BEYN

Ben Ergenekoncu muyum?

Yanlış bilmiyorsam iddianame hala daha teslim edilmedi. Teslim edildikten sonra bu yazıyı yazacak olsaydım ağız değiştirmiş sayılacaktım, o yüzden bu yazıyı şimdiden yazmakta yarar görüyorum.

Ergenekon soruşturmasının ne kadar saçma ilerlediğine dair görüş bildiren herkesi Ergenekoncu ilan ettiler. Bir yıl boyunca sebebi belirtilmeden tutuklu bulunan kişiler hakkında, adamlar suçlu olsa bile insan haklarına aykırı hareket edildiğini söyleyen hukukçular darbe yanlısı oldu. İddianamesi bile olmayan bir soruşturmada ülkenin en itibar sahibi, Atatürkçü isimleri terörist ilan edilince buna karşı çıkan köşe yazarlarına postal yalayıcı yaftasını yapıştırdılar. Bu Ergenekoncu yapma olayı öylesine kolay ki, ben bile Doğu Perinçek, İlhan Selçuk ve diğerlerinin toplandığı gözaltı dalgası hakkında yorum yapmadığım için "Her şey hakkında yazıyorsun da bunun hakkında yazmıyorsun, yoksa sen de mi Ergenekoncusun?" diyen yorumlar aldım :).

Yukarıda "...ülkenin en itibar sahibi, Atatürkçü isimleri terörist ilan edince..." dediğim bir yer var, ama bununla tutuklanan veya gözaltına alınan herkesin itibarlı ve Atatürkçü muhteşem insanlar olarak kabul etmiyorum.

İtiraf edeyim, ilk başta Ergenekon soruşturmasının safsatadan ibaret olduğunu düşünüyordum. Daha sonra şöyle bir komplo teorisi aklıma geldi: ülkenin çoğunluğu (seçim sonuçlarına göre bile olsa %53'lük bir çoğunluk) AKP iktidarından hoşnutsuz. Ellerinde yeterince güç olan birkaç heyecanlı tip gerçekten bir darbe girişiminde bulunmuş veya bulunuyor olabilir. Yani elindeki güçle delirip iktidara demokratik olmayan yollarla kafa tutmaya kalkan bir darbeci grup fikri çok abes kaçmıyor...

...ama bundan haberdar olan ve "Hazır böyle büyük bir suç bulduk, hoşumuza gitmeyen tiplerin de bu oluşumun içinde olduğunu iddia edelim; bu iddiaları da basın yoluyla destekleyelim; adamlar aklansa bile damgalanmış olsunlar." düşüncesini benimseyip doğru ve adil giden bir soruşturmaya ilgisiz isimleri de katmaya çalışan bir iktidar fikri de aynı şekilde mantıklı geliyor.

Tekrarlıyorum: Her ne kadar saçma gözükse de (ve hatta toplumun akli dengesi açısından yanlış çıkmasını gönülden istesem de) olmayacak bir şey değil. Ufak bir ihtimalle de olsa bu komplo teorisinin gerçek olma ihtimalinin varlığını kimse inkâr edemez. Ve ister dalga geçin, ister saygı duyun ama benim düşüncem budur.

Bir de Oktay Ekşi'nin bugünkü yazısından bir bölümü alıntılayayım:

Eğer "Ergenekon" sanıkları arasında meşru hükümeti darbe yolula devirmeye kalkan yani suç işleyen varsa, elbet cezalandırılmalıdır. Çünkü hem demokrasinin, hem hukuk devletinin hem de ülkemizi çağdaş dünyanın bir parçası olarak yaşatmanın temel koşulu budur.

Kendimi yeterince iyi ifade ettiğimi düşünüyorum, şimdi Ergenekon soruşturmasının iddianamesini gönül rahatlığıyla bekleyebilirim. Artık iddianamede gerçekten sağlam delillere dayalı iddialar olursa ve bu iddianame sonucunda tutuklulardan bazıları çeşitli cezalara çarptırılırsa kimse bana gelip de "Sen Ergenekon'u destekliyordun hani?" demesin.

  • onur

    izmitli misiniz?

  • http://www.kaanfakili.com.tr Kaan Fakılı

    Sonuçta dediğim yere gelebildiniz nihayet. Bu suç olması ihtimal durum kolay kolay yedirilebilecek bir durum değil. Bir darbe. Bir ülkenin en aaz 20 sene geriye götürülmesine neden olan bir darbe. Tabiî sonraki 20 sene de hiç gelişmemesini sağlayan bir darbe.

    Geçen sene seçim öncesi ADD’nin meydanlarda yaptığı mitingler de bu Ergenekon’un bir parçasıydı. Kimse şimdi bana onların gerekliliğini savunmasın. Adamlar çıkıp mitinglerde bayrak sallayarak askeri resmen davet ettiler. Mıhtırayı kutladılar. AKP’yi başta görmektense askeri başta görmenin daha iyi olacağını söylediler. İşte bu sebeple Beyn, Atatürkçü dediğin kişilerin de Ergenekon kapsamında içeri alınması beni hiç şaşırtmadı.

  • http://gurkanbicer.com Gürkan Biçer

    Bütün bu soruşturmalar, tartışmalar (özellikle türban) Türkiye için bir darbe bence. Bütün bu olaylar Türkiye’yi oldukça etkileniyor. Ülkemiz yavaş yavaş (çoktan) bölünme aşamasına girdi bile.

