AKP'ye açılan kapatma davası hakkında -
Bugün akşam saatlerinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Anayasa Mahkemesi'ne AKP'nin kapatılması için, laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği gerekçeli, tam 17 klasörlük bir iddianamesi olan bir dava açtı. Bu sırada AKP genel merkezinde MKYK toplantısı sürüyordu. Recep Tayyip Erdoğan toplantı sırasında böyle bir haber alınca toplantıyı ivedilikle sona erdirip hukuk kurmaylarıyla beraber bir toplantı başlattı. Basın gibi konuşursam olağanüstü toplandılar.
Öyle "Hobaaa, şahane oldu, süper oldu, kapatılacak, oley!" diye sevinç gösterisi yapacak değilim - aslında yapmam gerekir ama daha davanın kabul edilip edilmeyeceği bile belli değil, erkenden sevindiğim işlere uğursuzluk getiriyorum ben, ehe. Ciddi olayım: Daha dava kabul bile edilmeden herhangi bir yorumda bulunmam acemilik olur. Zaten bu konularda yazmada acemiyim, yine de biraz daha düzgün yazmak adına erken yorumlarda bulunmak istemem.
Show TV'nin ana haber bültenini başından beri izliyorum. Ergun Özbudun (yeni anayasayı hazırlayan mimarlardan biri, AKP destekçisi) çıktı, Özdemir Özok (Türkiye Barolar Birliği başkanı) çıktı, İbrahim Kaboğlu (Anayasa hukukçusu) şu anda konuşuyor, arada sırada AKP genel merkezine canlı yayın bağlantıları yapılıyor, Abdullah Gül'ün açıklamasına yer verildi, vesaire, vesaire. Kısa sürede, akşam akşam gündem oluştu kısacası. HaberTürk'ten de yapılan açıklamaları takip ediyorum. Diğer haber sitelerinde de geziyorum, Ekşi Sözlük'e bakıyorum... Elime geçen tüm bilgileri uzunca bir yazıda birleştirmek istedim.
Ergun Özbudun'dan gelen açıklamalar şunlar:
- "Bu, ideolojik bir harekettir." Bu cümlesiyle sayın Özbudun, Yargıtay'da ideolojik bir kadrolaşmanın var olduğunu iddia ediyor; başka türlü anlaşılamaz bu cümle. Yanlış; herkes, destek olduğunuz grup kadar kadrolaşma meraklısı değil sayın Erbudun. Hatta yanlış bilmiyorsam AKP'nin Yargıtay haricinde kadrolaştığı çok az devlet kurumu kaldı.
- "Dünyanın hiç bir yerinde böyle sudan sebeplerle parti kapatma davası açılmaz." Sayın Özbudun'un hukuk bilgisini sorgulayacak değilim ama verdiği demeçlerin otomatik tepki, refleksimsi cevaplar olduğu o kadar belli ki! Bahsettiği sudan sebep, AKP'nin laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği.
- "Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir davayı reddedeceğini düşünüyorum." Bu söz doğru, ama bu sözü doğru yapan yine AKP'nin bir alicengiz oyunu sonucunda çıkardığı, parti kapatmayla ilgili yasa düzenlemesi. Şöyle ki, artık partinin kapatılması için 11 kişilik Anayasa Mahkemesi heyetinden 7 kişinin kabul oyu vermesi gerekir. Telefonla Show TV'nin ana haber bültenine konuk olan, adını hatırlayamadığım bir adamın dediğini de hesaba katarsak AKP'nin getirdiği sözde demokrasi kavramının çarpıklığını daha net görmüş oluruz: "Eğer Anayasa Mahkemesi'nden 6 kabul, 5 ret oyu çıkarsa, 5 kişinin dediği, azınlığın dediği kabul görmüş olacaktır."
- "En iyi ve sağlam yol halkı kaptmaktır. Uzaydan halk getirmektir." Şahane bir laf, inanılmaz bir halk yalakalığı. Cümleler şu cümlelerle aynı kapıya çıkıyor: "Bu parti halkın içinden, halkın yüzde 47 desteğiyle çıktı. AKP kapatılırsa yeniden, farklı bir isimle açılır." Haklı da aslında.
Abdullah Gül ise şu açıklamayı yaptı:
- "Meclis'te bu kadar çoğunluğu olan bir iktidar partisine karşılık böyle bir yaklaşımın, Türkiye'ye ne kazandırcağını ve ne kaybettireceğini herkes çok iyi düşünmeli." Abdullah Gül'ün özel kalem müdürü, dünyanın en zeki insanı olmalı. Yemin ederim saygı duyuyorum zekasına adamın (özel kalem müdürünün). Her şeye rağmen Abdullah Gül'ün AKP'nin tam zamanlı noteri, destekçisi olduğu bilgisini; hazırlanan demeçlerinin alt metinlerinde verebilmek her özel kalem müdürünün harcı değildir.
Özdemir Özok'un ve İbrahim Kaboğlu'nun söylediklerini unuttum maalesef. Onların açıklamalarını birkaç güne kadar internette bulabiliriz sanırım.
Okuduğum genel tepkiler ise şunlar:
- "2008 Türkiye'sine yakışmıyor." Doğru. Eğer parti kapatılırsa ve verilen 71 kişilik listenin tamamının (Anayasa Mahkemesi başkanının açıklamasına göre siyasi engel konması istenen; Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç ilk üçte olmak üzere 71 isimli bir liste var.) siyasetle uğraşmasına yasak getirilirse, ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı falan mahkemelerde hesap verecek... AKP'nin hesap vereceğini düşünürsek harika bir olay, ama gerek ülkemizde yaşatacağı kaos (Şu zamanlarda AKP destekçilerinin partilerini ülkücüler, aşırı solcular kadar şiddetli savunduklarını görebiliyoruz.), gerekse ülkemizin imajının tüm dünya (Yalnızca Avrupa veya Amerika'dan bahsetmiyorum, tüm dünyadan bahsediyorum.) üzerindeki imajının sarsılacak olması açısından fena bir olay olarak bile nitelendirilebilir. Benim gönlüm kapatılmasından, 71'ine birden siyasi yasak getirilmesinden yana, ama bu işlem bir kaosa yol açacak, Avrupa ve Amerika'dan "Ne kadar ilkeller, cık cık cık..." şeklinde Batı'lı yorumlar gelecek ve bizim Batı'lı aşığı, AKP hayranı, ülkede dinleyeni çok olan, söz sahibi aydınlarımız "Bakın azar işitiyoruz dünyadan, Türkiye böyle olmamalı, utanıyorum burada yaşamaktan!" şeklinde ağlayacaklar, Feto da timsah gözyaşlarından birkaç litre daha akıtırken Türkiye yine rezil olacak. Tabii AKP kapatılırsa.
- "Kapatılması bile onlara yarar." Bu hem doğru, hem yanlış bence. Doğru kısım şu: Kapatılan partilerinin azıcık montajla, kadro değişiklikleriyle tekrardan karşımıza çıktığını benim gibi o dönemlerde yaşamamış veya o zamanlarda politika hakkında görüş sahibi olamayacak kadar küçük kişiler bile bilir. İki ihtimalde de onlar kazanıyor:
- Eğer parti kapatılırsa yeniden açılır, "Küllerimizden doğduk!" kampanyalarıyla daha da fazla oy alabilirler. "Kesin alırlar." diye iddia edemez ama alabilirler, küllerinden yeniden doğabilirler.
- Eğer parti kapatılmazsa daha da beter olur, "%47'yi engelleyemediler! Kapatamadılar bizi! Demokrasi kazandı!" kampanyaları başlar, yurt çapında yapmacık sevinç gösterileriyle birlikte gündem birkaç hafta daha meşgul kalırken on-on beş yasa daha geçer meclisten.
Gelelim yanlış olan kısma. Dava daha kabul edilmedi bile. Süreç şöyle:
- Dava açılırken verilen iddianame Anayasa Mahkemesi'nce incelenecek.
- Eğer iddianamede bir eksik yoksa dava kabul edilecek.
- İddianame AKP'ye iletilecek, AKP bir ay süre içerisinde ön savunmasını hazırlayacak. Ek süre talep edebilecek, ek süre talebini de Anayasa Mahkemesi (Ulan kısaltma kullanmak istiyorum, kullanamıyorum, küfür oluyor.) inceleyip talebin kabulüne veya reddine karar verecek.
- Davacının (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı) esas hakkındaki görüşü davalıya (AKP) gönderilecek. Sonrasında, belirlenecek bir tarihte davacı sözlü açıklama, davalı da sözlü savunma yapacaklar.
- Bu süreç ardından esas hakkında ayrıntılı rapor hazırlanacak.
- Ardından Anayasa Mahkemesi'nin yapacağı toplantı sonucunda 11 kişilik heyetten bir karar çıkacak. En az 7'si "Kapatılsın." kararına varmışsa AKP'ye veda temalı şarkılar besteleyeceğiz. Burada tekrar hatırlatmak isterim: AKP'nin getirdiği sıradışı demokrasi anlayışına göre bu adımda çoğunluğun fikri her zaman kabul görmeyebiliyor. Örneğin 6 kişi kabul oyu vermişse, ret oyu veren 5 kişinin kararı kabul görüyor. İlginç tabii.
