Blog yazarlarıyla arkadaşlıklar kurmak için 12 yol
Blog'lar hakkında İngilizce içerikli en güzel blog'lardan biri olan ProBlogger'ın şu yazısını çevirmek istedim. Görür görmez çevirmek istedim aslında ama kısmet bugüne imiş. Önceki çevirilerimde (bir-iki tane var zaten) kendimden de bir şeyler katmış, bu sebeple gerçek çeviriler yapmamıştım. Bu sefer de tam bir tercüme yapmayacağım, özellikle yazarın kendi tecrübelerini ve kendi ağzından yazdığı cümleleri genele çevireceğim. Dahası, kendi düşüncelerimi de katacak, ve hatta özgün yazıdaki bazı cümleleri kullanmayacak ve çeviriyi çevirilikten iyice çıkaracağım. Umarım beğenirsiniz.
Diğer blog yazarlarıyla sosyalleşmek, bloglama konusunda önemli bir gereklilik olarak nitelendirilebilir. Bu gerekliliği çok önemli kılan bazı sebepler sıralayabiliriz:
- Okur bulmak - Okur sayınızı artırmanın en iyi yollarından biri, başka bir blog yazarının sizin yazdığınız bir yazıyı okurlarına tavsiye etmesidir. Bir blog yazarı sizin bir yazınızı beğenir de kendi okurlarına tavsiye ederse, sizin de başka bir blog yazarının yazısını tavsiye edeceğiniz kitlenize yeni potansiyel üyeler bulmuş olursunuz.
- Zanaati öğrenmek - Bloglama konusunda ilerlemeniz için diğer blog yazarlarının tecrübelerini benimsemeniz kaçınılmazdır. Başka blog yazarlarıyla etkileşime girdikçe iyi bir blog kurmaktan öte bilgiye sahip olabilirsiniz. Dahası, birden fazla büyük blog yazarından edindiğiniz bilgileri harmanlayarak büyüdüğünüzde daha özgün fikirler oluşturabilirsiniz.
- Sorumluluk ve kılavuzluk - Bloglama denen hadise bazen sizi dünyadan yalıtan fena bir işe dönüşebilir ve bu (kişiliğinizin kontrolünü kaybettiğiniz zaman veya yaptığınız işin vaziyetine uzaktan bakıp bunalıma girdiğinizde) yoldan çıkmanıza veya yanlış bir yola sapmanıza neden olabilir. Böyle durumlarda sizin davranışlarınızı kontrol edecek, sizin gibi bir blog yazarı, dengenizi yeniden bulmaya yardımcı olacaktır. Bu madde önemsiz gibi görünse de sevdiğiniz bir blog yazarından gelen "Abi şu yazında nasıl sıvamışsın öyle ya?" gibi bir tepki, fark etmediğiniz bir düşüşü durdurmaya yardımcı olabilir.
- Arkadaşlık - Blog yazarlığı yalnız bir iş olabiliyor. Böyle durumlarda işin iyisini kötüsünü bilen, yanlışlarını ve doğrularını gösterecek, sizden daha tecrübeli bir blog yazarı çok işinize yarayacaktır. Sizden daha iyi olmasa bile sizin seviyenizdeki bir blog yazarıyla yapacağınız bilgi ve tecrübe paylaşımları, yükselmenize çok yardımcı olacaktır.
- Yeteneklerin paylaşımı - Kendi türünde bloglamayı tamamen sökmüş, her şeyi bilen bir blog yazarı yoktur, olamaz. Kimsenin, senin veya benim de eksiksiz bir bilgisi olamaz bu konuda ve blog yazarlarının birbirinin bilgi boşluklarını doldurmak için edindiği ve/veya edineceği arkadaşlarından faydalanması kaçınılmazdır. Bir blog yazarı ötekinden tasarım konusunda yardım alırken, o öteki de başka bir yazardan arama motoru optimizasyonu konusunda fikirler edinebilir. Bu da, etkileşime giren blog yazarlarının sağlıklı bir biçimde büyümesini sağlar.
Önemleri sıraladık, sıra işin nasılına geldi.
Blog yazarlarıyla arkadaşlıklar kurmak için birçok yol düşünülebilir. Herkesin kendi tarzında arkadaşlıklar kurması en doğalı olsa da, genele daha uygun yöntemlerden 12 tanesini okumak da zarar vermez, değil mi?
