in hortlamasından korkmuyorum.
Ermeni soykırımının Amerika Kongresi tarafından kabul edilmesinden korkmuyorum.
Yabancıların Türkiye’de toprak almasından korkmuyorum.
Fransa ve Almanya’nın Türk düşmanı AB politikalarından korkmuyorum.
Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulmasından korkmuyorum.
Mollaların atom bombası yapmasından korkmuyorum.
Boğaz’dan geçen tankerlerden korkmuyorum.
Petrol fiyatlarının yükselmesinden korkmuyorum.
Enflasyonun hortlamasından korkmuyorum.
Dövizin patlamasından korkmuyorum.
Cari açıktan korkmuyorum.
Gıda fiyatlarının artmasından korkmuyorum.
İşsiz kalmaktan korkmuyorum.
İçimize korku tohumu ekenlerden korkmuyorum. Düşüncelerinizi korkularla şekillendirmek isteyenlerden korkmuyorum.
Korkuyla yaşanmaz.
Korkudan da korkmuyorum.
Son 1.5 senede Tv, gazete, internet korkulardan, tehlikelerden bahsedip insanlar üzerinde güvensizlik ortamı olustursada alayınızdan KORKMUYORUM.
HİÇ BİR ŞEYDEN KORKMUYORUM.
Bana allahın her günü irandan görüntüler gösterip
yok sunu taşladılar yok bunun penisini kestiler. Acın tarihimizi okuyun. son 150 senemizi okuyun cevabı orada yatıyor. ''Şeriatın''
HErkes sindirecek. SECİMLE GELDİLER SECİMLE GİDECEKLER. Demokrasi millet demek. eğer oylar bir boka yaramayacaksa. Tek parti olsun ama sonucta istikrar olsun...
Gecenlerde atatürk suistimalcileri iş basındaydı.
Güngörende patlama oldu ertesi gün laik ruhlar bastı orayı. Arkadaş kimsecikler kusuruma bakmasın. Atatürk'ün adını nasıl pazarlarım adı altında oraya gidersen esnaftan fırcayı yersin. Saadet zinciri, titancılar Biribizi gözetliyor ekibi ile kuvai milliyeciler gitmişti. Eee malum esnafın zaten kafası duman olmus orada. Onları görünce laf atısmasını izlemek hiçde hoş hareketler değildi. Esnaf sağdan soldan bağırıyor. Her şey sizin yüzünüzden oldu bıdı bıdı bıdı...Birde titancılar esnafı kovaladı orada. Polemikleri siz hayal edin.
Arkadaş ben bugün kuvai milliye kıyafeti ile sokaklarda gezersem insanlar beni görünce ahh, vahh işte hüngür hüngür ağlamazlar. Benim söyleyebileceğim manidar bir laf var öyle durumlarda oda bana kalsın... Mesela ben osmanlıyı tutarım, yeri gelir savunurum. Gel gelelim bana kimse yeniçeri kıyafeti giydiremez. Heleki padişah kıyafeti hiç giymem... Osmanlı ulan osmanlı diye sağda solda bağırmam. Üstünden asır geçti ne giyecem afyonlanmadım halen?! Yada şöyle örnek vereyim tam olsun. Bir hoca düşünün sakalları göbeğinde. Elinde kitap güngörene gidiyor. Din çatısı altında toplanalım kardeşlerim dese nasıl düşünürsünüz? Kuvaiye catısında toplanalımmış... lan kime saldırıyorsunuz? Yok söyleyinde bilelim. Atları ahırdan alacam... Neyse anlayana zaten sivri hesabı... Korku cumhuriyeti yarattınız bu memlekette. Sizlere en manidar küfürleri sayardım ama neyse... Tehlikenin farkındamısınız diye diye içine ettiniz bu memleketin. 2 seneden beridir ekonominin altına dinamit koydunuz. Sonra şerefsiz basınınızla beraber iş yok lan bu ülkede diye çığırtkanlık yaptınız. Acaba neden yok bu ülkede iş kafanız basmazki. O kalın kafanıza sokayım... Bana her gün Allahın iran' ından haberler sundunuz. Yok onun kafası kopmus, yok onun penisi kesilmiş. Banane lan irandan. Sizler varya cahilin en önde gidenisiniz. Açın kendi tarihinizi okuyun. Azıcık bir şeyler öğrenin. Tabi sizler 1923 de gökten zembille indiniz. Onda önce hava ve suydunuz...
ben ne akp liyim ne de başka bir şeyli. ama akp nin kapatılmaması taraftarıdım. Neden çünkü eğer bu parti bazı şeyleri yapmaya çalışıyorsa cezasını halk vermeliydi. Belirli bir elit kesim değil... Neden hep yıllardır elit kesimin dediği olmuş, halk dikkate alınmamış merak da etmedim değil hani... Eğer çalışmalarını beğenmezsem zaten bir sonraki seçimde oyumu bu partiye vermem. Son olarak üyelerin red veya onay şeklinde kullandıkları oyların açıklanmasını yanlış buluyorum...