AKP'ye yaramayacak kısım ise şu: Bu, uzun ve gergin bir süreç olacak - olmalı da. Bu süreç içerisinde yasaları geçirmeye bile korkabilir AKP, zira yukarıdaki adımların sonuncusundan bir öncekinde hazırlanacak raporun hazırlanma sürecinde davacı da, davalı da ek delil sunabiliyor. Bu süreç içerisinde, Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlunun genel müdürü olduğu Çalık Grubu'nun sahip olduğu Sabah gazetesi ve ATV kanalı haricindeki medya desteği yok olabilir. Özellikle AKP'ye karşı muhalifleşmeye başlayıp Aydın Doğan'ın ve alt yöneticilerinin yalakalık imajından yavaş yavaş kurtulmaya başladığı bu son zamanlarda AKP'ye açılan ve kabul edilmesi muhtemel bu dava, Aydın Doğan medyasını iyice AKP'den uzaklaştırabilir, birazcık tarafsız medyaya benzeyebilir. Ayrıca çocukça savunmalar yapan AKP'liler ve AKP destekçisi aydınları gören halk kesimindeki bilinçsiz AKP sempatizanı, AKP'nin düştüğü bu durumu görünce sempati gösterdiği partiyi sorgulayabilir, gözü biraz açılırsa karşı tutum bile alabilir. Kısacası, partinin kapatılması da, kapatılmaması da, hem AKP'ye yarayabilir, hem AKP'yi öldürebilir.
- "İşlemler demokratik değil." Bok değil affedersin. Devlet üniversitelerine ve hatta aşamalı olarak devlet dairelerine dini ve/veya siyasi simge sokmayı demokrasi olarak görebiliyorsak, bu işlemleri sorgulamayı da demokrasi çerçevesinde değerlendirebilmemiz lazım. Kaldı ki partinin kapatılması için açılan dava hem Atatürk'ün öğütlediği demokrasi anlayışına, hem 1980 sonrasında bozulan demokrasi anlayışına, hem de 2002 sonrası AKP'nin iyice kuşa çevirdiği, içine ettiği demokrasi anlayışına uygun.
Sonuç olarak bence bu dava ülkenin gündemini üç türban gündemi gücünde sarsacak, meşgul edecek. Türban gündeminden farklı olarak bu süreçte AKP son derece modern, laik, özgürlükçü, halkçı, milliyetçi, zartçı, zurtçu kimliklere bürünüp kendini tüm halka iyi göstermeye çalışırken,
- Feto'cular AKP'ye yapılanların haksızlık olduğunu gözyaşlarıyla haykıracak;
- Avrupa hayranları bu kadar ilkel bir hukuk anlayışı sonucunda ülkesinden utanacak;
- Amerika hayranları büyük ihtimalle sessiz kalacak (Türkiye'yi İran'a düşman etmek isteyen Amerika; başımıza getirdiği AKP, ülkemizi İran'a benzetmeye kalkınca biraz bozulmuş sanırım.);
- CHP ve MHP, verdikleri (hele hele Bahçeli ve Baykal'ın verdiği) demeçlerle kendilerini iyice yerin dibine batıracaklar;
- Anayasa Mahkemesi karar verene kadar da olan Türkiye'nin tamamına olacaktır.
Anayasa Mahkemesi karar verdikten sonra da,
- Eğer karar sonucunda AKP kapatılırsa ülke iyiden iyiye karışacak, büyük bir kaos ortamı olacak ama şu anki boka batmışlık seviyesinden daha aşağıya inmemiş olacağız. Hükûmetin istifasının sonrasını ise Allah bilir, ya daha da fena batarız ya da biraz olsun yükseliriz bataklığımızda.
- Eğer karar sonucunda AKP kapatılmazsa ülke daha fena karışacaktır. Medyanın desteğini büyük ihtimalle kaybedecek olsa bile AKP; gerek elindeki medyayla (ATV ve Sabah), gerekse bu kapatılmamanın verdiği onurla iyice gaza gelip ülkeyi yabancılara teslim ederken şeriata yaklaştırma konusunda daha büyük adımlar atmaya kalkışacaktır.
Kısacası AKP'nin kapatılması ülkenin hem yararına, hem zararına; kapatılmaması ise sırf zararına olacaktır. Tabii bunlar benim görüşlerim. Sizinkileri de almak isterim. Eğer yanlışlarım veya eksiklerim varsa buyrun beraber konuşalım.
Umarım canım Ülkem ve güzel insanları artık uykudan uyanmıştır. AKP gibi bir partinin bu Ülkede saman altından su yürütme politikasını fark etmişlerdir.
Karşı açıklamada gecikmemiş tabi. Açıklamaya bakıyorumda, mübareğin ağzından nerdeyse bal damlıyor, her cümle içerisinde 3-4 defa demokrasiden felan bahsetmiş. Arada Atatürk lafınıda kullanmış ama asıl bomba sonda, her şey türkiye için!
pek güzel bir yazı. Tam anlamıyla " Barış Ünver ile günün özeti" 
Barış, gerçekten güzel özetlemişsin. Zaman zaman yazdığın bu tür yazıların tartışma yaratmaktan çok, özellikle okumayı, araştırmayı sevmeyen genç arkadaşlar için iyi bir bilgilendirme olduğu kanısındayım, onların işini kolaylaştırmış oluyorsun. Eğer önsezilerim beni yanıltmazsa, geleceğin araştırmacı gazetecisini görüyorum ve bunun ötesinde de siyasetle uğraşacağını düşünüyorum. Biraz falcılık yaptım gibi gözükse de, bunun samimi duygularım olduğunu belirtmek isterim.
Bu vesile ile EFLATUN'un bir sözünü de hatırlatmak istiyorum: "Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır."
Kapatalım efendim, madem türban laikliği zarar verdi ise o zaman MHP'de kapansın.
Bu ülkenin bir anayasası var. Ama bunu AKP'liler unutuyorlar maalesef. "Biz oy verdik AKP'ye, o yüzden AKP'nin dediği olmalıdır" şeklinde yanlış bir düşünceye kapılıyorlar.
İşte sırf bu yanlış düşünce yüzünden AKP'nin kapatılmasını istiyorum. Çünkü AKP kapanırsa "haaaa, demekki bu ülkenin anayasası vamış lan, o anayasa'nın dışarısına çıkmamak lazımmış. Bak gördün mü Hüsnü ! Bizim Tayyip'in kendisini dikdatör yerine koyması bir hataymış meğer" diyerek bizim milletimiz hiç olmazsa birazcık akıllanacaktır.
Tayyip dün (bugün de olabilir) bir konuşmasında "Kimse Ak Parti'yi laikliğin odağı haline getiremez!" dedi. Birkaç saniye sonra düzeltti lafını ama, Tayyip'in ağzından Tayyip'i duymak çok güzel bi' duyguydu.
AKP hükümeti inatla ve toplumu böldüğünü bile bile ülkemize düşmanlık soktu. Daha önce birbirine telorans gösteren insanlar sırf başı açık ya da kapalı diye ilk görüşte birbirine öfkelenir oldu.
Bu dönem boyunca tarihte görülmemiş bir kadrolaşma yapıldı. Vatana millete hizmet eden dürüst insanlar eşlerinin başı açık diye başka görevlere getirildi egale edildi.
Devletin kamu malları inanılmaz ucuz fiyata satıldı. Ormanlar satıldı.
İşte şimdi de 65 yaş emekliik 250 lira emekli maaşı ve her çeşit hakkı elinden alınmış bir çalışan modeli getirmek istiyorlar.
AKP'ye oy veren samimi ve dürüst insanların olduğunu biliyorum. Ancak onlar bile ülkenin böyle gerilmesinden Erdoğan'ın her eleştiriye küfredercesine sert cevap vermesinden en önemlisi sürekli gizli bir gündem mi var?, amaç şeriat devleti kurmak mı diye suçlanmaktan rahatsız oldu.
En kötüsü bu yıllar boyunca ülke bu denli zor durumdayken PKK en güçlü olduğu zamana geldi. Hem de meclise girdi. Leyla Zana Ecevit'în zamanında tek başınayken güneydoğu Zanalarla doldu ve mitinglerde kandırılmış çocuklar bu ülkenin polisine taş attı. Büyük şehirlerde arabalar yakıldı bombalar patlatıldı.
Dış politikada ülkemizin şerefi iki paralık edildi. Hamas gibi terorist gruplar, Talabani, Barzani gibi kendini bilmez devlet adamlarıyla temasa geçildi.
Bir Suudi Kralın dizinin dibine otutulmaya gidildi. Üstelik 10 Kasım'dı ve o misafir Kral benim gönlümün Kralı Atatürk'ü ziyaret etmeyi kendisine hakaret bildi.
Eski kültür bakanı da mübarek sayılan Sakal-ı Şerif'i ayağa götürdü.
Kısacası bu hükümetin içinde şüphesiz vatanına milletine iyi hizmet etmek isteyen, samimi dindar insanlar vardır. Allah onlardan razı olsun.
Ancak yönetim kademesinin gizli bir gündemi zorla ve ısrarla ülkenin barışını yıkma pahasına dayattıkları velev ki gerçektir.
Bu nedenle kapatma olur mu bilmem? Ancak insanların öteki gözüyle gördüklerine daha sevgi ve saygı dolu yaklaşmaları gerektiği ortadadır.
Mustafa Kemal samimi dindar bir kişi olarak Kuran'ın Türkçe mealiniı Elmalılı Hamdi ile getiren ilk yöneticidir. Amacı bu dinin anlaşılmasını, siyasetin dışında tutulmasını ve partilerin Yüce Allah'ı tekellerine almasını engellemekti.
