Çakma polemik mimi
Millet kavgayı seviyor arkadaş. Kadın programlarında tüm kadınlar gücünün yettiğince çığırarak birbirlerini aşağılarken onları izleyen kitlenin salyaları akıyor; tartışma programlarında gerilim yükseldikçe reyting artıyor; herhangi bir programda kavga çıktı mı ertesi gün her kanal bunu ana haber bülteninde yayımlıyor; köşe yazarları arasında polemik adı verilen hakaretleşmeler ülkenin gündemine oturuyor; lisede kanlı bıçaklı kavgalar yer alırken daha hala "Gençler işte, kanları kaynıyor, heh heh..." diye yorumlayanlar çıkıyor; filmlerde kavga dövüş sahneleri için özel dövüş koreografı mıdır nedir onlardan tutuluyor; biri bir dövüş sporuna başladı mı "Şunu şöyle devirdim, o adamı öyle aldım bayılttım..." diye etrafta gezebiliyor... Örnekler çok. Çok ama, hakikaten çok.
Hal böyle olunca, çoğu insan dikkatleri üstüne çekmek için biriyle kavga ediyor. Biz magazin programlarında art arda iki ünlünün birbirine sataşıp polemik yaratmasını izleyeduralım, onlar olayın öncesinde "Hacı medyada bizden pek bahsedilmiyor, gel biz bi' tartışalım da magazinciler röportaja falan gelsin." diye anlaşmış olabiliyor. Bunun farkında bile olmayan bilinçsiz halk ise bunları takip ediyor ve böylece polemiğe girmek, prim yapmakla aynı anlama geliyor.
Bu olaydan aklıma çok haince, pek eğlenceli gözüken bir fikir geldi. Bu çarpıtılmış polemik kavramını protesto etmek için bir polemik başlatacağım. Seçeceğim kişiyi/kişileri polemik de yazısının içinde (bir de bağlantıyla) belirteceğim ve mimin içine katmış olacağım. Mimin içine katılanlar da polemiği olabildiğince dallandırıp budaklandırınca devasa ama yapay bir polemik oluşacak. Başlıyorum.
Önnot: Yazının herhangi bir şekilde gerçek davalarla, gerçek sitemlerle ilgisi olmayacak, bu yüzden yazı içerisindeki kimsenin bu olaydan alınmaması gerektiğini hatırlatırım. Mimleyeceğim kişilerin de mimin bu özelliğini devam ettirmesini ve hatta bu önnota benzer bir önnot yazmalarını, mimleyeceklerini uyarmalarını istiyorum. Çünkü mimleyeceğim kimseye güvenmiyorum, bana göre hepsi aklı beşer karış havada küçük çocuklar!
Kendini Pek Bi' Muhteşem Sanan Blog Yazarları
Başlıkta kimden bahsettiğimi çok iyi biliyorsunuz: Tansu Günay! Blog'unda hakaret etmediği insan, parti, ülke, kavram kalmadı bu adamın! Geçen gün de oturmuş, uzunca bir köşe yazısı yazıp (Kendisini blog yazarı olarak görmüyor olmalı ki yazdıklarına köşe yazısı diyor!) bana beyinsiz demiş. Düşünebiliyor musunuz, paragraflarca yazı yazıyor ve anafikri yalnızca bir hakaret! Cevap vermek bile istemiyorum bu yazıya ama kendimi tutamıyorum.
Seni bu günlere kim getirdi Tansu? Alan adı alacak paran yokken sana Doctus'u, Sesliblog'u hediye eden kimdi? Bu şekilde mi cevap veriyorsun yaptıklarıma? Üç kitap okudun diye kendini dünyanın en iyi eleştirmeni mi sandın? İyi eleştirmenler eleştiriyi yalnızca kötülemek amacıyla kullanmazlar. Ama maşallah, sen 15 yıllık eşinin getirdiği yemeği beğenmesen yemeği yerden yere vurursun. Bu kadar da olur mu demeyin sevgili okur kitlem? Oluyor!
Açık açık söylüyorum: Tansu Günay, memnuniyetsiz bir eleştirmendir ve herhangi bir şeyi beğenmediği takdirde de o şey kim veya ne olursa olsun, yerin dibine sokmaktan çekinmez!
Tabii efendimizin tuzu kuru, ne de olsa zengin. Evet evet, zengin diye istediği her şeyi yapabileceğini düşünüyor! Ama bilmediği ve önemsemediği nokta şu: İtibar para ile satın alınmaz Tansu efendi!
Benzer bir tavır Burcu Sezer'de de görülüyor. Gerçi onun burnu havadalığı zenginliğinden değil, yarattığı sahte şöhretten geliyor. Yaptığı televizyon programında çıkardığı figüranları "Sen beni kuma getirdin adam!" "Höyt ne kuma getirmesi sen beni aldattın!" "Bak kızın da gaçtı dönmüyür eve!" şeklinde şaklabanlıkları ayırıp bütün sorunları tek programda çözerek halkın sevgilisi oldu han'fendi! Sonra da oturup blog'unda "Bugün programda şu sorunları çözdüm..." diye övünüyor, millet de buna alkış tutup duruyor. Biz de şöhretin, var olmayan durumları çözerek de kazanılabileceğini görüp şaşırıyoruz.
Sevgili Beyn kitlem... Beni hep dinlediğinizi ve benim için canınızı dahi verebileceğinizi bilerek konuşuyorum ve bana inanacağınızı, bana güveneceğinizi biliyorum. Bu insanlara kanmayın dostlarım. Lütfen. Evet. Sevgiler.
Benzer Yazılar
Rastgele Yazılar
Verilen Tepkiler
Çok eğlendim barış yaaa... Ciddi sopalıksın :)
Oha diyorum ya. Böyle bir mim konusu nasıl geldi aklına. Hayret!
Zekice bir fikir, tebrik ediyorum :)
Ahahahahahahahahaha çok eğlenceli bir mim'miş. Beyn'inize sağlık! :-)