Sağlıcakla...
Bir yanlış anlamayı önlemek amacıyla "Benim anlayamadığım nokta..." diye başlayan paragrafıma birkaç cümle daha ekledim.
Nazmi Çavdar; şu dediğin çok doğru: "Bu ülkenin demokrasisi böyle işte." Demokrasiyi kendi çıkarlarına göre, ortaçağın engizisyon mahkemelerinin İncil'i tahrif etmesi gibi tahrif etmesi yüzünden çıktı "bu ülkenin demokrasisi" kavramı.
Barış paragrafa yaptığın ekleme sonucu değiştirmiyor maalesef. Bu ülkede hangi mahkemden sonra hakimin kararı tartışılır ki? Bu da onlardan bir tanesi işte. Efendim, parti zaten kapatılmasın. Kişilere ceza verilsin ama gerçekten yaptığı işlediği suçun cezası verilsin. Öyle vay efendim bu adamlar şeriatı getirmeye çalışıyor diye oralarından buralarından uydurdukları şeylerin cezası değil adam gibi ispatlayabildikleri suçun cezasını versinler. Yani bu adamın vay niyeti şu vay niyeyi bu deyip farazi şeyler yerine bu adam altın yumurtlayan tavuğu yani Telekom'u satmış arkadaş hem de öldüm fiyatına al sana şu ceza. Bu adam Kıbrıs'ı göz göre göre peşkeş çekmiş, al sana şu kadar ceza diye bir cezalandırmaya gidilmeli. Ancak bizim ülkemizde maalesef böyle işlemiyor hukuk, siz daha iyi bilirsiniz.
Bugüne kadar zaten demokrasinin içine edenler etti. Cumhuriyet kurulduğundan beri adam gibi bir dönem geçirdik mi siz söyleyin? Ülkede her gün bir olay oluyor. Bu olayları kimin yaptığı bilinmiyor. Her gün bir yerde bomba patlıyor, can güvenliğimiz yok, mal güvenliğimiz yok, sabah evden çıktığımızda akşam döneceğimizin garantisi yok. İşsizlik çoğaldı, millet aç geziyor, bizimkiler hâlâ parti kapatma ile uğraşıyor. Yani hayali şeylerle. Nerde hani "millet aç bunlar başörtüsünü taktı kafaya" diyenler? Çıksınlar şimdi çığırsınlar, "millet aç bunlar parti kapatmanın derdinde" diye.
Hep bana hep bana yapıyoruz. Allah büyüktür.
Şimdi bi' dakika, Cumhuriyet tarihi boyunca Atatürk'ten sonra ülkeyi yönetenler demokrasinin içine etti diye AKP'nin bu içine etme eylemine devam etmesi doğru mu oluyor? Ben de bu savunmayı anlamıyorum işte: "Bunlardan öncekiler de yaptı, nedir yani?" şeklinde bir kalıp var. Çok saçma.
Yok ben öyle bit şey demek istemedim, kendin öyle bir çıkarımda bulunmuşsun. Böyle bir çıkarımda bulunman "çok saçma". Ben sadece demokrasinin bugün bozulduğunu düşünenler için söyledim o sözü. Yoksa geleceği değiştirmek hepimizin elinde. Demokrasi dediğin şeyin o zamandan beri bozuk bir işleyişi var. Belki Cumhuriyet tarihinden de evveline dayanır ancak ben somut olarak görebildiğim için o zamandan başlatıyorum.
Kaan'cığım, sinirlenip benzer ifadelerle yanıt verme rica ediyorum :). Yorumuma "Eskiden de böyleydi." şeklinde özetlenebilecek bir yorumla cevap vermeni başka nasıl yorumlayabiliriz? Adamların yaptıklarını savunacağına aldıkları ihtarı düşün derim.