Ayrıca inanmayan ve farklı dinlere mensup kişileri de korumaktı.
Bugünün şartlarında Hıristiyan olan ve eşinin başı açık olan birisinin bu kabinede değil, bu memurluk sisteminde iyi bir göreve gelme şansı var mıdır?
İşte bunun teminatı laikliktir.
Parti toplantılarında - vitrindekiler hariç - tüm kadınların başı örtülüyse o din değil siyasi simgedir.
Ve siyasi simgeleri zorla dayatmak isteyen partiler kapatılmaktan kötüsüne de maalesef hazır olmalıdır.
En kötüsü öldükten sonra bu dini, bu hale getirdikleri ve halkı uygulamalarıyla barış ve sevgi dininden soğuttukları birbirlerine düşürdükleri için hesaba çekilmekten de ürpermelidirler.
Saygılarımla.
Akp yi iktidardan indirmenin kapatmaktan başka çaresi kalmamıştı kabul edin.Ben Akp nin avukatı falan değilim mutlaka yanlışları eksikleri var ama birçok şeyi başarıyla yaptığını dünya kamuoyunda birçok alanda saygın hale geldiğimizi nasıl görmezsiniz, sevgili Barış Ünver senin ve senin gibi düşünenlerin üzerinden siyaset yaparak şu an Akp yi tuzağa düşürmek isteyenler mi başa geldiğinde kalkınacak ülkemiz,elinizi vicdanınıza koyun ve düşünün ve kim gerçekten haklıysa onun yanında olun
Haklısın mirage, Amerika çok sevdi bizi. Cici Tayyip. Cici Türkiye.
kimsenin benim üzerinden siyaset yaptığı yok mirage;
bir yerleri tutuştu birilerinin...
akp kesınlıkle kapatılmalı ulkeyı satan adam ulkeme saygınlık getırmıs banane adamların ıstedıgını verıo adamlarda sayıyor ıste kapatılsın tek ortalıkta karıssın daha ıce batamayız ya bundan fazla yakında ırandan farkımız kalmıycak adam bı gundem yapıo mıllet onu takıp ederken tak yasa cıkarıo gecenlerde mını af yaptı kımın haberı oldu sadece sabah gazetseınde mını af dıe cıktı gıttı unutuldu okadar 2 yılı kalmısları salıverdı gıttı adfam kurnaz ama bu ıktıdar kendı egolarının tatmın etcek herseyı turkıye uzerınde yaptı uyanın artık ya uyanın bu kadamı cahılsınız gercı bu adamlara kapatılma olsa dahı bır ak gıder bır pak gelır nasıl al gulum ver gulum yaptılarsa yıne bulurlar bıse bunlar yenı partıyle cıkarlar karsımızıa amerıkada sevmesın bızı ya tek bunları def olup gıtsıon basımızdanda ulke gerılerse gerılesın toplarız bız kendımızı
ABD ve Avrupa şoktaymış...Nasıl olabilirmiş böyle bir şey... Paçaları tutuştu. Oysa ne güzel bölüşüyorlardı güzel yurdumuzu. Hay Allah, şimdi nolacak, müstemleke memleket uyandı mı yoksa?
Nedir o adamın adı, Unakıtan mı, B.kakıtan mı nedir, demişti yani "Babalar gibi satarım" diye. Hah işte aynen öyle : Babalar gibi kapatırlar partinizi de. Var mı öyle kömür dağıtıp zavallıların oylarını (onurlarını) satın almak... Hadi bakalım, Anayasa Mahkemesi üyelerine ne vereceksiniz şimdi, görelim....
sen kendini kandırmaya devam et rzrarti
Mİrageeeeeee, kendini kandıran rrzarti değil, asıl sensin...
AKP mi bizi dünya kamuoyunda saygın hale getirdi????? Aç gözlerini....dünya kamuoyu bugüne kadar niye pohpohluyordu sanıyorsun? senin gibi gözü görmeyenler, saygınlık kazandığını sanırken, onlar bizim ülkemizi alttan oyuyorlardı. uyan uyannnnnn. yahu artık açın gözlerinizi allah aşkına... bizi birbirimize sokarak, ülkeyi daha kolay bölmenin peşinde insanlar.
kendinize şu soruları sorsanıza bi... akp başa gelene kadar bu ülkede hiç müslüman yokmuydu?????
peki eskiden neden hiç siz-biz lafı yokken, şimdi bu ülkenin başbakanı sanki laikler düşmanmış gibi, ayrım yapmaya başladı??? ulen laiklerle uğraşana kadar, yurdunuzu ele geçiren dış güçlerle uğraşın. bu memleket elden giderse ne siz kalırız ne biz. ama heveslenmeyinnnnnnnnnn, biz bu memleketi ne amerikaya, ne avrupaya, ne de onlara peşkeş çekmek isteyenlere veririz. şimdi bir kez daha söylüyorum, herkes aklını başına toplasın, eyyy akp'liler, bizden korkmayın, korkacaksınız o şimdi sizi pohpohlayanlardan korkun.
bitirmeden önce neyzen tevfik den bir dörtlük size:
Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler...
Künyeni almak için, partiye ettim telefon:
Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler!..
Öncelikle Barış`ı kutlamak isterim gerçekten çok güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık.Daha sonra aşağıda yer alan yorumları okudum, içlerinde haklı bulduğum ve haksız bulduğum taraflar var elimden geldiğinde, okuduklarım, duyduklarım, yaşadıklarım ile bir kaç kelam etmek isterim.
Öncelikle AKP partisine karşı hiç bir saygı ve sevgi beslemiyorum ve hatta hayatımda hiçbirşeyden tiksinmediğim kadar çok tiksiniyorum.
Ama olaylara objektif bir şekilde bakmak gerekirse:
-AKP`nin siyasi stratejileri ve uygulamaları sanırım bugune kadar sadece Türkiye`nin 1923-1938 yılları arasında Mustafa Kemal Atatürk destekli CHP`ni izlediği stratejilerle karşılaştırılabilir.AKP tamamiyle akılcı bir yol izleyerek ne yazık ki iktidara gelmiştir.Ne kadar kızarsak kızalım ne kadar laf edersek edelim AKP maalesef "sözde" demokrasimizde yer alan bütün anayasal açıklıkları bulup, bir bir karşısındaki engelleri yok ederek istediğini elde etme yolunda ilerlemiştir. İstedikleri akla mantığa uygun şeylermidir?Bana göre hayır.Ama adamların yaptıkları kitabına uygun mu?Maalesef evet.Burdan adamların her istediğine evet diyeceğiz gibi bir anlam çıkmasın ama burda eleştirdiğim nokta kolpa muhalefetimiz CHP ve diğer kolpa muhaletefimiz "mitinglere katılan halk" sadece eleştirmekle yetinmiştir.Ankara,İstanbul,İzmir mitinglerinde yer aldım. Bu mitinglerde gördüğüm ve üzüldüğüm bir şey vardı; herkes eleştiryordu ama kimse bir çözüm ile yola çıkmıyordu.Gördüğüm ve kendisine Atatürkçü diyen kişiler DYP genel başkan yardımcısı Hasan Ekinci gibi sadece"Bu hükümet hem kel hem fodul üstelik ebleh" diyebiliyordu.
2007 seçimleri öncesinde elimizde AKP`ye dair bir çok belge vardı ve bunlar AKP`nin aleyhine de kullanılabilecek belgelerdi.Ama maalesef hiç bir siyasi partinin bu belgeleri kullandığını görmedim ve duymadım.Sadece haberlerde yer alan, basında, hakkında bir kaç kelime yazılmış bir kaç konu üzerinden giderek yanlış bir siyasi politika izlediler.Sadece eleştirmekle yetindiler, yapıcı ve onarıcı hiçbirşey göstermediler.Bu sırada AKP ne yaptı?Kendilerini mazlum gösterdiler, halkın yanındayız dediler yazın ortasında gecekonudlara kömür dağıttılar ve tekrar iktidara geçtiler.İktidar yetmedi, genel seçimlerden hemen sonra yerel seçimler için çalışmalara giriştiler ve bunun ilk basamağı olarak bir çok beldeyi kapattılar.Şu ana kadar adamlar anayasaya aykırı bir şey yapmadılar.Maalesef son krizlerden biri olan türban krizi bile anayasaya uygun hale getirilip okullara sokulmaya çalışıldı.
Şu anda AKP tek güç olarak yoluna devam etmekte.Yanında Fethullah Gülen ve ABD`de var.En son araştırmalara göre eğer bugün bir seçim olursa AKP %59 gibi müthiş bir oranla meclisteki yerini koruyacak.
Bunlar genel olarak bilinen şeyler, peki AKP`nin kapatılmasının yaratacağı sonuçlar.
Öncelikle halkımızda yer alan doğal bir olayı doğaüstü bir hale getirme mekanizması birden çalışmaya başlayacaktır.Türkiye`nin küçük ABD olması Menderes zamanında başlamıştır.Bu dönemde ABD ile ilişkiler güçlendirilmiş, halkevleri onların istekleri doğrultusunda kapatılmış ve ABD`ye belirli oranlarda kapitülasyon hakları verilmiştir.Menderes bu ülkenin başına gelen en kötü şeylerden bir tanesidir ama bugün memleketi Aydın`a gittiğinizde Menderes`e dair pek çok şey görürsünüz.Adnan Menderes Üniversitesi, Adnan Menderes bulvarı vs.Eğer AKP kapatılırsa %90 başka bir isimle, başka kişilerle ama aynı politiklarla tekrar hortlayacaktır.Bu sefer şu ankinden daha fazla oy toplayacak ve daha hırslı bir şekilde çalışacaklardır.
