Allah parası olanı daha mı çok sever?

VIP mü'minlere VIP cami!
Hali vakti yerinde olan mü'min kardeşlerimizin gözü aydın, VIP caminiz açılıyor!
Ey yüzde doksan dokuz nokta dokuzu Müslüman olan halkım, size çok güzel haberler getirdim! Artık Ankara'da rahatça namaz kılabileceksiniz! Hiçbir zengin Ankara vatandaşı o pis, fakir alt tabakayla aynı safta durmayacak! Kocatepe Cami tarih olacak! Nasıl mı?
- 5 bin kişinin içeride, 10 bin kişinin dışarıda namaza durabileceği; 5 bini çok zengin, 10 bini zengin olmak üzere (Ama İslam dininde ayrımcılık yoktur kardeşlerim, çok zengin de, zengin de bizim için aynı insandır.) 15 bin kişi kapasiteli,
- 1 değil, 2 değil, 3 de değil, tam 4 minareli - evet evet yanlış duymadınız, tam 4 minareli (ki bu VIP dininde ekstra sevap demek oluyor),
- 31 metre çapındaki bir kubbenin kapattığı, 54 metreye 54 metre alanındaki devasa kapalı alanın etrafında havuzlu, evet havuzlu bir yerde huşu içerisinde, sarsıla sarsıla ağlayarak dua etme imkanı,
- Protokol için özel abdest ve dinlenme bölümleri,
- Ayakları pek değerli, yorulmaması gereken mü'minlerimiz için (örn. Hz. Recep Tayyip Erdoğan) asansörle çıkılabilen localar,
- 4 bin araçlık (veya 3 bin 500 ciplik) özel mü'min otoparkı,
- Ve en güzeli, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bu camiye özel alt geçit!
Ve bütün bunlar yalnızca ve yalnızca 15 milyon dolara mal olacak! Allah için harcanan paranın cennette bize huri satın alacağını düşünürsek çok kârlı bir anlaşma bu!
***
Yukarıda dalga geçer gibi yazdığım her ayrıntı gerçek. Gerçekten havuzlarla çevrili, gerçekten Diyanet İşleri Başkanlığı'na bir alt geçit bulunduracak, gerçekten asansörlü, gerçekten zenginlere ve çok önemli insanlara Very Important Person - VIP) hizmet verecek bir cami geliyor. Konu hakkında, projenin başındaki isim olan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı, zengin insan Prof. Dr. İzzet Er, aynen şunları demiş:
Her şeyden önce yaklaşık 1000 kişilik başkanlık personelinin ibadet yeri ihtiyacı bu camiyle karşılanacak. Bugüne kadar personelimiz namazlarını spor salonunda kılıyordu. Yani Diyanet'in, başkanlık binasında bir mescidi ya da camisi yoktu. Öte yandan, TOBB karşımıza taşınıyor. Hemen arkamızda sağlık sitesi hızla tamamlanıyor. Yanımıza Tarım Bakanlığı ve Danıştay taşınacak. Ankara'nın hızla gelişen bir bölgesinde temelini atacağımız bu cami aynı zamanda Kocatepe'nin artık taşıyamadığı yükü de üstlenecek. Biliyorsunuz Kocatepe hem trafik hem de güvenlik açısından bazı sakıncalar doğuruyordu. Bu camimiz devletin Ankara'daki yeni protokol camisi de olacak.
Tanıma bakar mısın: protokol camisi. Allah da zaten cami çeşitlerini kitapta belirtmiş: Fakir camisi, orta halli camisi, protokol camisi, VIP camisi, hocaefendi camisi... "Kitap" diyorum da bunların kitabında, yani Kur'an-ı Kerim'de değil. Bunların dini İslam olamaz.
Evet, iddiam bu, bunu yapan, yapılmasına izin veren, yapımında emeği geçen kimse Müslüman değildir! İslam'da kadın-erkek, zengin-fakir herkes eşittir. Ama bu tipler eşlerinin önce beyinlerini yıkayıp sonra başlarını örterken; hırsız, it-kopuk dolu sandıkları Kocatepe Cami'ye gitmeye üşenip namazlarını spor salonunda kılıyorlar diye utanıp (ve Allah'ın tüm yeryüzünü bir mabed olarak gösterdiğini, camiye ihtiyaç olmadığını unutup) kendilerine özel cami inşaatlarına başlıyorlar.
Haber daha bu sabah gazetelerde, internette yayımlandı ama tepkileri hem internette, hem gerçek hayatta okuyorum/görüyorum/duyuyorum. Eşitlik dini İslam'da zengin-fakir ayrımcılığı yapan bir caminin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılıyor olduğunu bilmek, ülkede dinin ne kadar yanlış algılandığının ve dinin gereklerinin ne kadar çarpık bir biçimde uygulandığının bir göstergesi. Cami açıldığında gidip ben de namaz kılabilecek miyim acaba? Otoparktaki mü'min badigardlar beni nazikçe dışarı atarlar, eminim bundan. Atmasalar bile, orada namaz kılmama izin verirlerse bir camiyi hor görüp başka bir cami yapmanın neresinin Müslümanlık olduğunu, zenginlere özel bir cami yapıp camilerden bile kâr etmek isteyen, senelik bütçesi bilmem kaç milyar dolar olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ne kadar Müslüman olduğunu sorguladığımdaysa, sorgulamaya veya sorgulanmaya hiç alışık olmayan örümcek kafalılar tarafından linç edilebilirim, o da var.
Ama bu cami yeterli değil. Daha çok özellik beklerim ben bu camiden. Örneğin;
- Abdest alırken ayakları özel aromalı sabun ve kremlerle temizleyen Japon cariyeler,
- Namaz kılarken terlemesinler veya üşümesinler diye mükemmel bir havalandırma sistemi,
- Altın sayfalı, gümüş mürekkeple yazılmış Kur'an'lar,
- Vaazlardan sonra ünlü sanatçılardan ilahiler,
- Fethullah Gülen Hocaefendi Hazretleri'ne Amerika'yla canlı bağlantı, daha da güzeli hocaefendinin Amerika'daki çiftliğine de bir alt geçit,
- O camide namaz kılan her ünlünün cami duvarlarında namaz kılarken çekilen fotoğrafları,
- Ve tabii ki en güzeli, en gereklisi, en para getirecek olanı: Cennetten arsa satış bürosu!
