Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde işler nasıl yürür?
Yukarıdaki video yalnızca bir örnek. Belediyede işler genellikle böyle yürüyor olmasa Melih Gökçek 15 yıl boyunca onlarca skandalın başrol oyuncusu olarak görünmezdi. Eğer bu insan işlerini böylesine skandallarla halletmeye alışkın olmasaydı, bizzat kendi partisinden bir eski belediye başkanı (Turgut Altınok) kendisine "kravatlı kene" lakabını takmazdı.
Olayı özetlemek gerekirse;
- Gökçek, var olan bir sorun için devletteki kankası, eski Enerji Bakanı Hilmi Güler'e başvurur. Sorunumuz, Gökçek'in BOTAŞ'a olan devasa borcudur (sanırım 1 milyar lira civarında).
- Gökçek, var olan bu borcu silebilmek için doğalgaz boru hatlarının bir kısmını Enerji Bakanlığı'na devredilmesi teklifini yapıyor. Teklif cazip görülüyor. (Çok şükür, kabul edilmediğini görüyoruz.)
- Gökçek, bu işin hallolması durumunda seçim çalışmalarında "Doğalgaz borcumuzu kapattık!" şeklinde bir propoganda yapabileceğini umuyor. (Hilmi Güler bile gülüyor.)
- Hilmi Güler, yapılacak bu iyiliğin karşılığında, Hilmi Kılıç adlı bir dostunun Kılıç Akaryakıt adlı şirketinin ruhsat sorununun çözülmesini rica ediyor. "Zahmet olmazsa" diyor.
- Gökçek, belediyede çalışan görevlilerinden birini arayıp, zaten iptal edilmiş ruhsat talebi sorununun "çözülmesini" istiyor.
Seçim propogandası uğruna devletin bir kurumunu, devletin ta kendisiyle işbirliği yaparak dolandırmaya çalışan bir belediye başkanının hikayesini okudunuz ve dinlediniz. Söyler misiniz, sizce bu insanın bünyesinde şeref, haysiyet gibi kavramlar barınabilir mi? Bu devlet, devletin başındaki adamın "dava arkadaşı" için kendi kurumlarından birini dolandırabiliyorsa ve buna sesini çıkaran yoksa, bu insanların koca bir ülkeyi yönetecek kapasiteye sahip olabildiğini söyleyebilir miyiz? İkisine de cevabım hayır.
Bu telefon konuşmalarının basına sızması olayı başlı başına bir skandaldır, onu da atlamayalım. Yine de insan merak ediyor: Bu konuşma basına sızdıktan sonra süreç ne olacak?
İşlemesi gereken süreç şöyledir: Önce Hilmi Güler milletvekilliğinden istifa eder; sonra Melih Gökçek istifaya zorlanır (çünkü o kendi başına istifa etmeyecek kadar kötü bir insandır); sonra olay hakkında soruşturma açılır; bu sırada bu telefon görüşmesinin nasıl basına sızdığı hakkında bir soruşturma daha açılır.
Göreceğimiz süreç ise şöyle işleyecek: Hilmi Güler suskun kalacak; Melih Gökçek bir basın açıklamasıyla olayı yalanlayacak, birkaç kişiyi şerefsiz ilan edip birkaç belediye görevlisi hakkında soruşturma başlatacak; 1 ay geçmeden olayın üstü çoktan örtülmüş olacak. Aynen bu şekilde olmasa bile benzer bir süreç işleyecek.
Beni CHP'li, CHP'ci falan sanan pek sevgili, pek saldırgan bazı yorumcularım eski Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz'ı hatırlatacaklar. Evet, Muzaffer Eryılmaz da benzer bir terbiyesizlik yaptı ve fakat cezasını da gördü: Hakkında soruşturma açıldı ve belediye başkanlığına aday gösterilmedi. Melih Gökçek için AKP benzer bir tavır alacak mı? Güldürmeyin adamı.
Basına sızan gizli-saklı olayların üstüne gitmeyi pek seven Taraf gazetesi bu konu hakkında ne yapacak, asıl onu bekliyorum ben. Bakalım gazetenin herhangi bir köşesinde "Devleti devletle dolandırmaya çalışan belediyeci" gibi etkili bir başlık görecek miyiz? Bakalım fotokopi belgelerle ülkeyi 2 ay meşgul etmeyi bilen bu şahane gazete, kanlı canlı bir ses kaydına yer ayırmaya tenezzül edecek mi?
Ankara'nın ve Ankaralının bu işten elde edeceği tek olumlu sonuç, görüşme kaydında bahsi geçen konunun hiçbir zaman gerçekleşemeyecek olacak. Belki Kemal Kılıçdaroğlu olayın üstüne biraz gider, o kadar. Aslında keşke gitse; Melih Gökçek bir tek onun karşısında eriyor çünkü.
Verilen Tepkiler
Söyleyecek bişey yok bu ne ilk nede son.
Bu adamın daha bilmediğimiz kim bilir ne ali-cengiz oyunları var birde YSK dediğimiz yer bunun gibi heriflerle doldurulmuş önümüzde ki seçimlerde çümbüşü görün siz :)
Bu ve buna benzer olaylar malesef her belediyede olabiliyor,milletin bunlara oy vermemesi gerekir.Ama tabi adaysizliktan bazen boyleleri secim kazaniyor.Keske her kurusuna kadar milletin hakkini gozeterek is yapsalar...
Acaba buna ne cevap verecek AKP liler.
Yazı yorumlarına abone olayım da güle güle okuyayım.
Bildigim tek sey AKP nin isteyerek ve gonullu olarak Melih Gokcek i aday gostermedigidir.Yani Erdoganinda Gokcek le ilgili supheleri vardi fakat Gokcek in nufuzunuda kimse inkar edemez.
Bende merak ediyorum AKP nin ne yapcagini :)






