"Demokratik açılım" ülkeyi böler mi?

Yazı başlığına bakan 10 kişiden 9'unun "Yok artık." diyeceğini tahmin edebiliyorum. Böyle abartılı başlık olur mu? Uzun vadeden bakarsak, başlıkta yazdığım gibi ülkenin bölünmesi kaçınılmaz bile olabilir. Açılımın nasıl olacağına bağlı bu tabii.

Bu muhabbetten bazı insanlar çok sıkılıyor, biliyorum ama o bazı insanların sıkılması söylenenleri yanlış yapmıyor: Bu cumhuriyeti yalnızca Türk ırkı kurmadı. Lazından Çerkezine, Kürdünden Ermenisine, Türkünden Gürcüsüne birçok "ırk" Misak-ı Milli sınırlarını geri kazanmak ve Sevres Antlaşması'nı yırtıp, bizden toprak kapmaya hevesli ülkeleri ülkelerine geri göndermek için yan yana savaştılar. Ve Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda halk, kendi ırkına bakmadan bir millet olmayı, Türk milleti olmayı seçti. "Bunu halk seçmedi, halka dikta ettirildi, Atatürk diktatördü" diye zırvalayanlar olacak, biliyorum. "Atatürk milliyetçiliği" kavramından bihaber bu kişiler Türkiye'de "Türk" adının Türk ırkı için kullanmaya çalışıldığını ve Kürtlerin, Çerkezlerin, Lazların yok sayıldığını falan düşünüyorlar. Düşündüklerine kendileri de inanıyorlar mı bilmiyorum ama Türkiye kurulurken halkta bir Türk milleti oluşmasını önlemek için kışkırtan güçlerle aynı yolu izliyorlar, bunu söyleyebilirim.

Atatürk milliyetçiliğinde Türk milleti, 1924 Anayasası'nın 88. maddesine göre şu şekilde tanımlanır:

Türkiye'de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “Türk” denir.

Türkiye'de veya Türkiye dışında bir Türk babadan gelen yahut Türkiye'de yerleşmiş bir yabancı babadan Türkiye'de dünyaya gelipte memleket içinde oturan ve erginlik yaşına vardığında resmi olarak Türk vatandaşlığını isteyen yahut Vatandaşlık Kanunu gereğince Türklüğe kabul olunan herkes Türktür.

Türklük sıfatının kaybı kanunda yazılı hallerde olur.

(Şu anda yürürlükte olan 1982 Anayasası'nda da bu tanım, 66. maddede "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür." cümlesiyle yapılır.)

İlk cümleye baktığımızda gördüğümüz "ırk ayırt etmeksizin" sözü bile "Türk" sözünün bir milleti tanımlarken kullanılabildiğini açıklar. Bunu anlamak niye bu kadar zor anlamıyorum: Türkiye vatandaşlarının tamamına Türk denir ve bunun anlamı "Siz Türkiye'de yaşadığınız için Türk ırkındansınız, sizin hangi ırka mensup olduğunuzu göz ardı ediyoruz, nıhaha!" değildir. İngilizlerin yalnızca İngiliz ırkından geldiğini mi düşünüyorsunuz? Veya İspanyol yerine İspanyalı diyen duydunuz mu hiç? Almanya'ya vatandaşlık bağı ile bağlanmış Türk ırkı mensuplarına Almancı diyoruz; böyle dediğimizde onların ırksal özelliklerini atlamış mı oluyoruz? "Türk asıllı İtalyan yönetmen" veya "Ermeni asıllı Türk" diyebiliyorken "Kürt asıllı Türk" tanımı niye bu kadar garip geliyor bazı insanlara? Hadi onu geçtim, ülkemizde bir Çerkeze "Sen Türk değilsin." de bakalım. Seni adamın elinden alamazlar.

Maksat ülkeyi, kendi halkının isteğiyle bölmektir. Maksat vatandaşlık bağlarını zayıflatmaktır. Maksat, millet bilincini yitirmektir. "Irkçılık etmeyin, Türk dediğiniz insanın Kürtlüğünü tanıyın!" diye böğüren insan zaten anayasal düzeyde kimsenşn ırk bazında ayırt etmediği gerçeğine gözlerini kaparken, asıl ırkçılığı kendinin yaptığını da fark etmez. Zencileri sevmemek olduğu gibi Yahudileri seçilmiş insanlar olarak görmek de ırkçılıktır; dolayısıyla Türk ırkından olduğunu, Kürt ırkından olduğunu, Ermeni olduğunu, Gürcü asıllı olduğunu özellikle belirtip bunun üzerinden prim yapmaya çalışanlar da ırkçının daniskasıdır.

Modern dünyada her türlü ırkçılığın zararlı olduğu kanıtlarıyla gözümüzün önündedir ama milliyetçiliğin (bizim savunduğumuz anlamda Atatürk milliyetçiliğinin) bir zararı şimdiye dek görülmemiştir. Tabii geçmişten günümüze kadar milliyetçiliği ırkçılıkla özdeşleştiren siyasi partiler ve bir de bunun üstüne İslam'ı katan garabet dolu ideolojiler yüzünden milliyetçiliği savunanlara "sağcı, ırkçı, MHP'li, Alperenci" yaftaları bir bir yapıştırılıyor ama milliyetçiliğin (Atatürk milliyetçiliğinin) anlamını kavrayanlar, milliyetçiliğin özünde millet olma bilincinin yattığını fark edeceklerdir.

Yıpratılmaya çalışılan da bu millet bilincidir ve aslında cesaret gösterip elini taşın altına koyan, bu sorunu kökünden çözmeye çalışan AKP hükümetinin de görevi bu bağlamda çok zordur. İdeolojilerini genel olarak benimsemediğim, daha doğrusu pek sevmediğim AKP'yi gözüm kapalı yerecek değilim ama onları desteklemeden önce de iyice bekleyeceğim. Malum, aylardır tartıştığımız "açılım" henüz açılmadı, yani içeriğini bilen yok. Yıl sonuna kadar bu açılımın içeriği belirlendikçe, şekillendikçe AKP'nin ne yapmaya çalıştığını anlayacağız.