Bunlar olmadan yeteri kadar VIP olmaz o cami. Bunları da isterük.
Yazının sonunda da Mâûn Suresi'ni yazayım, Kur'an'da bu zihniyetin nasıl tanımlandığını görelim:
Dini yalanlayanı gördün mü?
İşte yetimi itip-kakan;
Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.
İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,
Onlar gösteriş yapmaktadırlar,
Ve ufacık bir yardımı (veya zekatı) da engellemektedirler.
Düzeltme (16 Ağustos 2008, 21.06): Çok ileri gittiğim, hatalı olduğum bir-iki cümlenin üstünü çizdim.
Verilen Tepkiler
Sayfalar: « 1 2 3 4 5 [6] Tümünü Göster
Ali bey sizin bir fark görememeniz bu olayı değiştirmez.
Dediğiniz gibi anlamı, daha önceleri dediğim gibi her ikiside saygıdeğer, saygı anlamındadır.
Yazışmalar kim önde yazıyorsa yanlıs yazmıs o zaman diyorum ( : Ben ne diyorsam O! Ben despot biriyimdir ''şaka''
Olaya düz bir mantıkla bakalım.
Mustafa Kemal Paşa hazretleri buyurdu ki;
Hz. Mustafa Kemal Paşa buyurdu ki
Sonuna gelirse saygıdeğer, saygı da kusur etmemek için eklenmiş bir kelime olarak algılayabiliriz.
ama
basına gelirse iş değişiyor Din' i bir boyut giriyor ortaya. gel gelelim o kavram da saygıdeğer anlamına geliyor. fakat usulune uymuyor. Saçma oluyor.
Düz mantıkla bakacak olursak
"Peygamber Efendimiz Hazretleri bir hadisinde şöyle buyuruyor"
cümlesinde de peygamberin dini kimliğinden bir soyutlama var demekki :)
benimde ilk yazdığımda değindiğim gibi artık bu kullanım dini bir hal almıştır ama dini bir kesinliği yoktur.Usulden gelmiştir evet ama yanlış kullanım ne dine ne peygambere hakaret olamayacaktır.Kim olduğu belirsiz yatır sahiplerine ,sözde büyük hocalar için bile kullanılıyor bu terim.
Tam tersine RTEye yakışmadığı için usulune uymadığı için kinayedir ,Barışın kullanımı yerindedir onu anlatmaya çalışıyorum.Eğer Barış en başında bunu ciddi ciddi kullansaydı o zaman bunun dini anlamı falanını filanını kurcalamamız gerekirdi.Kullanım yerindedir.Hz başa gelince din büyüğü gibi algılanıyor, RTEde böyle algılanmasını istediği için kullandıracaktır.
Neyse efendim bu tartışma biraz olsun rayına girdi sonunda sevindim.Yok yormaya gerek yok kafayı altı üstü bir yazı 130 tane yorum var şu hale bakın.Kimsenin gereksiz savunmalar yapmasın bence ne İslam dini bir blog yazısıyla zarar görür nede RTE gibi bir siyasetçinin bu veya buna benzer yazılar umrunda olur.Gereksiz savunmalar yapılmış.
Arkadaşlar öyle bir konuda tartışıyoruzki gerçekten mantıksız.
"Hz" ile hazretleri aynı şeydir.Bunun aksini iddia eden bence gitsin biraz daha araştırsın.
Durum şudur. Türkçe'de hitap ismin sonuna değilde başına koyulduğu için, hazretleri bir ismin başındada tuhaf bir hal aldığı için hz olarak kısaltılmış ve hazreti olarak değişmiştir.
Ama arapçada ve eski türkçede durum farklıdır.Bu hitap ismin sonuna eklendiği için hazretleri olarak okunmuştur.İsmin sonuna hazreti koyamazsınız, başınada hazretleri koyamazsınız.
Aslında arapçada ikiside aynı şeydir.
Öf ya ne kadar boş bir tartışma var.Özelliklede bu konularda kafadan konuşanların yorumları canımı sıktı.
Yok eğer bardas arkadaş rahatsız olmuşsa birşey demiyorum.Daha öncede dedim bu kelimeyi sadece ehli imanların ismiyle gördüğü için bilinçaltına öyle yerleşmiş.
Tek sorun bu, iki dil arasındaki cümle yapısı farklılıkları.
Evet Flood yapıyorum çünkü yazmayı unuttum.
Siz asıl hz ve hazretlerini tartışacağınıza, cami içindeki özel locaları tartışın.
Bir cami (Allah'ın evi) içerisinde başbakanda kuldur, kapıdaki dilencide.
Hiçkimse bir cami içerisinde özel loca yapamaz.Hayati tehlikeyi falan düşünmesinler, eğer düşünüyorlarsa evinde namaz kılsınlar.
Öleki Hz.ömer ibni hattab camide halkın içinde namaz kılarken şehit edildi.(hayati tehlikeyi hiç düşünmedi, halktan kopuk ibadetini yapmadı)
Onlarda korkmasınlar, ibadetlerini özel localarda değilde halkın içinde yapsınlar. Unutmasınlarki camide
rahmet etmek kimseye nasip olmaz.
Bence hayati tehlikeyi
Konu bu değil ki,Millet neden Hz. olayına takıldı onu anlamadım ben şimdi? Ama bir Yazı konusu doğuyor gibi bir his var içimde :D
önce beraat kandiliniz kutlu olsun ..