  • Barış Ünver

    @Kaan; geçen seneki Cumhuriyet eylemlerinde attığımız sloganların başında “Ne şeriat ne darbe, tam bağımsız Türkiye!” geliyordu. Sen şimdi oturmuş eyleme katılan milyonlarca insanı Ergenekoncu ilan ediyorsun. Saçmalama gözünü seveyim.

    Senin sevmediğin kişilerin içeri alınması seni şaşırtmamış, hatta sevindirmiş olabilir ama bu beni “dediğin yere” getirmez. Yazıda da belirttiğim gibi, diğer yazılarımın hala arkasındayım. Tek yeni iddiam şu: Ergenekon, bir darbe girişimini engellemeyi başarmış ama sonradan cıvıtıp karşıt görüşlü herkesi darbeci ilan eden bir soruşturmadır. İddianamede yer alacağı söylenen, senin de tekrarladığın “Cumhuriyet Mitingleri’nin hepsi Ergenekoncu işiydi” kısmı ise olayın safsata bölümüne dahildir.

  • http://sesliblog.com Tansu

    Bu Kaan gibiler iyi ki var, yoksa Amerika’nın hali nice olurdu.
    Fetu köpekleri sizi, elin gakkoşunun köpeği olacağıma postal da yalarım, Ergenekoncu da olurum.
    Bu yapılan hukuksuzluklar eninde sonunda yerden sekip size de kaçacak, zerre şüphe etmeyin bundan.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    Bu olaylar bize Türkiye’de ne kadar fazla paranoid şizofreni eğilimli kişi olduğunu göstermekte çok etkili oldu bana göre. Yakında Şeyh Sait isyanından tutun da Yeniçeri ayaklanmalarına hatta Haçlı seferlerine kadar herşeyin altında Ergenekon bulunmazsa çok şaşıracağım.

    O mitinglere katılan insanların darbe istediğini kabul etmek zavallılıktır. Ne şeriat ne postal, ne şeriat ne tank diyenler nasıl darbe istiyor olabilir. Ayrıca bunu söyleyen kişinin o mitinglere katılmış olması imkansız. Eğer katılmış olsa oraya tamamen demokratik amaçlarla gelmiş çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek her türlü insanın darbeyle uzaktan yakından ilgisi olmadığını görürdü. Tabi uzaktan maval okumak kolaydır ama aynı zamanda zavallılıktır.

  • http://www.denizakin.com Deniz AKIN

    @ Kaan Fakılı
    Ben de iki Cumhuriyet mitingine katılmış birisi olarak sana gülüyorum.Şimdi biz Ergenekon diye saçma ,hayal ürünü olan terör örgütünün bir parçası mıyız?Barış söylemek istediğimi söylemiş yorumunda.Biz meydanlarda “Ne şeriat ne darbe, tam bağımsız Türkiye!” boşuna bağırmadık.Allah aşkına komiklik yapmayın.Soruşturulması gereken kişi varsa o da enayiler sayesinde köşe olan Feto hocanızdır.

  • biribirisi

    Evet aman efendim ne güzel yapmışsını böyle güncel bi konuyu işlemekle :) Yorumlar zaten müthiş ötesi Gülmekten katıldım kaldım. Hatta inanmazsınız öyle kalakaldım. Şimdide kahkahadan kaskatıldım :) Yazıda Barış beni ergenekoncu yapmayın demiş. Onur hemen fişlemiş İzmitli yapmış. Sonra Kaan ADD’yi Ergenekoncu yapmış. Sonra Tansu Kaan’ı Fethullahcı yapmış. Sonra DA Vinci de hepsini ve bir çok kişiyi paranoid şizofreni yapmış.*

    Allah aşkına neden görmüyorsunuz. İşte bizim sorunumuz bu hemen bir adamı düşüncesinden dolayı bir grublara ekliyoruz. Onlardansın şuncusun buncusun diyoruz. Yani bu ülkede kimsenin şahsi düşüncesi olamaz bir grubun düşüncesi olur, o düşünce o grubun malıdır ve o grubtan olmayan onu benimseyemez diye bi kural mı var? Yok peki sorun; biz bölücü ve bölünmeyi bu bölünmenin bi parçası olmayı seven bir milletiz diyemi açıklamalıyız?
    Eskiden sağ sol vardı. Şimdi onlarda kendi içinde bölündü :)

    Burada böyle yorum yapmak yerine keşke meclise bir öneri sunsanız; Kimlikğe yeni bi hane eklensin ….ci-cu-cü diye. :) böylece kim ne olduğunu daha rahat ispatlar. Sen ergenekoncusun diyene göster kimliği hayır ben ……cıyım yanıldın! de. :)

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    biribirisi,

    “paranoid şizofreni eğilimli kişi” dedim ve bunun arkasındayım. Kimseye direk “paranoid şizofren” demedim. Ama her haltı Ergenekon’a bağlamaya çalışan tiplerde bir “paranoid şizofreni” eğilimi olduğunu söylemek çok da garip veya aşırı olmasa gerek.

  • http://www.kaanfakili.com.tr Kaan Fakılı

    Arkadaşlar yorumumu dikkatli okursanız nereye ne soktuğumu iyice anlarsınız.

    Ben mitingde bayrak sallayanlara bir şey söylemiyorum burada. Onlara söyleyeceğim çok fazla şey var ama Ergenekon olayını onlar için kastetmediğimi söyleyim önce. Mitingleri düzenleyenler hakkında diyorum ben. Nur Serter meydanlarda askeri resmen darbe yapmaya çağırdı. AKP’nin olmasından askerin olması iyi dedi. Mitinge katılan hiç kimse de buna ses çıkarmadı. Sadece Nur Serter de değildi bu darbeyi isteyen.

