BEYN

Çok sonra bu yaşadıklarımıza baktığımızda...

Stanley Kubrick's The ReferandumŞu aralar ortam iyice gerildiği için ve -basının da katkısıyla- halkın büyük kısmı bu gergin ortamda politikacılar kadar gaza geldiği için fark etmiyoruz ama, emin olun, hayatımızın komedilerinden birini yaşıyoruz.

Halkoylamasından "evet" de çıkabilir, "hayır" da çıkabilir. Çekişme hala sürüyor. "Evet"çi siyasetçiler "evet" çıkacağından, "hayır"cı siyasetçiler "hayır" çıkacağından emin ve hala hiçbirinde bir boşvermişlik belirtisi yok.

Bu arada bayramımız da rezil olacak, şimdiden uyandırayım. Bayram ziyaretlerinin aşağı-yukarı tamamında "Eee, referandumda ne kullanacaksın kayınço?" tarzı muhabbetler yapılacak. Bayramlık ağızlar açılmazsa, kavgalar çıkmazsa iyidir. (Ama çıkacak.)

"Hayatımızın komedilerinden birini yaşıyoruz." dedim, açıklayayım, halkoylamasından çok sonra neler olacağını da anlatayım:

  • "Evet"çiler "hayır"cılara, "hayır"cılar da "evet"çilere kulaklarını tıkamış durumda dolayısıyla iki taraf da diğer tarafın neden o oyu vereceklerini bilmediklerini (veya anlatamadıklarını) düşünmekte. Koca koca gazeteciler dahil herkes "Yahu bu 'hayır' diyecekler neden 'evet' diyeceklerini biliyorlar mı?" gibisinden yazılar yazıyorlar. 13 Eylül 2010'dan itibaren, ortada birikmiş "Neden 'evet' diyorum?" veya "Neden 'hayır' demeliyiz?" yazılarını görmeye başlayacak ama o vakitten sonra bir anlamı kalmayacak tabii.
  • 26 maddeyi birden topyekün oylamanın saçmalığını hala birçok insan görmüyor. Mustafa Mutlu iyi demiş, "Emin olun; 26 maddenin hepsini birden benimsesem bile yine 'Hayır' derdim...Çünkü 26 soruya 1 tek yanıt bekleyen iktidara söylenecek tek söz, 'Hayır'dır!" demiş. Belki hemen kavrayamayacağız ama sandıktan "evet" de çıksa, "hayır" da çıksa birkaç yıla kadar geriye dönüp baktığımızda "Oğlum biz n'apmışız lan?" diyeceğiz.
  • Zaman denen zavallı gazetenin "Evetçiler: Sezen Aksu, Orhan Pamuk, Teoman... Hayırcılar: Abdullah Öcalan, Doğu Perinçek, Huysuz Virjin..." şeklinde aşırı taraflı, abuk referandum eki birkaç yıla kadar sadece "hayır"cılar tarafından değil, herkes tarafından ayıplanacak. (Ahmet Hakan bugünkü köşe yazısında Ekrem Dumanlı'ya sakin bir biçimde sitem etmiş.)
  • İlk maddede bahsettiğim algı eksikliğinin asıl sebebi, politikacıların ta kendisi olsa gerek. AKP ve CHP liderleri, genel seçim provası yapıyormuşçasına çıktığı sayısız mitingde neden "evet" veya neden "hayır" dememiz gerektiği konusuna çok çok az vakit ayırırken genellikle diğer lidere/liderlere çatmayı tercih ediyorlar. Şu meşhur "boy polemiği" gibi saçma bir konu halkoylaması tartışmalarında 1 haftamızı yedi ya, başka bir örnek vermeye bile gerek yok.
  • Polemik demişken... Recep Tayyip Erdoğan'ın "Meclis'in %65'i benim, sana bir gıdım su vermem!", "Taraf olmayan bertaraf olur." ve "Önemli olan boy değil, soooy soooy!" gibi yepyeni, gıcır gıcır gafları da tarih sayfalarında hayretle anılacak.

Son olarak; sandıktan "evet" de çıksa, "hayır" da çıksa, siyaset artık milli sporumuz olarak tescillenmiştir. Partilerin futbol takımıymışçasına fanatikçe, holiganca desteklenmesi ayrı bir kanıt; mitingleri maç, liderleri amigo gibi gördüğümüz ayrı bir kanıt; bu gibi politik süreçlerde resmen stres atmaya çalıştığımız ayrı bir kanıt. Allah hepimize akıl versin. Amin.

