12 Mayıs 2007 tarihli günümün özeti (ODTÜ Şenlikleri & Pentagram Konseri!)
- Aylar süren çalar saatsiz ve babaannem başımda yarım saat bana uyanmam için bağırmadan uyanamadığım günlerin ardından, günün ne kadar inanılmaz geçeceğini işaret eden bir dürtüyle 09.47'de kalkıverdim.
- Buket'in telefonum kapalıyken aradığını belirten mesajı alıp Buket'i aradım. Meşgule aldı, sonra tanımadığım bir numaradan telefon geldi. Çiğdem Ankara'ya gelmiş! Kahvaltı dahi etmeden ışık hızıyla Kızılay'a gittim.
- İki simit ve bir kola ile kahvaltımı yaptım, sonra gezdik dolaştık. Çiğdem'in yeni arkadaşı Savaş Alp de gelmiş. Buket, ben, Alp, Çiğdem ve sonradan aramıza katılan Berk ile Ankara'yı - tamam lan sadece Kızılay'ı bol bol gezdik.
- Berk bana Go'yu öğretti.
- Gündüz vakti Nedjima'da bira içtik. İğrençti lan.
- ODTÜ'ye gittik. ODTÜ'de de gezdik dolaştık falan işte.
- Akşam 7 buçukta Pentagram'dan önce çıkan, Letonyalı bir grup olan Brainstorm'u hepimiz çok sevdik. Süperdi, hatta az önce albümlerini bulup dinledim.
- 9 buçukta Pentagram çıktı sahneye! Brainstorm'u Devrim Stadyumu'nun tribünlerinden izlemiştik, ama gerek pogo yapma ihtiyacı, gerek Pentagram'ı burnumuzun dibinde görmek amacı ile sahne önüne indik.
- Pogo'da süre bazlı kişisel rekorumu kırdım. 2 buçuk dakikayı geçen bir pogomuz oldu; öyle ki artık oradan oraya savrulurken -veya kendimi savururken- "Yeter lan bitsin, ehe." diye düşüncelere dalmıştım. Ayakkabım parçalanma tehlikesi geçirdi. Ben de bir ara yere düşüp insanlar tarafından ezilecektim, ehe.
- Bir diğer pogo'muz da kumluk bir alanda gerçekleşti ve tozdan boğazımız acıdı, kurudu, nefes alamadık vesaire.
- Konser bittiğinde gittiğim çoğu konser gibi boynum düşüyor, ayaklarım acıyordu.
- Gecenin geri kalanının bir kısmını darbuka, trombon, trompet, tuba ve tef gibi alakasız aletlerin biraraya getirilip güzel müzikler oluşturulduğu, Çatı dedikleri bir yerde geçirdik.
- Orada üşüyüp, yatmak üzere kendimize bir amfi aradık. Önce Mimarlık bölümünün içine sığındık, fakat oradaki güvenlik görevlisi bizi önce içeri aldı, sonra da kıllık yapıp amirini mi ne çağırdı. Biz de kaçtık oradan.
- Mimarlık bölümünden kaçıp Matematik bölümünün kızlar tuvaletinin penceresinden içeri girdik ve bir kısmımız bir sınıfta, benim de dahil olduğum diğer kısmımız da Cahit Arf Auditorium'da uyuduk.
- Burada da yakalandık bir adama, fakat adam bir yere telefon açıp bilgi verdikten sonra ("Burada ODTÜ'lü olmayan öğrenciler var. Hepsi de zil zurna sarhoş. Evet. Evet." - halbuki içememiştik o gece) uyumamıza izin verdi.
- Sabah 6 buçuk gibi uyanıp bir yerde kahvaltıya gittik ama orada da uyumaya devam ettik. Sonra ben EGO otobüslerinden biriyle eve döndüm.
Verilen Tepkiler
"""Orada üşüyüp, yatmak üzere kendimize bir amfi aradık. Önce Mimarlık bölümünün içine sığındık, fakat oradaki güvenlik görevlisi bizi önce içeri aldı, sonra da kıllık yapıp amirini mi ne çağırdı. Biz de kaçtık oradan.
Mimarlık bölümünden kaçıp Matematik bölümünün kızlar tuvaletinin penceresinden içeri girdik ve bir kısmımız bir sınıfta, benim de dahil olduğum diğer kısmımız da Cahit Arf Auditorium‘da uyuduk.
Burada da yakalandık bir adama, fakat adam bir yere telefon açıp bilgi verdikten sonra (”Burada ODTÜ‘lü olmayan öğrenciler var. Hepsi de zil zurna sarhoş. Evet. Evet.” - halbuki içememiştik o gece) uyumamıza izin verdi. """
Olum bizde seni nerede biliyoruz!!! Üniversite de ya ciddi ciddi hakkınızda işlem yapılsa evdekilere ne diecektin(misafirhane konusu)!!! Seni şiddetle kınıyorum!!!