    Tansu, arkadaşım sana zaten gülüyorum ben. Senin siteni de takip diyorum. Biraz terbiyeli ol istersen. Bu sitede köpeklik yapan birisi varsa o da sensin o pis yorumunla. Bu ülkeyi senden daha fazla sevdiğime kalıbımı basarım. Senin hissetmediğin, hattâ hissedemeyeceğin duyguların misli misli fazlasını hissedeceğimi de ben biliyorum. İçim rahat benim. Bir şey yalamak istiyorsan sen git bu ülkeyi bu hale getiren yandaşlarının çıkıntılarını yala.

  • Burak

    Birazcık dürüst olun.
    Bu ülkede darbe olmasını istemiyormuydunuz? Düşünmedinizmi?
    Türbana karsı değilmisiniz?
    şeriat gelecek diye ortalığı galyana getirmediniz mi?
    Gazeteler genç subaylar rahatsız demedimi?
    Bakıyorum da önceki yazılarında ergenekon diye yırtınan arkadaslar bu yazıda geri adım atmış. Cizginizden aşmayın. Onlar sucsuz sadece ATATÜRKÜ seviyorlar. SAFSATA yok böle bişi dimi.
    Kaç kişi ben ergenekoncumuyum diye başlık yaparki.
    Şimdi ben karsıt bir yazı yazdım ya, kesin dinci yada fetullahcıyımdır gözünüzde. İçinizde var ayrımcılık sizin gibi insanlarla munakasaya bile girmek sacmalık.
    İyi geceler

  • Barış Ünver

    Birazcık dürüst olayım.
    - Bu ülkede darbe olmasını istemiyordum! Düşünmesi bile korkuttu beni!
    - Türbana karşıyım, ama siyasi simge olarak kullanılmasına. Dini için takanlara her zaman saygı duydum ama türban takıp da parklarda sevişen mini etekli, file çoraplı kızlardan da ölesiye tiksindim!
    - Şeriat gelecek diye endişelenmek, şeriat gelecek diye ortalığı galeyana getirmekle eşdeğer değildir.
    - Dedi. Genç, darbe yanlısı subaylar gerçekten rahatsız oldu ve ülkeye korku salmak için rahatsızlıklarını dile getirdiler diye buna aracı olan basın kuruluşları ve o basın kuruluşundan haber alan herkes darbeci mi oldu? O zaman Vakit ve Taraf başta olmak üzere iktidar yanlısı tüm basın şu anda darbeci konumdadır.
    - Kimsenin geri attığı yok, bütün yazılarımın arkasındayım. Sanırım bunun anlaman için birkaç kez daha tekrarlamam gerekiyor.
    - Ülke öyle bir hale geldi ki Ergenekon soruşturmasını sorgulayan, soruşturmada gözaltına alınıp tutuklanan kişilere şaşıran ve biraz olsun tepki gösteren herkes tıkır tıkır Ergenekoncu ilan ediliyor. Bu iftiraları en baştan önlemek için öyle bir başlık attım. N’oldu, genç Burak’lar rahatsız mı oldu?
    - Bas bas bağırdığımız halde hala bizi Ergenekoncu sanarak asıl ayrımcılığı sen yapıyorsun.
    - Günaydın.

  • Burak

    Ne yani karşıt bir yazı yazan sizin gözünüzde dinci ve Fetullahcı olmuyormu?
    En güzel örneği burada bile var. Sen nasıl Ergenekoncudan rahatsız olabilirsen, başkalarıda sizlerin dinci ve fetullahcı sözlerinizden rahatsız olabilir. Bİr insanın kendi şahsi fikirleri olamaz mı? illaki bir gruba bağlımı olunması gerekiyor?
    Ben Atatürk’ ü seviyor ve sayıyorsam kemalist mi olmam lazım.
    Ben devletin laik ama insanların laik olması biraz sacma geliyor. Buna inanıyorum. CÜnkü laik-liğin anlamını kimsenin bilmediğini tahmin ediyorum. Laik lik gercektende bir devlet i idare etme acısından çok güzel bir sistemdir. Gel gelelim bir insanın laik-im ben demeside bir o kadar sacmadır. Laik likte gercekler vardır. Köhne ve bağnaz düşünceler yoktur. o yüzden din olamaz. Hiristiyanlar bile ortacağda dinin etkisinden kurtulmak kiliseden kopmak amacıyla yarı laik tam laik bir şekilde kendilerini yönelttiler…
    Şimdi ben laik değilim laikliğin amacını biliyorum ama laik düzeni savunuyorum cünkü devletin yapısına uygun olarak görüyorum. diye düşündüğümde dinci yada fetullahcı olarak görülmek zorunda olmadığımı inanıyorum. Daha da beteri darbe kötüdür, sizler bu ülkeyi karıstırmak amacındasınız, ben kemalist olmak zorunda değilim ki, diyeni vatan haini ve fetullahcı etiketi takıp insanları bölenler sizin gibi kafalardır.

  • http://www.tamkarisik.com Tamkarışık

    ya gene tutamicam kendimi konuşcam :)

    Kimse bir Hukuk Devletinde darbeyi istemez. Hatta daha bu sözde “ergenekon” davasına da baktığımızda hukuka güvenimizi yok edecek çok yanlışlıklar yapılıyor. Ama hukukda der ki “bir insanın mahkeme kararınca suçlu olduğu kesinleşmedikçe o insan suçsuzdur”. Yani herhangi bir delil (ki bazı dedillerin bile imha edildiği bir soruşturmada) olmadan insanlar manşetlere “bu suçludur” diye damga yiyor. Bazıları ise ölüyor ve artık son nefeslerinde ailesine teslim ediliyor..!?