Eğer ki söz konusu açılım ülkenin millet bilincini yıpratacaksa, bu konularda hassas olan herkesin şiddetli tepkisini çekerler. Öte yandan akıl danıştıkları Batı ülkelerin millet bilincimizi yıpratmak amaçlı yürüttüğü faaliyetler de ortada; onlara şirin gözükmek için bazı tavizler verme ihtiyacı duyabilirler.

Temennim AKP'nin bu konuda başarılı bir iş çıkarmalarıdır ama bunu AKP'ye karşı iyi sayılabilecek herhangi bir duygu beslediğimden istemiyorum, millet bilincimizin yıpranmaması için AKP'nin başarılı olması şart.

Bu millet, Kurtuluş Savaşı'ndan alnının akıyla çıkıp bize karşı savaşan ülkelerin başkanlarını mor yüzlerle evlerine döndürdü. 87 yıl önce bugün biten Kurtuluş Savaşı'nın başarısı, yine bugün kutladığımız bir bayramla, 30 Ağustos Zafer Bayramı'yla tescillenmiş oldu. Bu başarıyı hazmedemeyenlerin kışkırtmalarına aldanmadan, ortak bir bilinçle Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu onlara tekrar kanıtlamamız lazım. Hepimize düşen büyük görev, beraber kurduğumuz bu ülkeyi birkaç modern Sait yüzünden bölüme sürüklememektir.

Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayımlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayımladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Şu an 1500 küsur kişi Beyn'e abone. Yani Beyn'e bir yazı yazıldığında anında haberleri oluyor. Sen de abone olsana? (Tabii ki ücretsiz.)
Verilen Tepkiler

Sayfalar: « 1 [2] Tümünü Göster

9. ozan dizman demiş ki; 30 Ağustos 2009, 03:04

Sn. Dilber, devletin yalnız yatırım yapmasının yeterli olacağını düşünmüyorum. Kırda feodalite sürdükçe, köylü ya ağaya ya aşirete esir oldukça tarım alanlarının genişlemesi ezilen insanlara bir yarar sağlamayacaktır. ve şehirlerde kapitalizm sürdükçe, şehirlere göçenler işsizlikten, açlıktan kırıldıkça; yeni kapitalistlerin yaratılmasının ezilenlere yine yarar sağlamayacağını düşünüyorum. Devletin bölgeyi boş bıraktığı doğru, dağa taşa "ne mutlu Türk'üm" yazmak yeterli olmuyor. Kemalizm her şeyden önce gerçekçi olmaktır, gerçek de tüm sorunun temelinde eşitsizliğin yattığıdır.

Nice olumsuzluklardan, 12 Eylül trajedisinden sonra epey yol alındığı kesin. Senin bu yazıyı yayınlaman da yorumlarımız da 10 yıl öncesinde DGM'de yargılanmak demekti. Bugün daha iyi bir noktadayız, bunu yok saymıyorum. Benim yorumum sorunun kökenine ilişkindi. Geçmişte çok hatalar yapıldı, hala daha sorun çözülmüş değil, düşe kalka iyileşmeye doğru gidiyor. Ben de umuyorum ki her şeye karşın AKP yol alabilir. Korkarım eğer ki çuvallarlarsa, dönüşü olmayacaktır.

Teşekkürler ozan dizman!

10. kaktüs demiş ki; 30 Ağustos 2009, 04:02

arkadaşlar bilmeden konuşuyorsunuz...gazetelrdnnedyayadan duyduklarınıza göre hareket ediyorsunuz ben mardinliyim ve kürdüm...kesinlikle ilk defa akp desekliyorum eğer gerçkten barış isteseydiniz bu açılıma desek verridiniz ama görüyorum ki hiç niyetiniz dahi yok yazık böyle hiç bir yere varamayız o zamn bu yrım hep böyle kalmaya devam eder biz doğu @ferhtonaır:kanımız bozuk da der öbürü çıkıp cahilde der batı doğu çakısması kesinlikle var ve ayrımcılık da yapılıyor ben bizzat şahit oldum buna kim nederse desin....

Teşekkürler kaktüs!

11. Barış Ünver demiş ki; 30 Ağustos 2009, 04:12

@kaktüs; "eğer gerçkten barış isteseydiniz bu açılıma desek verridiniz" diye bir genelleme yapman çok anlamsız. Açılımın içeriğini biz bilmiyoruz, daha doğrusu kimse bilmiyor çünkü ortada açılımın sadece ismi var, açıklanan bir yol haritası yok. Sen biliyor musun açılımın içeriğini? Biliyorsan aydınlat bizi ve neden desteklediğini söyle. Eğer gerçekten benim bilmediğim, atladığım bir şey söylersen bu yazıyı silerim ve senden de bizzat özür dilerim. Ama öyle açılımın içeriğini dahi bilmeden "bu açılıma destek vermeyen kalleştir" havalarında gezmen çok yanlış.

12. ferhatonair demiş ki; 30 Ağustos 2009, 07:10

@kaktüs
''Mardili'yim ve Kürdüm'' diyorsun sen en baştan kendini belli bir tarihi,dili,edebiyatı,olmayan bir ırktan görmeye başlamışsın bile :D benimde çevremde de tanıdıklarım iş arkadaşlarım var ama onlar senin gibi çıkıp ben kürdüm yok şöyleyim böyleyim demiyor boşuna demedim zaten çoğunun kanı bozuk diye :D
Ben başkentte doğdum ve yıllardır burada yaşıyorum senin benden neyin eksik veya benim faydalanıp senin faydalanamadığın ne var ? aynı nüfus cüzdanını taşımıyormuyuz ? tersi sizin kullandığınız kaçak elektrikleri biz ödedik yıllarca ödüyoruz da hala ! 10-12 çocuk yapacağınıza okula gidip öğretim görün.Kürdüm diyorsan öyle kal bunu bizim başımıza vura vura belirtmenize gerek yok ve illa ki bizimde bir ülkemiz,bayrağımız olsun diyorsan buyur kürdistan orada !

Teşekkürler ferhatonair!