AKP'nin Anayasa Mahkemesi'ndeki iki yalakasından biri "AKP hazine yardımının yarısından mahrum edilsin." diye oy kullandıysa, diğeri de ret oyu verdiği halde "Bu ihtar ciddi bir ihtardır, AKP'nin bunu iyi değerlendirmesi gerekir." diyorsa bu işte savunulacak bir taraf kalmamış demektir.
Ama şöyle bir durum var barış bu ülkede chp ve bunlar gib düşünenlerin değil,büyük çoğunluk başa getirdi ve bu çoğunluk içerisinde her kesim var.oy verenler tamamen laiklik karşıtı mı da verdi.Hayır.Atatürk'ü sevmiyor muyduda verdi.Hayır.Bu ülke artık kime oy vereceğini ve nasıl değişik yol izleyeceğini görmek istiyor.Bu parti kapanması eğer gerçekleşseydi bize zararından başka birşey olmazdı.O zaman o darbeyi yapacaklar darbesini yapmış olacaktı.İllaki askeri olması değil siz onu baştan indirdiğinizde o darbe gibi birşey olacaktır.Bu parti kapatılıp yerine yenisi açılmayacak mıydı?Eğer buraya gelecek parti seçimi yapıldığında bu ülke yeni kurulacak partiye çoğunluk oyu vermeyecek mi?Diyeceksin cezalancaklar ama hatırlarsan bu akp recep tayyip erdoğan ömür boyu siyasi yasaklı haldeyken hükümet başına geçti.Beence artık partizanlık denen şeyi futbol takımı tutmak gibi birşey yapmayalım sadece çıkarlarımızı ve ülkenin üst seviyelere gelmesini uğraşmalıyız.Nitekim akp Atatürk düşmanı diyenler zamanında Atatürk'ü çok seven ülkücüleri karşıt görmüş ve bunlarada karşı çıkmıştı.Sağolsun deniz baykal herşeyi düşünüyor ama sanıyor ki bu millet hiçbir şey düşünmüyor.Yani chpdeki demokrasiye bak aday olmak için bile çoğunluk sağlayacan.Saçmalık ötesi bir durum.Bence bu karar doğru karar ve bu davanın çıkmasını bile saçmalık buluyorum.Davanın tek faydası bence borsaya yaradı ve güven ortamı arttı.Yinede bir şeyler kazandık ya buna sevinelim.Bu kadar gerginlik çok bence
Hımm şunu unuttum o oy çoğunluğu olayıda eğer saçma buluyorsan milletvekili seçimlerinde de nasıl olduysa o mantıkla.Orada da büyük çoğunluk evet dedi ama yeterli çoğunluk olmadı diyrek iptal edilmişti.Yani şöye diyim CHP kendi kazdığı kuyuya düştü:D
Konunun vehametinden dolayı bir sinir durumu yok üzerimde. Ancak birisinin yaptığım yorumu "yanlış anlayarak" -kaldı ki doğru anlasa dahi- bu şekilde rencide edici bir üslupla (çok saçma ifadesini kastediyorum) eleştirmesi beni biraz gergin yapabilir, kusura bakma.
Ben kimsenin yaptığını savunmuyorum, bakın yine beni yanlış anlıyorsunuz. Aldığı ihtarın da bir önemi yok çünkü sadece formaliteden dolayı yapılmış bir ihtardır bana göre. Dinci gibi görünen kesimin partisini kapatmak bugün geleneksel hale gelmiştir. Refah, Fazilet vs. İşte bugün bu geleneğin yönünü değiştiren bir karar alınmıştır. Üstelik bu kararı da "AKP'ye ciddi bir ihtar verdik." gibi bir söylemle birlikte açıklamaları bana çok basit bir oyun gibi geliyor. Bu AKP yalakası dediğin adamlar zaten bariz bir şekilde çıkıp AKP kapatılmasın deseydi o zaman işte Anayasa Mahkemesi taraf tutuyor denilecekti. Ancak adamlar bu kılıfı öyle bir hazırlamışlar ki, AKP ayağını denk alsın, siz Sayın Başsavcı da "bak boyundan büyük şeylere karışıyorsun, senin gücün yetmez" diyorlar ve ağzına da bir adet meme tıkıyorlar, oyalanması için.