Bununla beraber AKP için vazgeçebileceğim ama maalesef vicdanımda hep yer alacak olan demokrasi kavramı. AKP`nin kapatılmaya çaılışılması tamamiyle ideolojik nedenlerle başlayan bir süreçtir.AKP dini kullanır, MHP Türk milliyetçiliğini kullanır, günümüzde pek çok sol parti de okumadan araştırmadan maalesef Atatürkçü düşünceyi kullanır.AKP`yi "Dini kullanıyorlar" diye eleştirenler maalesef Atatürk`ü kendi amaçları uğruna kullanmaktadırlar.Bana göre bu yola başvuranlar AKP kadar suçludur ve AKP`yi eleştirme hakkını kaybetmişlerdir.
AKP`yi kapatmak ne Atatürkçülüğe ne de demokratik yaşama özlem duymaya yakışan bir şeydir.Sonuçta adamlar kendi ideolojileri doğrultusunda ilerliyorlar ve kendi yaşam biçimlerini sunmaya çalışıyorlar.AKP`ye karşı olanlar ise kendi yaşamlarını korumak adına kendi ideolojilerini öne sürüyorlar.Fakat AKP`nin karşısında yer alanlar yani "Şu Çılgın Türkler" masalına inanmış ve onun ardında koşanlar aynı AKP gibi ellerinde herhangi bir destek olmadan bir şeyler yapmaya çalışanlar Atatürk`ün devrimlerimi günümüze uyarlayıp "Arkadaşım bak sen bana böyle bir yasa sunuyorsun ama çağımızda bu mümkün değil, onun yerine ben sana şöyle bir şey sunayım hem sen mutlu ol hem ben mutlu olayım" gibi bir yaklaşımda bulunmuyorlar.
Benim düşündüğüm şey AKP`nin kapatılmasının aynı AKP`nin devletin topraklarını sıcak para uğruna satması gibi bir günü kurtarma politikasıdır.Gönül ister ki AKP kapansın, Türkiye`de demokrasinin gerekçelerini yerine getiren bir parti başa geçsin .Ama eğer birilerini zorlayarak, birilerine yasak koyarak bu olacaksa ben ülkemin demokrasisinden ve çağdaşlığından şüphe duyarım
Yazıma son verirken;umarım kimseyi incitici bir söz söylememişimdir.Olaylara elimden geldiğince objektif bakmaya çalıştım.Yazımda imla hataları ya da cümle hataları varsa affola biraz uykusuz bir halde yazıyorum.Eğer konu ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak isteyen olursa ya da daha derin tartışmak isteyen olursa mail adresim:esunubol@su.sabanciuniv.edu. Elimde bu konu ve Türkiye`nin yakın tarihi hakkında pek çok makale ve kitap bulunmaktadır.İlgilenlerle paylaşmaktan ve tartışmaktan zevk duyarım.
Saygılarımla
saçmalık ötesi yanlı bir açıklama örneği bu gibi saçmalıklar ve bu gibi saçma sapan konuşmalarınız sayesinde ülke halkı bölünmeye gidiyor...
hayretle yazılarınızı okudum siz bu ülkeyi nasıl yapmayı düşünüyorsunuz biliyormusunuz uganda dünyayla ilişkimizi keselim sadece atatürkü agzımızdan düşürmelim din asla olmasın okadar atatük böyle bir halk istememişti yazık atanın emeklerine sadece türkiyeye zarar veriyorsunuz unutmayın bu ülkenin 100/90 nı müslüman
BENCE AKP'NİN KAPATILMASI DEMOKRASİYE AYKIRIDIR
Bu durumu eshefle kınıyorum.AKP'ye oy veren biri değilim ama bunun haksızlık olduğunu düşünüyorum.TÜRKİYE yıldızı parlayan bir ülke.Bırakın kardeşim ya toplum olarak bir nefes alalım,önümüzü görelim.Asıl hainlik bu derim.Yapmıyorsunuz madem yapanlarada engel olmayın.
abiiii sizin akp yleee nee alıpm weremediğiz war..adam nee yenilikler yaptııı sizzz hala kapatılsın diosunuz .simdii akp olmasaydı belki sizz burdaaa konusamayacakdınız ..ekmeği zor bulucak duruma gelirdiz haberlaere bakınkişi bşına düşen milii gelirr ne kadar artmışş haberiinzz warmıı vicdanı elveren sorsun kendini bu ada bu partii bize neler yapmıi bizz hala kapatmayı düşünüyoruz diyee!!!akp nin hatalarıda olabilirr ama haatsızz kimsee olamz misal chp iktidar olsaydı wallaha bilemiyorumm artıkk bi de(rzrarti) senii kınıyorum bukadr mıı kötümser insan olurr pes yanii
@Ronal; o kadar fena bir yorum yapmışsın ki... Yaptığı yenilikleri saymanı istiyorum, bizim bilmediğimizi farzet. Milli gelirin de bir günde 2000 dolar birden artmasının sebebinin ülke nüfusunu kağıt üzerinde 3 milyon aşağıya çekmesi iddiasını AKP bile yalanlayamazken sen nasıl bir mantıkla bu şeytanlıkla övünebiliyorsun? Ayrıca ekmeği şu anda bulamayanlar, AKP dönemi öncesinde bulamayanlardan fazla. Büyük ihtimalle zengin bir ailenin çocuğusun, o yüzden şu cümleyi daha önce hiç duymadın veya duymak üzereyken kulaklarını tıkadın: AKP, ülkemizdeki zenginleri çok daha zengin ederken fakirleri iyice fakirleştiriyor. "Orta direk" kavramı kalmadı bu insansı yaratıklar yüzünden!
@Umut, ülkenin en çok kâr getiren devlet kurumlarını tek tek özelleştirerek dışa bağımlı hale gelmek, Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi ile Ortadoğu'nun Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgedeki ülkelerin sınırlarını değiştirerek kendi ülkesine türlü kaynakları ve dolayısıyla para kazandıracak bir şeytan oyununu desteklemesi, yine BOP kapsamında olan ve Fethullah Gülen adlı hayvanın Amerika'nın desteğiyle gerçekleştirmek istediği Denetim Altındaki İslam (Ilımlı İslam yanlış bir çeviri çünkü bu alt projenin özgün ismi Moderated Islam'dır.) isimli çarpık bir İslam devleti oluşturmaya kalkması mı hainliktir, yoksa buna engel olmaya çalışmak mı hainliktir? Yıldızımızın parladığını söyleyenlerin de AKP'liler olduğunu, ama güya yıldızı parlayan bu ülkenin borçlarının yine bu adamlar yüzünden her geçen gün biraz daha arttığını biliyor muydun? Ayrıca neden AKP'yi savunanların -istisnasız- her biri AKP'li olmadığını söyler? AKP'li olmaktan utanıyor musun Umut (ve Mirage)?
@Şaziye; söylemesi bu kadar kolaysa ben de devekuşlarının dünyanın sonunu getireceği kehanetinde bulunmak istiyorum. Kurduğun ufacık cümleye ufacık bir dayanak bile giremeyecek kadar acizsin, belli, ama böyle bir acizlikte cümle kurmaya kalkışman da büyük cesaret.
@Aykut; Uganda'yı gerçekten dış dünyaya kapalı bir ülke olduğu için mi örnek olarak seçtin, yoksa sadece ismi komik gözüktüğü için mi? Bilmiyorsun gibi gözüküyor, ben seni düzelteyim: Dış dünyaya kapalı bir devlete örnek olarak Kuzey Kore'yi vermen daha doğru olur. Yine de bizim yapmak istediğimiz Türkiye'yi dış dünyaya kapalı bir ülke olmasını sağlamak değil. Ha, ülkenin belimizi biraz olsun doğrultan tüm kurumlarını tek tek satma girişiminde bulunmak SİZİN gözünüzde yıldızımızı parlatmak ise zaten düşüncelerinizin çarpıklığı ortadadır, benim tekrarlamama gerek yoktur.
@ArresT; halkı bölen zaten AKP, Feto ve Amerika. En basit örnek şu: Sen AKP dönemleri öncesinde bireylerin birbirlerine türban hakkındaki görüşlerine göre muamele ettiğini görüyor muydun?
@Esat; bu konularda bilgili olduğun ve bilip de konuştuğun belli. Yorumunla da bilgilerine dayanan görüşlerini ulaştırdığın için teşekkür ederim. Bu yorumun ilk paragrafında söylediğim "Ayrıca neden AKP'yi savunanların -istisnasız- her biri AKP'li olmadığını söyler?" sözünün de senin için asla geçerli olmadığını bilmeni isterim.
Gerçekten ben de anlamıyorum insanların "ben AKP'ye oy vermedim, ama..." söylemlerini. Bu kadar çok beğeniyorsanız niye oy vermediniz? Oy verdiyseniz, bundan neden utanıyorsunuz??
Ya yalan söylemeyin, ya da kendi içinizdeki çelişkileri halledin buralarda ahkam kesmeden önce. Ne demiş Mevlana : "ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Neyzen'in aşağıdaki gerçekçi şiirini hepiniz bilirsiniz... Bakalım kimler üstüne alınıp da buna karşı yorum yapacak? Yapmayan da zaten onun gibi düşünüyordur, hehehe..