- Başka blog'lara yorum yazmak - Bu madde tek başına bile yeter aslında. Her ihtimalde en etkilisi, etik yönlerden en uygunu ve en doğalı tartışmasız bu yöntemdir. Yalnız dikkat edilmesi gereken noktalar var:
- Gerçek yorumlar bırakmak - "Canikom çok güzel yazı, blog da çok güzel bana da beklerim!" tipindeki otomatik yorumlar bazı kişileri mutlu edebilir ve kandırabilir, ama fark edildiği vakit belirli kesimlerden dışlanacak noktaya dahi gelebilirsiniz. Gerçi arkadaşlık kurma şekliniz buysa sizin arkadaşlığınıza tüküreyim, orası ayrı.
- Anlamlı yorumlar bırakmak - Yazıya gerçekten yorum yazmak istediğinizde yorum yazın. Eğer "Gördüğüm her yazıya yorum bırakayım ki hem blog sahibi beni blog'una ilgi duyan biri olarak görsün, hem de o blog'dan ziyaretçi gelme ihtimali artsın." gibi çarpık bir düşünceye sahipseniz, elbet bu da nihayetinde farkedilecektir. Yalnızca ilgi duyduğunuz ve anladığınız yazıları yorumlayın ki sizi tanıtan sıfatlardan biri dürüst olsun, fırsatçı değil.
- Israrla ziyaretçi beklememek - Yorumunuzu okuyan ve beğenen (veya yorumunuzdan dolayı size nefret duymaya başlamış olan) kişi, elbet size ulaşmanın yollarını arayacaktır. Bir de bu kişi internetten az biraz anlıyorsa isminizin üstüne gelip blog'unuzu ziyaret etmeyi akıl edecektir. Israr eder gibi bir de yorumunuzun sonuna blog'unuzun adresini eklemeye gerek yoktur yani. Hem sizin buradaki amacınız arkadaş edinmek, ziyaretçi edinmek değil ki?
- Başka blog yazarlarına e-posta atmak - Siz de bir blog yazarıysanız -ki bu yazıyı buraya kadar okuduysanız muhtemelen öylesiniz- şunu kabul edersiniz sanırım: Yorum kutusundan ulaşmak yerine e-posta ile ulaşmak bazen daha onur verici olabilir. Tabii yazılarınızla ilgili şeylerden bahsetmiyorum, bilakis, yazılarınızdan ayrı konularda e-posta ile size ulaşan bir blog yazarına, size hakaret veya küfür falan etmiyorsa, olumlu duygular beslersiniz. Diyelim ki bir blog yazarının sitesinde bir hata gördünüz. Bunu ona iletin. Hele bir de çözüme de sahipseniz, sizi tanımayan bu blog yazarı en kötü ihtimalle size minnet duyacaktır. Veya ne bileyim, yazılarını okuduğunuz bir blog yazarının, ilgilenebileceği bir konu hakkındaki bir yazıyı iletin ona. Yalnız bunları çıkarcı bir zihniyetle yapmayın, samimi bir e-posta yollayın. Cıvık da değil, samimi.
- Konuk yazarlık - Türk blogküresinde -sanıyorum- en fazla birkaç kere yapılmış bir olay bu. Sevdiğiniz, saydığınız bir blog yazarına, sizin blog'unuzda yazmasını teklif edin. Bunu yaparken özellikle ünlü, büyük blog yazarlarını seçmek zorunda değilsiniz. Konuk yazarlık teklif edeceğiniz bir blog yazarını ararken baktığınız kriter ün olmasın; sizin yazdığınız tarzda yazan, yazılarını takdir ettiğiniz, ne bileyim sevdiğiniz blog yazarlarına önerin bunu.
- Yazı önerileri - Türk blog küresinde -büyük ihtimalle- hiç yapılmayan bir olay bu :). İkinci maddede kısaca bahsettiğim bir şey bu. Belirli bir (veya birkaç) blog yazarının ilgileneceği ama sizin yazmak zorunda olmadığınız (Gerçi yazabilirsiniz de.) konular hakkında bir haber çıkarsa veya bir gelişme olursa, bunu o blog yazarına bir şekilde bildirin. Eğer bu blog yazarı çok şımarık biri değilse, en azından içten bir teşekkürle dönecektir size. Bu olayda bu blog yazarının o haberden/gelişmeden haberdar olup olmaması da önemli değildir.