13. kaktüs demiş ki; 30 Ağustos 2009, 11:35

@barış:kalleştir havalarında değilim,açılımın içeriği belli değil ama nedeni belli niye yapılacağı belli işte bu yüzden istiyoruz...peki niye sizler istemiyorsunuz bende onu anlamış değilim batı neden desteklemiyor.
@ferhatonair:neden dedim ayrı gördüğüm için değiil belirtmek istedim yanlızca ben bir şeyler söylüyorum ama ne medyadan ne de gazetlerden gerçekten yaşadağım için söyledim(ama boşuna yine kanı bozuk olan ben oldum)ayrıca aynı nüfus cüzdanını taşıyoruz ama yine de aynı haklara sahip değiliz senin faydalanıp ta benim faydalanmadığım o kadar çok şey var ki yalnızca bir tanesne değineceğim eğitim neden bizde ki eğitim o kadar kalitesiz hiç kimse doğuluyuz diye uğraşmıyor bizimle(genelleme yapmıyorum büyük çoğunluk öyle yaptığı için söylüyorum)biz 6 kardeşiz ama her 6 kardeşte okkuyoruz uğraşıyoruz buralardan çıkmak için batıya gelip adam gibi yaşamak için.senin faydalanıp ta bizim faydalanmadığımız o kdarşey var ki....
Yine bakın tahmin ettiğim gibi oldu ne ben derdimi anlatabildim ne de sizler beni yine anladınız kanı bozuklardanız işte ne yapalım....

Teşekkürler kaktüs!

14. Barış Ünver demiş ki; 30 Ağustos 2009, 13:27

@kaktüs; içeriği belli olmayan şeyi ne desteklerim, ne kötülerim ben. "(...) AKP'yi gözüm kapalı yerecek değilim ama onları desteklemeden önce de iyice bekleyeceğim." şeklindeki cümlemden bunu anlamanı beklerdim. Açılıma olumsuz bakmadığımı da "Temennim AKP'nin bu konuda başarılı bir iş çıkarmalarıdır (...)" cümlesinden çıkarabilmen gerekirdi.

Ayrıca kabul etmelisin ki "açılımlar" konusunda AKP'nin başarısızlıkları, halk arasında bir önyargı oluşturmuş durumda ve haliyle birçok insan temkinli yaklaşırken, bir kısım da tepkili yaklaşıyor. Belki sen bir Kürt olarak gözün kapalı desteklemeyi tercih ediyorsun ama gözü kapalı reddetmeyi tercih eden Kürt dostlarım var. "AKP bu işi de berbat edecek." diye AKP'nin açılımından sakınanlar var.

Ben ise AKP'ye karşı olmama rağmen henüz destekleyip desteklememek konusunda karar verecek uygun bir ortamın oluşmadığını savunuyorum. Açılımın sadece adı açıklanmışken "destekliyorum" veya "desteklemiyorum" diyemem. Hele bir açılımın içeriği belli olsun, o zaman vereceğim kararımı. Duyarlı bir vatandaş olarak senin de gözün kapalı AKP'ye ve açılımına biat etmektense açılımın içeriğinin açıklanmasını beklemeni tavsiye ederim. Yol haritası açıklandığında o içerik sana uygun gelmediğinde hala desteklemeye devam edecek misin?

15. kaktüs demiş ki; 30 Ağustos 2009, 14:40

@barış:ya ben anladım seni.
AKP'yi gözüm kapalı desteklemiyorum, yalnızca şundan eminim içerik bize uygun gelecek istediğimiz gibi..kabul ediyorum AKP berbat ediyor olabilir herşeyi ama bu sefer inşallah doğru bir şey yapar...

''Yol haritası açıklandığında o içerik sana uygun gelmediğinde hala desteklemeye devam edecek misin?''tabi ki desteklemem ama diyorum ya doğru kişilerle oturup konuşursa her şey güzel olacak ben buna inanıyorum....

Teşekkürler kaktüs!

16. Barış Ünver demiş ki; 30 Ağustos 2009, 14:46

Ben de aynısına inanıyorum :). Ama tekrar söyleyeyim, "eğer gerçkten barış isteseydiniz bu açılıma desek verridiniz ama görüyorum ki hiç niyetiniz dahi yok" gibi bir genelleme yapman çok yanlış.

17. kaktüs demiş ki; 30 Ağustos 2009, 14:55

@barış: ben gördüklerimi söylüyorum gennellemeyi de batı tarafına yapıyorum çünkü gerçekten istemiyorlar neyse ya göreceğiz daha konuşacak çok konu olacak yol haritasıyla;)
inşallah inandığımız gibi olur:)

Teşekkürler kaktüs!

18. Barış Ünver demiş ki; 30 Ağustos 2009, 15:04

Dediğim gibi; halkta AKP'nin bunu da başaramayacağı kanısı hakim. Şu anda halkın açılıma desteği %40 olarak görülüyormuş ve bu haziran ayı başında %60'lardaymış. Basın da olayı %60'lar civarında destekliyormuş. (1. kaynak, 2. kaynak) AKP'nin bu işi başarıyla halledebileceğini halka göstermesi lazım ki o önyargı kalksın. Bilinçli insanlar önyargıdan uzak düşünmeyi başarabilir ama bütün halka "Önyargından kurtul!" diyemezsin.

Benim, senin o lafına üzülmemin sebebi tam bir genelleme yapmış olman ve beni, benim gibi düşünenleri de aynı potada eritmen. Ayrıca bu açılımı desteklememek barışı istememek anlamına KESİNLİKLE gelmiyor. Açılımın içeriği açıklandı ve ben beğenmedim, desteklememeye karar verdim diyelim. Ben barışı istememiş mi olacağım? Veya içerik açıklandı ve sen beğenmedin, desteğini geri çektin diyelim. Bu sefer sen de mi barışı istemeyenlerden olacaksın?

19. kaktüs demiş ki; 30 Ağustos 2009, 15:24

tabi ki de hayır öyle bi şey olmaz ama bana öyle geliyor ki son şans bu, eğer bu açılımda olmazsa daha kötü şeyler olacak..ben senin ve senin gibi düşünenleri istisna olarak kabul ediyorum.istisnalar kaideyi bozmaz.amacım seni üzmek de değil;)
Açık açık söylemek istiyorum ben Öcalan'ın muhattap alınmasını isterdim çünkü herşeyin düğüm noktası onda.(1.kaynağında muhattap alınmayacağı sözü var)ama eğer istediğimiz gibi olmazsa zaten barış adına değil savaş adına bi şeyler yapılmaya çalışılıyor derim...