    Bizim aslında böyle durumlarda parçalanmamamız lazım. Biz her dinden ve her ırktan birçok insan bir toprak üzerinde yaşayan milletiz. Bu durumlarla ne hukuka ne de bu topraklara şüphe ile bakmamalıyız.

    Allah büyüktür. Bi bakarsın hiç ummadığın şeyler olur ve “bazıları” da bu durumda tepetaklak olur.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Şimdi ben Sn. Barış’ı takip eden birisi olarak onun Ergenekoncu olmadığına inanıyorum. Ama Barış’a tavsiye olarak İsmet Berkan’ın Ergenekon üzerine yazdığı 7 yazılık diziyi öneriyorum. O yazı dizisinin 5.sinde şöyle bir paragraf var:

    Danıştay cenazesi sonrasında gözler 14 Nisan’da Ankara’da yapılacak olan ‘Cumhuriyet Mitingi’ne çevrilmişti. Mitingi Atatürkçü Düşünce Derneği’nin başını çektiği ve nasıl oluştuklarını dün bu köşede anlatmaya çalıştığım bazı ‘sivil’ örgütler düzenliyordu. ADD’nin başında ise, adı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Emekli Amiral Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen günlüklerde ‘darbe lideri’ olarak geçen eski Jandarma Komutanı Şener Eruygur vardı.
    İddiaya göre, 2004 için planlanan ‘Sarıkız’ kod adlı darbe planının başarısızlığa uğraması üzerine yapılıp ‘Ayışığı-Yakamoz’ kod adı verilen ve ‘sivil toplumun medya ve hükümet üzerinde baskı uyandıracak kitle desteğini sağlaması’ yoluyla Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının devrilmesini öngören planlar bir kuvvet komutanının karargâhında hazırlanmıştı. Ve yine iddiaya göre bu planlar Eruygur’un emekli olduğu 2004 sonrası dönemi kapsıyordu esas olarak.
    Bütün bunları bilenler açısından yüz binlerin bir araya geldiği Cumhuriyet mitingleri fazlasıyla şüpheli organizasyonlardı

    Şimdi yukarıdaki yazıyı okuduğunu varsayıyorum. Devamında Berkan diyor ki:

    Mitinglerin katılımcıları son derece samimiydi ve endişelerini gidermek için, hükümeti protesto haklarını kullanmak için vs. bayraklarını alıp meydanlara gitmişlerdi. Zaten Danıştay saldırısı, onlara göre laikliğin tehlikede olduğunun kanıtıydı.

    İşte sen bu ikinci kısma giriyorsun. Ama senin orada attığın “Ne şeriat ne darbe” sözü biraz boş yere söylenmişti.

    Zira ADD’nin başındaki orgeneral (bkz.darbe günlükleri) Şener Eruygur, artık Talat Aydemir’e mi özendi bilinmez ama durmadan darbe planı yapıyordu. Aynen Aydemir gibi emekli oldukatan sonra da darbeyi denemeye devam etti. (2009′da yeni darbe girişimi planları bulundu bkz.taraf)

    Sen “ne şeriat ne darbe” dedin ama Şener “hep darbe hep darbe” dedi. Ve şimdiki duruma düştü , içeride Ergenekoncu olmakla suçlanıyor. Tabi iddianame yarın açıklanacak ve herkesin suçunu daha iyi öğreneceğiz

  • Barış Ünver

    Bakın, birbirimizi A’cı, B’ci diye suçlamaktan daha vahim durumumuz da bu işte: Bir suçlamaya, suçlama henüz karara bağlanmadan inanmak. Şener Eruygur’u tanımam etmem, savunuculuğunu da yapacak değilim ama adamın darbeci olup olmadığı henüz “soruşturma” aşamasındayken bir gazetenin, hatta iktidarın güdümünde, şüpheli bir biçimde sürekli olarak farklı yerlerden bilgiler toplayabilen bir gazetenin cesur ve kimine göre gerçekçi iddialarını “gerçek” olarak algılıyorsunuz. Bu, en basit tanımıyla “yargısız infaz”dır. Adamın soruşturması daha devam ederken “…Şener “hep darbe hep darbe” dedi.” demen, “…emekli oldukatan sonra da darbeyi denemeye devam etti.” demen bu açıdan çok ama çok yanlış.

    Kaldı ki biz de salak değiliz herhalde. Şener Eruygur gerçekten darbe istiyorsa ve topladığı milyonların “Ne şeriat ne darbe, tam bağımsız Türkiye!” sloganlarına rağmen bizi darbeye sempati duymaya yönlendirmek isterse, böyle bir işe kalkışırsa biz o adamın da tepesine binmeyi biliriz.

    Son olarak şunu diyeyim: Darbeci olduklarını iddia ettiğiniz kişilerin düzenlediği mitinglerde darbe karşıtı sloganlar başı çektiyse, o varlığı şüpheli darbe girişimi zaten çoktan başarısız olmuştur bile. Siz buna rağmen “Adamlar darbe istiyorlar!” diye bağırıyorsanız, benim bu sözlerde art niyet aramam doğal bir hakkımdır.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Şener Eruygur’u ADD’nin ‘tutuklu’ başkanı. Darbe günlüklerinde çıkan bilgilere göre Özden Örnek’e göre bile darbe konusunda “fazla hırslı!”…

    Zaten biz de Anıtkabir’e giden binlerce insanın meclisi basacağını, AKP’yi yıkacağını, silahlanacağını filan söylemedik.