çok ilginç adamsın be barış Hurriyet ankara imiş kaynağın :) yazıya çok güldüm , sonra üzüldüm
bulvar gazetesi yazsaydı inanırdım ve sana hak verirdim ..
hurriyet kirlenmiş imajını temizlemek için neler neler yapıyor şu an yok insan hakları bildirisi vs hikayelerle insanları uyutuyor ...
daha bir kaç ay önce Türkiye sınırlarını parçalayıp anasayfasında yayınlamıştı .. burada
walla ben genelde trt ve ntv msnbce yada kanal 24 die haber kanalları var bunları takip ediyorum .. Cnn (ing) bunu daha çok takip ediyorum .. Doğru dürüst haber veriyorlar hiç olmazsa ..
aysu nun yeni sefgilisi , mehmet karısını aldatıyor haberleri bıktırdı .. Birde saçma sapan dizilerle beynimizi sulandırıyorlar bu yetmezmiş gibi .. hurriyet ve doğan medyanın gerçeği bu ..
b vitamini eksikliliği çekiyor hepsi ..
bi ukraynalı sevgilim vardı rusyada yaşarken bi kaç kez allahın evidir die gittim kliseye tabiki ben fatiha okuyordum .. kimse bana sen müslümansın napıyorsun lan demedi ,
kaldığım yerde 3 tane camii ile karşılaştım gurur duydum bazen 4-5 km uzaklıktaki camiden ezan sesini duyuyordum içim ürperiyordu biz Türkler neymişiz .. dedim ( orda yaşıyan türkiye vatandaşları yapmış camiyi ) camiler ibadethane dışında eğitim ve ahlak aşılanan yapılardır . Tarihi taşır gelecek nesillere ..
Türkiye halen çok zengin bir ülke , kullandırılmayan madenleri ( Bor, ) , örf ve adetleri , tarihi ve coğrafi yapısı ile bunun dışında ülkeyi sömüren ülkesinden daha zengin iş adamları ile .. Key parası dağıtıyor , memura zam yapıyor , bu kadar borcun içinde Bu büyük Türkiye dir .. Zaman Sırtsırta verip çalışma zamanı ülke için üretme zamanı ,
15 milyon dolar çok az bi rakam .. ucuz bile o yapı için .. sen öğrenci adamsın haftalık kaç lira haçlığın varki :P
akp taraftarı vs de değilim kim çalışıyorsa hakkını veririm .. çalışmıyorsa da yuhalarım .. chp li si mhp lisi akp lisi ülkemin bireyleridir. Seçilenleri ve seçen insanlarımıza saygı duymalıyız .
Ben cin seddi benzeri bir şeyin sınırlarımıza yapılmasını istiyorum hatta daha şaşalı 5 trilyon dolar borçlanalım .. kimse şehit olmasın ...
insanların karşı çıkacağı çevreci zihniyetin kızıcağı nükleere evet de diorum hatta nükleer silahlanmaya ..
Bu haber türkiye üzerinden oynanan bir oyun .. sende bu olaya alet olmuşsun ... başını örten genç kızlar üniversitelere alınmıyor görüyorsun şahitsin ..
o başörtünün altında kaç tane eintstein vardı belkide ,
Yurt dışında başörtü sorunu yok olmaz da adamlar 1950 yıllarında bunu aştılar .. ülkemizde sorun , avrupa birliği filan diyoruz . Düşündüğü için asılan insanlar oldu .. suikaste kurban gidenler oldu
İnsan haklarına aykırı her bi şeyi yapıyoruz .. sonra niye beyin göçü oluyor diyoruz ..
yazında ironik bulduğun doğru sandığın çok fazla hatalı kısım mevcut benim gördüğüm başlık, hz, Prof. Dr. İzzet Er demişki , Ama bu tipler eşlerinin önce beyinlerini yıkayıp sonra başlarını örterken , gibi üzeri çizik olanlar ise başına iş açabilecek şekilde ..
yorumların tamamını okudum nerdeyse tırstım rezil gazete hurriyet yazısını kaldırmayı düşünüyorum şu an .. Hurriyet beni makhemeye filan verir die :)
maun süresi ile ilgili daha fazla bilgi ..
MÂÜN SÜRESİ
Bismillahirrahmenirrahim
1- Dini yalanlayanı gördün mü?
2- İşte o, öksüzü iter, kakar.
3- Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.
4- Vay, o namaz kılanların haline ki;
5- Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.
6- Onlar gösteriş yaparlar.
7- En ufak bir yardımı esirgerler.
Mekke'de inmiştir, 7 âyettir.
Takdim
Bu sûre Mekke'de inmiştir. Özet olarak iki grup insandan bahseder.
Bunlar:
1. ALLAH'ın (Celle celaluhu) nimetini inkâr eden nankörler, hesap ve ceza gününü yalan sayan kâfirler.
2. Yaptığı amelle ALLAH'ın (Celle celaluhu) rızasını kastetmeyen aksine gösteriş için amel edip namaz kılan münafıklar.(safvatuttefasir/M.Ali Es sabuni)
Surenin inis sebeebi:
Süddî'den Velid b. Muğire hakkında nazil olduğu rivayet edilmiş, Mâverdî de Ebu Cehil hakkında nazil olduğunu nakletmiş, rivayet edilmiştir ki: Ebu Cehil bir yetimin vekili bulunuyordu. Bir gün o yetim çırıl çıplak ona gelmiş, kendi malından bir şey istemişti. Ebu Cehil onu itivermiş ve aldırmamış idi. Kureyş'in büyükleri de çocuğa: "MUHAMMED'e (Sallallahu aleyhi ve sellem) git de sana şefaat ediversin." demişler, alay etmek istemişler. Öksüz onların maksatlarını bilmediği için Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve sellem) gelip yardımcı olmasını istemişti. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hiçbir muhtacı reddetmek adeti olmadığı için kalkmış, onunla beraber Ebu Cehil'in yanına gitmişti. Ebu Cehil "buyurun" deyip merhaba etmiş ve öksüzün malını vermişti. Kureyş'liler bunun üzerine Ebu Cehil'e serzeniş etmişler, "sen de sapıttın, MUHAMMED (Sallallahu aleyhi ve sellem) gibi Sabileştin" demişler. "Hayır" demiş, "sapıtmadım velakin onun sağında solunda birer korumalar gördüm, vermezsem vuracak diye korktum". İbnü Abbas'tan bir rivayette de hem cimri, hem mürai bir münafık hakkında nazil oldu denilmiştir. Demek ki bu sûre bunların birisi veya hepsi sebebiyle nazil olmuştur. Fakat hükmü onlara mahsus değil, öylelerin hepsini içine alır.