  • Ali

    “Meclis’in %65′i benim, sana bir gıdım su vermem!”

    Dürüst olmak lazım. Erdoğan daha bugün TV8′de dedi ki, “Meclisin %65i bizim, buna rağmen uzlaşma komisyonuna biz de dahil tüm partiler iki üye göndersin öyle konuşalım istedik, %65 bizde diye sayımız ölçüsünde üye gönderme teklif etmedik”. O “su vermem” olayını genel af için söyledi. Doğru da söyledi. Genel afı mı destekliyorsunuz yoksa?

    “AKP ve CHP liderleri, genel seçim provası yapıyormuşçasına çıktığı sayısız mitingde neden “evet” veya neden “hayır” dememiz gerektiği konusuna çok çok az vakit ayırırken…”

    AK Parti’den haz etmediği malum olan Balçiçek Pamir’in http://haberturk.com/yazarlar/547560-kilicdaroglu-evet-diyor bu yazısını öneririm.

    “Zaman denen zavallı gazete…”

    Tıpkı Cumhuriyet denen zavallı gazete gibi. Üstelik zaman’da en azından Mustafa Armağan gibi kaliteli yazarlar var ve Zaman geçmişini inkar edip cumhuriyet gibi “peygamber dediler” diye saçmalıklarda bulunmuyor.

    Gerginlik olacağına katılıyorum. Dün kanalturk’te, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a neler dediğini söylediler. Bu ortamda gerginlik kaçınılmaz.

  • Barış Ünver

    Kılıçdaroğlu’nun genel af açıklamasını hiç gördün mü veya okudun mu bilmiyorum ama haberin olsa, sen de şu en demokrat halinle destek verirsin emin ol :). (“Ölümüne Ak Partiliyim, CHP’nin dediği hiçbir şeye katılmam.” diyorsan bilemem tabii.)

    Eski yorumlarında, örneğin “Kuvvetler Ayrılığı ilkesi” yazısında mantıklı yorumlarınla beni iyi sıkıştırıyordun ama son zamanlarda performansın cidden düştü be Ali :). Baksana, yorumunda Recep Bey’in terbiyesiz lafı için “Erdoğan aslında öyle demedi böyle dedi.” var, bahsi geçen genel affın içeriğinden bihaber “Kılıçdaroğlu genel af dedi yoksa sen de mi genel afçısın ha, ha, ha?” var (Şanslısın ki yazı içerisinde, 2006′da hazırlanan Öcalan affı teklifinin altındaki RTE imzasından bahsetmedim. Yoksa onu da görmezden gelmen gerekecekti :).), Zaman’ın terbiyesizliğini görmezden gelip “Zaman mı kötü? Hah, Cumhuriyet de kötü! Haha!” var, Erdoğan’ın laflarını geçip “Kılıçdaroğlu Erdoğan’a yüklenmiş o yüzden gerginlik var” var… Çok çok zayıf ifadeler bunlar. Eski tartışmalarımızı özlüyorum :(.

    Ali; bence Beyn’deki her gündem yazısının altına müstear bir isimle, cımbızla çekilmiş cümlelere umutsuz savunmalar yapmak yerine kendi blogunu aç. Söz veriyorum, en tutkulu takipçin olacağım :).

  • http://aleysan.blogspot.com aleysan

    Sessiz sitem. Sanal ortamda birilerine hakaret etmek çok kolay. Zavallı bazı arkdaşlar bunun farkında değiller galiba! Referendumun Türkiye’de hala eli sopalı şekilde gerçekleştirilebilme ihtimali var mıdır? Var veya yok sandıktan çıkana uyacağız. Benim milletim koyun değil. Aklı, fikri olan siz ona kömür de verseniz eline başka şeylerde tutuştursanız yine bildiğini okur. Tıpkı en son seçimde Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar’ı sandığa gömdüğü gibi. Onların neden bu duruma düşütüğünü elbette biliyoruz. Milleti küçümsemeyelim!

  • Ali

    “Kılıçdaroğlu’nun genel af açıklamasını hiç gördün mü veya okudun mu bilmiyorum ama haberin olsa, sen de şu en demokrat halinle destek verirsin emin ol :). (“Ölümüne Ak Partiliyim, CHP’nin dediği hiçbir şeye katılmam.” diyorsan bilemem tabii.)”

    Vallahi takip edemiyorum. Tunceli’de genel af diyor, Kayseri’ye gidiyor teröristleri kapsamayacak diyor, Ankara’ya geçiyor gaspçıları da dışarda bırakacağız diyor.

    “Baksana, yorumunda Recep Bey’in terbiyesiz lafı için “Erdoğan aslında öyle demedi böyle dedi.” var”

    Hayır çarpıtmıyorum ki. Sen çarpıtıyorsun asıl. Erdoğan genel af olayı için “biz bu meclisteyken bu konuda bırak yasayı su bile içirtmeyiz” dedi evet. Ama senin yansıtmaya çalıştığın gibi “meclisin %65i bizde, ne dersek o olur” tavrında değil, ve buna da yine kendi sözlerinden örnek verdim.

    “2006′da hazırlanan Öcalan affı teklifinin altındaki RTE imzasından bahsetmedim. Yoksa onu da görmezden gelmen gerekecekti.”

    Erdoğan yalanladı bunu Kanaltürk’te. Kanıtın var mı bu konuda?

    “Zaman’ın terbiyesizliğini görmezden gelip “Zaman mı kötü? Hah, Cumhuriyet de kötü! Haha!” var, Erdoğan’ın laflarını geçip “Kılıçdaroğlu Erdoğan’a yüklenmiş o yüzden gerginlik var” var… Çok çok zayıf ifadeler bunlar.”

    Zaman’ın yaptığı kötü ve yanlış. Cumhuriyet’in yaptığı da kötü ve yanlış.

    Kılıçdaroğlu gaspçı,hırsız,kalpazan,üç kağıtçı,düzenbaz,yalancı… gibi laflar kullanıyor. Erdoğan’dan duyduğum en ağır laf Kılıçdaroğlu’na, “dürüst ol dürüst.” Bir de bugün CHP’e kumsalların partisi dedi. Tüm mitingleri takip etmeye çalışıyorum ama kaçırdım mı acaba, daha ağır birşeyler mi söyledi?

    Söylemek istediklerini bugün Rauf Tamer daha tarafsız bir dille gayet güzel anlatmış, tavsiye ederim.

    “Ali; bence Beyn’deki her gündem yazısının altına müstear bir isimle, cımbızla çekilmiş cümlelere umutsuz savunmalar yapmak yerine kendi blogunu aç. Söz veriyorum, en tutkulu takipçin olacağım :).”

    Cımbızla çekilmiş mi? Tek tek paragraflarını alıp cevaplıyorum. İşime gelen cümleleri mi alıp yanıt yazıyorum da cımbızla çekilmiş diyorsun. Blogum var zaten, ama böylesi daha zevkli ve bilgilendirici boşver.

  • Barış Ünver

    İyi de sen gündemi takip etmeyeceksen, bildiğini okuyacaksan nasıl tartışacağız? “Öğren de gel” demek istemiyorum ama öğrenip de gelsen olmaz mı be kardeşim? :)

  • Ali

    Kinaye (böyle deniyordu sanırım) yapayım dedim ama…Peki açık anlatayım. Kılıçdaroğlu’nun bir dediği diğerini tutmuyor ki takip edeyim. Hangi söylemini baz alıp yorum yapmamı istersin şimdi? Tunceli’deki mi, Kayseri’deki mi, Ankara’daki mi?

  • Barış Ünver

    @Ali; çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook taraflı düşünüyorsun. Ben Erdoğan’a ne kadar taraflı yaklaşıyorsam, sen Kılıçdaroğlu’na iki kat daha taraflı yaklaşıyorsun ve adamcağızın sözlerini çarpıtıp çarpıtıp duruyorsun. Yalnız şöyle bir durum var: Sen Tayyip fanatiği olabilirsin ama ben Kılıçdaroğlu fanatiği olmadığım için, senin Tayyip’in sözlerini açıkladığın gibi Kılıçdaroğlu’nun sözlerini açıklamaya, onu savunmaya yeltenmeyeceğim. Ama adam birbiriyle örtüşen iki açıklama yaptı, onu biliyorum ve senin de bileceğini sanıyordum.

    Şimdi sıkılmadan yazıyorum ama çok sonra bu yaşadıklarımıza baktığımızda ben, bu yazının altında bile tartışmadan uzaklaştığımızı ve alakasız konularda yazıştığımızı görüp, sadece kendi adıma üzüleceğim (çünkü karşımdaki kişinin gerçek adı bile belli değil). Ama bu aydınlanma daha önce de gelirse ve senin yorumlarına yanıt yazmazsam, lütfen gücenme.

  • Ali

    Yahu sakin ol Barış Ünver. “Genel af” lafından, tüm ülkedeki suçluların affedilmesini anlıyorum ben. Ama Tunceli’de bunu söyleyen KK, Ankara’da diyor ki “gaspçılar,tecavüzcüler,teröristler vs. af dışı olacak”. Şimdi bu “genel” af mı değil mi? Değilse Tunceli’de halka mı oynandı? Şimdi bu paragrafın hangi cümlesini yanlış anladım ya da çarpıttım, lütfen açıkla.

    Kaçak dövüşüyorsun. Yazdığıma cevap versene sen. Yok adın belli değil, yok aydınlanma gelecek. Cevap vermemen de pek umrumda olmaz açıkçası, millet haklı desin diye yazıyor olsam adımı felan kullanırdım. Sadece amacım yazdıklarının yanında bir de karşıt görüş ne düşünüyor okurların bilsin. Cevap versen de yazabilirim bunu cevap vermesen de.

  • Barış Ünver

    Sen “genel af” kavramından da bihabermişsin, anlaşıldı. Kusura bakma, bu sefer utanmadan “öğren de gel” diyeceğim :).

  • berk

    Afiş Skandalına ne diyeceksin barış bey..Hadi bundada kıvırt da görelim..hahahahh sizi gidi reziller sizi :)

  • Barış Ünver

    Berk’çiğim, tam da yazıda bahsettiğim şeyi yapıyorsun ve bundan bir önceki yorumumda yapmayacağımı söylediğim bir şeyi söylüyorsun. Benim CHP’yi savunma gibi bir amacım da, gereğim de yok. CHP zaten kendisini savunuyor.

    Bahsettiğin haberi Samanyolu Haber sitesinde gördüm ama CHP’nin bu afişleri bastırdığının ortaya çıktığının haberini göremedim orada. Sen hangi haber sitesinden okudun bilmiyorum ama, eğer ikinci haber senin okuduğun kaynakta çıkmamışsa haber kaynağını değiştirmeni öneririm.

    Ha, gerçek çıkmış olduğunu hayal edelim: Umurumda olmaz. CHP’ye sempati duyuyorum diye partinin her düşüncesini benimseyecek değilim – bu dediğim şey biat kültüründe olur. Eğer o afişleri gerçekten CHP bastırmış olsaydı, “İyi halt ettiniz!” derdim.

    Biat zihniyetine sahip olanlardan, parti desteklemeyi fanatizm boyutuna getirmiş olanlardan, takım tutar gibi parti tutanlardan değilim. Öyle olanlar düşünsün, öyle davrananlar utansın.

  • berk

    barış senin kokuşmuş chp zihniyetinden olduğuna yüzde yüz eminim..kıvırtma lütfen..çünkü yazilarin tamamiyle chp ağzıyla…

    http://www.bugun.com.tr/haber-detay/116580-chp-den-skandal-afis-aciklamasi-haberi.aspx?utm_source=Bugun&utm_medium=twitter

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15711716.asp?gid=373

  • Sinan

    Benim eleştireceğim konu şu, Kılıçdaroğlu her mitinginde tabiri caizse etten püften şeylerle halkı galeyana getiriyor. Düzgün bir şekilde neden Hayır denmesi gerektiğini anlatamıyor yada anlatmıyor. Recep Tayyip Erdoğan neden Evet denmesini teker teker anlatırken diğer parti liderlerinin hala işsizlikten dokunmazlıktan pkkdan bahsetmesi sanki paketin AKP tarafından yapıldığı için AKP’ye karşı bir sitem gibi geliyor. Kılıçdaroğlu’nun her ilde farklı davranması da karizmasını düşürüyor.Neden hayır denmesi gerektiğini televizyonlardan yada basın yoluyla takip ediyorum, birçok kişi gibi evet dediğim ve olmasa iyi olurdu dediğim maddeler var.

    Türkiyenin son 5-6 yılına damga vurmuş (kötü anlamda) grupların, kişilerin, her seferinde ülkeyi geri götürecek adımları benimsemelerinden sonra bu referanduma Hayır diyeceklerini açıklamaları beni evet demeye itiyor biraz.

    Barış, senin neden evet yada hayır dediğini açıklayan bir yazını okumak isterdim. Böylece hemfikir olduğumuz veya olmadığımız konuları daha iyi tartılabilme imkanımız olur. (Böyle bir yazın varsa link atabilirmisin, siteyi incelemeye fırsatım olmadı.)

  • Barış Ünver

    Eh tamam bak, şimdi gönül rahatlığıyla “İyi halt etmişler!” diyebilirim: İyi halt etmişler! (Tam tersi bir durumda yani AKP’nin bir açığında, örneğin 2006 yılındaki Öcalan affının altında Erdoğan’ın imzasının bulunmasından dolayı sen aynı şeyleri söyleyebilir miydin?)

    @berk; önceki yorumların da hakaret içeriyordu (“akp” rumuzuyla olanlar), şimdikiler de hakaret içeriyor. Eskiden “Beni zorla CHP’li yapacaksınız.” diyordum yorum yazanlara :) Şimdi de kendime CHP’li diyemem, ama henüz diyemem. CHP’ye sempati duyuyorum. Ve senin bundan rahatsız olman inanılmaz hoşuma gidiyor :). Farkındaysan ben yorumcularıma “Pis AKP’li, iğrenç kokuşmuş zihniyetli gerizi yobaz hööyt” diye çıkışmıyorum, çünkü biliyorum ki çıkıştığım zaman hoşlarına gidecek. Oysa şimdi sen benim sakinliğimden ve CHP’ye duyduğum sempatiden öfkeleniyor, kuduruyorsun ve tekrar ediyorum, inanılmaz hoşuma gidiyor böyle çıldırman :). Farkımız bu güzel kardeşim: Sen bir parti fanatiğisin, bense olsa olsa bir sempatizanım. Ve inan bana, benim içim seninkinden çoook daha rahat :).

    @Sinan; sondan bir önceki paragrafına yanıt olarak şunu demek isterim: Abdullah Öcalan da kendisini lider olarak gören PKK sempatizanlarına “istediğinizi yapın” dedi ve BDP’nin boykotuna uymayan birçok sivil toplum kuruluşu “evet” diyeceğini açıkladı ama bu beni “hayır” demeye itmedi. Çünkü “evet” veya “hayır” dememize karar vermemize yardımcı olacak şey başkalarının ne düşündüğü değil, maddelerin içeriğidir. Sana tavsiyem, maddeleri ve maddelerin yorumlamalarını okuman. Benim üstte verdiğim yazılarımdan bazıları maddeleri yorumluyor mesela.

  • Sinan

    Başkalarının ne düşündüğü tabiiki karar vermemizde etki etmemeli, demek istediğim o değildi, ülkeyi karıştıran kişi,grup ve örgütlerin hayır demesi sanki evet çıkarsa bir kuyruk acıları olacakmış hissi uyandırıyor insanda, maddeleri okuyunca çok masum gözükse de çıkan sonuca göre arka planda neler olacağını kimlerin canının yanacağını çok net göremiyoruz ve hayır çığlıkları biraz daha netleştiriyor gibi bu arkaplanları.

    Herkesin herhangi bir siyasi partiye yakın düşünmesi normal, her denileni yapmak fanatikliğe girer zaten birçok yerde belirtmişsin ki haklısında. Ama insan ister istemez desteklemeye yakın olduğu düşüncenin aksine, güzel bir açıklama bekliyor karşısında, ben bunu ne Bahçeli’den nede Kılıçdaroğlu’ndan görebiliyorum. Bazen öyle şeylerden bahsediyor ki kanal değiştiriyorum sıkılıyorum söylediklerinden.

    Neden siyaset meydanı gibi programlarda hayır denmesi gerektiğinin nedenlerini dinleme fırsatı buluyoruz da mitinglerde düzgün bişiler bulamıyoruz. Herkes kendince evet yada hayır nedenlerini anlatıyor, başbakanla diğer parti liderleri bir kanalda konuşsun da hepimiz neyin ne olacağını görelim. Öğlen başlasın geceye kadar sürsün. Teker teker maddeleri tartışsınlar, ne güzel olurdu.

    Diğer yazılarını da okudum Barış, her ne kadar tarafsız kalmaya çalışıyor olsan da keskin çizgilerin su yüzüne çıkıyor bazen.

  • Barış Ünver

    Sondan bir önceki paragrafının altına imzamı atarım; son paragrafını da haklı buluyorum :). Ama ilk paragrafında yinelediğin “hayır diyenler” cümlesine kesinlikle katılamam. Dediğim gibi; PKK sempatizanları “evet” diyor diye “evet” diyenlerin tamamı tü-kaka mı oluyor? Veya benzer şekilde, Hüseyin Üzmez’i geri adım atmadan koruyan Vakit gazetesi bas bas “evet” propagandası yapıyor diye, AKP’yi destekliyorlar diye tüm AKP destekçileri veya “evet”çiler Hüseyin Üzmez’ci mi oluyor? Olmuyor tabii ki.

    Miting konusuna da katılıyorum ama bu yanlışı sırf Kılıçdaroğlu ve Bahçeli değil, Erdoğan da yapıyor. Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinde neden “evet” denmesi gerektiği mi anlatılıyor, yoksa diğer liderlere çatıp popülist konulara mı giriyor? Haklarını yemeyelim, üç lider de az-biraz anlatıyor neden “evet” veya neden “hayır” denmesi gerektiğini. Yine de mitingler artık bizzat liderlerin deşarj olma aracı haline geldi.

    Bak mesela Kılıçdaroğlu’nun CNN Türk’te dün veya önceki gün katıldığı programı bulup izlemeni öneririm. Orada hem bu halkoylaması hakkında, hem de -ne yazık ki- popüler siyasi konular hakkında tüm gereken açıklamaları yapıyor.

  • Berk

    Barış sana Kıvırtma demiştim ama ne yazıkki siz bunu iyice alışkanlık hale getirmişsiniz..Dansöz olmuşsunuz sen bu afiş olayını cevap vermek yerine kıvırtmayı bırakıp iyice çalkaliyosun :)

    Kemal Yalandaroğlu Bu afiş olayinda Ak partiyi suçladı..Ama gel görki “AfişKemal” Kendi Partisi içinde ne olup bitiyo Bi haber..Çünkü Piyon…

    Barış Tekrar sana gelince asıl sen kuduruyosun şu an sen kıvırttıkça tempo tutuyorum..keyfim yerinde..CHP olmaktan utanan chp yalakasi olamakta başka bi ilginçlik..Neyse seni Afiş Kemal ile Başbaşa bırakiyorum..

    Haaa unutmadan seçimde evet çikacakya şimdiden hazirla yazini Ak parti Elektrikleri kesti oylari çaldi vb..

  • Alp

    Tarafsız bir gözlemci buradaki yorumlara bakınca kimin basma kalıplar helinde konuşup, kimin gündemi yorumladığını gayet anlayabiliyor bence Berk. Yanlış anlama sana tavsiye falan verecek değilim.

    Fakat Barış ne yazık ki haklısın… Türk insanının 3 kuruşluk (küçümseme olarak değil, değerli zamanların azlığını anlatmak için kullandım) Bayram zevki vardır koca seneler içinde ve birtane bayram bu “Halk Oylaması / Oy Dayatması” sayesinde tadını yitireceğe benziyor. Üzücü…

Program

  • FrostWire - Windows: FrostWire aradığınız müzik, resim ve video dosyalarını ve Word, PowerPoint, PDF dokümanını kolaylıkla bulup indirebileceğiniz bir paylaşım programı...
  • KLS Backup Professional - Windows: KLS Backup 2011 ile yerel ağ üzerinde bulunan sabit diskleri ve FTP sunucularındaki sabit diskleri çok kolay bir şekilde yedekleyebileceksiniz...
  • KLS Backup Standart - Windows: KLS Backup Standart, FTP sunucularınızda, yerel disklerinizde, ağ disklerinizde bulunan verileri kolayca yedekleyerek saklamanızı ve geri yükleme yapm..
  • NoScript - Windows: Firefox tabanlı tarayıcılarda JavaScript, Java ve Flash uygulamalarını engelleyerek güvenliğinizi artıran bir eklenti...
  • Mozilla Thunderbird - Windows: Mozilla Thunderbird'ün geliştirilmiş filtreleme ve arşivleme sistemiyle artık tüm e-posta adresleriniz arasında arama yapmak çok daha hızlı ve kolay b..
Yazıyı beğendiniz mi? Beğendiyseniz, Beyn'e abone olmak için tıklayın.
KAPAT