    Sadece dediğimiz bu darbe girişimine alet oldunuz. Ya bir kere de şu Örnek’in darbe günlüklerini karıştırmayı denesene. Bu cumhuriyet mitingleri o girişimin hangi ayağını temsil ediyor göreceksin.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    M. Demirtaş,

    O günlüklerde yazanları kesin doğrular olarak kabul edersek tabiki ortada ciddi darbe planlarının varlığını da kabul etmemiz gerekir. Ama Özden Örnek bu günlüklerde kendisinin yazmamış olduğu eklemeler olduğunu söylüyor. Tabiki günlükler tamamen uydurma değil ama içine sonradan eklenen şeyler olduğunu iddia ediyor.

    İşin garip yanı ise Zekeriya Öz hazretlerinin Özden Örnek’in ifadesine başvurmaması. Yani Öz hazretleri bu günlükleri en baştan mutlak doğru olarak kabul etmiş. Yain orada yazılanların tamamen doğru olduğu hakkında en ufak bir şüphesi yok. Peki bu nasıl oluyor? O günlüklerin Özden Örnek tarafından yazıldığını kanıtlayan hiçbir delil yok. Herhangi bir mahkeme tarafından bu durum karara bağlanmış değil. Bu konuda bir adli inceleme yapılıp günlüklerin gerçekten Özden Örnek tarafından yazıldığıyla ilgili bir sonuca ulaşılmış değil. Peki Öz hazretleri neden bu günlükleri sorgulama ihyacı duymuyor? Neden bu günlükleri kesin doğru ve gerçekleri yansıtan kutsal bir metin gibi görüyor? Bir fikrin var mı?

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Da Vinci,

    Abi hatırlarsan emniyet Nokta’nın editörü Alper Görmüş’ü sorguladı. Hatta emniyet “bu günlükler evet Özden Örnek’in bilgisayarından çıkmıştır.” dedi(teknik inceleme). Hem bu günlükler denizcilersitesi.com adresinde yayımlandı. Yani öyle ortada gizli bir şeymiş de Nokta ortaya çıkarmış değil. Sadece o günlükleri Nokta ve Taraf yayımlamaya cesaret etti o yüzden.

    Hem Doğan medyası neden Erg. karşı zannediyrusun. Aydın Doğan’ın ismi de geçiyor orada. Yayımlamıyorlar, geçiştiriyorlar.

    Hem Eruygur’a ben darbeci diyorum… Ama onu tutklama nedeni darbe değil Ergenekon davası.

    Yani Zekerriya onu darbecilikten değil Ergenekon’dan aldı. Öyle olsa dediğin gibi Özden Örnek ve İbrahim Fırtına’nın da sorgulanması gerekirdi.

    Hem zaten biz değil darbe teşebbüscüsünü darbecileri bile yargılayamadık. Yani yunanstan kadar demokrasi yok. O yüzden Aytaç Paşa, Fırtına ya da Özden’i yargılamak çok zor (darbeci diye)

    Bence Öz o günlükleri mutlak doğru kabul etmedi. Ama elinde zaten yeterince belge var. 20 gizli tanık ver deniyor. 2500 sayfalık iddianame içinde 5-10 sayfalık günlükler ne kadar yer tutar tartışılır.

    El hasılı… Bu Ergenekon davasıdır.. Ama darbeciler yargılanıyor… Ve bu girift bilmeceyi Yüce Türk adaleti çözecektir

  • Barış Ünver

    Da Vinci’ye yanıt yazmışsın ama tartışmanızı uzaktan izleyen olarak diyebilirim ki, Da Vinci’nin “Ama Özden Örnek bu günlüklerde kendisinin yazmamış olduğu eklemeler olduğunu söylüyor.” sözüne bir yanıt olmadı bu yorumun.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    @Barış Ünver

    Abi adam ilk başta bunlar bana ait değil diye yalanladı, daha sonra bunlara eklemeler yapıldı diyor.

    Cevabımı yukarıda verdim, dedim ki bu Günlükler denizcilersitesi.com da yayımlanmıştır. Ve bunu Nokta dergisi haber yaptı. Anlıyor musun? Buna eklemeler yapması olası değil. Ordan aldığını yayımladı zaten hatırlarsan Alper Görmüş Özden Örnek’e hakaretten yargılandı ama beraat etti.

    Daha sonra Emniyet teknik inceleme ile bu günlüklerin Özden Örnek’in bilgisayarından çıktığını söyledi.

    Ama dediğim gibi biz darbe teşebbüscülerini bırak darbeciler yargılayamadık. O yüzden bu günlükler Özden Örnek’in başına pek dert açmaz gibi görünüyor.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    M. Demirtaş,

    Bilgisayarlar içli dışlı olan herkes bu tip şeylerde ne kadar kolay manipülasyon yapılabileceğini bilir. Dosya o bilgisayardan çıkmış. Gerçekten mi? Kim nasıl anlıyor bunu? Emniyet teknik inceleme yapmış. Aynı şekilde o günlüklerin senin veya benim bilgisayarımdan çıkmış gibi de gösterilebilir.

    Ayrıca o bahsettiğin günlükler 5-10 sayfa değil tamamı 2500 sayfa civarında.