AYetlerin Tefsiri:
BISMILLAHIRRAHMENIRRAHIM
1. Bu, hayret ve anlatılacak olayı dinlemeye teşvik ifade eden bir sorudur. Yani, âhirette ceza ve hesap olacağını yalanlayan kimseyi tanıdın mı? Kimdir o, ne gibi vasıflan vardır? Bildin mi? Onu tanımak istersen;
2. Yani "gördünse bilirsin ya, görmedinse de bil! İşte cezaya inanmadığından dolayı öyle dinsiz imansız olan kimselerdir ki yetimi iter, öksüzü zayıf gördüğü ve ALLAH'tan (Celle celaluhu) kork madığı için insaf ve merhamet etmiyerek kakar kakıştırır, kahir ve hakaretle kovar azarlar
3. Ve miskin, bîçare yoksulun yiyeceğine dair teşvikte ve isteklendirmede bulunmaz. Kendisi doyurmadığı gibi, gerek kendi akrabalarından ve gerek diğer vakit ve durumu müsait olanlardan diğer kimselerin bakıp gözetmesi, doyurması için de kayırmaz, bir yardımda, tavsiyede, teşvikte bulunmaz, çaresizlerin halini düşünmez, fakirlere bakılmasına taraftar olmaz.
"Onların mallarında dilenci ve yoksul için bir hak vardır." (Zâriyat / 19) âyetinin mânâsıdır. Bu şekilde hak etmenin şiddetine tenbih ve başa kakmaktan men edilmiş demektir. Yani öyle bir çaresizi doyuran kimse, onun kendi hakkı olan bir yiyeceği vermiş, borcunu ödemiş gibidir. "Azarlayıp kovmak ve teşvik etmemek" fiilleri, devamlılık ifade eden muzari olmak hasebiyle, bu âyetlerin yukarıya bağlanmasından çıkan mânânın neticesi şu olur: Toplum halinde ülfet ve anlaşma içinde yaşamak ihtiyacında bulunan ve ALLAH'ın (Celle celaluhu) yardımıyla açlıktan kurtulmuş ve korkudan emniyete erdirilmiş olan insanların ALLAH'a (Celle celaluhu) ibadet ve kulluk etmeleri ve bu kulluğu yapmak için de öksüzlere, kimsesizlere bakmak, açlara, biçarelere yemek yedirip derman aramak için yardımlaşmaları Hak dinin gereği olan bir v azifeleri olduğu ve güçleri yeterken bunu yapmayanların ALLAH (Celle celaluhu) katında cezaya çarpılacakları muhakkak iken, bunun zıddına öksüzü itip kakarak hakkını yemek ve yanıbaşındaki yoksul çaresizin en lüzumlu ihtiyacı olan yiyeceği hakkında bir delalatte ve teşvikte bile bulunmayacak kadar acımasızlık ve merhametsizlik etmek insanlık hesabına şaşılmak ve teessüf olunmak lazım gelen pek acı bir züll, bir düşkünlük olmakla beraber böyle öksüzü kakmak ve fakirlere bakmamak gibi insafsızlıklar, dine yalan diyen kimselerin yapageldikleri âdeti, huyu demektir. Her ne kadar bir insanın dine inanmaması şaşılacak bir şey olsa da inanmadıktan sonra o fena huylar ona tabii gibi olacağı için pek şaşılmaz. Asıl şaşılacak taraf, dindar görünenlerin bedenen ve malen vazife ve ibadetlerinden gafleti ve mürailik edip de cüz'î bir yardımdan sakınacak derecede cimrilik etmeleridir.
4. Onun için buyuruluyor ki fakat yazıklar olsun o namaz kılanlara. Yani vay hallerine, yazıklar olsun o cehennemin veyl denilen ve kan, irin akan deresine düşecek olan namaz kılanlara, daha doğrusu namaz kılıyor, mümin görünenlere.
5. Ki onlar namazlarından sehiv etmişlerdir, yanılmışlardır. Dinin direği ve kulların derli toplu kalb ile Hakk'ın huzuruna durarak bir yükselişi, ALLAH'a (Celle celaluhu) kavuşmaya bir çeşit vasıita oluşu demek olan ve şu halde onun zikriyle yardım ve inayetinden fert ve toplum olarak medet ve hidayet alarak onun rızasına, doğru yoldan yaklaşmak üzere emrine göre kulluk vazifelerini ihlas ile yapmak için şevk ve uyanıklık almak gereken namazlarından gaflet ile yanılmaktadırlar. Dikkate şayandır ki namazlarında sehiv değil, namazlarından sehiv ile azarlama yapılmıştır. Çünkü bazan namaz içinde sehvetmek, yanılmak insanlık gereği çekinilmesi kabil olmayan arızalardandır. Ondan dolayı Ata b. Dinar'dan rivayet edildiği üzere denilmiştir ki, hamdolsun ALLAH'a, (Celle celaluhu) namazda yanılma ile azarlamamış "namazlarında yanılanlar" buyurmamış, "namazlarından yanılmışlar" buyurmuştur. (Elmali Tefsiri)
Bu kıldıkları namazlarından gafil olan namaz kılanların helak edilmelerine ilişkin bir beddua veya tehdittir. Kimdir acaba kıldıkları namazlarından gafil olan bu kimseler?
İşte onlar gösteriş yapanlardır, iyiliğe engel olanlardır.
