<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Beyn &#187; cumhuriyet bayramı</title>
	<atom:link href="http://beyn.org/etiket/cumhuriyet-bayrami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://beyn.org</link>
	<description>Kafamdaki her şeyin bileşkesi!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 04:38:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Atatürk&#039;ün gerçek sesi</title>
		<link>http://beyn.org/ataturkun-gercek-sesi/</link>
		<comments>http://beyn.org/ataturkun-gercek-sesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 19:04:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Barış Ünver</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gördüklerim, Duyduklarım]]></category>
		<category><![CDATA[İzlenesi Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün gerçek sesi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[kültür ve turizm bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[rıza pehlevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beyn.org/?p=4180</guid>
		<description><![CDATA[Daha ilk saniyeden gözlerim faltaşı gibi açıldı. Biz onu tiz bir sesle tanıdık, öyle büyüdük ve o güçlü sesten etkilendik ama meğer daha karizmatik, daha gür bir sesi varmış Atam'ın: Özellikle "İran Şahı Rıza Pehlevi'nin Türkiye Ziyareti" bölümündeki konuşmasında kendisini bir tabu, bir tanrı gibi değil de bir insan gibi, büyük bir insan gibi gördüm. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha ilk saniyeden gözlerim faltaşı gibi açıldı. Biz onu tiz bir sesle tanıdık, öyle büyüdük ve o güçlü sesten etkilendik ama meğer daha karizmatik, daha gür bir sesi varmış <strong>Atam</strong>'ın:</p>
<iframe width="580" height="358" src="http://www.viddler.com/simple/d8a6101d" class="iframevideo"></iframe>
<p>Özellikle "İran Şahı Rıza Pehlevi'nin Türkiye Ziyareti" bölümündeki konuşmasında kendisini bir tabu, bir tanrı gibi değil de bir insan gibi, büyük bir insan gibi gördüm. (Belki de <a href="http://beyn.org/mustafa-kemal-ulkusu-sadece-soz-degil/"><strong>Atatürk</strong>'ü putlaştıranları</a> etkileyen de o bildiğimiz tiz sesti.) Bu düzenlemeyi, bu yılın <strong>Cumhuriyet Bayramı</strong>'na yetiştirmeyi başardıkları için <strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı</strong>'na da teşekkür etmek lazım.</p><p><a style="color:#383;font-weight:bold" href="http://beyn.org/ataturkun-gercek-sesi/">Yazıyı yorumla!</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beyn.org/ataturkun-gercek-sesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>Dünkü Anıtkabir toplanmasının verdiği mesaj</title>
		<link>http://beyn.org/dunku-anitkabir-toplanmasinin-verdigi-mesaj/</link>
		<comments>http://beyn.org/dunku-anitkabir-toplanmasinin-verdigi-mesaj/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 09:49:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Barış Ünver</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem & Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[10 kasım]]></category>
		<category><![CDATA[anıtkabir]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[fatih altaylı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[taraf gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beyn.org/?p=3336</guid>
		<description><![CDATA[Bazı "modern" kafalar elbette "Putçuluk bu!" diyecek; dünkü 300 bin kişilik Anıtkabir ziyaretini küçümseyecek; ilkellik olarak niteleyecek... Hayır efendim, bu yapılan putçuluk değildir; yoksa ben de 1 yıl önce yazdım putçuluğu. Bu yapılan; ülkede görülen tehlikelere karşı verilmiş, başarılı bir "Biz buradayız!" mesajıdır. Yok, irticadan falan bahsetmiyorum; onun modası geçeli çok oldu. Şimdilerde özellikle modern [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı "modern" kafalar elbette "Putçuluk bu!" diyecek; dünkü 300 bin kişilik <strong>Anıtkabir</strong> ziyaretini küçümseyecek; ilkellik olarak niteleyecek... Hayır efendim, bu yapılan putçuluk değildir; yoksa <a href="http://beyn.org/mustafa-kemal-ulkusu-sadece-soz-degil/">ben de 1 yıl önce yazdım</a> putçuluğu. Bu yapılan; ülkede görülen tehlikelere karşı verilmiş, başarılı bir "Biz buradayız!" mesajıdır.</p>