Tekrar ediyorum; bu ülkede bu gördüğümüzden farklı şeyler döndüğünü düşünüyorum. Her şey sanki bir şeyin kılıfı. Tâ ilk yorumumda da söyledim bunu. Bir gelenek yıkıldı ve Ergenekon muhabbeti de var. Ülkede gerçekten ciddi şeyler dönüyor. Bunu particiliği bir kenara bırakarak düşünmek gerek. Çünkü bu öyle herhangi bir partinin mensubunu bağlayacak bir durum değil. Ha Ergenekon'a sıcak bakmıyor değilim. Gayet de güzel oldu diyorum. Ancak neden şimdi? Neden yıllarca açıklanmadı da şimdi birdenbire açıklandı. Ülkenin üzerinden derin devletin elleri kalktı mı acaba? Yoksa bu Ergenekon da mı bir yemdi vs. vs.
Düzeltme: milletvekili seçimi değil cumhurbaşkanlığı seçimi
@neyazsak; olayları yanlış biliyorsun sanırım, davayı CHP açmadı :). Olayı basite indirgemeyelim lütfen.
@Kaan; bir tarafı "formalite karar veren", diğer tarafı "sütten çıkmış ak kaşık" olarak görüldüğü için (Bunları senin söylediğini iddia etmiyorum yani.) kutuplaşma denen kavramı yaşıyoruz zaten. Ben yazımda AKP'nin daha iyiye gitmesi için öneriler sunarken gelen yorumlar "Şurası yanlış, burası yanlış." şeklinde - bu durumda benim de yanlış ve abes gördüğüm yorumlara "Çok saçma." demem normal karşılanmalı. Hal böyleyken, yani yapıcı eleştirilerime yıkıcı eleştiriler geliyorken, "Senin şuran yanlış!", "Senin de şuran saçma!" gibi atışmalara girmenin gereği yok. Böyle yorumlaşacaksak hiç yazmayalım daha iyi.
@İsimsiz yorumcu, bir isim girmediğin sürece yorumların yayınlanmayacak. Biraz cesaret lütfen.
Ben şahsen kapatılmadığına sevindim. Çünkü kapatılmasıyla hiç birşey değişmeyecekti. Yeni parti kurulacak, siyasi yasak alanlar bağımsız olarak aday olacaklardı ve halkın tercihi yine aynı olacaktı. Umarım akp kararı doğru değerlendirir ve doğru konulara doğru düzgün çözümler getirir.
Laiklik din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması değilmi.Neden ayrılsın ki.Konunuza parazit gibi oluyorum ama bu ülkede birşeylerin yolunda gitmesi birilerinin morelini bozuyor gibi bir hisse kapılıyorum.Laiklik ne bir ideoloji, ne bir din ne de bir felsefedir.O, hiç kimsenin hiçbir kitleyi Tanrı adına yönetme yetkisinin olmadığı temel tezinden hareket eden ve bu tez doğrultusunda insanı sadece "insan" olarak saygın görmeyi esas olan, hiç kimseye inancı yüzünden farklı-lık tanımayan bir sosyal-hukuksal tavır ve tarzdır.
Her insanın dini bir olmayabilir.Ama herkezin her dine saygısı ve hoşgörüsü olmalı bence.Hiçbir farklılık ayrıcalık nedeni olamaz hürriyet özgürlük herkezin hakkı.Şuanki hükümet adı ak olduğu için bile sorgulanır eminim buna.Çünkü birşeyler yolunda gidiyor en baştaki birkaç baronun hortumu kesiliyor derin devlet ve köpeklerinin sonu geliyor.Konuştuğunuz yazdığınız diğer tüm meseleler olayları bastırmak daha doğrusu dağıtmak adına yapılan birşey.Bunun farkına varmalı insan bence.Şuan ülke ve başındakiler için cidden çok kritik ve sıkı bir dönem.Bu adamlar giderse sonumuz hayrolsun.Kaan arkadaşımızla aynı fikirleri paylaştığımı düşünüyorum gerçi onun yazılarını bu yazıyı yarıladığımda okudum.Onun da dediği gibi şuanki olayları bastırmak olanlardan kimseyi haberdar etmemek için orda burda bombalar patlıyor kaç gündür.Birçok masum insan çoluk çocuk öldü.Bunlarda ne vicdan var ne de merhamet..
