03 Aralık 2006 tarihli günümün özeti

  • 3'ü çeyrek geçe uyandık! Uyandık derken çoğumuz'u kastediyorum, benden erken uyananlar da var, benden sonra uyananlar da :D
  • Daha yüzümüzü yıkamadan akşam oldu tabii. Gezdik tozduk.
  • Hava kararırken, akşamüstü yani, Cihan, Songül ve Çiğdem'in kardeşi Melis'i İzmit'e yollamak üzere gara gittik, uğurladık onları.
  • Şapata yedik bu sefer de. Önceki gün de tatmıştım, sevmiştim, yedim. Güzeldi. Çok güzeldi.
  • Donas'a gittik! Ama sadece Berk yedi.
  • Sonra waffle yemeye gittik. Ne zamandır yememiştim, güzel oldu.
  • Hayır, bütün günümüz yemekle geçmedi :D Sırasız yazdım yukarıdakileri.
  • Dönüş trenimiz gecenin 3 buçuğunda olduğundan dışarıda bol bol dolaşmak zorunda kaldık. Ben bi' ara rekor denemesine girdim, kıllığına, yaklaşık 45 dakika boyunca "Bak... Tabela..." sözlerini tekrarladım. Yeminle bak. O sözler de şeyden çıktı: ZıBar adlı tırt bir bara gidiyorduk, Berk tabelayı göremedi (ışıkları kapalıydı - hatta bar da kapalıydı), ben de "Bak, tabela." dedim. Ama valla tekrarladım, çok da güzel oldu.
  • Gece de döndük trenle.
  • Tam güneş doğarken kazara uyandım. İyi ki de uyanmışım. Aynı fırça darbeleri gibi görünen bulutların arkasında, koyu maviden açık maviye, açık maviden turuncuya geçen bir renk şeyi gördüm (tasarımda adı gradient ama Türkçesi ne bilmiyorum.) (Renk geçişi olabilir.). Beyn'imin renk düzenine bu renkleri eklemeye karar verdim.
Bir hatırlatma: Bu yazıyı istediğiniz yerde, istediğiniz gibi yayınlamakta özgürsünüz. Ama verdiğim emeğin hakkını, karşılığını vermek adına yazıyı yayınladığınız yerde, yazının hemen üstünde bu sayfaya bağlantı vermeniz gerekiyor. Şimdiden teşekkürler.
Yarışma var!
Tepki Ver