<p>Yok, irticadan falan bahsetmiyorum; onun modası geçeli çok oldu. Şimdilerde özellikle modern görünümlü "liboş"ların milli değerlere saldırarak milli direnci zayıflatma çabası furya haline geldi. Irkçılık yapılarak millet bilincinin zayıflatılması; önüne gelenin askere çakması (Askerin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını ben de biliyorum, benim dediğim başka.); <strong>Atatürk</strong> sevgisinin özellikle zayıflatılması ve ona buna "aşırı Atatürkçülük" denmesi, <strong>Atatürk</strong>'e sevgisini dile getiren herkesin "Aha <strong>Atatürk</strong>'ü putlaştırdı!" diye yaklaşılması... Olaya biraz yukarıdan bakınca hepsinin birbiriyle bağlantısı görülüyor.</p>
<p>Bu son <strong>Cumhuriyet Bayramı</strong>'nda ve <strong>10 Kasım</strong>'da bir şeyi fark ettim: Önceki bayrama ve anma törenine benzemiyordu. Geçen yılki bayramda sanki kimse o günün bayram olduğundan haberdar değil gibiydi. Bu sene herkesin, birbirinin bayramını kutladığını gördüm. Geçen sene <strong>10 Kasım</strong>'da her zamanki basit anma törenleri vardı. Bu sene ise onlarca konser, yüzlerce demeç verildi; 300 bin kişi <strong>Atatürk</strong>'ün mezarına gitti, dua etti. (Slogan da atıldı; onu doğru bulmuyorum.) Keşke orada olabilseydim.</p>
<p>Bir şeyi daha fark ettim ki bunu herkes fark etti: Şu kin yuvası <strong>Taraf</strong> gazetesinin başındaki adam; <strong>29 Ekim</strong>'de gazeteye tek bir satır tebrik/kutlama koymayıp "Gazetelerin her bayramda yarım sayfa kutlama mesajı vermesi yalnızca diktatörlüklerde olur." diyerek, sanıyorum kurabileceği en acayip cümlelerden birini kurdu. 10 Kasım'da ise daha da beterini yaptılar ve gire gire şu haberi girdiler:</p>
<p>"10 Kasım tarihi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına unutulmaz bir ölümü hatırlatıyor. Oysa 10 Kasım, dünyada iz bırakmış bazı unutulmaz insanların da doğum günü."</p>
<p>Evet, ciddi ciddi yaptılar bunu. <strong>Fatih Altaylı</strong> da sağlam bir yanıt vermiş, "Aslında bilmeden belki de doğruyu yapıyorlar. O ismin o kirli ellere yakışmadığını, o pis sayfalarda iyi görünmeyeceğini içten içe biliyorlar herhalde." demiş. Düşününce hak veriyorsunuz; o dolar yeşili gazetede <strong>Atatürk</strong> anılsaydı, yaptıkları ters tepebilirdi ve <strong>Atatürk</strong> sevgisine sahip insanlar şüphelenebilirdi.</p>
<p>Neyse; konuyu dağıtmayayım, yazıyı bitireyim: Modern neolibareller, <strong>Atatürk</strong>'e saygısını eksiltmemeyi ilkellik olarak görmeye devam etsinler; <strong>Atatürk</strong> adına herhangi bir güzel söz söylendiğinde hemen "<strong>Atatürk</strong>'ü putlaştırmayın!" diye yırtınsınlar. Bu ülkede <strong>Atatürk</strong> sevgisinin, saygısının azalacağı yok. Gerçekten putçuluk yapılmasına zaten karşı çıkıyoruz ama bu <strong>Atatürk</strong>'ü sıradan bir insan olarak görmemiz için bir sebep değil.</p>
<p>Siz öyle düşünüyorsanız, devam edin, düşünmekte özgürsünüz. Kimse sizi bir tehdit olarak görmüyor; oturun, oynayın kumunuzda.</p><p><a style="color:#383;font-weight:bold" href="http://beyn.org/dunku-anitkabir-toplanmasinin-verdigi-mesaj/">Yazıyı yorumla!</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beyn.org/dunku-anitkabir-toplanmasinin-verdigi-mesaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>29 Ekim 2009 tarihli günümün özeti</title>
		<link>http://beyn.org/29-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/</link>
		<comments>http://beyn.org/29-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 10:54:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Barış Ünver</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımın Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[ati bilgisayar kursu]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik parkı]]></category>
		<category><![CDATA[kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[modern family]]></category>
		<category><![CDATA[south park]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beyn.org/?p=3315</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><a href="http://beyn.org/29-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/"><img src="http://dosya.beyn.org/depo/tiklayin.jpg" alt="Yazıyı okumak için lütfen buraya tıklayın." /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beyn.org/29-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://dosya.beyn.org/depo/tiklayin.jpg" />
		<media:content url="http://dosya.beyn.org/depo/tiklayin.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Yazıyı okumak için lütfen buraya tıklayın.</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet rejimi</title>
		<link>http://beyn.org/cumhuriyet-rejimi/</link>
		<comments>http://beyn.org/cumhuriyet-rejimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 13:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Barış Ünver</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşüncelerim, Görüşlerim]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beyn.org/?p=3312</guid>
		<description><![CDATA[Bayramdan bayrama bir cumhuriyet rejimiyle yönetildiğimizi anımsıyoruz ama rejimin doğru-dürüst uygulanıp uygulanmadığı konusunda pek düşünmüyoruz. Bu yazımda cumhuriyet rejimini ve demokrasi kavramını elim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Hiçbir şekilde isim vermemekle beraber iç karartıcı olmamaya da ayrıca gayret edeceğim. Cumhuriyet dediğimiz şey, daha doğrusu "demokratik cumhuriyet" denen kavram, okullarda da öğrenmiş olduğumuz en basit anlamıyla "halkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://dosya.beyn.org/yazilar/cumhuriyet-bayrami-09.png" alt="Cumhuriyet Bayramı" /></p>
<p>Bayramdan bayrama bir cumhuriyet rejimiyle yönetildiğimizi anımsıyoruz ama rejimin doğru-dürüst uygulanıp uygulanmadığı konusunda pek düşünmüyoruz. Bu yazımda cumhuriyet rejimini ve demokrasi kavramını elim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Hiçbir şekilde isim vermemekle beraber iç karartıcı olmamaya da ayrıca gayret edeceğim.</p>
<p>Cumhuriyet dediğimiz şey, daha doğrusu "demokratik cumhuriyet" denen kavram, okullarda da öğrenmiş olduğumuz en basit anlamıyla "halkın kendi kendini yönetmesidir". Tabii halk dediğimiz büyük kalabalıktaki her birey diğer tüm bireyleri yönetmeye çalışmaz; bu çok saçma olurdu. Bunun yerine halk, kendisini temsil edebileceğine inandığı bireyleri -özgür iradesiyle- seçerek, ülkenin yönetiminde dolaylı olarak söz sahibi olmak ister. Halkın seçmiş olduğu temsilciler (bir diğer deyişle "vekiller"), bir sonraki seçime kadar halkın ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda halkı yönetmekle yükümlüdürler.</p>
<p>Cumhuriyet rejimi, Türkiye'de bazı yanlışlar yüzünden aksayarak uygulanır ama <span style="text-decoration: underline;">uygulanır</span>. Bu yanlışların tamamı olmasa da en önemlilerini sıralamaya çalışacağım.</p>
<p>Aksaklıklardan biri, halkın, kendisini temsil edecek bireyleri (vekilleri) seçerken baz aldığı kriterlerden kaynaklanır. Günümüzde maalesef yeteneği kanıtlanmış olan bireylerin değil de, daha güçlü gözüken bireylerin halk tarafından seçilmesi daha olasıdır. Bir seçim dönemindeki seçim çalışmalarında sesi daha gür çıkan, daha karizmatik gözüken, rakibine daha "oturaklı" yanıtlar veren ve bir de halkın sorunlarına daha yakın olduğunu gösteren siyasi partinin genel başkanı, partisini iktidara taşımayı başarır. Halkın sorunlarına daha yakın gözükmesi elbette halk için umut vericidir ve bunda anormal bir durum yoktur ama kişinin aslında halkın sorunlarına yakın olmadığı anlaşılınca hayal kırıklığı yaşanır. Aksaklığın döngüye girdiği zaman, halkın hayal kırıklığı yaşamasına rağmen aynı kişiye bir sonraki seçim döneminde de güvendiği zamandır.</p>
<p>Özetle, Türkiye Cumhuriyeti'nde ülkeyi yönetmek için seçilmek adına gereken kriterler arasında mantıklı bir kriter neredeyse yoktur. Bilgi veya yetenek ön planda olmadığı için, ne kadar yetenekli olursa olsun sesi gür çıkmadığı için umutsuzluğa kapılan bireyler genellikle seçim yarışına girmemeyi tercih ederler.</p>
<p>Bir diğer aksaklık, <a href="http://www.tbmm.gov.tr/genser/kanun3.html">Siyasi Partiler Kanunu</a> gibi bozuk kanunlardan dolayı meydana gelen parti içi usulsüzlüklerden doğar. Partinin başındaki kişi bu kanunu ve başında bulunduğu siyasi partinin demokratik olmayan tüzüğünü kullanarak yıllarca partinin başında kalabilir. Yalnızca parti genel başkanı değil, partinin diğer üst düzey görevlileri için de bu geçerlidir ve bu sabit pozisyonlar daha alt kıdemlerde de görülür; bu şekilde bir parti yıllar boyunca seçimlerde aynı milletvekillerini seçtirebilir. Milletvekilinin başarılı veya başarısız olması bir etmen değildir, hatta çoğunlukla parasal etmenler milletvekillerini belirler. Halk da -bağımsız adaylar dışında- milletvekillerini tek tek seçemeyeceği için (Aslında partinin ülke çapındaki üyeleri parti genel başkanından milletvekillerine kadar tüm görevlileri seçebilmelidir ama bahsettiğim aksaklıklar yüzünden bu da olmaz.) görüşünü temsil ettiğini düşünen partiye oy vermekle yetinmek zorundadır.</p>
<p>En büyük aksaklık, seçilen tüm vekillerin aslında ülke yönetimine katılamayacağı inancından meydana gelir. Ülkedeki yaygın kanı, en çok oy alan partinin ülkeyi yönettiğidir ama cumhuriyet rejiminde bu kesinlikle yanlıştır. Doğru olan ve farkına varılması gereken, bir araya gelinen mecliste bulunan tüm vekillerin, ülkeyi hep beraber yönetmesi gerektiğidir. Ne yazık ki halktan en çok oyu alan parti, ülkenin tamamının onu seçtiği hissine kapılarak -zafer sarhoşluğunun da etkisiyle- bir şımarıklık yoluna düşebilir. Meclisteki vekil koltuklarının 1 tanesi hariç hepsini kapabilen bir parti bile, eğer o kalan tek koltukta oturan vekilin fikirlerini önemsemiyorsa; o parti, ülkenin tamamını temsil etme olgunluğuna erişebilmiş bir parti değildir.</p>
<p>Bir başka büyük aksaklık da, iktidar ve muhalefetin dengesizliğinden ortaya çıkar. Demokrasinin tam anlamıyla sağlanması için güçlü bir iktidarın yanında o iktidarın yanlışlarını doğru bir biçimde eleştirebilecek güçlü bir muhalefetin, bir başka deyişle iktidar dışında kalan vekillerin var olması gerekir. Cumhuriyetimizde çok partili sisteme geçtiğimizden beri halkın yorumlarına göre güçlü iktidar-zayıf muhalefet veya zayıf iktidar-güçlü muhalefet tablolarıyla geçinip gittik ama halkın yorumları hiçbir zaman mecliste güçlü bir iktidarla beraber güçlü bir muhalefetin de olduğunu göstermedi. Ülkenin belirgin duraklama dönemlerinde ise belirgin bir şekilde zayıf bir iktidarla zayıf bir muhalefet vardı ve/veya var.</p>
<p>Özetlemek gerekirse, sağlam temellerine rağmen hafif aksaklıklarla devam eden cumhuriyetimizin hızla yürümesindeki en büyük engeller şunlardır:</p>
<ul>
<li>Adayların seçilmesinde yanlış kriterlere bakılması</li>
<li>Siyasi partilerin çoğunlukla demokratik olmayan tüzüklerle yönetilmesi</li>
<li>Ülkeyi yönetenin meclis değil de meclisteki en baskın kişi/grup olduğu yönündeki yanlış ama yaygın düşünce</li>
<li>İktidar ve muhalefet arasındaki dengesizlik</li>
</ul>
<p>Bu engeller aşılmasa da güçlü ülkemiz varlığına devam edecektir çünkü -yukarıda da yazdığım gibi- ülkemiz çok sağlam temeller üzerine kurulmuştur ve gelip geçici ideolojiler yerine zamanın üstünde varlığını sürdüren bir ideolojinin (<a href="http://beyn.org/ataturkculuk-ile-kemalizm-arasinda-ne-fark-vardir/">Atatürkçülük veya Kemalizm</a>) sağladığı bu temeller, ülkemizde uygulanan cumhuriyet rejiminin yıkılmamasını sağlayan en büyük güvencemizdir. Yine de halkın refahı için, rejimin, mükemmele en yakın biçimde uygulanması gerekir.</p>
<p>Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.</p><p><a style="color:#383;font-weight:bold" href="http://beyn.org/cumhuriyet-rejimi/">Yazıyı yorumla!</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beyn.org/cumhuriyet-rejimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>24</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://dosya.beyn.org/yazilar/cumhuriyet-bayrami-09.png" />
		<media:content url="http://dosya.beyn.org/yazilar/cumhuriyet-bayrami-09.png" medium="image">
			<media:title type="html">Cumhuriyet Bayramı</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>28 Ekim 2009 tarihli günümün özeti</title>
		<link>http://beyn.org/28-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/</link>
		<comments>http://beyn.org/28-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 23:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Barış Ünver</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımın Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[limit bilgisayar kursu]]></category>
		<category><![CDATA[seinfeld]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beyn.org/?p=3314</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><a href="http://beyn.org/28-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/"><img src="http://dosya.beyn.org/depo/tiklayin.jpg" alt="Yazıyı okumak için lütfen buraya tıklayın." /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beyn.org/28-ekim-2009-tarihli-gunumun-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://dosya.beyn.org/depo/tiklayin.jpg" />
		<media:content url="http://dosya.beyn.org/depo/tiklayin.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Yazıyı okumak için lütfen buraya tıklayın.</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>

