12'yi 5 geçe uyandım. Öğle yemeği falan, 3 buçuk-4 gibi dışarı çıktım. Türkiye İş Bankası'na gidip esktremi yatırdım. Dershaneleri gezmek istiyordum ama şu aralar Ankara'da o kadar fena bir soğuk var ki, ÖSS hayallerimi bitirecek :D. Vazgeçip eve döndüm. Akşam YMHEM'deki yaratıcı drama kursuna ...
Bu sefer biraz daha gerçek bir hediye vermek istiyorum :D. Her ne kadar pek az kişinin ilgisini çekeceğini bilsem de, 200. Beyn üyesine hediyem kilden yapılmış bir insan kafası olacak. Yalnız baştan söyleyeyim: Kafa tamamen sallama bir karakter olacak; yani ne ...
Erkenden uyandım (9 veya 10 gibi). BarışaRock festivali için Elbruz'dan bir kamp çantası (ve bir mat) almıştım, geri vermek bugüne nasip oldu :D. Üç buçuk ay boyunca gerek o "Abi şimdi inmeyeyim şehre, sonra bırakırsın." dedi, gerek ben Ankara'daydım falan... Sonunda ...
12 buçukta kalktım. 8'de yatmıştım ama. Aslı teyzelere, dizüstülerinin internet bağlantısını onarmaya gittim (ablamla). Başarısız oldum, döndük. Banyo yaptım, ardından yemek yedim. Ardından otobüse bindim (18.30). 4 buçuk saatlik yolculuğun ardından Ankara'ya vardım. İner inmez soluduğum havadaki sisin nefes almamı engellediğini fark ettim. Çüş lan! Eve ...
Otobüs 00.30'da kalktı, 04.45'te İzmit'e vardı. Bu süre zarfında ve hatta AŞTİ'ye olan yolculuğum sırasında cZEN'imin kulaklıklarının ikisini birden hiç çıkarmadım lan :)! Eve döndüm ve kapıyı açar açmaz annemle karşılaştım. İki kere ben onun ödünü patlatmıştım, bu sefer o benim ...
Yine uvertürle kalktım. Fena halde planladığım bir gündü - dün belirtmiştim zaten. 9 buçuğa kadar kahvaltımı ettim. 9 buçukta Türkiye İş Bankası'na gittim. Gitmeden önce Tansaş'tan diş fırçası, diş macunu ve şu anda hatırlayamadığım iki şey daha aldım. Bankada, kredi kartıma 5 lira ...
Günlerdir banyo yapamıyorum. Azıcık akan suyla kafamı yıkayabildim bir tek. Boş zamanlarımda kaşınıyorum artık. Aferin sana Ankara! Böyle bir durumda İ. Melih Gökçek ne yapsın arkadaşım? Tamam, ben de nefret ediyorum adamdan ama sonuç itibarıyla birazcık da olsa işini yapmaya çalışan ...
Sabah sekizde uyandım. Anneannemin evine kahvaltıya gittim. Su böreği ve muhallebi yedim. Çok güzellerdi. Hızlı hızlı yürüyerek Efe Tur'un Kantar şubesine vardım ve 11'de kalkan İstanbul (Harem) otobüsüne bindim. Otobüsten inince servisle Üsküdar'a, oradan da vapurla Beşiktaş'a geçtim. Oraya varınca yemek yedim, berbere gittim ...
Sabah 7 buçuk muydu, 8'e mi geliyordu, Ankara'ya vardım. Otobüste ayağımı -artık nasıl yaptıysam- sakatlamışım, taksi çağırmak zorunda kaldım. Hayvan herif oradan girip buradan çıkmaya kalktı, yolun ortasında fark ettiğimi görünce biraz söylendi "Abi yok bak buradan oraya dönüyorum, şuraya girdikten ...
Kaçta kalktığımı hatırlamıyorum ama geç kalkmadım, ondan eminim. 2'ye kadar dizüstü başındaydım, 2'de dışarı çıkıp Buket, Erdem, Songül, Cihan ve Ömer'le buluştum. Adana 01 denen yerde ikişer şahane dürüm yedik. Sonra oradan çıkıp Valente denen café'ye gittik. Girer girmez sıkılıp geri döndük ...