Ne ararsın tanrı ile aramda,
sen kimsin ki orucumu sorarsın?
hakikaten gözün yoksa haramda,
başı açığa neden türban sorarsın?
rakı, şarap içiyorsam sana ne,
yoksa sana bir zararı, içerim.
ikimizde gelsek kıldan köprüye,
ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
esir iken mümkün müdür ibadet,
yatıp kalkıp Atatürk'e dua et..
senin gibi dürzülerin yüzünden,
dininden de soğuyacak bu millet.
işgaldeki hali sakın unutma,
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz.
sen anndan yine çıkardın ama,
baban kimdi bilemezdin şerefsiz.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, "AKP herkesten daha Atatürkçüdür" demiş.Bunu söyleyebilmek için gülmeden bayağı prova yapması gerekmiştir bu adamın.
bakk sölüoooorunn barıssss ben akpli olmasnb sawunmam deilmii cok doğruu sölüüorsuunnn ama akpp senin benim insanların oylarıylaaa iktidarr oldu.oo isnsanlarr sorunu ama onlar seçiolar onlar indirolarr bn bunu analyamıyorum işte siz böleee insanlrsınız hem sizee nee adam(mirage)utansın sizee neee
bunlar sizee bişee kazndırmazzbu arada bir yönetimi yıkmak iiçin insanın ülkesini düşünmesi lazım çünkü ordaki zamn kaybıı ül
keyii düşürür dha çözülecek oo kadar sorun varken bn hem nie utanıyım oo partiyee oy weriyorum
Yalvarırım Türkçe konuş, hiçbir şey anlamadım yazdığın harflerden.
yaw özürr biras acele idi dee bi yer gitmem lazımdı
yaaa abiiiii bana onlarıı tkrar yazdırmayın anladığınız kadarıylaaa(ama ordaki mesaj böle küçük sorunlarlaa uğrasmayın ülkede daha çok sorun war birdee insanlar nedn akp li olduğunu sölemeye utansınlar onların sorunu ama bn akp py werdim vee utanmıyorum hem sizi ilgilendirmez kimin akp olup da utandığı mirage ordaa utanıomuss sizene
sayın baş savcım şu ekoneminin zor günlerinde ve PKK YA kartşı mücadele ederken dünyaya karşı küçük düşmesek olmazmıidi tv lerde izledim üzüldüm niyemi sizler daha iyi bilirsinizya olmadı sayın baş savcım yanlış zeminde düğmeye bastınız vatandaş idanamelere gülüyor devletim milletim sağ olsun bizler demekki yaşantımız sizlerin elinde olmamaLIydı demokrasilerde herkes hür olmalı değilmi milletin zararını kim karşılıyacak ekonomi biter çocuklarımızın geleceği ne olacak hesabını herhalde birileri verecek vijdanıyla öyle değilmi sayın baş savcım saygılar sunarım
Başsavcının hazırladığı İddianameyi okumak lazım. Sadece satır başlarıda olsa, göz gezdirmek faydalı olacaktır.
RTE'nin bazı(daha fazlası da var) sözleri:
* Fanilere kul olmayacağız, dedik. Biz sadece bir zihniyetin, bir sistemin bu ülkede iktidarı için çalışıyoruz. Bu zihniyet, bu sistem er geç bu ülkede iktidar olacak. Dolayısıyla kula kul olmayacağız, çıkara kul olmayacağız. Fanilere kul olmayacağız, sadece Allah'a kul olmanın hazzını yaşayacağız.
* Ben İstanbul’un imamıyım.
* Elhamdülillah şeriatçıyım.
* Yılbaşına karşıyım.
* Ata' ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok.
* İmamlar da nikâh kıysın.
* Minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker.
* Ben tekkeye değil dergâha gittim….,
Hele şöyle bişey var ki..
Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman. Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olduğu zaman adeta ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisinin bir arada olması. Durum böyle olunca ben Müslüman’ım diyenin tekrar yanına gelip bir de aynı zamanda da laikim demesi mümkün değil. Niye? Çünkü Müslüman’ın yaratıcısı olan Allah kesin hakimiyet sahibidir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bak yalan koskoca bir yalan.
VATAN HAİNİ ÇOCUK KATİLİ PKK NİN YAN KURULUŞU BİR PARTİ VAR BUNU BİLMEYEN YOK BU PARTİNİN MİLLET VEKİLLERİ DEVLETİ BÖLMEYE YÖNELİK KONUŞMALARI OLURKEN SESİZ KALINMIYOR HERHALDE DEYİLMİ SAYIN BAŞ SAVCIM SUSTURUN BU VATAN HAİNLERİNİ VE ÇOCUK KATİLİ PKK YANDAŞLARINI
Barış Ünver, "Fethullah Gülen hayvanı" dediğin için söylüyorum, sen sitenin sloganı aksine "gerici bir hayvansın". Neden mi? Amerikada ne yapıldığından bihaber olduğun halde moderated islam diye sağdan soldan okuduğun ingilizce tabirleri daha doğru dürüst söylendiğinden emin olmadan buradan kullanıyorsun. Amerika'da yaşayan birisi olarak, burada senin gibi 10 larcasının yaşadığı hayatları yakından tanıma fırsatım oldu. Her haltı yedikten sonra üstüne "elhamdürillah müzlümanız" abi diye geçinip, laiklik ve cumhuriyet mevzuları ortaya çıkınca ortalıkda parande atıp kendi çapında bi işler çevirdiğini sanan o kadar çok tip varki, artık kopyalanmış koyun dolly olup olmadığınızdan şüpheliyim.
Yukarıda söylediklerim hal ve durumunuza işaretendi ama gerçek düşüncemi ve genel perspektifimi kısaca özetliyim; müslümanlık ne benim ne bir başkasının tekelinde değil, kimin yaşayıp kimin yaşamadığı da beni inan hiç ilgilendirmiyor. Hatta istersen budaya inan, Jesus-Christ de ne dersen de, sen yaşadıklarından kendin sorumlusun ve senin hayatınla ilgili yapacağın bütün şeyler senin insiyatifindedir. Bu senin özgürlüğündür ve beni hiç mi hiç ilgilendirmez. Ama mevzu başkalarının özgürlükleri ise, bunlar dini olur sosyal olur, o zaman sesini kesip oturacaksın. AKP'ye olan bütün düşmanlık Esat'ın da çok güzel açıkladığı gibi tamamen ideolojik ve bilhassa AKP'nin başörtüsü ile ilgili yaptıklarıyla ilgili. Başka insanların hak ve özgürlüklerini "laiklik" yalanları altında saldırmak kimsenin hakkı değil bunu sen ve senin gibi düşünen kişiler kabullenmemekte olanca gücüyle ısrar ediyorlar. Eğer AKP'nin ekonomi politikaları dersen, gel otur tartışalım. AKP'nin dış ülkelerle olan temasları dersen, gel oturup konuşalım, eleştirelim yerden yere vuralım. Ama insanların özgürlüklerini sırf sizin keyfiniz istiyor diye sınırlamak insafsızlık ve terbiyesizliktir. Şunu da söyliyim, Kurtuluş savaşını kazanmamız için dedem 2 cephede savaştı, babamın bütün ailesi paramparça oldu, geriye sadece babamın kardeşleri kaldı. Sen bunların içinden geçmiş birisi olarak bana ve benim ailemde yaşayan insanların Türkiye'de inançlarıyla yaşayabilme özgürlüğüne laf edersen işte o zaman sözün bittiği an olur. Aynı şekilde ben de eğer birisinin içki içmesine, uç örneğiyle söylüyorum mini etek giymesine, kız arkadaşıyla gezmesine v.s. gibi kişilerin özgürlüğüne kalmış birşeye müdahele de bulunuyorsam işte o da senin için sözün bittiği an olmuş olur.
TuliBeyhan güzel bir noktaya dikkat çekmiş. AKP geldikten sonra ayrıldık gibi oldu demiş. Ayrılık AKP ile gelmedi, ipler başkasının eline geçince nasıl oluyormuş onu gördüğünüz için bunun rahatsızlığındasınız. Evde elinde kumandayı tutup istediği şekilde yönlendiren "itilmişler" gibi yıllardır bu ülkeyi cumhuriyet bayramlarından, 23 nisanlara sürükleyip ülke adına taş taş üstüne koymayan Ankara zihniyetindekiler, şimdi istedikleri kanal oynamıyo diye mızıkçılık yaparak libido seviyenizi çok güzel ortaya koyuyorsunuz. Türkiye koalisyonlar atlattı, Bülent Ecevit'in namuslu duruşunun arkasında sahtekar yandaşlarının devleti sömürmelerine şahit oldu. Cavit Çağları, Karayalçını, Çilleri, Baykalı, Mesut Yılmazı ve daha neleri gördü. Sırf "başörtüsü yasağı kalkıp laiklik elden gidecek" yalanlarıyla Türkiye'yi tekrar o batak günlerin içine çekmeyi nasıl reva görüyorsunuz, ben anlamıyorum. Ülkede balonla şişirilmiş kalem oyunlarıyla makyajlanmış bir ekonomik güzelleşme de var, gerçekten gözle görülür bir toparlanma düzelme de var. Medyaya ekonomik değerler diye verilenler gerçekler ile birebir aynı değil, bunu kabul etmemek yalancılık olur. Ama dünya ekonomisinin ve Orta Doğu'nun içinde bulunduğu handikap ve Türkiye gibi üretmemeye programlanmış bir ülkenin başına geçseniz siz ne yaparsınız? Sanalda ve gerçek hayatta kedi köpek gibi birbirini yiyen gençlik ile, ekonominin uzaya gitmesini beklemek hayalcilikten başka nedir?