çok güzel bir düşünce ortamı : ) ben sevindim. her şerde bir hayır vardı çünkü.
bilader ne kadar bağırsan ne kadar çağırsan da senin de istediğin olmadı ya o bize yeter :D
6 kişinin istediği olmadı ya benim istediğim oldu nitekim milyonlarca insanın istediği oldu. Siz genç beyn 'lerin işi böyle site yapsın gezsin tozsun bırakın da vatanı kurtarmayı biz düşünelim sen bak burdan günlüğünü yazmana devam etttt!
Öfke de bir hitabet sanatıdır, bu yönden çok iyi bir yorum oldu Metin. Yalnız üç adet hatan var:
1. Bağırıp çağıran yok. Pardon, var: sen.
2. Senin istediğin olmadı, 4 kişinin istediği oldu. Bu, "bu ülkenin demokrasisi"dir ama gerçek demokrasiyle ilgisi yoktur.
3. Geziyor, tozuyor olsam Beyn'de böyle yazılar yazmaya ne vaktim olurdu, ne mecalim. Ha, sen gelecek yerel seçimlerde AKP'den meclis üyesi aday aday aday aday aday aday aday adayı oldun diye bunu diyorsan haklısın tabii, ben senin kadar çalışmıyorum bu vatanı kurtarmaya (?).
Bonus hata:
4. Benim istediğimin olmaması sana yetiyorsa, bu söylemin zaten senin zihniyetindekilerin ne kadar hatalı olduğunu gösteriyordur. AKP'lilerin ve AKP'cilerin tek amacı karşı tarafı ölesiye bertaraf etmek mi?
Muhteşem bir yazı ama bence başlığı söyle olmalıydı;
"AKP kapatılmıyor, peki ya geleceğimiz?"
he emredersin tamam senin dediğin olsun. komik şey seni.
---"Ülkenin kaderini değiştirecek bir karar alacaksınız ve 11 kişiden 6'sı aynı fikirdeyken, nitelikli çoğunluk kavramına uyulmuyor diye 4 kişinin hemfikir olduğu karar kabul ediliyor. Böyle saçma bir şey olur mu, bu mudur demokrasi? Benim düşünceme göre"----
1."Ülkenin kaderini değiştirecek" evet burda hem fikiriz Ülkeyi ekonomik olarak dibe indirecek, demokrasiye olan güveni zayıflatacak bir karardı.
2. 6'ya- 5 diyorsun burda çoğunluğa bakıyorsun ve nerde kaldı demokrasi diyorsun; pekala her iki kişiden birinin oyunu alarak Tek Başına iktidira gelmiş bir partinin kapanıp kapanmamasını 11 kişiye bırakmak! Bunun neresinde demokrasi?
Şimdi diyeceksin ki oldu ozaman çoğunluk onda diye herşeyi yapsın Rejimi değiştirsin! Bırakın bu lafları artık 2002'den beri burda ne oldu ne değişti?
Demokrasi senin düşüncen veya senin düşündüğün gibi karşıdakininde öyle düşünmesi demek değildir.
Demokrasi= Hazımdır,kabullenmektir,sandığı beklemektir,Askerden olmadı çeteden derinden o da olmadı Yargıdan; sırf senin zihniyetinde,ideolojinde olmadığı için DARBE beklemek değildir.
Başkanın söylediği gibi cunta anayasasından böyle sonuç çıkar.
1. Hemfikir olup olmadığını düşünmenizi istemedim, soruma yanıt bekledim ama yanıt yok belli ki. Ayrıca ülkede her gün onlarca esnaf kepenk kapatırken ekonomi daha nasıl dibe batabilir? Yabancı firma üstünlüğüne sahip borsamızın 40 binlerden tekrar 35 binlere inmesi mi "ekonomiye darbe" olarak nitelendirilecek? Güldürmeyin.
2. Demokrasi aynen budur. Demokrasi dediğin, halkın TAMAMININ yanında olmaktır, seni seçen tarafında olmak değil. İki kişiden biri değerli de diğeri pis mi, önemsiz mi? Onun hakkı ne olacak? Kaldı ki %47 oy da, %53'ten küçük yanlış bilmiyorsam. Kayıp olan 5 milyon oyu ve çeşitli bölgelerdeki AKP lehine yapılan sahtecilikleri saymıyorum bile.
2002'den beri, sen hangi ülkede yaşıyorsun bilmiyorum ama, Türkiye'de çok şey değişti. Yabancı sermayenin KÖLESİ olduk, ülke ekonomisi IMF denen bir kurumun oyuncağı haline geldi ve Avrupa ile Amerika artık iç işlerimize karışmakta hiç sakınca görmüyor. Utanmaz AB yetkililerinden "AKP'yi kapatmayın ulen!" naraları duymadık mı?