Onlar namaz kılarlar fakat namazı hakkı ile ikame etmezler. Namazın hareketlerini yerine getirir, namazın dualarını okurlar fakat kalpleri namaz gerçeğine, namazda okunan Kur'an'a, dualara ve tesbihlere ve bu tesbihlerdeki gerçeğe katılmaz. Onlar namazı sırf ALLAH (Celle celaluhu) için değil, insanlara gösteriş için kılarlar. İşte bu nedenle onlar namazlarından gafildirler. O'ndan habersizdirler. O'nu hakkı ile ikame etmezler. insandan asıl istenen namazı ikame etmektir. Sırf onu eda etmek değildir. Namazı ikame etmek ise ancak onun gerçeğini yaşamak ve onu yalnız ALLAH (Celle celaluhu) için kılmakla olur.
Namazlarını gaflet içinde eda eden bu namaz kılanların işlerinde namaz bu yüzden etkilerini göstermez. Ve bu nedenle onlar yardımlaşmayı engellerler. insan olan kardeşlerine yardımı; hayır ve iyiliği engellerler. Yani ALLAH'ın (Celle celaluhu) kullarından iyiliği esirgerler. Eğer onlar gerçekten namazı ALLAH (Celle celaluhu) için ikame etselerdi, onun kullarından iyiliği esirgemezlerdi. İşte ALLAH (Celle celaluhu) katında kabul edilen gerçek ibadetin mihengi budur.
Böylece bir kere daha kendimizi bu inanç gerçeğinin önünde bu dinin karakterinin önünde buluyoruz. Görüyoruz ki Kur'an'ın apaçık bir hükmü namazı hakkı ile ikame etmedikleri için namaz kılanları "veyl" ile uyarıyor. Namazı ruhsuz bir şekilde sırf hareketleri ile eda ettikleri için, namazda kendilerini sırf ALLAH'a (Celle celaluhu) vermedikleri için, gösteriş hareketleri ile namaz kıldıkları için. Bundan dolayı namaz onların kalplerinde ve eylemlerinde etkisini bırakmamıştır. Öyle ise bu namaz boşa gitmiştir. Hatta bu namaz ağır bir biçimde, cezalandırmayı gerektiren bir günaha dönüşmüştür.(Fizilalil Kur'an /Seyyit Kutup)
6. Onlar ki mürâîlik ederler, gösteriş yaparlar. Her ne amel yapsalar ALLAH
(Celle celaluhu) için yapmazlar da halka gösteriş için ve herkesin göreceği yerde yaparlar.
7. Ve ''mâûnu'' menederler. Zekâtı vermezler, yahut kimsenin esirgemeyeceği ödünç gibi cüz'î bir yardımlığı bile sakınır, kimseye bir damla birşey vermek, istemezler. Öyle cimri, öyle pinti olurlarki. Böylece olanların zekat vermeyecekleri ise öncelikle anlaşılır.
İşte böyle namaz kılar, dindar görünüp de namazlarından yanılan, mürâîlik, gösteriş yapıp da ufak bir yardımdan bile kaçınan kimselerin bu halleri, dinsizin dini yalanlamasından değil ise de yetimi kakıştırmasından, fakirlere yardım etmemesinden daha çok şaşmaya değer, yazıklar olsun onlara!(Elmali Tefsiri)
Cikaracagimiz Sonuclar
1- Namazdan yanılmanın mânâsında da tefsircilerin bir hayli açıklamaları vardır: Başlıca namazın öneminde gaflet edip onu gereği gibi ciddi bir vazife olarak yapmamaktır ki, kılınıp kılınmadığına aldırmamak, vaktine dikkat etmemek, geçip geçmediğine aldırış etmeyip vaktinden geri bırakmak, terk etmekten üzülmemek, kıldığı vakit de ALLAH (Celle celaluhu) için halis niyyet ile kılmayıp, dünyaya ait bir takım maksatlar, gayeler için münafıkça bir şekilde kılmak, açıkta, el yanında kılarsa gizlide kılmamak, kıldıklarını da Hakk'ın huzurunda hayatın ruhanî ve cismanî bütün değişimlerini birlestirecek bir kulluk ve tazim olarak değil de Hz. Mevlânâ'nın dediği gibi, "baş yerde kuyruk havada" yahut Türkçe bir deyimle söylendiği gibi "iki yatış, bir kıntış bakış"tan ibaret bir gösteriş veya bir eğlenti halinde yapmaktan ibaret olur.
Bunda sözün gelişine göre kıldıkları bir kaç vakit namazdan dolayı gururlanıp yanılıp da dini ondan ibaretmiş gibi diğer ibadet ve kulluk vazifelerini yapmıyanlar da dahil olur. Zira birçok defalar geçtiği üzere dinin ruhu ALLAH'ın(Celle celaluhu) emrine ihlas ile tazim ve bütün hareket ve kuvveti, ceza ve mükâfatı ondan, bilerek, onun adına yarattıklarına şefkat esasında toplanır. Onun için Kur'ân'da imandan sonra salih amellerin esası olmak üzere namaz ve zekat beraber zikrolunagelmiştir. Böyle iken dindar geçinen birtakım kimseler vardır ki, namaz kılar görünürler de sadece onunla bütün dini vazifelerini ifa edivermişler gibi farzederek yanılırlar. Zekat gibi diğer vazifelere önem vermez kaçınırlar. ALLAH (Celle celaluhu) için istemekten hoşlanırlar da, ALLAH (Celle celaluhu) için ufak bir şey vermekten, ALLAH'ın (Celle celaluhu) kullarına yardım etmekten ve ALLAH'ın (Celle celaluhu) emirlerinin îfası için lazım gelen masraflara güçleri yettiği kadar iştirak etmekten çekinirler ALLAH (Celle celaluhu) için yardım borçlarını vermekten bile sakınan kimseler de namazın mânâsından, yasaklama ve öğüdünden gaflet ederek namazlarından yanılmış olurlar.
2- Hz.Ali (Kerremallahu veche) söyle der; ''insan oglu neyine gururlanirki(!) önü bır damla su, o su kı ınsanın elbısesıne bulassa namazı batıl eder. Sonu ıse bir laşedir leşdir.''
Evet hakikaten insanoglu yaraticisina kulluk vazifesini yerine getirmedigi takdirde, mutfak ile tuvalet arasinda boru vazifesi goren bir varliktan oteye gidemez. Mutfakta dolup tuvalette bosalmak..