    Şu iddianame yarın ortaya çıksa da biz de nedir anlasak. Ortada feci bir bilgi kililiği var gibi geliyor bana. Tabi Öz hazretleri 27 seferdir ertelediği gibi bu sefer de ertelemezse ne var ne yok öğreneceğiz.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Da Vinci,
    Abi senin dediğin 2500 sayfa olan İddiname… 5-10 sayfa olan günlükler…(Ben okudum–darbe ile ilgili olanlar)

    Hem emniyet neden manipülasyon yapsın ki? Sonuçta uzay çağındayız, o dosyaların ilk kayıt noktası hemen öğrenilebilir. Ve emniyet bunun Özden Örnek’e ait olduğunu doğruladı (basit bir internet taraması yap)

    Evet bilgi kirliliği var ortada ama senin de umduğun gibi herşeyi öğreneceğiz. Çünkü herşeyin çok şeffaf olacağı söylendi…

    Korkmana gerek yok, Şemdinli gibi olmayacak.
    İddianame ve yargılama sonrası umarım Kamuoyunun vicdanı tatmin olur…

    NOT: Barış Unver istersen o Da Vinci’nin

    Ayrıca o bahsettiğin günlükler 5-10 sayfa değil tamamı 2500 sayfa civarında.

    cümlesini kaldırabilirsin. Yanlış çünkü.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    M. Demirtaş,

    Bir düzeltme yapayım. Özden Örnek hiçbir zaman günlük tutmadığını söylüyor:

    Dilekçede, “şimdiye kadar böyle bir günlük tutmadığı” vurgulanan Örnek’in “kişisel bilgisayarına hukuka aykırı şekilde giren bazı kişilerin günlük program notlarını aldığı, bu notlara kendilerine göre yalan eklemeler ve kurgular yaptığı” anlatıldı.

    Emekli Oramiral Özden Örnek, Milliyet’e, “Bunlar doğru değil. Benim bir güncem olmadı. Sadece komutanlığım sırasında günlük faaliyetlerime ilişkin bir program olurdu. Ayrıca, benim komutanlarımızla ilgili bazı ifadeler kullandığım da iddia ediliyor. Benim askerlik terbiyem bu ifadeleri kullanmaya müsait değildir” dedi.

    Bunları 2007 Mart’ta söylemiş. Sanırım şimdi de aynı şeyleri söylüyor.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Da Vinci,

    Yorum 21′e bakarsan ben bunu daha önce demiştim.

    Abi adam ilk başta bunlar bana ait değil diye yalanladı, daha sonra bunlara eklemeler yapıldı diyor.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    M. Demirtaş,

    Abi senin dediğin 2500 sayfa olan İddiname… 5-10 sayfa olan günlükler…(Ben okudum–darbe ile ilgili olanlar)

    Ben Örnek’in bilgisayarından çıktığı iddia edilen günlüğün tamamından bahsediyorum. Bunu da Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli’nin bu haftaki Siyaset Meydanı’nın söylediğine dayanarak söylüyorum. Belki de yanlış anladım ama eğer bu adam günlük tutuyorsa toplamının 10 sayfa olması biraz komik olmaz mı? Eğer biri bilgisayarına girip bunları ele geçirdiyse tamamını ele geçirmiştir heralde. Arasından sadece darbeyle ilgili olanları alması gibi birşey biraz garip olmaz mı? Daha doğrusu nasıl böyle birşey olacak?

  • Barış Ünver

    Bir kere daha karışayım: 25-30 sayfalık günlüklerin başkaları tarafından yazılmış olması sürekli “Ya bırak olmaz öyle şey!” diye geçiştiriliyor. Ulan Harry Potter serisini yazan varsa bunu da yazarlar? Veya ne bileyim Metal Fırtına falan vardı politik kurgu, bu olamaz mı? Birileri bi’ darbe senaryosu yaratmış olamaz mı? Allah aşkına çok mu abes bir olay ya?

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Da Vinci,
    Lütfen beni anla…

    Belki de yanlış anladım ama eğer bu adam günlük tutuyorsa toplamının 10 sayfa olması biraz komik olmaz mı?

    Ben dedim ki taraf’ta yayımlanan günlükler en fazla 10 sayfa tutar. Bu sadece TARAFTA yayımlanan günlükler benim dediğim.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Da Vinci,
    Darbe Günlükleri

    Bu adresten indirebilirsin…

    Benim dediğim günlükler TARAF gazetesinde 2 gün boyunca verildi. Yani toplam 8 gazete sayfası sürdü.

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    Demirtaş,

    Ben de diyorum ki iddianame içinde sadece o 10 sayanın kullanıldığını nerden biliyorsun diyorum? 2500 sayfalık iddianame için 5-10 sayfa günlük çok da önemli bir yer taşımaz mealinde birşey söylemiştin. Bana bu iddianame bu günlükleri temel alacak gibi geliyor. Bekleyip görelim. Bakalım Öz hazretleri bu sefer sözünde durup zamanında açıklayabilecekmi iddianamesini…

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Vinci,

    Benim dediğim günlükler TARAF gazetesinde 2 gün boyunca verildi. Yani toplam 8 gazete sayfası sürdü. Ben onu diyorum…

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Da Vinci,,

    Sen önce dedin ki:

    Ayrıca o bahsettiğin günlükler 5-10 sayfa değil tamamı 2500 sayfa civarında.

    Doğru mu? —— Doğru..

    Bunun yanlış olduğunu söyledim ben sen de kabul ettin yanılıyor olabilirim dedin.

