03 Haziran 2006 tarihli günümün özeti (Ankara Gezim)

1 - Ankara'ya yolculuk

  • Mola yerinde gözleme: Okulda bizimkiler benim köfte ekmek ve Kafela ile beslenmemden dolayı dehşete düşüyorlardı. Mola yerinde aynısını yaptım, gözleme yerken Kafela içtim gulucuk
  • Efa Tur: Efe Tur ile gidiyorduk ki, aynı mola yerinde bir otobüsün önünde Efa Tur yazdığını farkettim. Maşallah deyip geçtim gulucuk Logoyu yürütmemişler ama gulucuk Gerçi logoları da bi' acayipti: Böyle gerçekten yamulmuş bir yamuk.

2 - Ankara!

  • Muhteşem bir şehir lan bu: Ciddiyim, İstanbul'u merak edenler veya İstanbul ve Ankara'yı karşılaştırmamış olanlar, Ankara'nın İstanbul'a bin basacağını tahmin bile edemezler, zira millet boğazın büyüsüne kaptırmıştır kendini çoktan (tamam len orası da süper). İstanbul'daki karışıklık, telaştan eser yok, kirli hava İstanbul'a göre çok daha hafif, insanlar sakin, şehir sessiz ama eğlenceli, kızlar güzel... Süper bir şehir yani gulucuk (Maddeye özel not: İstanbul'u ve Ankara'yı karşılaştırın, ondan sonra yorum yapın)
  • Tıka basa: Öyle çok şey yedim ki Ankara'da... Önce babaannem (canım benim) bir şeyler yedirdi sabah vardığımızda. Sonra gittik kuzen Boğaç Abi'nin dükkanına. Hadi orada bir şey yemedim, ama sonra Kızılay Meydanı'na gittik, babamla ne zamandır gitmediğimiz McDonalds'ta fena halde doyduk. Kabus oradan sonra başladı zaten. Ziyaret ettiğimiz her yerde bir ikram vardı (dondurma olsun, kuruyemiş olsun... Bak Ankara insanı hem madden hem manen zengin bi' de görüyor musunuz?). Akşam eve döndük, bir de babaannem akşam yemeği hazırlamış börek şeklinde. Böreği de çok severim, hatta o yediğim bir buçuk parça börek çok hoşuma gitti (daha önce yememiştim o börekten) (böörek), ama yiyemedim daha fazla gulucuk
  • Emrah'ın gözyaşları: Babaannem televizyonun hakimi ve sahibi olunca CNBC-e'deki diziler yerine Büyük Yalan denen diziye maruz bırakıldım uzun süre! Ama diziyle bol bol dalga geçip babaannemin ve babamın dizi keyfine ekşi ekşi limon sıktım (oley). Ama dalga geçtiğim yerlerden biri süperdi: Emrah'ın (dizideki adını bilmiyorum, Lütfiye olabilir) babası olduğunu düşündüğüm kişinin ölümü üzerine ağlaması çok garipti. Gözyaşlarının göründüğü ilk sahneden itibaren sağ gözünden başlayıp, burnunun üstünden geçen ve sol yanaktan inmiş bir gözyaşının izi vardı ve benim de gülmekten gözyaşlarına boğulmama sebep oldu gulucuk
  • Esas kızın ablamla benzerliği: Aynı zamanda o Büyük Yalan adlı dizideki esas kızın (adını bilmiyorum ama Şükrü olab- dur lan Reyhan'dı Reyhan) görünüm olarak ablama benzetiliyordu zaman zaman. Ben ise şu formülü çıkardım:
    Ablam = x
    Liv Tyler = y (bak bak bak)
    Reyhan (veya Şükrü) = z
    x + y = a
    a / 2 = z
    Yok ablam (canım benim) Liv Tyler'a benzemez ama ablam ve Liv Tyler'ın yüzlerinin aritmetik ortalaması tam olarak Reyhan'ı (veya Şükrü'yü) veriyor gulucuk

3- İzmit'e dönüş

  • Abidbs: Evet bunu gördüm (babam gördü ilk). Adidas'ın logosuna sahip bir korsan Adidas (çok kötü bir cümle oldu ama gerçekler acıdır - amaaan neyse)!
  • İzafiyet Teorisi (İlişkinlik Kuramı): Babaannemlerden dönmeden önce kütüphanesinden aldığım, babamın '77 yılında satın aldığı Albert Einstein'ın İzafiyet Teorisi (İlişkinlik Kuramı) adlı kitabını okumaya başladım yolda. Her yerini anlamam mümkün değil bu fizik bilgimle, ama anladığım noktalarda "Hass... doğru lan?" gibi sözler söylüyorum içimden uzaklara, bir kardelene...
  • Yuropet: Rüya mı gerçek mi olduğunu tam bilmiyorum ama gerçek olduğu hakkında ciddi şüphelerim var... Evet varmış! Böyle bir benzin istasyonu gördüm yolda!
  • Kargaların istilası ve eve dönüş: İzmit'e vardığımızda yol boyunca ve yolun üzerinde onlarca karga gördüm. Sabahları böyle miymiş İzmit yav, karda dolu?
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Yorumlar
1. Efe demiş ki; 03 Haziran 2006, 23:50

Ay sağ salim dönmüş olmana çok sevindik gulucuk Aklımızda sendeydi yani gulucuk

2. Sehzade demiş ki; 04 Haziran 2006, 00:17

Ankaranın hiç o kadar güzel bir şehir olduğunu düşünmüyordum , İstanbul ile Ankarayı karşılaştırdığına göre kaliteli bir şehir olmalı.

3. kurtuluş demiş ki; 07 Ağustos 2007, 11:52

06.08.2007 günü saat:00.45 de Burdur ilinden Karamürsel ilçesine gitmek için efe turzim firmasının 4 numaralı koltuğa oturdum daha sonra farkına vardım ki bu hayatımın en kötü kararıymış.otobüs şöförünün trafik kurallarının hiçbirine uymamasından dolayı çok huzursuz bir yolculuk yaptım.Bir daha firmanızı kullanmayı düşünmüyorum.

Firma benim değil arkadaşım gulucuk Ama elim mahkum olmasa ben de kullanmam Efe Tur'u, korkunç bir şey.

Yorum Yap