- Bağlantı verin - SEO manyaklıkları yapmıyorsanız bu, sizin için çok zor bir şey değildir. Yazının başındaki nedenlerden ilkiyle ilgili bu, yalnızca tam tersi. Kendi blog'unuzda başka blog'lardan bahsedin, oradaki yazılara bağlantı verin. Bahsettiğiniz blog yazarı bu bağlantıdan haberdar olduğu an (Siz haberdar etmeyin!), kim olursa olsun sevinecektir; sizi tanımıyorsa da tanımak için vakit ayıracaktır.
- Anlık mesajlaşma - Bunu her blog yazarı sevmeyebilir ama mesela WLM adresini, GTalk adresini veren bir blog yazarıyla o anlık mesajlaşma protokolüyle iletişime geçmeniz, zaten onun istediği bir şey de olması sebebiyle, onu mutlu edecektir ve gerçekten meşgul değilse size "Meşgulüm ağa, sonra konuşalım." demeyecek, sizinle üç beş dakika olsun muhabbet edecektir.
- Sosyal ağlar - Bu da Türk blogosferinde çokça yapılan bir etkinlik - çeşitli sosyal ağlarda diğer blog yazarlarıyla tanışmak. Facebook'tan arkadaşlık talebi ekleyin (kendinizi tanıtarak tabii), Twitter'dan takip etmeye başlayın, LinkedIn'den tanışın... Sosyal ağların amacı zaten sosyalleşmek olduğu için oralarda çok zorlanmazsınız :).
- Sosyal imleme - Bu madde Türk blogosferi için geçerli olmasa gerek. Sosyal imleme sitelerinin Türkiye'deki acınası durumuna baktığımızda bu maddeyi gerçekten es geçebiliriz ama sırf açıklamak adına açıklayayım: Bu sitelere bir şekilde ilgi duyan bir blog yazarı bulursanız (Helal olsun!), beğendiğiniz yazılarını oylayın. Oylamanızı göreceği için küçük bir ihtimalle de olsa sizi araştırmak için 4-5 dakikasını ayıracaktır.
- Röportajlar - Burada direkt olarak kendimden örnek vereceğim: Biri yayınlanmamış, biri de henüz yapılma aşamasında olan, diğer ikisi de bitmiş dört tane röportajım var benim :). Bitenlerin biri şurada, öbürüyse şurada. Kendi görüşümü belirteyim: İnanılmaz derecede gurur verici, biraz şımartıcı, birazcık da burun kaldırıcı bir olay :). Yani şöyle düşünüyorsunuz: Lan ben ünlü mü oldum şimdi, millet benimle röportaj falan yapıyor? :D Düşüncelerimden ve dışa vurduğum duygularımdan yola çıkarak şu sonucu çıkarmak mümkün: Birine röportaj için gittiğinizde, hiçbir şekilde kötü düşünüleceğinizi sanmayın. Kaideyi bozmayacak istisnalar haricinde kesinlikle geri çevirilmeyeceksiniz, onu bilin :). Ha, yalnız röportaj yaptığınız herkese aynı soruları vermek, kişiye özel sorular sormaktan daha az etki yapacaktır. Hele hele "Öncelikle kendinizden bahsetmenizi rica ediyorum. Yani bilişim dünyasının dışındaki sizi tanımak istiyoruz. Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?" gibi kişiye özel gibi görünen soruları herkese sorarsanız (*) bu, röportaj yaptığınız blog yazarlarına direkt olarak hakarettir.
- Forumlar - Herhangi bir forumda kendi blog'unuzdan bahsetmek mümkün - tabii forum imza bölümüne blog'unuzun adresini yazdığınızda yöneticiler bunu reklam olarak görüyor ve sizi forumdan uzaklaştırmıyorsa :D. Dediğim gibi, imzanıza blog'unuzu ekleyin, profilinize ekleyin, yazdığınız mesajlarda konu, yazdığınız bir blog yazısıyla ilgiliyse oraya bağlantı verin... Dozunu kaçırmadığınız sürece forumlardan da blog yazarlarıyla tanışmanız olası.
- Telefonla/Skype'la ulaşmak - Bu da sanırım bizim blogkürede pek tutmaz zira Skype kullanan da, telefon numarasını veren de pek yok. Hatta bizde telefon biraz daha özel bir ulaşım şekli olduğundan, bir şekilde kendisine telefonla ulaşıp "Merhaba, ben Barış Ünver ve blog'unuzu takip ediyorum. Süper bir blog, tebrikler!" dediğinizde suratınıza kapatma olasılığı oldukça yüksektir :). Bu maddeyi bu yüzden es geçiyorum.