    Daha sonra :

    Bir düzeltme yapayım. Özden Örnek hiçbir zaman günlük tutmadığını söylüyor:

    dedin mi?—— dedin…. Yani kendi kendini düzelttin.

    Şimdi de :

    Bana bu iddianame bu günlükleri temel alacak gibi geliyor

    diyorsun.

    İşte bunu bilmiyoruz.. Günlüklerin temel alınıp alınmadığını bilmiyoruz. Zaten Savcının elinde yeterince kanıt var diyor gazeteler

  • Barış Ünver

    Bu tartışma pek biteceğe benzemiyor arkadaşlar :). Hayırlısıyla yarın, nihayet, iddianameyi teslim edeceklermiş. Onun haberlerinden sonra zaten daha bi’ alevlenecek tartışmalar, o zaman daha net konuşabiliriz.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Barış,

    Peki öyle olsun… Ama önerim o verdiğim linkten veya herhangi bir yerden bu günlükleri indir ve oku..

  • http://bilimfelsefedin.blogspot.com Da Vinci

    Demirtaş,

    Eğer ortada gerçekten bir günlük varsa yani Özden Örnek gerçekten günlük tutuyorsa tamamının Ümit Zileli’nin belirttiği gibi 2500 sayfa civarında olması çok daha akla yatkındır. 10-15 sayfalık kesim darbe planlarıyla alakalı olarak sunulan bölümlerdir.

    Öz hazretlerinin iddianamesini hazırlayıp açıklamasını bekliyoruz aylardır. Ne iddianameymiş be. Kennedy suikastinden sonra hazırlanan Warren raporu ile 900 sayfa civarındaydı. Bu mübarek 2500 sayfa olacakmış. Umarım “ne kadar çok sayfa o kadar palavra” gibi bir durum olmaz. Bekleyip göreceğiz.

    Şunu açıkça ifade edeyim. Mustafa Balbay ve Erol Mütercimler serbest bırakıldıktan sonra itiraz ederek tekrar tutuklanmalarını istediği anda benim için Zekeriya Öz’ün konumu, yapmaya çalıştığı şey, amaçları %90 kafamda oluştu. Ben burada iyi niyet ve gerçeğin peşinden gitme gibi birşey göremiyorum maalesef. Onun için bu soruşturmayla ilgili ciddi endişelerim var. Bunun siyasi bir hukuki bir davadan çok siyasi bir dava olduğunu düşünüyorum şimdilik. Ama yine de kesin yargıya varmak istemiyorum ve bekleyip görelim diyorum.

  • Barış Ünver

    27 numaralı yorumu günlükleri bulup okuduktan sonra yazdım zaten. Kaç gün var orada ya, ben 900 tane gün özeti yazdım iki buçuk yılda. On dakikada yazılmıştır diyemeyiz elbet ama kurgu olması da imkansız, gerçekdışı değil. “Bunlar kesin darbeci!” diyenlerin (Seni dahil etmiyorum.) hiçbirinden “Bunlar kurgu da olabilir.” cümlesi duymadım veya “Bunlar kurgu olabilir.” cümlesini tükürükler saçarak yalanlamayan görmedim.

  • http://liberaldusunce.blogspot.com/ M.Demirtaş

    Da Vinci,,,

    Eğer ortada gerçekten bir günlük varsa yani Özden Örnek gerçekten günlük tutuyorsa tamamının Ümit Zileli’nin belirttiği gibi 2500 sayfa civarında olması çok daha akla yatkındır. 10-15 sayfalık kesim darbe planlarıyla alakalı olarak sunulan bölümlerdir.

    Benim verdiğim linkteki günlük 20 sayfa ve 1 yıllık bir süreyi kapsıyor. (2003-2004 arası)

    O yüzden o 20 sayfayı kasdediyorum sabahtan beridir. Zaten kamuoyunu ilgilendiren de o 1-1,5 senelik zaman. Yani Özden Örnek’in komutan olduğu sıralar. Diğer özel yaşamını anlatan günlükleri varsa bize ne ki…

  • ikiikisi

    Barış demiş ki; “Bakın, birbirimizi A’cı, B’ci diye suçlamaktan daha vahim durumumuz da bu işte: Bir suçlamaya, suçlama henüz karara bağlanmadan inanmak. Şener Eruygur’u tanımam etmem, savunuculuğunu da yapacak değilim ama adamın darbeci olup olmadığı henüz “soruşturma” aşamasındayken bir gazetenin, hatta iktidarın güdümünde, şüpheli bir biçimde sürekli olarak farklı yerlerden bilgiler toplayabilen bir gazetenin cesur ve kimine göre gerçekçi iddialarını “gerçek” olarak algılıyorsunuz.” Ya kardeşim millet bir birine suncu buncu derken mahkeme kararıyla mı diyor. İşinize gelen beraat etsede suçlu, diğeri soruşturma sonuçlansada nasıl olsa suçsuz olacak :) Bide şu darbeye karşı slagon sizin medya deyimiyle takkiye olmasın :) Ayrıca ben öyle bi slogan duymadım aksine ordu göreve çağırılıyordu sanki :)
    Tamam tamam çok üstüne gitmeyeyim kızma :)

  • Barış Ünver

    Etkileyemediğin sürece üstüme gelmende sorun yok @ikiikisi; köşeye sıkıştırabileceğin söylemlerim yok ki?