AKP'nin yanında ABD var diyen arkadaşlara merakla soruyorum, ABD'ye bilet çıktı yarın gidiyorsun deseler ne yaparsınız? Kalıbımı basmıyorum ama koşa koşa gidersiniz diye içimde çok kuvvetli bir his var. Üniversite sıralarında böyle nara atıp mevzu ABD hayallerine gelince öyle içten ooof çekenler gördümkü ne deseniz inanasım gelmeyecek. ABD'de yaşayıp burayı övmenin delisi değilim ama size bütün realistliğimle söylüyorum. Türkiye'nin ABD'nin 2008 yılındaki halini yakalaması için en az 25 yılı var. Çüş diyorsunuz değil mi, işte gelin görün. Ağız açık melül melül bakarken adamlar önünüzde bizim TV'lerde en büyük olay diye anlatılan olayları günü birlik yaşıyorlar. Söylenecek çok şey var ama burada kapatıyorum. Mühim olan karşınızdaki "oh oh" çekmek değil, "birlikte nasıl iş yapabiliriz", "Türkiye'yi nasıl kalkındarabiliriz olmalı", derdimiz o olursa benim rahatsızlık duyduğum başörtüsü konusuna da saygı ve müsamaha gösterebilirsiniz, ben de sizin bana ters gelebilecek yönlerinize müsamaha gösteririm ama derdimiz iş yapıp bişeyler ortaya koymak olmadığı müddetçe böyle kedi köpek gibi birbirimizi yer dururuz.
Saygılar
zuhahahahaa.
Birisi de demişki "AKP olmasaydı ekmek bile bulamazdınız" diye. Allah aşkına sen kaç yaşındasın? 12, 13, 15 ?? Sanki AKP gelmeden önce sokakta ekmek satılması yasaktı. Siz varya tam bir NANKÖR'sünüz. Bak şimdi iyi dinle:
AKP gelmeden önce Türkiye bir buğday ambarıydı. Fakat AKP'nin yanlış tarım politikaları yüzünden Türkiye artık yeteri kadar buğday üretemez hale geldi. Savaş durumlarında kullanılmak üzere depolarda saklanan buğdaylar bile tükenmiş durumda şu an. Bunun tek sorumlusu AKP'dir. İşte buğday üretemediğimiz için de ekmeğin fiyatı 1 yıl içerisinde %25 + %25 = %50 artmıştır. Eskiden insanlar 5 ekmek götürüyorsa evine artık 3 ekmek götürür hale geldi. Biraz dışarıya çıkın da gerçekleri görün.
Sizin gibi genclerin bu sekilde cahilce yorum yapdigini gördügüm zaman cok üzülüyorum ülkeyi bölen erdogen degil sizin gibi modern hristiyan müslümanlari bu ülke demokratik bir ülkedir demokratiklik herkezin esit sartlara sahip olmasi demektir erodgen gerekeni yapmisdir artik ülkemiz gercekten demokratik her gün karsimiza kapali insanlar cikiyor kimi komsumuz kimi bacimiz kimi arkadasimiz sizin gibi modern müslümanlar bu bas örtüyü kabul etmeyerek ülkeyi bölüyor bu yüzden dava acilacaksa acilsin daha önceleri diger partilerinde neler yaptigini gördük..... bu kadar zor durumda olan bir ülkenin cok kolay bir sekilde toparlanamsi bekleyemeyiz hele bide toplumumuz sizin gibi cahilse erdoganin hatalari olsa bile isini en iyi sekilde yapiyor....o giderse ülkeyi kim idare edecek chp..mhp..hahahaha allah korusunnnn.....
Çok Komiksiniz hepiniz gerçekten... Bütün yazılarınızı okudum anlamadığınız kafanıza o küçük beyinlerinize girmeyen birşey var sadece tek birşey .. Demokrasi diyorsunuz laiklik diyorsunuz ama kendinize göre bu ülkeyi bu hale getirenler utanmalı ülkeyi gerilime sokanlar utanmalı.
Mecliste siyaset yapmak isteyenler gidip anayasa mahkemesine başvurmaları Örnek: (367)
Kendi siyasetine inanmayan o beyn(i) olmayanların birilerini bulup indirmeye kalkmaları avuçlarını ovcalamaları.
Askeriyeden meded bulamayanların gidip birilerine yallanmaları..
Diyorum ya bu ülke sahipsiz değil. Menderesleri astınız fakat onun gibi ne menderesler var bizler varız şükürler olsun düşündüklerimiz aynı ..
Atatürkcüyüm diyene, Laikim Diyene , Dinciyim Diyene Durup bakmak gerek ..Atarkçü Atarkü Kullanır. Laikim Diyen Laiklik altında istediğini yapar. Dinciyim diyen din altında her istediğini yapar bunlara gelmeyelim..
Çimdi size söylüyorum Ne olacak biliyormusunuz . Koca Bir Hiç... Bu ülkenin o kadar çok erdoğanları varki mendereslerin sonradan çıktığı gibi merak etmeyin..
367'den sonra nasıl ki bir oy patlamasıyla geldiyse .. Bu davadadan sonrada bir o kadarı ilede gelecektir % 64 Gibi bir sonuç ile gelecektir.
Şimdi siz istediğiniz kadar ülkeyi sattı deyin..
Siz istediğiniz kadar saman altından su yürütüyor deyin.
Siz istediğiniz kadar bağırın çağırın nafile herşey olacağına varır bu ülkenin köşe başları değişmedikçe bunamış siyasetcilerimiz gibi bu ülkenin bu devletin bunamışlarıda gitmelidir emekli edilmeli..
Bir parti seçimle gelir seçimle gider.
Dtp Kapatılması karşıtıyım ben her zaman kapattığınızda ne bulacaksınız 2 gün sonra başka bir isimle başka kişilerle yine bir parti düşünce değişmez onlarıda anlamak gerekiyor ne istiyorlar..
Çok yazık diyorum geçmişte yaşanan darbeler son yaşanan post modern darbesi ve son yaşanan laiklik darbesi anayasa derbesi olmuyormu ?
Alın size darbe .. istediğiniz gibi kullanın
simdii wallaha komiksizi atakan ın dedeği gibi bidee turca ben kin deilimm ama ilerdee olacaklarrııı azz copk tahmin ediyorum yaaa ama sizz ülkeyyii düşünmeyen mahluklarrsınızz ????burdaa akp yi coğunluk seçiyor bunaa kafan almııoomuu sen ülkendee kene gbib yapışmışş pkk lanetini düşün dtp yi düşün akp yii kapatmaklaa mutluu olacaksan sna bişi demiorum tekrara sölüorum adam işinii en iysini yapıoo hatlarıı olabilirrr chp pii yönetecek buu ülkeyii simdii onu muu sölüosunuzzz wallahaaa kuzey koreden farkıkızz kalmazz
Kuzey Kore dilini güzel bir şekilde kullanıyor ama Rolan, değil mi?
Rolan, yazacaksan doğru düzgün yaz gerçekten. Bizim konuştuğumuz türkçede "azz", "copk" "sölüosunuz" filan şeyler yok.
AKP’yi Kapatmak için bizim gerekçelerimiz daha sahici!
AKP’nin gizli anlamı: AKP harflerinin gerçek anlamı ortaya çıktı. AKP’nin kuruluşunda görev almış bir yetkili, elimizde bulunan ses kayıtlarında; harflerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni değil Allah ve Kuran Partisi kelimelerini ifade ettiği, ancak şartlar olgunlaşmadığı için gerçeğin açıklanamadığını itiraf etti..
Bağcılar Lisesi’nde namaz skandalından sonra Hac skandalı: Namaz skandalı yaşanan Bağcılar Lisesinde yapılan incelemelerde kamuoyunu dehşete düşürecek yeni bilgilere ulaşıldı. Bodrum katının da altında olan bir dehlizde, öğrencilerin Kabe maketi etrafında hac farizalarına yerine getirdikleri öğrenildi.
Doğan Medya Center’da da namaz skandalı: Doğan Medya Center içinde bulunan yoga ve reiki salonunu saat:05.00’de temizlemek için gelen bir grup temizlikçi kadın başörtülülerini takarak salonda namaz kılmaya teşebbüs etmişler, bir cumhuriyet mitingi dönüşü gazeteye gelmiş bulunan Milliyet Gazetesi çalışanları, namaz kılma eylemini henüz kıyam halindeyken bastırmayı başarmışlardır. Temizlikçilerin AKP iktidarı döneminde işe alındıkları, AKP iktidarından cesaret alarak geçtiğimiz Ramazan ayında da oruç tutma eylemi yaptıkları ortaya çıkarıldı.
Lisede gerici ayaklanma: Avcılar Selami Yetişgil İlköğretim Okulu’nun bazı öğrencilerinin, okulun bodrum katında “ALLAH” olarak isimlendirdikleri görünmez bir varlığa ibadet ettikleri tespit edildi. Bir öğrenci babasının kızını ispiyonlaması üzerine ortaya çıkan habere göre; çocukların son zamanlarda davranışlarının değiştiği, bazı öğrencilerin kanatlarının çıkmaya başladığı, duvarlardan geçebildikleri ve hatta gözlerinden ateş çıkarabilenlerin bile olduğu öğrenildi.
Havadan konularla bile laikliğin altı oyuluyor: Meteoroloji Meslek Liseleri öğrencilerine 4 adet yağmur duası ezberleme zorunluluğu getirildiği iddia edildi.
İnsanları inanan ve inanmayan şeklinde kamplara ayırıyorlar: AKP’li Bakan tarafından atanan Mamak Milli Eğitim Müdürü, öSS sınavına girecek öğrencilere yaptığı konuşmada “ Allah hepinize sınavda zihin açıklığı versin” diyerek sadece Allah’ın sevdiği dini bütün öğrencilerin başarılı olmasını istediği, dinle daha limoni bir ilişkisi olan gençlerin ise yerle yeksan olmasını dilediği anlaşıldı.
AKP’li seçmen davranışlarında artan irtica eğilimi: 14 Nisan 2006 günü, AKP seçmeni olduğu tespit edilen 67 yaşındaki Hatice Benli, Gaziosmanpaşa – Bakırköy hattında çalışan belediye otobüsüne sağ ayağıyla bindi ve ayağını atarken içten içe “bissmillahirrahmanirrahimm” dedi.
AKP’nin Atatürk karşıtı kadrolaşma hareketi: AKP’li bakan tarafından yeni atanan Rize Tapu Kadastro Müdürü’nün odası boyanırken Atatürk resmi duvardan indirildi. Kullanım talimatnamesinde boyanın 12 saatte kuruyacağı belirtilmişken, resim 15,5 saat sonra yani 3,5 saat gecikmeli olarak tekrar eski yerine asıldı. Dolayısıyla söz konusu partinin Atatürk’ü hazmedemeyen kişilerle kadrolaşma yaptığı ispatlanmış oldu.
THY’nin başörtülü açık ayrımı yaptığı belgelendi: 25 Şubat 2004 tarihinde Ankara – Urfa uçağında başı açık bir kadına cam kenarı koltuk kalmadığı söylenmişken, daha sonra gelen türbanlı kadına cam kenarından yer verildiği belgelendi. Yolcuların biniş kartları da ekte delil olarak sunulmuştur.
Reklam panolarında şeriat provası: Konya Mevlana Müzesi karşısında bulunan reklam panolarına ünlü Amerikan porno yıldızı Carmen Elektra yeni filmi için reklam vermek istemiş, AKP’ye bağlı Konya Belediyesi bu talebi geri çevirmiştir.
İçki yasağında son perde: AKP, içki yasağı politikasını uygulamak için pilot bölge olarak Samsun Devlet Hastanesini seçti. AKP yönetimi tarafından başhekim yapılan imam hatip kökenli, Samsun Devlet Hastanesi başhekimi Kamil çoban, siroz hastası 59 yaşındaki B.T. isimli hastasına, içki içmeye devam etmesi durumunda tedaviye devam etmesinin bir anlamı kalmayacağını söyleyerek, içki içmemesi konusunda baskı yaptı.
Antalya Saime Yahşigil İlköğretim Okulunda skandal: Antalya Saime Yahşigil İlköğretim Okulunda ders programı yapılırken, din derslerinin zihinlerin zinde olduğu sabah saatlerine, İnkılâp Tarihi derslerinin ise hemen öğle yemeğinden sonra, çocuklara rehavet çöktüğü saatlere konması dikkat çekti. Ayrıca, rehaveti arttırmak için İnkılap tarihi derslerinin olduğu günler yemekhanede ayran dağıtıldığı belirlendi. Tüm bunlarla körpecik beyinlerin dini bilgilerle doldurulması, Atatürkçülüğü ise öğrenecek takati kalmaması amaçlanıyor.
Odak olma suçu: AKP’de Mustafa çok Tansel az: DONAR araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmada; AKP seçmenleri arasında, Mustafa, Ahmet, Ali, Ayşe, Havva gibi İslam kaynaklı isimlerin CHP seçmenlerine göre 3 katı fazla olduğu, buna karşın; Tansel, çiyse, Berkecan, Sudesu gibi çağdaş isimlerden neredeyse hiç olmadığı tespit edildi.
AKP Belediyeleri’nin Yeşil Takıntısı: AKP’li belediyelerin geçmiş dönemlere göre iki kat fazla yeşillendirme çalışması yaptığı belgelendi. Şeriatı temsil eden yeşil ile rejim değişikliğine park, bahçe ve refüjlerden başladıkları açıkça görülmektedir.
Halka okunmuş su içiriliyor: AKP’li İstanbul Belediyesi Terkos ve ömerli barajları kıyısında her Cuma günü 41 imama 41 yasin okutuyor. Okunmuş sular şebekeye veriliyor, bu sayede insanların dini duyguları coşturularak amaçlanan şeriat devleti için taban oluşturuluyor.
Ampul Gavur icadı: CHP’nin amblemi bir Türk savaş aleti olan OK, DP’nin amblemi yine bir Türk taşıma aracı olan AT iken AKP’nin sembol olarak Amerikalı Edison tarafından icat edilmiş AMPüL’ü seçmiş olması Türkiye’yi Batıya peşkeş çekeceğinin en güzel kanıtıdır.
AB ile gizli anlaşma: Vatansever Türk Tugayları Konfederasyonunun internet sitesinde yer alan belgeye göre; Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB’nin Genişleme sorumlusu Oli Rehn ile gizli bir anlaşma yapmıştır. Anlaşmaya göre, Sinop – Mersin hattının doğusu Sözde Ermenistan ve Kukla Kürdistan devletleri arasında paylaşılacak. Ege bölgesi Helen cumhuriyeti olacak. İstanbul, sıcak sulara açılma emelinden bir türlü vazgeçmeyen Rusya’ya bırakılacak. Abdullah Gül’e jest olarak da Kayseri merkezli Gülistan İslam Cumhuriyeti kurulacaktır.
Gül’ün ismi Apo’dan: Yalçın Küçük’ün isabet buyurduğu üzere; Abdullah Gül’ün Kürt olduğu ve babasının da Abdullah öcalan’a büyük muhabbet duymasından dolayı oğluna Abdullah ismini verdiği anlaşılmıştır. (Gül ile Apo’nun aşağı yukarı aynı yaşlarda olmaları bu gerçeği değiştirmez. Demek ki babası öngörülü bir insandı.)
Erdoğan Sabetaist Kızılderili kabilesinden: Yine Yalçın Küçük’ün tespitlerine göre Tayyip Erdoğan’ın Kızılderili Sabetaist Doğan Er kabilesinden geldiği, kimliğini gizlemek için ise soyadını Erdoğan yaptığı öğrenilmiştir.
Erdoğan neden Fenerbahçeli? Fenerbahçe’nin bayrağı sarı-laciverttir. Bayrak 15 dakika kezzaplı suda bekletildiğinde iki rengin karışmasından yeşil renk ortaya çıkmaktadır. Erdoğan’ın şeriat özlemi takım tercihinde bile kendini ele vermektedir.
Menderes’in köpek davasından sonra Erdoğan’ın kedi davası: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Van ziyareti sırasında hediye edilen(!) ve adını CANSU koyduğu kedisi yine Başbakan'ın inisiyatifiyle başbakanlık konutuna yerleştirilmiş ve konutun tüm imkanları kedi Cansu'ya seferber edilmiştir. Halkımız sefaletle boğuşurken bununla da yetinilmemiş, bir yabancı misyon şefinin getirdiği pahalı mama 'hill's' ve altın işlemeli tasma memnuniyetle kabul edilmiştir!! Geçtiğimiz yıl mart ayında birkaç günlüğüne konutu terk eden kedi Cansu'ya bu gayri ahlaki davranışından dolayı herhangi bir ceza verilmemiştir!
AKP iktidarı dini futbola bile alet etmiştir: AKP döneminde eşi türbanlı olan Ertuğrul Sağlam Beşiktaş teknik direktörü olurken, namaz kıldığı bilinen futbolcular sürekli ilk onbirlerde takımda yer bulmaya başlamışlardır. AKP iktidarı döneminde Anelka ve Aurilio’nun Müslüman olmaya zorlanması ve aynı iktidar döneminde İlhan Mansız’ın (İ.Mansız) ise futbolu bırakmak zorunda kalması da dikkat çekmiştir.
AKP ye yapılan kapatma davası bize düşman olan dış güçleri sevirmiş olup yüce türk milletini üzmüştür niyemi ortada istikrar varken dışarıda ekonomi bozuk olmasına rağmen ülkemizde ekonomi iyi gidiyordu iyiye gidiş birilerini kızdırmiş olacakki aslı olayan dava açıldı yazık bu benim güzel ülkeme yazık inşallah yanlışlık yakın zamanda düzelir yine ülkemiz o istikrarlı gülere geri döner AKP gelmiş geçmiş hükümetlerin en iyi istikrarlı hükümeti olduğunu biliyoruz bırakın istikrar devam etmeli diyorum yaratanımız ve yüce türk milleti her zaman doğrunun yanında olacaktır saygılar sunarım.