Teşekkürler kaktüs!

20. Adsız demiş ki; 30 Ağustos 2009, 15:25

Hımm.. Kürt bir baba ve Türk kökenli bir anadan, anneane tarafı laz olan bir melezim ben. Ama ben hiçbir zaman şuyum buyum demedim. Ben Türküm yahu! Bunu söylemek bu kadar zor mu? İlla da doğuda oturan mı kürt oluyor? Ben şimdi ailemi ayrıştırayım mı?

Zamanında dış güçler demişler Kürtlere "ayrılın onlardan size destek veririz" diye. Ama onlar istememişler. Bizlerle beraber yaşamışlar biz de onlarla. Kızlarımızı alıp vermişiz. Aynı cephellerde savaşmışız. Artık soykan mı kalmış Allah aşkınıza.

Doğunun gelişememesinin nedeni PKK ve mafyalaşma. Yatırımın yapılamamasının nedenleri çok aslında. Hepten devletin suçu değil. Kürt açılımını da kabul etmiyorum ben. Bu "açılımı" yapacak olan hükümeti sevmediğim için ve Amerika sözünü dinleme eğiliminde olduğumuz için bunun sağlıklı bir sonuçla biteceğinden kuşkuluyum. Amacı ve çerçevesi belli olmayan bir açılım! Bilmediğim yola nasıl çıkarım ben? Neden sizi kullanmalarına, duygularınızla oynamasına izin verirsiniz anlamıyorum. Dedelerinizin kemiklerini nasıl sızlatırsınız anlamıyorum.

Bu işler sıradan işler değil. Hepsi dış güçlerin dayatmaları. Zamanları da kalmamıştı birden çıkardılar işte. Söz verdiler çünkü. Uyuyun siz hala uyuyun

Teşekkürler Adsız!

21. Kemal Denizer demiş ki; 30 Ağustos 2009, 17:26

Sevgili Barış,

Uzun zaman oldu, gündemi analiz etmek için tarihin derinliklerinde yüzdüğümden, oldukça yararlı ve bir o kadar da gözde siteni ziyaret etmemiştim.

İçgüdüsel olarak yöneldim sitene bu büyük günde. Büyük gün diyorum çünkü bu gün tarihimize kanla yazılmasaydı ne benim adım Kemal olurdu ne senin adını Barış koyabilirdi pek değerli annen, baban. Ben John olurdum bir ihtimal sen de Michael belki de. Yani sivrisinek sazın dediği şu: 30 Ağustos Büyük Taarruz yapılamasaydı Ankarada yaşayan sen bile Türk Yurdunda yaşıyor olmazdın.

Sözü fazla uzatmadan konuya ilişkin düşüncelerimi paylaşmak isterim senle ve sevgili okuyucularınla.

Pek severim bilirsin; anlatımımı benzetmelerle daha anlaşılır yapmayı.

Birey > Aile > Sülâle > Irk > Toplum > Halk > Millet > İnsanlık > Hareketli Canlılar > Canlılar Alemi

En küçükten büyüğe doğru sıraladığım bu kümeler içerisinde insanlarımızın pekçoğu doğru tanımlamaları yapabilme bilgisinden yoksundur ve bu yetersizlik de sömürgecilerin sıkça kullandığı "tanımlama-ayrıştırma-zayıflatma-kullanma-sömürme" zinciri ile cezalandırılır.

Bireyi, aileyi, sülaleyi hemen herkes doğru eşleştirirken olay Irk'a ve devamına gelince yanlışlar başlıyor.

Örneğin; TÜRK IRKI diye yapılan tanımların TÜRK MİLLETİ şeklinde, KÜRT HALKI diye yapılanın da KÜRT IRKI şeklinde düzeltilmesinde son derece isabet var.

Böylece; kimin kimin alt kümesi olduğu açığa çıkacak ve herkes düşüncede ve ifadede sınırını bilecek.

Şimdi de tartışmaya açtığın konu hakkındaki düşüncelerimi ve endişelerimi sıralayıp, kabul ederseniz sevgilerimi sunarak noktalayayım:

1) İsmine ister Kürt Açılımı, Kürt Sorunu, Demokratik Açılım, Doğu ve Güneydoğu Sorunu Açılımı vs. vs denilsin, bu girişim yalnızca ve yalnızca o toprakların zenginliklerini sömürmek isteyen sömürgeci canavarlara daha az direnecek zayıf yöneticilerin insiyatifine devretme OPERASYONU'dur ve "Made In USA" etiketlidir. Halk arasında farklı türleri olsa da şu sözü aklınızdan çıkarmamanızı salık veririm : AB-D (Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri) , yani kısaca SÖMÜRGECİLER, "Sağamayacağı ineğin önüne ot koymazlar."

2) Açılım'ı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne yaptırmalarının sebebi, zaten sürekli dış-iç borçla yamalı bohçaya dönmüş devlet bütçesinden, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun tüm alt ve üst yapı yatırımlarını tamamlattıktan sonra yine demokrasi ihlali iddiaları ile bir plebisit (referandum-bir kararı bölge halkının oyuna sunma -örn: Hatay'ın Türkiye Cumhuriyeti'ne katılmasında uygulanan sistem) yöntemi dayatılarak bölgenin önce özerk, sonra sözde bağımsız bir devlet haline gelmesi sağlanacak.

3) "Güya bağıımsız (!) bir Kürdistan'ı Türkiye Cumhuriyeti'ne kendi elleriyle imar ve bayındır kıldıktan sonra, Kukla yöneticiler (ki bunlar şimdiden TBMM'de staj-kurs görmektedirler) eliyle o bakir zenginlikleri, petrolü, cevheri, niket yataklarını, altın yataklarını, kurşun yataklarını yani kısaca Türkiye Cumhuriyeti'nin kullanmasına bugüne kadar izin vermedikleri tüm zenginlikleri BATI MEDENİYETİNİN KULLANIMINA bedavaya yakın bir bedelle kazandıracaklardır.

4) Peki tüm bunlar yaşandıktan sonra, o bölgede (kukla devlette) yaşamayı seçen (oylarıyla) Kürt Irkına mensup, Türk Milletinin ayrılmaz bir üyesi olan kardeşlerimi KİM KURTARACAK???

5) Bugün parlatılarak siyasi sahnede oynatılan kürt siyasetçiler stajını tamamladıktan sonra o devletin yöneticileri, karar vericileri olacaklar, değil mi? Peki o kişilerin %90 ı şu anda doğu ve güneydoğu Anadoluyu sömüren aşiret ağaları yada ağanın çocukları-torunları değiller mi? Peki değerli kürt kardeşlerim, bugün Türkiye Cumhuriyeti orotitesi altında bile sizleri köle gibi karın tokluğuna çalıştıran bu aşiret ağaları, kendilerinin kanun koyucusu ve uygulayıcısı olacağı o "bağımsız" devlet zamanında mı sizi sömürmekten, kullanmaktan vaz geçecek?

İşte sevgili arkadaşlar; sizin merakla beklediğiniz "kürt açılımı1 nın nihai SONUCUNU açıkladım sizlere. Siz bu sonuca gidilecek yolun güzergâhını öğrenmeyi beklerken yanınıza atıştırmalık çerez, kraker gibi şeyleri bolca alın. Zira, bu patikalar gösterdiğim hedefe gidildiğini ANLAMAMANIZ için çok dolambaçlı güzergâhlardan çizilmiştir.

Son Söz; Perşembenin gelişi çarşambadan belli iken, çarşamba gece yarısını bekleyenlere bir küçük uyarı. Orada sorunu yaratanlar, şimdi sorunu çözeceğiz bahanesiyle senaryoyu devam ettirenler ve filmin hasılatını cebine indirecek olanlar hep ayni kan emici vampirlerdir. AKP hükümeti de dahil, onların senaryolarını oynamayı devam ettirenlerin sonu, eski yeşilçam artistlerinin sefalet içerisinde adr-ül aceze (düşkünler kapısı)' de ölümü beklemek olacaktır.

Hepinizi sevgi ile kucaklar, Allah'ın verdiği aklınızı ve kıyaslama yeteneğinizi kullanmayı bir an bile ihmal etmemenizi dilerim.

Saygı ile,

Kemal Denizer
ww.toplumsalbilinc.org

Teşekkürler Kemal Denizer!

22. Fatih H. demiş ki; 30 Ağustos 2009, 22:40

@Baris boyle onemli bir konuyu gundemine tasidigin ve paylastigin icin tesekkur ederim.

Sahsen bu acilim icin,Turkiye olarak cok gec kaldigimizi dusunuyor bunun senelerdir yapilmamis olmasindan oturu uzuntu duyuyorum.

Ozellikle Dogu ve Guneydogunun diger bolgelerimizden daha fazla kalkinmaya ve gelismeye ihtiyaci oldugunu dusunuyorum.

Bir arkadasimiz yorumlarinda basta Mafya olmak uzere bircok isin kimler tarafindan yapildigina dair ima da bulunmus.Biz bugun hala o'cu bu'cu su'cu seklinde konusuyorsak,bu veya buna benzer acilimlarin bugune kadar yapilmamis olmasindan kaynaklandigini soyleyebilirim.

Doguda TSK veya JITEM adi altinda yapilan iskenceler ve katliamlari gormezden gelerek,T.C vatandaslari arasinda ayrim yapmak veya yapilmasini mazur gormek vicdansizliktir.Herhangi bir mesru dayanagi olmaksizin birtakim art niyetlilerin ulkeyi ve milleti bolmek amaci ile yapmis oldugu menfi faaliyetlerin bedelini milletimiz yillarca caniyla,kaniyla yedigi lokmasina kadar odedi.

Bugun baris tan sozedebilmek icin gerekirse taviz veren tarafin bizzat devletimiz olmasi gerekiyor.Osmanli dan beri millet olarak hep onde,lider ve hami olarak gorulduk bunu surdurmek ve kardes milletlerimizi koruyup himaye etmek de boynumuzun borcudur.

Peygamber Efendimizin(sav) su sozu de
kardeslerimize karsi nasil olmamiz gerektigini ifade ediyor;

''Hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek mü'min olamaz''

Teşekkürler Fatih H.!

23. Kemal Denizer demiş ki; 30 Ağustos 2009, 23:50

Değerli arkadaşlarım doğru noktalara işaret ediyorlar. Ortada bir yanlış var, o yanlışı savunan da yok zaten ama analiz hatası da var.

Bir kere tarihin gösterilmeyen yüzünü görebilmek ve sömürgecilerin planlarının 100-150 yıllık planlar olduğunu akıldan çıkarmamak lazım.

Söz konusu varan toprağında, yöre halkının desteğini alamamış hiçbir kalkışma sonuç alamaz. Bu şaşmaz bir gerçektir; "halka dayanmayan hiçbir hareket başarıya ulaşamaz" . Bu hareket ister kurtuluş savaşı gibi hayırlı bir hareket olsun, isterse PKK kalkışması yada etnik ayrılıkçılık oldun, halkın desteğini alamadıkça amacına ulaşamaz.

Bu şaşmaz gerçeklikten hareketle, o bölgenin ayrıştırılması için etnisiteye dayalı bir kalkışmanın bölge halkınca desteklenmesini nasıl sağlarsınız?

Basit; hedef otoriteyi ZALİM göstererek.

Bunu kim eliyle yaparsınız?

Otoriteyi temsil eden yada ettiği zannedilen bitakım "satılıklarla"...

Bu satılıkları nasıl satın alacaksınız?

Ya onlara büyük maddi kazanç sağlama imkanı sağlayacaksınız (uyuşturucu ve silah kaçakçılığından pay - Uğur Mumcu'nun Kürt Dosyası isimli kitabı, hayatına mal olmuştu ve o kitapta silah ve uyuşturucu trafiğinden hangi örgütlerin nasıl pay aldığı anlatılıyordu.) yada birtakım gelecek hayalleri, özgürlük-bağımsızlık vs. vaadleri yapılarak.

Şimdi değerli arkadaşlar; 1980 faşist darbesi -ki bu darbenin ABD eliyle yaptırıldığı aşikardır- ile başlayan bölge halkına aleni zulüm (Diyarbakır cezaevindeki işkencelerin şekline bakarsanız Kürt'ü Türk'e ve Devlet'e düşman etme, kindar etme yöntemlerini basitçe görürsünüz) başlatılmış ve bu ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına yönelik girişimleri de etkisiz kılarsınız.

Devletin çeşitli kademelerinde görev yapmış gerek ordu içerisindeki satılmış birkaç kişi gerekse özel kuvvetler denilen yapıya yerleşmiş ayni sıfattaki kişiler bölge halkını devlete düşman etmek için çaba sarfettmişlerdir.

Bütün bunlar, bugünkü fiili durumu yaratmaya yönelik sinsi emperyalis politikalardır. Çünkü köklü bir geleneğe ve güçlü orduya sahip Türkiye Cumhuriyeti'nin elinden zenginlikleri almak, zayıf ve bir yerde kendi elleriyle kurduracakları yerel otonom yönetimlerden almaktan tabi ki çok daha zordur.

Bölünme riski varmı diye sordu değerli kardeşim Barış;

Çok net söylüyorum:

Bölünme riski değil, bölünme olana kadar devam edecek bir emperyalist oyun vardır.

O bölgedeki feodal yapı (şeyhlik, ağalık, şıhlık vs) ortadan kaldırlmadan, karın tokluğuna çalıştırılan halk bilinçlendirilmeden, ne ekonomik olarak yapılacak yatırımlar halka kadar inebilir ne de sosyal, kültürek haklar.

Kendi dilinde eğitim imkanı denilen tuzak, bölme oynunun olmazsa olmaz bir adımıdır.

Dil birliği bozulan bir eğitim, ideal birliğini de yok eder.

Velhasıl, insani duygularımızı kullanarak bizi hep gafil avlayan emperyallere artık geçit vermemeyi öğrenmeliyiz.

Sevgi ile,

Kemal Denizer

Teşekkürler Kemal Denizer!

24. ozan dizman demiş ki; 31 Ağustos 2009, 01:40

Bahçeli geçen gün Anadolu'yu yeniden fethetmekten bahsetti.
TSK'nın gövde gösterisi yaptığı bu özel 30 Ağustos'ta, 4 şehit haberi geldi.
1 Eylül'de Barış Günü etkinliklerinde yüksek katılım olması bekleniyor, bir olasılık Abdullah Öcalan'ın yol haritası açıklanacak ve 1 Eylül tarihi PKK'nın ateşkesini sona erdireceği tarih aynı zamanda
İki tarafın da patlamaya hazır olarak tetikte beklediği bu günlerde, politikada atılacak her adım, her söz, ima edilen her şey çok önemli.
Çok keskin bir dönemeçteyiz..

Teşekkürler ozan dizman!

25. Fatih H. demiş ki; 31 Ağustos 2009, 03:26

@ozan dizman,

Arkadasim neye dayanarak Abdullah Ocalan in yol haritasi diye soz ediyorsunuz bu acilima?
Evvelden beridir birtakim siyasilerimiz 'Yola gel''mantigi ile apo ile gorusmusturler ve hala gorusebilirler,neticede Apo nun belli bir kesim uzerinde etkisini kimse gozardi edemez.O adami yetistirip basimiza bela edenin yine kendi devletimiz oldugunu dusunursek sehitlerimizden ve ekonomik krizlerimizden sorumlu olanlar yine kendi devletimizdir.
Biz millet olarak tek vucut olduktan sonra ne ABD ne de Israil in en ufak bir yaptirimi veya mudahalesi sozkonusu olamaz.

Tekrar etmekte fayda goruyorum,bu acilim veya buna benzer acilimlar milletimizin faydasina olcaktir.Bunu suistimal etmek isteyenlere engel olmak veya dogrusunu gostermek bizlere dusuyor.Hangi hukumet nasil proje veya plan yaparsa yapsin neticeye giden yol milletten gecer.

Teşekkürler Fatih H.!

26. ozan dizman demiş ki; 31 Ağustos 2009, 13:44

Tüm dünyada milliyetçi ideoloji milletlerin farklılığını vurgular ve farklı devletler altında yaşamalarını savunur. Bir arada yaşanılan ülkelerde ise milliyetçilik, baskın olan milletin diğerlerini asimile etmesine çalışır. Tıpkı dinciliğin, farklı olan dinlere tahammül etmemesi gibi milliyetçilik de farklı milletlere tahammül etmez. Bu nedenle iki taraf için de milliyetçilik, bir arada yaşamayı sağlamaz, çözümsüzlük getirir.
Toplumda farklı milletlerden insanların hiçbir farkı yoktur. Faşizm, emperyalizm, kapitalizm tüm insanlığın ortak düşmanıdır. Bir Kürt kapitalistle Türk kapitalistin arasında fark olmadığı gibi, Kürt işçiyle Türk işçinin de farkı yoktur, farklı düşünülmemelidir.
----------------------
Sn. Fatih H.
Abdullah Öcalan, sizin de dediğiniz gibi şu ya da bu şekilde etkisi olan biri, yol haritasını açıklaması sürecin önemli bir parçası, açılımı salt ondan ibaret görmüyorum, nasıl bu sonucu çıkardığınıza da anlam veremedim.
Apo'yu devletin yetiştirdiğini neye dayanarak iddia ediyorsunuz? Sorunun kaynağında devletin yanlış politikalarının olduğunu ben de savunuyorum ancak Apo'yu devletin yetiştirdiği iddiası başka bir şey.

Teşekkürler ozan dizman!

27. Fatih H. demiş ki; 31 Ağustos 2009, 18:54

@Sn.Ozman Dizman

Eger kastettiginiz Abdullah Ocalan'in da etkisinin olmasi munasebeti ile dolayli olarak acilimda etken faktor olmasi ise o konuda hemfikiriz,ozaman problem yok.

Benim sozunu ettigim mesele yanlis politikalardan da otedir.Bunlar 1970 li yillardan beri Merhum Bulent Ecevit gibi siyasilerinde bildigi ve 1977 de sozunu ettigi Devlet icerisindeki birtakim yapilanmalarin urunudur.Malum su siralarda Mahkemeler tarafindan ele alinan ve 3.su hazirlanan iddianamelerdede ayni yapi ile ilgili tespitler mevcuttur.
Bunlarin gercekliligini zaman gosterecektir fakat iddianamelerden cok daha once bu yapilanmalardan haberi olan her kesimden insanlarimiz mevcut...
Kisacasi disardan birtakim insanlar bizden gorunerek aydin,elit gecinip bu adamlari yetistirdiler.
Apo da bunlardan sadece birtanesi.

Teşekkürler Fatih H.!

28. Barış Ünver demiş ki; 01 Eylül 2009, 01:39

@Ozan; büyük bir yanlışlık var dediğinde. "Tıpkı dinciliğin, farklı olan dinlere tahammül etmemesi gibi milliyetçilik de farklı milletlere tahammül etmez." demişsin, onun üstüne konuşacağım.

Ülkemizde milliyetçilik çok yanlış algılanan bir kavram. Öyle ki, aslen vatanseverliğe vurgu yapması gereken milliyetçilik bizim ülkemizde, daha doğrusu bizim zamanımızda milliyetçilik neredeyse ırkçılıkla eşdeğer görünüyor. Atatürk zamanında ülkedeki milliyetçilik anlayışı vatan sevgisiydi ve doğru olan da oydu zaten. Şimdi Atatürk unutturuluyor, dolayısıyla Atatürk milliyetçiliği unutturuluyor, dolayısıyla vatan sevgisi zayıflıyor. Millet bilinci zayıflıyor. Bunun aşırı hali, bunun sonu ülkenin bölünmesidir.

Şimdi sen kalkıp milliyetçiliği ırkçılıkla aynı görüp "Tıpkı dinciliğin, farklı olan dinlere tahammül etmemesi gibi milliyetçilik de farklı milletlere tahammül etmez." diyorsun. Dediğinin doğrusu "Tıpkı dinciliğin, farklı olan dinlere tahammül etmemesi gibi ırkçılık da farklı ırklara tahammül etmez." şeklindedir. Vatanını seven bir vatandaş vatanındaki -farklı ırktan- bir başka vatandaşa dayanamamazlık etmez. Çünkü vatan sevgisi olduğu vakit ırklar zaten göz ardı edilir; ırk mırk dinlemeden iki kişi kardeş kabul edilir.

29. ferhatonair demiş ki; 02 Eylül 2009, 20:45

@Fatih H.
70'li yıllarda polis koleji öğrencilerinin evleri didik didik aranırdı kuran varmı yok mu diye bulunduğu zaman atılırdı kolejden biz o zaman çocuktuk ama çok iyi hatırlıyorum buda ek bir not olsun :)
Konuya gelip özetlersek...
Tüm bunlar nabız yoklama ''hani derler ya ısıracak köpek havlamaz'' diye vereceğimiz tepkiye bakıyorlar baktılar sesimiz çıkmıyor bunu kademe kademe yükseltiyorlar şimdide Ermeni açılımına geçtiler bu kadarıda pes ben kesin kanaat getirdim A.K.P bir terör örgütüdür hemde terörün daniskası daha iyi bir açıklaması olamaz :)

Teşekkürler ferhatonair!

30. ozan dizman demiş ki; 02 Eylül 2009, 23:20

Bildiğim kadarıyla milliyetçilikle ırkçılığın ayırımını yapayım:
Milliyetçilik düşüncesi, Yakın Çağ'da Liberalizm’in, egemenliği halka dayandırmasıyla birlikte ortaya çıkmış olan; ulus-devleti savunan, zamanın devrimci ideolijisidir. Milliyetçilik en basit biçimde, bir milletin bağımsızlığını savunurken; ırkçılık bir milletin üstünlüğünü savunur. Örneğin Nazi'lerin ideolojisi ırkçılık, Kemalizm'in ise milliyetçiliktir.
Türk ulus-devleti kurulurken Misak-ı Milli dahilindeki -çoğunluğu etnik olarak da Türk olan- tüm halk (Rumlar hariç, bkz. Mübadele) tek bir Türk milleti sayılmıştır. Kurucu ideoloji olan Kemalizm’de Türk ulusuna, etnik bir anlam yüklenmemiş, yurtseverlik diyebileceğimiz bir karşılıkta kullanılmıştır. Ne varki Atatürk’ten sonraki süreçte devlet bir politika olarak, bu Türk tanımının eski anlamı eylem ve tutumlarıyla değiştirmiş, etnik olarak algılanmasına neden olmuştur. Kürtçeyi yasaklayarak, inkâr ederek; Kürtlerin etnik olarak aslında Türk olduklarını iddia etmiş ve birlikteliği bu şekilde sağlamaya çalışmıştır. Kabaca bu tutumu sağ milliyetçilik olarak adlandırabiliriz. Atatürk’ün siyaseti kuşkusuz bu değildi; sol milliyetçilik diyebileceğimiz daha çağdaş bir biçimdi.
Yurtseverlik konusunda son cümlene katılıyorum. Milliyetçiliğin farklı milletlere tahammül etmemesinden kastım, bu sağ milliyetçilikti. Bugün MHP’nin temsil ettiği bir görüş.
Aslında bu tartışma yorum yazarak olucak bir sığlıkta değil. Bence millyetçilik tartışmasını burada noktalayalım, istersen başka bir yerde ayrıntılandırırız. Konuyu dağıtmayalım.

Teşekkürler ozan dizman!

31. Fatih H. demiş ki; 03 Eylül 2009, 01:20

@ferhatonair

Eger gercekten durust bir adamsan (ki sadece adam oldugun konusunda bile suphelerim var) gider A.K.P aleyhine Teror orgutu suclamasi ile dava acarsin burada bosa lafazanlik yapmana gerek yok.

Nabiz yoklama meselesine gelincede, olay havlama boyutunu gecti su an isiriyor senin dunyadan haberin yok diyebilirim.

Kendini polis kolejinden kuran okuduklari icin atilan ogrencilerin karsisinda gormene sasirmadim.Zira bu gulunup gecilecek bir konu degil tam tersine oturup aglanmasi gereken bir konudur.Ama ne yazikki milleti kendi vataninda esarete mahkum edenleri degil senin yaptigin gibi milleti ve milletin sectiklerini hazmedemeyenler mevcut.

Acilimdan korkmak degil acilimi bir firsat olarak gorup ulkemizin dunya muvazenesinde sozsahibi olmasini istemek daha dogru olur.

Biz millet olarak belirli sinirlar dahilinde kalmak kaydi ile,acilimin her turlusunu ileriye gitmek icin bir basamak seklinde gorebiliriz.

Teşekkürler Fatih H.!

32. ferhatonair demiş ki; 03 Eylül 2009, 14:56

@Fatih H.
adamsan lafını ne anlamda söyledin tam kavrayamadım? açılımını yap ki ona göre davranıyım ben sadece not düştüm herkes bilmez bunları ! dava açma konusuna gelince kimi kime dava ediyorsun !

Teşekkürler ferhatonair!

Türkiye'de yaşayan T.C nüfus cüzdanı olan herkes Türk diye geçer. Ayrıca Kürt kimliği açılımını desteklemiyorum. Neden? Çünkü Türkiye'de çok çok farklı etnik kimliklerde mevcut. Bahsetmeyi sevmem ama benimde kökenim dedelerim vs. ırak ya da suriye göçmeni (arab). Ve diyarbakırda yaşıyor hepsi. Bizim dedemiz, nenemizde evde arabça konuşurlar. Ve Babaannem türkçe bilmiyor :) Bizde açılım isteyelim o zaman :) Eğer bir açılım yapacaklarsa etnik kimlik ayrıcalığına yapmaları gerekirdi. Yani geneli alınması gerekirdi. Kürt diye geçerken ayrıcalık oluyor. Zaten Türk-Kürt ayrımı yap herkes bu ülkenin evladı ve hepimiz kardeşiz!

Teşekkürler Can Dirgen!

34. Fatih H. demiş ki; 06 Eylül 2009, 21:20

@Can Dirgen

Bugune kadar etknik kimlikler icerisinde itilip kakilan ve uzerinden politika yurutulen kimlikerden birisi senin veya birbaska etnik kokenlinin kimligi olsaydi soyledigini tutarli ve mantikli gorebilirdim...

Bazi ic ve dis odaklar doguda birilerinin daga cikmasi bir diger kesiminde daga cikanlardan nefret etmesini saglamak icin her turlu yolu denediler.Bunlara iskenceler ve psikolojik baskilar dahildir.
En basitinden etnik kokeni turk olmayan birisine her sabah ''Turkum,dogruyum,caliskanim'' gibi sozler soyleterek bilincaltina,''kurtsen bu ozelliklere sahip degilsin'' gibi bir mantik yerlestirilmis oldu.

Diger etnik kokenler Lazlar,cerkezler,araplar kendilerini zaten turk kimliginden farkli gormediler ve gormeleri icinde onlara hickimse o gozle bakmadi fakat malesef kurtler icin bu gecerli degil.
Bugun gecmisin telafisi adina pozitif ayrimcalik yapilmasi gerekiyor.

Teşekkürler Fatih H.!

Fatih H.@
Bu Andımızı okumaktan sıkıldığını ve haz etmediğini söylediğin Kürt kökenli insanların bazıları dtp, apo vs. kesinlikle desteklememekte. Aslında kürt kimliği altında amaçları olan insanlar bunları öne sürüyor. Bir başka şeye değinmek istiyorum Ben 2 aydır diyarbakırdaydım. Yeni geldim. Gittiğimde bende haberlerde gördüğüm yok molotof atıyorlar, pislik yapıyorlar vs. sanıyordum ama orda hiç bir şey görmedim. insanlar belli düzenini kurmuş yaşıyor. Yok ben kürtüm onu bunu yapacam göremedim. Muhabbet ettiğim 3 arkadaş vardı 20-25 yaş araları idi. Ve hangi partiyi desteklediklerini konuştuğumuzda 1'i akp 1'i chp 1'i mhp. Kesinlikle dtp geçmedi bile. Aslında onlarda neyin ne olduğunu farkında. Bende içimizde büyük kademelerde olanlar çıkar için böyle bir kimlik öne sürüyorlar..

Not: Çoğu Kürt kökenli arkadaşımın aslında gerçek kökenin ERMENİ olduğunuda öğrendim.

Teşekkürler Can Dirgen!

36. ferhatonair demiş ki; 07 Eylül 2009, 00:18

@Fatih H.
Seni gidi sütü bozuk,seni gidi vatan haini o bölücü partini ne yapsa hemen atlayıp desteklersin ücretli elemanlarımısın sen? birde TSK'yı işgence ile suçluyorsun senin gibilere biz ŞEREFSİZ deriz! seni,senin gibileri ve desteklediğin o partinin ne mal olduğu biliyoruz! halk bilerek,kasten fakir düşürülüyor bop haritasını eminim evinin bir köşesine bile asmışsındır sen ŞEREFSİZ

Teşekkürler ferhatonair!

37. Fatih H. demiş ki; 08 Eylül 2009, 13:21

@Can Dirgen

Haklisin son yorumuna tamamen katiliyorum.Zaten bu ayricaliklar seninde soyledigin gibi icimizdeki BUYUK kademelerde olup cikarlari icin Kurt-Turk,Alevi-Sunni,Sagci-solcu gibi ayrimlara giderek kendi lehlerine guc dengelerini olusturuyorlar...

@ferhatonair

Sana sadece gulup geciyorum, bak bole :-)

Teşekkürler Fatih H.!

38. Emin demiş ki; 11 Kasım 2009, 20:12

Kürt açılımına ne iyi ne kötü gözle bakanlardanım bekleyip sonuç nereye varıcağını bekleyenlerdenim.

Halk kürt açılımının içeriğini tam bilmiyor buda büyük yanılgılara yol açıyor.Kürt açılımı sadece askerin dağdan inmesi değildir arkadaşlar ordaki halkla ilgilide birçok çalışma vardır.

Kürt açılımı diye belirtmek bence yanlış Doğu açılımı falan olmalıydı Kürt açılımı olunca insanlar iyice sen Türk ben Kürdüm diyecek dahada çıkmaza girilecek..

Teşekkürler Emin!

Sayfalar: « 1 [2] Tümünü Göster

Tepki Ver


   ÖNEMLİ:
  • Art arda yorum yapmak yasaktır.
  • Türkçe kurallarına uymayan yorumlar silinecektir.

 
 
Yukarı Çık XHTML CSS WordPress Alastyr