3- Namaz kildigi halde kotuluklerden kendini alikoyamayanlar hakkinda toplumda cok dedi kodular yapilir ve kinanir. Hatta sozde muslumanim deyip namaza karsi olanlar hani su sozde kalbi temizler. Bu dedikoduyu cok yaparlar namaz kilanlarida cok gorduk diye... Boylece namaz kildigi halde kotuluklerden kendisni uzak tutamayanlarin sucunu namaza ve ibadetelere yuklemeye calsirlar. ALLAH (Celle celaluhu): ''Namaz fuhsiyattan ve kotuluklerden korur.'' buyurur. Yukaridada isaret edildigi gibi namazlarindan gaflet icersinde olup onun suuruna lezzetine ulasamayanlar icin namaz koruyucu olamaz.
4- Musafir oldugumuz evlerde öyle ev sahipleri bilirizki. Namaz kilmadiklari halde musafir hatirina namaza kalkarlar da,ALLAH (Celle celaluhu) icin namaz kilmaktan uzak olurlar. ALLAH (Celle celaluhu) bizleri boylelerinden etmesin..
5- Imami safi hazretelri namaz kilmayip terkedenlerin kafir olduklarina hukmederken, Imami Azam ebu Hanife de soyle der: ''Namaz kilmayanlara kafir diyemem ama, kafirler namaz kilmazlar.''
6- Bu ayetlerdeki aciklamalari dikkate alarak nerede durdugumuzun muhasebsini yapmak kulluk vazifemizdir.
VIP'nin tanımını bilmeyenler için yazayım; "Very important person" yani "çok önemli insan". Peki soruyorum sizlere bi insanın protokolde olması allah katındaki önemini artırır mı ? Allah ile aldatılmaya devam eden yurdumun insanına şaşıyorum...
Bu yazıyı yazan arkadaşın maksadı belli arkadaşlar aklınca muhalafet ediyor ama islamamı yoksa camiyemi bilmemTC başbakanI RECECEPtayip erdoğanamı yoksa hepsinemi.................
ya bunlar ciddi ciddi sevap işlediklerini mi sanıyorlar.Peygamberimizin sünnetinden kur'anın farzlarından iyice uzaklaştık.İlme en ufak bir katkıda bulunayım demezler,yetimi gözetiyim demezler sonra yaptıklarına bak.Cemaatle namaz kılmanın sebebi sosyal eşitliğin ortaya çıkmasıdır.ama bu protokol camisiyle o da hayal oluyor sanırım.Allah ıslah etsin bunları
öncelikle merhaba,
yazıyı okurken ne kadar çok sinirlensem de sakin bir giriş yapmak istiyorum. Öncelikle olayı kavrayışınızda ve yorumlayışınızda bir hata var, ve bunun da ötesinde bir önyargı. Cami yapılması elbette kötü değildir fakat yapılan camii'nin size ne zararı var anlamıyorum. Havuz var diyorsunuz, havuzda cariyeler mi yüzüyor, asansör var diyorsunuz neden olmasın. Bir kere dinde insanlar eşit ama her insan da iyi niyetli değil. Düşün ki başbakanın yanında namaz kılıyorum diye duran adam, boy abdesti bile olmayan bir vatan haini ya da casus olabilir. Namaz sırasında bir başbakanın öldüğünü düşünsene, ülke kasoa girer. Sonra hiçbir darbe işlemez buna. Herkes bunu siz yaptınız bunu siz yaptınız der durur...
Sonrasında aklıma gelen bir diğer şeyi söylemek istiyorum, sinema filmlerinde ya da daha da kötüsü çizgi filmlerde evlenen kişilerin papaz önünde ettiği yemini görürüz hep. Hiç yadırgamayız ama ben çok az kare hatırlıyorum ki bir Türk filminde imam nikahı kıyıldığı sahne rahat rahat çekilsin. Bu neden böyle anlamıyorum,, Türkiye'de din diyanet denildiği zaman, ooo vatan elden gidiyor, şeriat geliyor. Bunlar irticacı, adam namaz kılıyori hooop sen irticacısın kardeşim diyoruz... Bakın ben ne sağcıyım ne solcu... Fakat artık Türkiye'de şeriatın geri gelmesi gibi bir ihtimal yok... Bak ne diyorum yokkk... Neyden korkuyorsunuz siz yahu...
Konu biraz dağılmış olsa da Barış, senin vereceğin cevabı bekliyor olacağım. Son olarak son zamanlarda bu tür tartışmalı konulara değindiğini ve gerçekten dini simgelerle alay edici cümleler kullandığını ve bunların sıklaştığını hatırlatmak isterim...
Mikro-Pc arkadaşım
ona bakarsan Peygamber Efendimiz de namaz sırasında münafıklar tarafından öldürülebilirdi.O kendine hususi bir cami mi yaptı.Tamam dediğin yanlış değil.O zaman evinde kılsın namazını.Emin ol ülkeyi refaha ve huzura kavuşturmak onun kılacağını namazdan kat kat üstündür.Sen ülkenin içine et sonra husisi cami yaptır.Yok ya!
İmam nikahı meselesine gelince dinimizde imam nikahı diye bir şey yoktur.O da bir Arap-Emevi geleneğidir.Bütün ilahiyatçılar söylüyor.
Mikro-Pc sen hala Türkiye cumhuriyetinde yaşadığınımı sanıyorsun artık yeni dünya düzenine ayak uydurun ortada cumhuriyet falan yok mason locaları tarafından yönetilen kutsal topraklar var cumhuriyetin ''cu'' su kalmadı
Başlığa cevap:
Evet, daha çok sever.
Siz hiç allahın sevgili kulu olmayan bir zengin gördünüz mü?
@tansu
Olaya müslümanlık olarak bakarsak gördüm. bknz: Bill Gates, Donald Trump..
Bu kadar tartışma yersiz bence.
Barış güzel bir yazı yazmış, hak veriyorum. Allah, hiç kimseyi dünyadaki mevkisine göre ayırmayacak. Biz dünyada maalesef ayırıyoruz, ama bari Allah'ın evi olan camiilerde ayırmasınlar. Bir camiiye her mü'min girebilmeli bence.
Barış nerelerdesin ya :D sensiz olmuyor tartışmamıza kaldığımız yerden devam edelim biz :p
Bu yazı Barış'ın kendisini en çok savunmak zorunda kaldığı yazı olmuş, yoksa barış efendi hazretleri öyle her şeye cevap yetiştirmezdi. Neyse ki hatasının bir kısmından geri adım atmış, mübalağa sanatının zirvelerine ulaştığı bu yazının sonuna da ciddiyetsiz bir şekilde F.Gülen'i sıkıştırıvermiş,, yazının olmazsa olmazıydı zaten.
@bardas; laf anlatamıyorum be :). Senden bahsetmiyorum tabii ki ama en çok suçlamayla karşılaştığım yazılardan birinde suçlamaları en çok yanlışladım diye şimdi de "kendimi savunmak zorunda kalmışım", baksana üstteki yoruma :D. İnsanlar konuşa konuşa anlaşıyor ama her yorumcuda işe yaramıyor konuşmak, at gözlüklü tipler kulaklarını da tıkayıp aynı teraneyi tekrarlıyorlar. Ben de susuyorum, n'apayım?
Gerçekler acıdır tabi, batınca hemen senin gibi hakarete başlarlar. Susuyorum demişsin, sen böyle bir iki yazı daha yaz, zaten susmak zorunda kalırsın. Öyle herşeyle alay edip "iyi niyet" etiketiyle geçiştirirsen kimse inanmaz, gerçeklerin altında ezilir kalırsın, susmak gelecekte senin gibilerin en iyi kaçış yolu olacak :) Artık düzen değişti...
@Barış yazdıkların aslında eleştirilecek yanı çoktu sadece ben bir nokta'da takılı kaldım diğerlerine fazla takmadım zira dini bilginin az olduğunu biliyorum, Fakat hiç yok tur’da demiyorum; Şaşalı cami yaptırılmasına ben karşıyım evet bu gerçek o paraya 100 Camii yaptırılır: p ama şu bir gerçek ki artık camii ihtiyaç kalmadı yani her yerde camii var artık.
Camaatlerin ve Diyanetin camileri olmak üzere çok sayıda cami var her semtte ve mahallede.
Kiliseye gittin mi bilmiyorum barış fakat ben gitmiştim ve hayran kaldım gerçekten tabiî ki hayran kaldığım nokta yapısı ve mimarisiydi.
Ankara gelmiştim Balgat girişindeki gecekonduları biliyorsun ankaraya girdiğimde dedim burası ankaramı dedim arkadaşlara 2 kez üst üste sordum dedim bizim köy buradan daha güzel.
Bu gecekondulardan örnek vereceğim diyelim ki bu cami balgata o gecekonduların olduğu yere yapılmış olsaydı gece kondu + vip cami / senin tabirinle; Yani anlamsız duracaktı.
Diyelim ki büyük katlı apartmanların yüksek katlı kullerin olduğu bir yere getirip basit ve düz bir mantıkla yapılan bir camii yapılsa? Yüksek kulle + normal camii buda anlamsız olmamı sonuçta;
Yani evet bir yönden bağtığımızda israf haramdır fakat zaruri harcamalar doğmuştur. Başkentin göbeğinde bütün milletlerin konsoloslukları bulunuyor iken gelen yabancı misafirlere ne anlatmak gerekiyor bizim dinimizde israf haram bu yüzden böyle bir basit camii yaptık demek. Yoksa onların anlayacağı gibi benim kiliseye girdiğim gibi hayranlık içerisinde mi bakması daha mantıklı.
Kuba Mescidi
Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Hicret esnasında bina ettiği ve içinde ashabıyla birlikte namaz kıldığı, İslâm'da inşa edilmiş ilk mescidi.
Kerpiçten yapılmıştır? Ve üst kısmı yani tavanı palmiye ağacı yapraklarıyla örtülmüştür.
Şimdi o zaman ile şuan arasında çok şeyler değişti; O zaman ki israf denilen şeyler zaruri olmuştur..
ben yazıda alaycı bir üslup göremedim.
yalnız neden o cümlelerin üstü çizili.her ne kadar aşırıya kaçan ifadeler olsa da (yani kimsenin Müslümanlığına,imanına laf etmeyelim demek istiyorum) , ben yazıyı olumlu buldum. Maalesef son dönemde,popüler tabirle muhafazakar zenginlerimiz işi iyice abarttılar.öyle ki yılların yazarı Mehmet Şevki Eygi bile sonunda isyan etmek zorunda kaldı.
Burada eleştirilecek belki de tek şey,haberin doğruluğunun araştırılması-araştırılmaması olabilir.çünkü hürriyet gazetesi ve genel olarak doğan grubu gazete ve dergilerinin imza attığı birtakım yalan haberler artık iyice ayyuka çıkmıştır.
camilerimizin estetik görüntüden yoksun olmasını kabullenmediğimi söylemeliyim.tamam,hristiyanlar gibi oraya buraya desenler çizelim,gösterişli olsun vs. demiyorum ama yine de güzel görünmesini sağlamak dine muhalif değildir diye düşünüyorum.
son olarak herkesten bir rica: çarpıklıkları dile getirirken lütfen genelleme yapmayalım.ikinci olarak olayın dini yönünü öğrenelim.yani din adına yapıldığı ya da din adına verildiği söylenen hükümleri iyice bir tartalım,araştıralım ve kimseye örümcek kafalı yobaz vb. sıfatlar yakıştırmayalım.
selam ve dua ile...
Hazret-i Ali -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyuruyorlar:
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecektir ki İslâm’ın yalnız ismi, Kur’an’ın ise resmi kalacak. Mescitler dış görünüşleri ile mamur, fakat içleri hidayetten mahrum olacak.
Onların âlimleri gökkubbe altındakilerin en şerlileridir. Fitne onlardan çıktı yine onlara dönecektir.” (Beyhakî)
---------------
Diğer Hadis-i Şerif'ler:
1= "Ümmetim için saptırıcı imamlardan korkarım."
(Müslim)
2="Sizin için Deccal'den daha çok Deccal olmayanlardan korkarım.
-Onlar kimlerdir Ya Resulallah?
Saptırıcı imamlardır." (Ahmed Bin Hanbel)
Bu Hadis-i Şerif'ler diyanetin durumunu gayet güzel anlatıyor . Ben üstüne başka söz eklemey haddim olmadığını düşünüyorum.
İzmitli teyze yazdıklarınız çok doğru fakat bunu diyanet ile bağlamak barışın ilk yazdığı ve sonradan üzerini çizdiği yazı ile aynı sonuçta ..
Hristiyanlıktaki Kiliselerle bizim Camilerimizi karşılaştırmak tarihsel olarak çok yanlıştır. Gotik mimaride her şeyin şaşalı ve büyük olunması böylece insanların kendilerinden daha üstün bir varlığı kabul etmeleri gerektiği dikte ediliyordu. Ayrıca boyalı camlar, heykel gibi sanat eserleri Hristiyanlık dininde çok büyük bir yer tutuyordu. Bizde (Müslümalıkta) bildiğiniz gibi heykel, resim gibi sanat eserleri hoş karşılanmazdı hatta çoğu dönemde yasak idiler. Fatih Sultan Mehmed İtalyadan getirdiği Bellini'ye resimlerini yaptırmış oğlu Beyazıd ise Bu yapılan resimleri saray dışına ihraç etmiştir. Bu resimler şu anda Londradaki sanat müzelerinde sergilenmektedir. Anlatmak istediğim bizdeki cami kültürü sade, ama şık bi şekilde olmalıdır. Bakınız M.Sinan'ın yaptığı camilere, onlarda hiç özel loca ya da havuz göremiyorum ben kaldı ki o zamanın Padişahları şu andaki halk tarafından seçilen yöneticilerden daha değerli idi. Çünkü yönetimi tekellerinde bulunduruyorlardı. Onlar suikast girişimlerini yanlarında bulundurdukları Kapıkulu, özellikle yeniçeri askerleriyle önlüyorlardı. Bugünkü korumalarımızı yeniçerilerle kıyaslamak yanlış olur herhalde...
Daha önce de yazmıştım. Böyle camiler yaptırarak ya da sözde, dine önem vererek bizleri kandırıyorlar. Bunların farkına varıp sonuçlarını görerek hareket etmeliyiz. Aksi halde din dogmalarını (dini dogma olarak adlandırmıyorum onların yapmak istedikleri bu) önümüze atarak kendi ceplerini doldurup, oğullarına bir çok Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşının alamayacağı yatlar alıyor, en pahalı otellerde tatillere çıkıyor, Özel makam araçlarını görev dışında kullanıyorlar.
Bazı insanlar demişler ki "Gerçekleri" görelim; Evet piyasaların ve Ekonominin ilerlediğini söylüyorlar, hergün haberlerde "Şu meslek gurubu kepenklerini indirdi" ya da "Kredi kartı borçları son noktaya geldi " gibi haberler izlemiyor muyuz. Onların söylemleri ile şu anda kişi başına düşen gayri safi milli gelir 10.000 $ civarlarında (nie doları kullanıyorlar onu da anlamıyorum TL varken) ama şu soruyu sormak lazım bu gelir herkesin başına düşüyor mu? Geçtiğimiz günlerde zam yapılan memur maaşları ile karşılaştırın bi bence...
Saygılar
@bardas; "Başkentin göbeğinde bütün milletlerin konsoloslukları bulunuyor iken gelen yabancı misafirlere ne anlatmak gerekiyor bizim dinimizde israf haram bu yüzden böyle bir basit camii yaptık demek." demişsin. Basit cami, kötü cami mi demektir? Caminin güzelliği dışındaki havuzda, içindeki asansörde değil, içerideki insanların namaz kılarken oluşturduğu atmosferdedir. Bahsettiğin konsoloslara aynen anlattığın gibi anlatacaksın, onların anlayışı "Çok para harcanan çok güzeldir." ise zaten anlayışları kıt demektir.
Adamlar resmi olarak "ılımlı islam cumhuriyeti" kurdular, camiyi bi tarafamıza soksalar nolur?
@Barış ; Sonuçta asansör vb. israf burası bir gerçek havuza gelince suyu nereden bulacaklar :p bence gereksizdi başından bu tarafa kabul ediyorum seninle aynı fikirim. sadece hz. lafı biliyorsun takıntılıyımdır :D
@tansu ; ılımlı islam cumhuriyeti ne demek ? Zaten Türkiye Bir islam devleti kanıt istersen Nüfuz cüzdanınızın arkasına bakabilirsiniz ;
Ilımlısı vb diye birşey yoktur islam islamdır ;
Bir tarafına sokma meselesine gelince sen alamassın bence büyük kaçar biraz daha ufağını al sen ;
@bardas,
Benim Nüfüs cüzdanım, Türkiye'nin nüfüs cüzdanı mı? ayrıca bakıyorum bir şey göremiyorum :)
Dur yan masadaki arkadaşınkine bakayım, aaaa Türkiye Yahudi devletiymiş meğer.
allah sana ve senin gibi düşünen tüm islam mağdurlarına zeka nasip eylesin.
@bardas bu Hz. lafı bir göndermedir.Bazıları Fetullah Hoca denilen kişiye bir ermiş bir peygamber gibi bakmaktalar.Ve bepimiz biliyoruz RTE de bir Fetullahçı olarak bilinir.
Ona bir gönderme yapmak istedi diye düşünüyorum.Çünkü bu yazıyı okurken o şekil anladım.
@tansu
;amin yanında'da sana biraz ihlas ve birazda insanlık versin .
@ Burak Kutbay fethullah gülen hiç bir zaman düşünen bir fethullahcı görmedim şahsen.. o sizin karşıdan nasıl baktığınıza bağlı..