Son olarak: AKP karşıtlığı, darbeciliğe eşit değildir. Olayları bu kadar basite indirgediğiniz için, ayrıntıları göremeyecek kadar KÖR olduğunuz için oy verdiniz AKP'ye. Bizler kadar ağlayacağınız günler yakındır.
@isimli, lütfen biraz cesaret, isim vermekten bu kadar korkmayın.
Barış tebrik ediyorum bu yazın için. Bu nitelikli çoğunluk olayını ben de anlayamıyorum.. Cumhurbaşkanlığı oylamasında birinci tur, ikinci tur, üçüncü ve dördüncü tur bile varken.. Bu konuda neden herhangi bir atılım olmaz? Demokrasi bu mudur?
@ barış ünver
herşey bitti benim ismim mi kaldı.Ozan Sümer rahatladın mı ? diger soylediklerime birşey bulamayınca bu aklına geldi sanırım :)
@Barış Ünver
Yukarda sayın BaşbakanıMIZ'a "Demokrasi bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız." sözüyle atımda bulunmuşsun. ANCAK!
Düzeltmelerde bulunayım at gözlükleri takma milletimize.
-Bize göre Demokrasi hiç bir zaman amaç olamadı, demokrasi ancak İLMİ noktada ele aldığımızda araç olacak. [ burada amacımıza ulaşana kadar dediğini ben göremedim İLMİ diyor ülkeyi geliştirmek diyor!! ]
-Eğer demokrasi halk iradesinin tecellisi ise o halk neyi istiyorsa onun neticede ortaya çıktığı araçtır. [ demokrasi'ye göre halkın çoğunluğu kapatılmamasını istedi ]
Öyle ise demokrasiye inandıgını söyleyenler bunun neticesinede katlanmak zorundadırlar. [ bu kapatma davası demokrasinin neticesidir. demokrasi halk'ın istediğinin neticede ortaya çıkması ]
Ama bazı bölgelerde katlanamadılar. Demokrasiye inandıklarını söylediler ama neticesine katlanmadılar. [ ve en son sözlerindede bugün sizin düştügünüz durumu anlatıyor ]
işte konuşma böyleydi. Ama siz sayın BaşbakanıMIZ'ın sözlerini değiştirip yanlış gösterdiniz...
cevap bekliyorum !.
haha komedi ya:)
bazı şeyleri anlamak bu kadar mı zor...
yok yok konuşmayacağım...
"durmak yok, yolsuzluğa devam"
geriye dönelim. adamlar 367, şu, bu, duygu sömürüsü ile %47 oy aldılar(büyük zafer!!), sonra??? deli cesareti... tüm güçleriyle türbanı çıkartmaya çalıştılar.
şimdi, akpnin oy fazlasıyla kapatılmaması(!) akpnin ikinci zaferidir, görün başımıza gelecekleri...
bu cesaretle bu adamlar bir daha anayasa mahkemesi filan mı dinler?
bundan sonra biz şeriat mahkemelerine çıkacağız, hazırlanın :)
bu ülke, bu insanlar bize 5 in 6 dan büyük olduğunuda öğretti ya daha ne olsun :)
:) @isimli beyn bugün sinirli daha önceleri kendisine yazdığı yazıların altına küfürlü yorum yapanlara bile gülerek geçerken bugün Akp'nin kapanmamasından dolayı baya üzülmüş olacak ki hiç bir şeye tahammülü yok.
%47'nin karşısına diğer tüm partileri koyacağına oy verdiğin veya savunduğun partiyi koy onun oy oranıyla kıyasla.
Ekonomi hakkında söylediklerine gülüp geçiyorum.
Avrupa-Batı-Çağdaşlık derken ondan örnekler verirken ağzınızın suyu akıyordu da bugünmü kötü oldunuz Avrupayla?
Ben 6 yıldır ağlamadım sen hazımsızlığından dolayı ağlıyorsan tek temennim dileğim bir gün gerçek demokratik olgunluğa ulaşmandır.
Sistem düzen yanlış unutmaki bugun oy verenlerin pek çoğu emekli olduklarında yerlerine şuanki Cumhurbaşkanının atayacağı insanlar oturacak. Onlarda otursa 11 kişiye bu yükümlülüğü yüklemek yanlıştır.






