11'e beş kala mı, 11'i beş geçe mi ne uyandım. Annemle beraber anneannemi ziyarete gittik. 1'i çeyrek geçe oradan kalkıp Efe Tur'un ofisine gittim. Oradan servisle İzmit Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne geçtim, oradan da Ankara'ya doğru yola çıktı otobüs. Yolda benim cZEN'in şarjının ne ...
12 buçuğa doğru uyandım. Anneler Günü vesilesiyle annem bir öğlaltı ("brunch" kelimesine karşılık arıyorum.) tertiplemişti, anneannem ve teyzelerim de katıldı. Öğla... olmuyor, olmuyor! Brunch'tan sonra dışarı çıkıp Efe Tur'dan ablam ve kendim için birer bilet aldım. 5'e doğru ablamı İstanbul'a yolcu edip kanepeye ...
8'de mi ne uyanıp koro çalışmasına gittim. Tüm zamanların en fena çalışması oldu - benim için tabii. Eve dönünce Portal denen oyunu kurup oynamaya başladım. Hayvan oyun saatlerimi çaldı. 19 bölümden 17'sini tek seferde bitirdim, on sekizincisinde takıldım (Sonra bitirdim, 22 Nisan 2008 ...
Dün gece 1 saat uyuyup uyanmıştım, o yüzden gün başlarken uyanıktım. 11'e çeyrek kala tekrar yattım ama. 1'i çeyrek geçe de uyandım. Yemek yedim. Uykuyla savaşmaya devam ettim. Akşam koro çalışmasına gittim. İnce sol notasına en kolay çıkabildiğim çalışma oldu. Ama sonlarına doğru resmen ...
Sabah sekizde uyandım. Anneannemin evine kahvaltıya gittim. Su böreği ve muhallebi yedim. Çok güzellerdi. Hızlı hızlı yürüyerek Efe Tur'un Kantar şubesine vardım ve 11'de kalkan İstanbul (Harem) otobüsüne bindim. Otobüsten inince servisle Üsküdar'a, oradan da vapurla Beşiktaş'a geçtim. Oraya varınca yemek yedim, berbere gittim ...
Kaçta kalktığımı hatırlamıyorum ama geç kalkmadım, ondan eminim. 2'ye kadar dizüstü başındaydım, 2'de dışarı çıkıp Buket, Erdem, Songül, Cihan ve Ömer'le buluştum. Adana 01 denen yerde ikişer şahane dürüm yedik. Sonra oradan çıkıp Valente denen café'ye gittik. Girer girmez sıkılıp geri döndük ...
Efendim anladım artık, otobüs firmaları beni şaşırtmak ve kızdırmak için beni takip ediyorlar. Rock Müzikaller konserine giderken -hatırlarsanız- gidişim Gürkan Turizm'le, dönüşüm Efe Tur'la oldu - muhteşem olmadı ama ikisi de. İkisinde de ağlayan bir(kaç) bebek vardı, ikisinde de kendimi farklı ...
BarışaRock'ta üçüncü (ve maalesef son) günüm! Bu sefer ne zaman kalktığımı hatırlamıyorum, ama Özgür'ün çadırında uyudum. Bak bugün o kadar sıkıcı geçmedi. Bilmiyorum ya, bu festivalden istediğim tadı alamadım. Müzik desen vasattı, ortam desen harikaydı, hippiydi herkes ama herkes herkese ideolojisini kabul ettirmeye ...
BarışaRock'ta ilk günüm! 10 buçuk gibi kalktım. Gün boyu hazırlık yaptım festival için. Çıka çıka bir sırt çantalık eşya çıktı götürülecek, fakat ben her ihtimale karşı arkadaşım Elbruz'dan kamp çantası aldım. Mat da aldım. 1'e doğru dışarı çıktım, 1'i 10 geçe Onurr ile ...
Hiç tutmayayım, maddelere bakıverin:
1/212»