Değmi Abdurrahman, cumhuriyet, Atatürk; n'apalım, ekonomi iyi paşalar gibi yer içer s*çarız.
akpye açılan bu kapatma davası her türlü hukuksal dayanaktan yoksun gayri ahlaki bir davadır. milletimizin gönlünde tamiri imkansız derin yaralar açmıştır. ayrıca yüce yargının saygınlığına ve hukukun üstünlüğü ilkesişne kara bir leke olarak tarihe düşmüştür. savcının hazırlamış olduğu bu gayri ciddi davanın anayasa mahkemesinin değerli üyelerrince milletimizin geleceği ve ülkemizin kaosa sürüklenmemsi ve ekonomik bir kriz yaşanmaması ülkenin birlik ve bütünlüğü zedelenmemesinin gereğini düşünerek bu komik davanın reddedilerek gerekli güven ortamını ve bu ülkeye olan vatani görevlerini eksiksiz yapacaklarına inananrak saygılar sunarım ayrıca ülkemize böle bir kabusu yaşatmak isteyenler ve yaşatanlar hem halkın önünde hemde hakkın önünde mutlaka bir gün hesabını vereceklerdir.
bizler türk milleti olarak akp yi başa getirmiş olmanın hesabını uzun bir süredir vermekteyiz...hakkın önünde verilecek hesaba gelincee.....bizden önce çıkıp yargılanması gereken akp topluluğu mevcut ve birhayli kalabalık...metninizde hukuk sözcüğünü kullanmışsınız...ironik olan HUKUK akp yabancı bir kavram...
Arkadaşlar... Burası bir hukuk devleti mi? Eh, beğensek de beğenmesek de öyle.. Bu durumda, C. Başsavcısı hukuğun gereğini yerine getirecektir, beğenseniz de, beğenmeseniz de..
Aşağıdaki linkten İstanbul Barosu'nun bu konudaki görüşünü okuyabilirsiniz
http://www.istanbulbarosu.org.tr/Detail.asp?CatID=1&SubCatID=1&ID=3315
Belki bu yazı, bu tartışmaları sona erdirir, çünkü HUKUK tartışılmaz, tartışılmamalıdır.
Mazlum edebiyatını başka platformlarda yapmaya devam edebilirsiniz. (==> Onlar kendilerini bilirler)
Ama siz de haklisiniz bugüne kadar hep isini kötü yapanlar secildi basbakan oldu simdi erdogan isini dogru yabinca afaladiniz..hahahaha..alisik degilizya..ben her secimde oyumu akp verdim helal olsun..allah recep tayip erdogan dan razi olsun sayesinde ülkemiz cok güzel demokratik bir hale geliyorr...
bakk kardesss benim adım ronal deil vee bana bilmişlik taslamayın rolan diye benim adım burak wallhaa adamı gıcık edionuz akp hariç baska konuşarda konusuluoo burdaa bu forum akp nin kaptma davası ile ilgili ama hersey konusuluu kfr müü edilim ilaaa
haaaaaa buu arada chp o işaretii türklerin silah rını koymus bu konumuu yanii (AMPUL GAVUR İCADI) HAHAHAHAHAAAAA
akp bu ülkeye istikrar getirdi, ekonomiyi canlandırdı, guven ve huzuru asıladı gıbı sacma sapan, hiçbir kritere dayanmayan acıklama yapan arkadaslara incelemeleri icin birkac veri.. iyice incelemeleri tavsiyesiyle..
akp ile 5 yılın bilançosu..
_Türkiye’nin dış borçları 2007 Ekim itibariyle %83 artarak 237,3 milyar dolara ulaştı.
_Bundan sonra hiç yeni bir borçlanma gerçekleştirilmese dahi 2008 yılı ve sonrasında 246 milyar dolar dış borç ödemesi yapmamız gerekiyor.
_AKP döneminde borç faizi olarak bütçeden sermayeye aktarılan kaynak miktarı %95 arttı ve 254 milyar YTL’ye çıktı.
_Geçim sıkıntısı nedeni ile kredi kartı ve kredilerini ödeyemeyenler 2003 yılında 30 bin civarında iken 2007 yılında 290 bin kişiye çıktı.
_1984-2007 yılları arasında yapılan özelleştirme uygulamaları ile 30 milyar dolarlık kamu varlığı satıldı. Bunun %73’ü 2003-2007 yılları arasında AKP döneminde gerçekleşti.
_Telekom, Tekel’in bazı işletmeleri, Tüpraş, Erdemir gibi kamu yararı için stratejik öneme sahip işletmeler bu dönemde özelleştirildi
_Bir ülkenin dışa bağımlılığının önemli bir göstergesi cari açıktır. Eğer bir ülke ürettiğinden fazla harcıyorsa bunu dışarıdan borç alarak yapar, bu da cari açığa neden olur.
2002 yılında 1.5 milyar dolar olan cari açık 2007 sonunda 38 milyar dolara yükseldi.
_1954-2006 yılları arasında Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli firma sayısı 11,804 oldu. Yalnız 2003-2006 döneminde 6.178 firma Türkiye’de faaliyet göstermeye başladı.
_Son 53 yılda Türkiye’ye giren yabancı firmaların %52’si 2003-2006 yıllarında AKP döneminde faaliyet göstermeye başladı.
_Yabancı yatırımlar içeride kazanıp dışarıya kar transfer eden telekomünikasyon, bankacılık, sigortacılık, enerji, ulaştırma gibi hizmet sektörüne yöneldi.
_ AKP döneminde kısa vadede yüksek gelir elde etme amacıyla ülkeye giren sıcak para 2002 yılındaki seviyenin 12 katına ulaştı. 2002 sonunda 8.9 milyar dolar düzeyinde olan sıcak para, 2007 yılında 107 milyar doların üzerine çıktı.
_Yabancıların faiz kazançlarından alınan stopaj vergisini kaldırarak ülke kaynaklarının daha fazla ve daha kolay yurtdışına transfer edilmesinin önü açıldı, bu kamu yararına kullanılması gereken vergi gelirlerinde ise aynı oranda bir düşüşe neden oldu.
_AKP’nin ekonomi zaferi olarak sunulan spekülatif sermayenin Türkiye’ye girişi, ABD’de gerçekleşen ekonomik krize paralel bir kriz yaşanırsa 2001’de olduğu gibi kısa sürede ve yüklü miktarda yaşanacak sermaye çıkışı ile Borsa'da çöküşü, Devlet İç Borçlanma Senetleri faizlerinin hızla yükselmesini ve devalüasyonu beraberinde getireceği biliniyor. Bunun sonucunda şirketlerin iflasıyla yine binlerce kişinin işsiz kalması gündeme gelecek.
_Devletin istatistik kurumunun verilerine göre; 2001 sonunda %8.4 olan işsizlik oranı 2007 Kasım ayı itibariyle %10.1’e çıktı.
Resmi rakamları düşük göstermek için hesaplamaya dahil edilmeyen mevsimlik işçiler ve artık iş aramaktan ümidini kesenler eklendiğinde, işsizlik % 16.5’e kadar yükseliyor.
_AKP döneminde tarımını tavsiyesiyle birlikte bu sektörde istihdam edilenler giderek azalmaya başladı. Sadece bir yıl içinde 400 bin kişi artık tarımdan geçimini sağlayamadığı için ya vasıfsız işgücü olarak başta inşaat olmak üzere hizmet sektöründe çalışmaya başladı.
_İstatistik kurumunun verilerine göre 2002’den 2005’e yoksullar içerisinde ücretli ve yevmiyeli çalışanların oranı % 16’dan %18’e yükseldi.
Yine İstatistik kurumunun verilerine göre, 2006 yılında 4 kişilik hanenin aylık yoksulluk sınırı 549 YTL. Bu tutar sendikaların belirlediği rakamın yaklaşık dörtte biri oranında. Öte yandan hükümet tarafından belirlenen asgari ücret ise 481 YTL.
_AKP gelir dağılımındaki bu dengesizliği artıran politikalarını sürdürürken yoksul halkımızı sadakaya muhtaç hale getiriyor. 2003 yılında 35 milyon YTL, 2004 yılında 55 milyon YTL, 2005 yılında ise 90 milyon YTL; 2006 yılında 150 milyon YTL, 2007 yılında ramazan ayında ise 70 milyon YTL kaynak gıda yardımı için harcandı.
_Sosyal devlet tasfiye edilirken, sosyal yardım altında sadaka ekonomisi hayata geçiriliyor!!!
_Gıda yardımı, kömür yardımları, giderek yoksullaşan halkı AKP’ye bağımlı kılmanın aracı olarak kullanılıyor.
Eğitimi, sağlığı paralı hale getiren, sosyal güvenlik sistemini ortadan kaldıran AKP; burs, eğitim yardımı, sağlık yardımı gibi diğer yollarla da halkı acz içinde bırakırken sadaka politikası ile kuşatıyor.
@Barış ÜNVER bakıyorumda herkesi eleştirmişsiniz.Düşüncelerinize saygı duyuyorum ve sizinde başka insanların,düşüncelerine saygı duymaya davet ediyorum.
@Nalan hanım "YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN,YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL" kelimesini ilk defa sizden duymadım.Burada ifade ettiğiniz dürüst olun kelimesi hazmedilemez.Tek dürüst sizmisiniz?Ayrıca yazılarınızın hepsini okudum.Burada hiç kimse ahkam kesmesin yazmışsınız.Eğer ahkam kesen biri kesen biri varsa oda sizsiniz.
helal olsun sayın savcım ellerin dert görmesin..bu ülke okadar basit değil at koşturamazsın tayyip ağa...yutkunamadın davayı duyunca başladın gene hameset yapmaya ..hemen ayetlere sayırlıp duygu sömürüsü yapıyorsun ayetleri çok biliyorsun ozaman ben cahilim ya bana öğretsene şehide kelle hangi ayette deniyor sen hangi ejnebi millete hizmet ettiğin belli değil sne türk mürk olamzsın sne bölücüsün sen şimdi anayasa mahkemsi üyelerine ne verip kandıracan acaba millete odu