- Yüz yüze tanışmak/görüşmek - En garanti ikinci yöntem de (İlki, birinci maddedeki yöntem.) budur sanırım. Blog Konferansı olsun, Türk Blog Yazarları toplantıları olsun, ne bileyim internetle ilgili yapılan, blog yazarlarının katılma olasılığı yüksek etkinlikler olsun... Bu gibi yerlerde blog yazarlarıyla gerçek arkadaşlıklar kurabilirsiniz. Yalnız bu yöntem için fazladan çaba sarf etmeniz gerekiyor, kıçınızı bilgisayar başından kaldırmalısınız :).
Bu 12 yöntemin hepsinin de kesinlikle işe yarayacağı söylenemez elbette - ama ilk ve on ikinci maddelerde bahsedilenler başta olmak üzere bu on iki maddeyi uygulamak, blogküreye yeni katılmış blog'ların yazarlarının blogküreyi tanıması ve hatta bu dünyada daha hızlı yükselmesi açısından çok önemlidir. Zaten arkadaşsız bir blog yazarı da blog yazmaktan pek zevk almayacaktır, bu yüzden bu on iki madde ile olmasa bile bir şekilde arkadaş edinmek, bu dünyada elzemdir.
Verilen Tepkiler
ehah bu skype / telefon işi ilginç olurdu aslında. bu arada reklam işine geçmişiz, hayırlı olsun :)
ben şimdi "Canikom çok güzel yazı, blog da çok güzel bana da beklerim!" tipindeki otomatik yorum bırakarak senı kandırmak istiyorum =P
Şimdi bu yazı bir çok kişinin bildiği gerçekleri yansıtıyor ama bence blog yazarlarıyla iletişim kurmanın etkili yolları genelde işe yaramadan kalıyor. Yani genelde blog dünyasında tanınmak istedğiniz zaman iyi blog yazarlarıyla kaynaşmaya çalışarak başlarsınız bu her zaman böyle olmuştur ve olacaktır. Eğer yeni bir blog yazarıyla başlarsanız o da sizin durumda olacaği için fazla bir işe yaramaz.
İşte tam bu sırada da büyük blog yazarlarının bazen haklı bazende gereksiz şımarıklığı ön plana çıkıyor. Şahsen denemiş olduğum için söylüyorum her yazısını okuyup çok iyi yazılara güzel yorumlar bıraktığım, iletişim sayfasından dediğini gibi öneriler yolladığım büyük !? blog yazarlarından bir teşekkür, bir basit yorum bile görmedim, belki iade-i ziyaret bile apmamamışlardır. Çünkü o zaten popülerdir ve sizi hemen prim çıkarmaya çalışan bir blogCUK diye görüyor . sözüm meclisten dışarı en başta da pr değerleri yüksek olan blog yazarları. geliyor . ( sizinle hiç iletişim kurmadığım için bir yorum yapmayacağım) .
yani asıl demek istediğim yeni blog yazarlarına büyük blog yazarları destek vermeller ki onlarda gelişsin ve blog yazarıalrı camiasına iyi bir katkıda bulunsun ...
iyi bloglamalar ...
senin söportaj diye belirttiğin, bizim daha içten olsun diye söyleşi olarak adlandırdığımız eylemi daha önce yapmıştık. Hatta bizim söyleşi serimizi seninle açmıştık ve gerçekten de güzel olmuştu. Röportaj ya da söyleşi farketmez, seninle bu eylemi gerçekleştirmek güzeldi ve bu röportajları hakettiğinden eminim :)
sağlıcakla...
@Burak; haklısın, bazı blog yazarlarının kendilerini şöhret sanmaları yüzünden fevri davranışları, küçümsemeleri falan oluyor - zamanında bazı büyük blog yazarlarından az fırça yemedim değil :). Yalnız "Eğer yeni bir blog yazarıyla başlarsanız o da sizin durumda olacaği için fazla bir işe yaramaz." cümlene katılmıyorum. Eğer tecrübe bakımından aynı iki kişi, birbirlerinin eksiklerini gösterir, edindikleri bilgileri birbirleriyle paylaşırsa gelişme hızları iki kat artacaktır.
@Mikro-PC; ben teşekkür ederim :). Dediğim gibi, benim için inanılmaz bir gurur kaynağıydı. Kendimi ünlü gibi hissettim :D.
yazdıklarınızın hepsine katılıyorum,gerçekçi ve iyi düşünülmüş bir yazı.Yeni blog açmak ve blog yazmak isteyenlere güzel ip uçlarıda veriyor yazınız ,tebrikederim...
Şimdi aslında bir işe yaramaz derken. Blogun okunurluğunun artması bakımından söylemek istemiştim. Ama şu kendini ünlü sanan bloglar konusu çok doğru ben de zamanın da yeni başlaığım zaman backlink için bir iki kapı çaldım ama red cevabı alınca bıraktım. Sonra adamlar benden link istediler . yani aslında iyi yazmak ve HAK EDEN BLOG YAZARLARINa iyi yorumlar yazmak yeter . çünkü en etkilisi yorumlar. En basit örnek: bu yorumu senin bloga yazdım ve istatistiklere bakınca burdan 2 çıkış olduğunu gördüm. Büyük ihtimalle biri sensin. Yani bu böyle olur, böyle gelişir ...
hepsini baştan sona kadar okudum ve yavaş yavaş uygulamaya başlıycam ayrıca o yakında yayınlancak röportaj yayınlandı :) teşekkürler barış abi.
kimi yazarların şımarık oluşu konusunda burak ve barış'a katılıyorum. şöyle kısa bir örnek vermek istiyorum;
geçen sene gördüğüm tuhaf bir olay. osman börütenece isimli bir yazar kendi blogundaki yazısından bir screenshot'ın creative commons ile korunduğunu ve bu screenshot'ın izinsiz olarak bildirgeç'te kullanıldığıyla ilgili olarak yaygara koparmıştı. dilerseniz yazıyı ve gönderilen ilk yorumları okuyabilirsiniz. buraya kadar "aa ne kadar ayıp, cık cıkcık, arkadaşı destekliyorum" diye düşünüyor olabilirsiniz. olayın asıl önemli kısmı ise şurada 39, 40 ve 41. yorumlarda saklı. özellikle 41. yorumu okuyunuz ve kıymetli yazarımızın ne kadar alçakgönüllü, anlayışlı birini olduğunu görünüz. söylecek başka da bir şey yok zaten.
1.madde tüm konuyu özetlemiş sanki. Canımlı cicimli blogcular piyasadan ismini sildirdi.. :)
Barış abi'nin blogu olmasa okuyacağım blog yok :) Teşekkürler ;) Bir de E.Ali var doğru ya :D
Bazı okurların amacı reklam'dır bana sorarsanız. Çünkü bana çok denk geldi öyleleri...
Ben şimdi neden yorum yapıyorum, çünkü ısrarla ziyaretçi bekliyorum, böyle olmamalı di mi :D
Eğer gerçekten okuduğunuz kişiyi seviyorsanız, hit için ise okumayın daha iyi ;)
Amacımı uygulamaya çalışıyorum ben zaten.Yani yaş olarak en küçük blogcu sayılırım,çünkü tam 11 yaşındayım..
Ancak buna bakarsan tanıdığım birkaç blogcu blogumu okuyor zaten.Canım çok ama çok sıkılıyor böyle olunca da.Her blogcu bu evreleri yaşamıştır biliyorum ama bu hayat kolay değil.Çünkü blogu derdimizi dökmek için kullanıyoruz.Okuyan yoksa dert mi çıkar...
Ben ilk başladığımda 3 ay 1 okuyucum bile yoktu. hatta ik 7 ay desem daha doğru olur
vardır.sen kendi yazılarını okumuyormusun yoksa.benden değilsin demek :( :D
Canikom çok güzel yazı, blog da çok güzel bana da beklerim! :D
şaka bir yana benimle birlikte blog kurmaya başlayanlardan başka blog kuranlarla dostluğum yok maalesef :( bakalım bu maddeler sonucunda ne olacak.Teşekkürler :)
Aslında büyük blog yazarlarının, blog dünyası ile yeni tanışan yazarların elinden tutması gerektiğini düşünüyorum. En azından değerlendirilmeye değer bloglar vardır elbet. Bunu yapan blog sayısı yok denecek kadar az !
Oldukça bilgilendirici bir yazı olmuş. Teşekkürler Barış ;)
Farklı olmak maddeside eklenebilir.Benim gibi küçük bir veledin başından geçen maceralar ilgi çekmiyor olabilir :D .Ama gerçekten çok farklı ve ilginç blog yazarları var.Bu kişiler sürekli ziyaretçilerini katlıyorlar.
Teşşekürler BARIŞ.Bilgiler Gayet acık ve net....