    Takiye diyerek olayı bitirmişsin zaten. Evet, aslında ben darbecilerin başında geliyorum hatta benim de “Erbeynekon” diye bir darbe planım da vardı. Şimdi burada darbe karşıtlığı yapıp Ceviz Kabuğu programında “Kenan Evren’in kurbanı olayım.” diyorum – ay pardon, onu Taraf gazetesi yazarı Önder Aytaç yaptı bile.

    Dincilerden, liboşlardan falan en büyük farkımız bu efendim, biz sözümüzün eriyiz. O sloganın tüm mitinglerde kullanıldığını, mitinglerden birine katılan herhangi birine sorarak anlayabilirken “Acaba seninki de takiye mi?” diye sorgular gibi suçlaman anlamsız olmuş. Nur Serter bile geçen gün Siyaset Meydanı’nda aynı şeyleri tekrar ederken Mehmet Metiner kadına hak veriyordu ama senin, yazdığım onca şeye rağmen hala bana “darbeci” yaftasını yapıştırmaya çalışman, en hafif tabirle “acınası”.

  • üçüçü

    Ya Barış sana darbecisin Ergenekoncusun demiyoruz, ama bahsettiğin ve gönüllüsü olduğun(en azından ben öyle düşünüyorum) kurumlar bu Ergenekonla birlikle iyi kötü bir şeyler yapmışlar. Birlikte hareket etmişlerdir. Peki bu hareket bu adamların gerçekleşemeyen darbe sürecine katkı sağlamamış mıdır? Hem hemen her konnuda görüş bildiren bu kuruluş liderleri (açıklama yapmasalar olay yargıda deseler anlayacağım) bu kişileri savunmuşlardır. Nur Serter’in bi konuşmalarına bak bakalım sen ne anlayacaksın.
    Bence sen zaten ergenekoncu değilsin. Hoş zaten; her gün, gün gün ne yaptığını cümle aleme paylaşma gereği duymuş birini almazlar. Ama sen farkında olmadan Ergenekoncuların şu veya bu şekilde oyuna getirdiği o kaç kişi olduğu belli olmayan kitleden biri olabilirsin…

  • Barış Ünver

    Bak işte, yine aynı olay:

    “…ama bahsettiğin ve gönüllüsü olduğun(en azından ben öyle düşünüyorum) kurumlar bu Ergenekonla birlikle iyi kötü bir şeyler yapmışlar.”

    Daha iddia halindeyken bile bu kadar emin konuşuyorsun. İddianame sahipleri toplumda bu etkiyi yaratıyorlar, iddianame fos çıkarsa bile suçlananlar hala darbeci sanılsın diye.

    Şöyle bir örnek düşün: Evinde oturuyorsun, bilgisayar oynarken adam öldürdün diye yargılamak üzere polisler evinden alıyor seni, nezarethaneye bırakıyorlar. Nezarette kaldığın günler boyunca seni korumaya çalışanların yanında daha büyük bir çoğunluk olarak seni çoktan katil bellemiş bir kitle var ve bu kitle basının bir kısmı tarafından da iyice galeyana getiriliyor. Sonra suçsuz olduğun anlaşılıyor ve salınıyorsun. Sonra bakıyorsun ki seni katil olarak kabullenmiş kitle, aklanmış olmana rağmen ısrarla “Aklandı ama kesin bi’ b.kluk vardır bu üçücü’de.” diyor veya senin aklanmış olduğunu bile bilmiyor. Sonuç: Tüm suçlamalardan alnının akıyla çıkmış olduğun halde seni hala katil sanan ve sana öyle bakan bir kitle var.

    Ergenekon davası sonuçlanırsa ve sağlam delillerle tüm o tutuklular içeri atılırsa, şaşırırım ama bu sefer ben de onları darbeci olarak kabul ederim. Ama asla ve asla daha şimdiden, daha olaylar yalnızca “iddia edilirken” adamlara “darbeci” demem. Yalnızca bu olayda da değil, örneğin hiç sevmediğim bir adamı PKK’lı iddiasıyla yakaladıklarında, duruşmalar tamamlanana kadar adamın PKK’lı olmadığı ihtimalini göz önünde bulundurmaya devam ederim.

  • http://www.kaanfakili.com.tr Kaan Fakılı
  • http://ilk-kursun.com/ ege şafak

    ben tırstım bi ara, tutuklananlardan 3′ü gazeteme her ay yazı yolluyordu. bir de google türkiye’de mustafa balbay yazınca ikinci sırada direk benim site çıkıyor. acaba benim kapıma da dayanırlar mı :)

  • Ömer Faruk

    ER-GENE-KON ….. Asker-gel de gene- kon bu iktidara… ERGENEKON=DARBE :D

Program

  • Adobe Muse - Windows: Adobe'un geliştirdiği ve Muse kod adıyla tanıttığı yazılım, kodlama gerektirmeden web siteleri tasarlamanızı sağlıyor...
  • BluetoothView - Windows: Çevrenizdeki Bluetooth aygıtlarıyla kolayca iletişim kurmanızı sağlayan ve aygıt hakkındaki bilgilere ulaşabileceğiniz ücretsiz küçük bir yazılım...
  • Ashampoo Photo Commander - Windows: Ashampoo Photo Commander ile fotoğraflar başta olmak üzere video ve ses dosyalarınızı çalıştırabilecek, düzenleyebileceksiniz...
  • XYplorer - Windows: XYplorer Windows için sekmeli bir dosya yöneticisidir...
  • System Monitor 2 - Windows: İşlemciniz ve RAM'leriniz üzerinde ne kadar yük olduğunu System Monitor 2'yle kolayca takip edebilirsiniz...
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT