Blog'larda reklam etik midir?
İbrahim Çınar'dan mim gelmiş, onu yanıtlayayım bu yazıyla.
Başlıktaki (ve mimin sorduğu) soruyu yanıtlayayım: Bazen etiktir, bazen değildir. Bu "Hem evet, hem hayır." anlamlı yanıtlar basmakalıplaşmaya başladı, biliyorum, ama gerçekten de böyle düşünüyorum. Olmaması gereken durumlar var bana göre. Maddelerle anlatayım:
1. Çok Fazla Reklam
Gözü rahatsız edecek kadar çok ve sıkışık reklamların olduğu blog'lar var. Öyle ki, bazı reklam yerleşimleri sonucunda yazıyı okumak bile zorlaşabiliyor. Yazının üstünde reklam, altında reklam, ortasında reklam, yan menüde reklam, yorum bölgesinin üstünde reklam, yorum bölgesinin altında reklam, blog'un en tepesinde reklam... Bunlardan birini, birkaçını kullansan tamam da hepsini (veya çoğunu) niye kullanıyorsun be adam?
Sen, gözüne sokulan reklamları seviyor musun? Televizyonda reklamlara girerken, reklam jeneriğinden önce giren reklamları seviyor musun? Peki ya reklam jeneriği oynarken çıkan reklamları? Peki reklamlardan sonraki reklamları? Sevdiğin dizi başlamadan önce 10 saniye boyunca bir mücevher markasının reklamını seviyor musun? Sabah sabah kadın programının ortasında sunucunun deterjan reklamı sunmaya başlamasını hoş karşılıyor musun?
Onlar zaten sadece gösterimden para kazanıyorlar - biz izlesek de, izlemesek de. Sen, blog'una koyduğun reklamları gösterirken para kazanmıyorsun ki, göstermek için fazladan çaba harcayasın? Hem böyle her yere reklam koyunca gelen ziyaretçi tüm reklamlara tek tek tıklamıyor ki? Aksine, tıklayacağı varsa da tıklamayabilir eğer reklamlar canını sıkarsa. Az reklam olsa belki ilgisini çeken reklama tıklamak için daha istekli olacak.
Bir de şöyle bir şey var: Yanlış bilmiyorsam Google AdSense reklamlarında kural, en ilgili ve en çok bütçe ayırılan reklamın en üstte çıkmasıdır. Bu durumda, Google AdSense sözleşmesinin izin verdiği kadar reklam koyunca ortada bir sürü ilgisiz ve az para veren reklamla dolacak. Az para verenlerden gelecek üç beş sent için gözü karartıp her yere reklam döşemeye değer mi?
2. Gizli Reklam
Bir blog'da reklamların blog'un diğer ögeleriyle neredeyse aynı tipte olması öylesine çakalca, öylesine kötü niyetli bir hareket ki... Düşünsene, kişi sen istemediğin halde sitesindeki reklamlara tıklaman için tuzak kuruyor! Sen kategorilerde Müzik diye bir bağlantı görüyorsun, ilgini çekiyor ve tıklıyorsun ama bağlantı seni başka yerlere, başka sitelere yönlendiriyor!
Reklam dediğin belirgin olmalı, içerikten ayrı olmalı ki reklam olduğu anlaşılmalı. Reklamları göz ardı etmek isteyen kullanıcıya saygı duyulmalı. "Herkes reklamlarıma tıklasın!" düşüncesiyle her ziyaretçini kaybetmen bile olası.
Temanın yapısını bozmamak için reklamları çakalca renklendirenler: Farklı renkler kullanınca illa temanın şekli şemali bozulmaz, merak etmeyin. Biliyoruz, para kazanmak için yapıyorsunuz bunu. Yapmayın, ziyaretçiye azıcık saygınız olsun.
3. Sıfır Reklam
Blog'u yazıyorsun, onca emek sarf ediyorsun... Maddi karşılık beklemek senin de hakkın. Beklemeyebilirsin, o senin güzelliğin. Gerçekten güzel bir hareket, hatta eğer Beyn'i ararsam bulurum, ben de zamanında böyle şeyler söylüyordum. Ama emeğin karşılığını almak, yanlış yollarla almadığın sürece yanlış değildir. Bu cümleden bir önceki cümle çok saçmaydı.
Uzun lafın kısası, "Reklam koyulmamalı." diye bir şey yok. Blog sahibinin, verdiği hizmet için maddi bir karşılık beklemesini yadırgamak veya garipsemek saçma olur. Ama blog sahibi para kazanmak için gözünü karartmışsa ve blog'unu reklamlarla donatıp rahatsız edici bir görünüme kavuşturduysa bundan da şikayetçi olmalıyız. Bunlar benim düşüncelerim. Sevgiler.
Verilen Tepkiler
Bu hüsnü kuruntuları bırakalım. Ne kaddar ekmek o kaddar köfte. Şahsen bir reklam fazla koymanın daha fazla kazanacağını bilsem o reklamı da koyarım.
Katılıyorum, saçma sapan reklamlar ve dolu dolu alanlar yerine makul, göze hoş gelen, reklamlar daha mantıklı ve yararlı...
Bence de katılıyorum herşeyin fazlası zarar. Her şeyi kararında yapmak gerek.
Sonuçta ufakta olsa bir gider var ve bunu karşılayabilmek yada en azından blog'dan para kazanma hissini yaşabilmek için hiçbir sakıncası yok bence. Ama reklamdaki içeriğe dikkat etmek ve sınırında reklam koymak şartıyla. Para kazanmayı kim reddeder ki :)
Aslında bu konuda bende ilk zamanlar gözümü karaya bürümüştüm diyebilirim bende para kazanmalıyım diye ama anladım ki bunlar çok reklam koymakla olmuyor. Bazı siteler var ismimlerini bile vermiyorum 336x228 alt alta iki reklam koyuyor ve bununlada kalmayıp yazı içine 200x200 reklam koyuyor. Böyle siteler o kadar çoğaldı ki sitenin sahibinede sorunca para kazanmam gerekiyor diyo. Tamam anlıyorum ama estetikte önemli bende sürekli olarak en az reklamla performansı nasıl arttırırım diye değişik şeyler deniyorum. Gelelim kişisel blog sitelerine. Ben kişisel şiirlerimi duygularımı yazdığım siteme koymasamda güncel bilgiler verdiğim blog site koyuyorum yoksa bırakın hosting parasını domain parasını bile ödeyecek durumum olamaz. Sonuç olarak göz estetiğini çok bozmayan gözünü yırtmayan reklamlara karşı değilim.
Bütün eleştirilerin ve tepkilerin yerinde ama bir söz ağırca olmuş. "Çakalca" gibi ifadeler ağır olmuş. Yine de aynen katılıyorum. Çünkü o bahsettiğin türden bir reklamı siteye ait bir link sanan biri hiç istemediği türden bir siteye gidebilir, zarar dahi görebilir. Bunda vebal var. Benim tek satırlık metin reklamlar maalesef bu kategoriye giriyor. En yakın zamanda yapacağım şablon değişikliğinde bu sorunu da çözeceğim inşallah. Teşekkürler.
3-5 lira fazla kazanacam diye de siteyi reklamdan çıkılmaz bir hale getirmek ne kadar doğru olur bilmem. Gerektiği kadar olan, sayfa düzenini bozmayan ve göze fazla sokulmayan reklamlardan yanayım.
bir kere o reklamlara bakıpta tıklayan varmı ?
bir kaç sene önceden iyiydi hiç değilse kendi reklamlarına arkadaşları tıklayıp 3-5 bişey geliyodu . şimdi bi bakıyosun rus yatak arkadaşı yazıyor. onu tıklayacak abazanlıkta arkadaşı olan varmı ?
Kişisel bloglarda yanlış buluyorum.
Alınmaca gücenmece yok, para tatlıdır.
Kişisel blogu kişisellikten çıkarır. Ben de zamanında koymuştum.
Şu tehlike var, ki hep beraber görüyoruz.
Kişisel blogundan para kazanmaya başladığında bunu arttırma yollarına gidersin ister istemez. Bu sebeple de kişisel blogda SEO'ya kasma saçmalığı gelir..
Adam güzel güzel neler yaşadığını anlatırken bakmışsın, msn'de seni engelleyenleri gör konusu açmış, bilmemne virüsünü temizle konusu açmış..
Yanlış işler..
Bu sebeple en basitinden kişisel blogunda reklam olan kişiyi rss reader'a eklemem.
Ondan mı öğrenecem msn'de beni kim engellemiş görmeyi :):)
Siteyi boğmayacak şekilde reklam eklemenin sakıncası yoktur sanırım. Ama adsensede son zamanlarda oldukça fazla çıkan kontör reklamları ne yazık ki sitelerimizin takipçileri arasında olan bazı bilinçsiz kişilerin kontörlerini neredeyse gasp ediyor. Bu açıdan sitemizde düzgün reklamların çıkmasına gayret etmeliyiz.(filtreleme vs)
Filtrelemek bu konuda hiç çözüm değil. Çünkü 200 url sınırı var. Ben denedim sonunda sınır doldu ama reklamlarda bir değişiklik olmadı. Sadece fitrelediğim sitelerin reklamı çıkmıyordu o kadar. Reklam veren kontorcü sitelerin sayısı belki binden çok. 200 sınırı ile sorun çözülemiyor. Tek çözüm şu: Her konuda yazılarınız olmayacak. Bir konu üstünde siteniz olursa o konuda reklamlar çıkıyor; istenmeyen reklamlar neredeyse hiçbir zaman görünmüyor.








